laktik asit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
laktik asit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8.09.2010

VARROA MÜCADELESİ


Varroa mücadelesi ve formik asit kullanımı.
Formik asitdi bir türlü gönül rahatlığı ile kullanamadım.
Formik asidin etkili olması için gerekli doz bizim kovanlarda sorun çıkaracak diye düşünmüşümdür.
Ülkemizde herkesin kafasına göre uyguladığı yöntemler var, ne kadar etkili oldugu belli degil.
Almanya'daki uygulamalarda günlük doz belirtilmiş, dozda yetmiyor, bu iş için hava sıcaklıgı 25 derece altı olacak deniliyor.
Almanya'daki doz, bilimsel, çünkü Alman üniversitelerinin yıllar süren deneylerinin sonuçlarını arıcılara uygulatıyorlar. Bu cümleyi bilimsel takıntıları olanlar için yazdım.

Organik asitlere varroalar direnç geliştiremiyor.

Bu kolonide laktik asit denedim.
Bir önceki kullandığım laktik asit biraz sirke rengindeydi, son gelenler su gibi renksiz.
Bazı özel kovanlara formik veremiyorum.
Laktik asit veriyorum, laktik asidide bir gün önce başka bir kovanda denedim.
Laktik asitte çok etkili sadece biraz zahmetli.
Oksalik asit fiyat olarak en ucuz varroa mücadele asidi.
Oksalikten sonra, en ucuz asit ise laktik asittir.
1 litre laktik asit 7 lira ve bir turda 10 çıtalık 100 kovana yetiyor.
Diğer ilaçlar bu mücadeleden çok palalı ve kalıntı riski vardır.
Forumda birisi yazmış, benim merakımı giderirsen sevinirim diye, benmi Türkçe yazmıyorum, okuyanlarmı Türkçe bilmiyor merak etmeye başladım.

Laktik asit daha önce kulladığımız duman gibi uygulandıgı gün kovandaki açıkta olan varroalara etkili. 4 Gün sonra ikinci uygulamayı yapmak gerekiyor.
Yukardaki resim laktik asit uyguladığım kovandaki dökülen varroalar.
Formik asit aparatı, damlalıklı şişe ve kovan içinde şişenin devrilmemesini sağlayan tahta.
Asidi emip buharlaşmasını sağlayan karton veya kagıt havlu yada peçete.
Bu konuda Mehmet Yüksel'den yardım isteyecegim.
Şişeyle karton tam temas etmeliymiş arada boşluk olmayacak. Aside doyan karton buharlaştıkça şişeden asit çekiyormuş.
Kartonla şişe arasında boşluk olursa akıntı hiç durmuyor ve aşırı buharlaşmaya neden oluyor buda kovandaki anaarının kesilmesine yol açabilir.

Formik asit damlalığı. Üzerinde 7 rakamı olanlar Almanya'dan gelen orjinal damlalık.
Üzerinde 2 rakamı olan ise bizim buldugumuz damlalık.
Saim Gürel dedi bizim kullandığımızı işyeri ve bazı büyük işletmelerde koku için kullanıyorlar.
Yani büyük bir salon var, bir kaç köşeye bu şişeye koku doldurup ters çevirdiginizde devamlı koku yayıyormuş.
Sanki Almanya'dan gelen damlalığın asit veren deliği bizdekinden daha küçük.
Asdit geçen deliğe ince bir tel sokarak asidi kısabiliriz diye düşünüyorum.
Aslında istenilen ölçülere çok yakın bir durum şu an itibari ile var.


İş çıkışı arılıktaki acil işleri bitirince bahçeden domatez topluyorum, hacıda sağ olsun nerde ermiş salatalık var toplayıp bize çakıyor işte.::))
Bir gün elime düşerse ben yapacaklarımı biliyorum, gül bakalım.
22 saatte 15 ml asit buharı oluşan kovanın altındaki görüntü buydu.

Kovandaki arılarda hiç bir olumsuzluk yoktu, işçi arılar kapı önüne gelip havalandırma bile yapmıyor kovan girişi genişse.

Salı günü Saim Gürel geldi.
Emanet formik asit damlalıklı şişeleri vardı bende.
Arılığa vadığımızda benim körükçü, bazı kovanlarda anaarı kontrölü yapıyordu.
Bir çıtaya odaklanmış anaarı arıyor, dedim bak yan tarafta yavrulu çıta var, o çıtaya bak, baktık günlük yumurtada var, ille anaarıyı görecekmiş, dedim görüp ne yapacaksınki.
Yumurta varsa anaarı var işte.

Saim abiyle hemen deney süreci devam eden kovanı açtık. Belli bir süre sonra arılar asite alışıyorlar ve ilk etaptaki gibi rahatsız olmuyor.
Zaten resime bakarsanız, işçi arılar formik asit civarında işlerine devam ediyorlar.
İlk iki gün çok yogun varroa döküldü, şu an itibari ile dökülme çok azaldı diyebilirim.
22 saatte ilk gün 15 ml asit buhar olmuştu.
Bu gün gittiğimizde Saim abiyle şişeyi kovandan alıp ölçtüm, buhar olan asit miktarı 11 ml idi.
Uygulama 50 ml formik asitle 4 gün filan sürüyor.
4 Gün boyunca arıların üzerindekiler ve yeni dogan işçilerin üzerindekilere dökülüyor.
Asit bittimi 4 gün ara verip, bir kez daha uygulama yapılır ise hemen hemen tüm varroalara ulaşılmış oluyor.
İlk tur 4 gün sürdü, verilen arada çıkan varroalar zaten 4 gün sonrası başka larva olan gözlere girecektir. Biz dördüncü gün bunlarıda yakalar isek ve devamında 4 gün sürecek olan ikinci turla, toplam süremiz 12 gün oluyor. Zaten kapalı yavru süresi 10 gündür. 12 günlük süreçte kapalı olan gözlerede ulaştığımızda kolonide büyük bir temizlik oluyor.
İşin garip tarafı ise siz ne kadar mücadele ederseniz edin yan tarafımnızda üretim devam ediyor.
Bilmem artık bu işler ne zaman takvime bağlanıp, herkes birlikte hareket eder.

Saim Gürel Almanya'dan gelen numune takozu merak etmişti.
Takozun bir özelliği yok, sadece şişeyi kovan içinde dik tutuyor.

Saim abi kendi şişelerini ve İzmir'deki arıcılarımızdan Oktay'ın şişelerinide alıp arılıktan çıkıyoruz.
Beni işe bırakıp kendisi yoluna devam ediyor.
Ne bereketli şişeymiş be::))
Bu arada Ramazan ayı bitti.
Herkesin Ramazan Bayramı Kutlu olsun, hayırlı bayramlar.

Laktik asit ve bu seneki bazı paylaşımlarımızın tamamına filim olarak ulaşmak isterseniz, paylaşmış oldugum filimlerim bu linkte.

http://www.dailymotion.com/visited/user/Ali_Turk




25.08.2010

AĞUSTOS AYI PAYLAŞIMLARI

Artık anaarı kabul sorunumuz kalmadı. Hiç bir zaman işçi arılara seçenek ve anaarı memesi yapacakları şansı vermemek başlıca kural.
Güle güle git yolun açık olsun, nazar degmesin diye bu mavi numaralı::))
Yeni aparatımız, altan sürgülü, erkek arı kafesi.
Sürgüyü çekip hiç dışarı bırakılmayan damızlıkların üstüne koydugunuzda tüm erkekler koca kafese uçarak çıkıyor.
Fransız arıcılar bu kafesi kullanıyorlar.
Sürgüyü kapat hepsi elinizin altında.

Benim azimli gençlerim, aslında bu yaştan sonra bişi yapacakları yok be::)) sadece mikroskoptan bakıyorlar merak etmeyin bir şey yapamazlar.
Hacıda gözlüklerini takıp, bu işlere merak salmaya başladı.
Alete son balans ayarları verildi gibi, her bakmamızda abi şurası şöyle olsaydı daha rahat ederdik dedimmi, Sadri abi götürüp sorunu halledip getiriyor.
Çok yakında seri üretim olabilir, aletin meraklıları belkide orjinalinin yarı fiyatına bunu temin edecek.
Havalar çok sıcak, varroa mücadeleside bazı kovanlarda acilen yapılmalı, havalar sıcak formik veremiyorum.
Saim abiye bana acil laktik asit getirmesini söyledim, 5 tane geldi. İlk gün İlhami abide arılıktaydı bir tanesini götürdü bize kaldı 4 tane.
Bal hasadı yapılmayacaksa her dönem kullanılacak asitlerden birisi ve en tehlikesizi bu laktik asittir.
Zor yanı 4 gün ararla en az 3 tur tüm çıtalara püskürtülmeli. Kapalı erkek yavruların oldugu dönemde tur sayısı 4 gün arayla 4 tur olmalı.
Tüm filim ve ayrıntılar bu linkte var.

http://www.aribakani.com/forum/index.php?topic=86.0


Muhteşem abi bu sıra canı sıkıldıkça Gebze'ye geliyor derdi nedir bir türlü anlayamadım.

İşin garibi elindeki kafese bakıp gülmesine hayret ediyorum, gülecek ne var bir türlü anlamadım gitti.
Üretmiş oldugu anaarıların bazılarını kutularıyla birlikte bizim arılıga getirdi. Bizde saf erkek çokmuş, Aziz nesin'di galiba memelekette ne saflar var demişti.
Bizim erkekler aptaldı senin getirdiklerine gitsin::))

Zannedersem bana kızıp hıncını hacının bahçeden çıkartmaya çalışmakta. Sanki bahçeye dal yazıyor:)))

Bu poşeti begenmiyor, yok kasa verelim.

Hacı boş kaldığında torunlarına bakıyor. Torunlarıyla oynuyor.
Onu izlemek çok güzel, ben dedelerimin ikisinide göremedim.
Anaarı çiftleştirme kutularında sorun çıkıyor. Bazı kapalı yavruların altında ağ kurdu oluşuyor. Ağ kurdu petek gözlerinden hareket ederken geçtiği yola ağ döşüyor. Döşediği yerdede daha doğmamış işçi arılar oluyor ve bunlar zamanı gelsede doğamıyor. Bende o bölgeleri çiviyle kurtarma yapıyorum.
Dolayısı ile çıtadaki petek bozuluyor. Bozuk olan kısmı maket bıçagıyla kesip çıtayı onarım için güçlü metro kovanlara veriyorum.
Mevsim itibari ile arılarımız artık beyaz peteklere nedendir anlamıyorum bakmıyorlar.
Sanki özel bir neden var ve açık renk peteklere yavru koymuyor koyu renk petek varsa bal koymuyor ve hatta işçi arılar üzerinde dahi gezmiyor.
Bu hadise temmuz ayından sonra başlıyor.
Resimdeki çıtada bunlardan biri yogun bal şerbetiyle çıtalara yükleme yapılıyor, koyu renk petek doldurulup sırlanmış, tamir edilen beyaz kısımda bal yok, bir kaç tane yumurta atan anaaarı tamamınada yumurta atmamış.
Bunu daha öncede belirttik, kovanlardaki beyaz petekler dışarı alınmalı, koloniye son baharda koyu renk en az iki posta yavru çıkmış petekler verilmeli.
Yavru arasına ise kesinlikle gene kabarmış beyaz petek verilmemeli bu anaarı kaybına neden oluyor.
Beyaz petekle kovanı ikiye bölersiniz.
Bir tarafta anaarı var, digerdekiler anaarı yok diye meme yapar ve eski anaarıyı kaybedersiniz.
Bu defalarca arıcılarımızın başına gelmiştir.
Koloninin petek ihtiyacı varsa koyu renk petegi en son yavrulu çıta sonuna koymalı.
Ramazanda hiç bir iş yapamıyoruz.
Zorunlu işleri halletmek bile herkesi bitiriyor.
Ormandaki kovanlardan birisinde anaarı yoktu. Bir hafta sonra anaarı götürebildim.
Anaarı verdiğimiz kovana bir iki kovandan yavrulu çıta verdim, gözlemim ise ormanda boş çıtalara bal çekmişler, püren açmak üzere bekliyor iyice ağarmış durumda.
Arılarımız gücü bu sene yerinde, istediğimiz gibi olmasada başkalarıyla karşılatırdıgımızda bu nufus bal toplamak için yeterli.
Zaten yavru durumu iyiydi, polende geliyor kek vermemiştik. Kovanlarımızda bal ve boş alan mevcut.
Fakat kısa sürede komşu arılıklardan açtıgım kovanlara yagmaya geldiler. Çok kısa mesafede 500 kovan var. Bunların birbirine yakınlıgı bana en uzagı 300 metre yok.
Yörüklerin çadırının dibindeki arılık, yaklaşık 100 kovan var.
Çerkeşli köyünden Mitat abinin arılar, ve birlikte hareket ettikleri bir hocanın arılıgı bana 50 metre uzaklıkta. Resimin ortasındaki işaretli yerdede benim arılar var.



Bizim başkan Kadir Gürkan'nın iki senedir arı koydugu yere İzmit'ten yüklü miktarda arı getirilmiş.

Sagdaki tepenin üstündede bölgemizdeki radarı görüyorsunuz.

Bu radar bazı entrikalara sebep olmuştu.

Arılıga araçla girip çıktık, sahiplerinden kimse yoktu, arılıkta çadır ve baraka kurulu.

Hemen yan tarafındaki ormanda, orman işletmesine çalışan Denizli köyünden işçiler vardı onlarla görüştüm. Arıların sahibi Trabzon'lu birisiymiş, denk gelirse bayramdan sonra bol vakit bulur isek tanışırız.

4.02.2010

LAKTİK ASİT HAKKINDA BAZI BİLGİLER.

4.2. Laktik Asit (Süt Asidi=C3H6O3) Uygulaması
Eksi, keskin tatlı ve zayıf bir organik asit olup bazı
bakteriler tarafından laktozdan meydana getirilir. Laktik
asit bazı gıdalara eksi bir tat vermek için kullanıldıgı gibi
gıdaların korunmasında da kullanılır. Laktik asit dogada
yaygın olarak bulunan bir maddedir. nsan vücudunda
enerji yakıldıgı zaman meydana gelir. Balda, eksimis
sütte, peynir ve yogurt gibi gıdalarda da dogal olarak
bulunur. Laktik asit uygulaması yogun is gücü gerektiren
bir uygulama oldugundan genelde koloni sayısı az olan
arıcılar tarafından tercih edilmektedir (Anonim, 2003;
Fries, I., Rosenkranz, P. 1996; Sanford, M. T. 1997).
4.2.1. Uygulama Sekli ve Zamanı
Laktik asit uygulamasında en iyi sonuç, laktik asidin
arılar üzerine ve kovan duvarlarına püskürtme seklinde
yapıldıgı zaman alınmaktadır (Anonim, 2003; Fries, I.,
Rosenkranz, P. 1996). Uygulama esnasında çevre
sıcaklıgının 7–30 oC arasında oldugu erken ilkbahar ve
geç sonbahar’da kovanda ballıgın olmadıgı dönemde
kullanılması tavsiye edilmekle birlikte ana nektar akım
dönemi ve bal hasat dönemi hariç tüm dönemlerde
kullanılmasında bir sakınca yoktur. Uygulama için
özellikle tarlacı arıların kovana döndügü ögleden
sonraları ve rüzgarsız günlerde kullanılması tercih
edilmelidir. Püskürtme için oldukça ince püskürtme
yapan püskürtücülerin kullanılması basarılı sonuçlar
vermektedir. En uygun kullanma dozu, tamamen arıyla
kaplı bir çerçevenin her bir yüzüne 5 ml % 15’lik asit
solüsyonu püskürtmektir. Varroa’nın dökülme durumuna
baglı olarak yılda iki kez, 3–4 gün ara ile 3–4 uygulama
yapmanın yeterli olacagı bildirilmektedir(Anonim, 2003).
Kovan içerisinde bulunan tüm çerçevelere tek tek
uygulama yapılması gerektiginden oldukça fazla zaman
alır ve bu nedenle daha çok koloni sayısı az olan
arılıklarda, dogal ve suni ogullar ve ruset kovanlar için
tavsiye edilir. Yavrusuz kolonilerde etkinligi % 80–95
olabilmektedir. Kapalı petek gözleri içerisindeki
varroalara etkisinin olmaması nedeniyle kovanda
yavrunun yogun oldugu dönemlerde parazitin büyük bir
çogunlugu (%70–80) kapalı gözlerde olacagından
etkinligi oldukça düsmektedir. laçlama sonrası
etkinligin izlenmesi ve parazit yogunlugunun ekonomik
esigin altına gelmemesi durumunda uygulamanın
tekrarlanması veya baska bir uygulamanın denenmesi
tavsiye edilir.
4.2.2. Uygulama Etkinligi ve Uygulama Sonrası
Durum
Üçer gün arayla yapılan 3 uygulamadan sonra ballıkta
depolanan balda biriken laktik asit 200 mg/kg’dan 1500
mg/kg’a kadar artmaktadır. Fakat bu miktarın büyük bir


kısmı uygulamayı takip eden 7–8 hafta içerisinde normal
seviyelere inmektedir. Laktik asit, çiçek ballarında balın
kaynagına baglı olarak 40–400 mg/kg arasında dogal
olarak bulunmaktadır. Günde 30 gr bal tüketen bir insan
yaklasık 6 mg laktik asit alırken 180 gr yogurt tüketen
bir insan 1800 mg laktik asit almıs olmaktadır. Ana
nektar akımı ve bal hasadı dönemlerinde laktik asit
kullanımına izin verilmedigi taktirde laktik asit balda
herhangi bir kalıntı riski olusturmaz (Anonim, 2003). Bal,
laktik asidin levüloz (meyve sekeri) ve dekstroz (çay
sekeri) formlarının her ikisini de içermektedir. Ticari
laktik asit bu iki formun karısımıdır fakat saf veya dogal
olarak olusan laktik asit varroa mücadelesinde esit
etkinliktedir.

http://www.uludagaricilik.org.tr/dergi/2005/2005-4/Dergi%202005.4.4.pdf