
Ağustos ayının sonuna geldik sayılır. Bu sene ramazan ağustos ayının içine denk geldi, ömür olursa aynı zamana 33 yıl sonra tekrar ulaşacagız, 33 sene nedirki, arıcılıktaki ilerleme ve gelişim için 50 yıl zaman biçenler var bu memlekette. Sanki aya ve oradanda daha ileriye mars'a oradanda belki güneşe gidecegiz.::))
Sakın ölmeyin ve o günleri görün.....
Uzaklardan misafir var onuda daha önce haber yapmıştık.
Yıllardır arı sütü üretimi yapan ve bu iş için, kendi bölgesinde yeterli verimi alamayıp, Trakyadan kalkıp Mersin ilinin Tarsus ilçesine yerleşmiş Halil Güneş ve ailesi.
Kendileri iki yıldır benimle alış veriş yapmaktalar ve menmuniyetlerini bildirdiler, sağ olsunlar.
Arıcılılıkla ilgili geniş bir sohbet oldu ama aç karna arıcılık muhabbetide sarmıyor.
Bu sene arı sütü üretimi için orjinal italyan ana arı aldıklarını söylediler bu arıyı önümüzdeki sene arı sütü üretiminde deneyecekleri söylediler. aynı zamanda Mersinde bir firma karniol arısı üretimi yapıyor damızlıkları Amerikadan getirmişler bizdekilerde farklı dedi.
Ülkemizde arıcılıkla ilgili ıslah çalışmalarını kimse başlatamadı, tüm ırklarımız kafkas haricinde yok oldu, diğer arılarada millet orturdugu yerden isimler takıyor ama kazın ayağı hiçte öyle degil.
Mitat abiyle halil Güneş'ler çok önceden tanışıyorlarmış, hatta o zaman cep telefonları bile yoktu dediler.
Arı sütü üretimi birçok kişinin bilmediği bir iş ve kendi içinde zorlukları ve çalışma şartları farklı işlerden oluşuyor.
Halil güneşler artık tarsus'a yerleşmişler. Mersin'den ev alıp kendi bölgelerinden göç ediyorlar.
Hani derlerya doğdugun yer degil doydugun yer derlerya. Akdenizde mevsim çok uzunmuş, arı sütü için uzun süren flora ve nektarlara ihtiyaç varmış.
Günlük çalışmalarını sordum, her gün 2800 aşılama yapıyoruz dedi. Bunu her gün seri olarak yapıp, birde sütlerin toplanıp muhafazası yapılıyor, kolonilere sürekli kapalı yavru takviyesi gerekiyor, koloniler yalancıya kaçırılmaması gerekmekte.
Arı sütünün kesinlikle soguk zincirde taşınması gerekiyor. Araçta buzdolabı var, arı sütü eve taşınırken bile buzların içine konularak taşıdılar.