
Kurbanı memleketimde kesip, hemde annemle birlikte olmak istedim.
Bir işe karar verdiğibnizde bir sürü dal budak çıkıyor.
Geziye çıkacağımızı öğrenen benim biladerlerden 8 numaralı Ramazan, abi bizde senle gelelğim dedi.
Buruun gelin bari dedik.
3 Numaralı bilederin kızı, yani yegenim amca bende gelebilirmiyim, eh gel bari::))
Hepimiz açısından süper bir bayram oldu diyebilirim.
Kapak resmindeki bizim uzun süredir sanal olarak tanıdığımız ve kendisiyle yeni tanıştıgım, Tuncay Hadise.
Tuncay yaklaşık iki ay önce arılarına aşırı formik vermiş, sıcaklıga filan baktıgı yok.
40 ml formik asidi, kovanların üzerine koydugu tamponlara şırıngayla enjekte edilmiş.
Peşinden köyünden şehre iniyor, arıları köyde kendisi Kayseri'de.
Aradan bayagı bir zaman geçiyor sürede belli degil, arılara gittiğinde birde laktik asit banyosu yapmış::((
Diyorki ıslanan arılar yerden kalkamadı, Allah senin iyiliğini versin ne diyeyimki.
Aradan gene bayagı zaman geçmiş tekrar köye gittiğinde kovanlarda arı ve yavru kalmadıgını fark ediyor.
(Eskiden arıcılar son bahar bakımı nedir bilmiyordu, arı kovana girip çıkıyormu tamam çalışıyor dediyordu, baharında efendim şu kadar arım sönmüş şu kadarda sağlam denirdi. Aslında baharda fark ettiğimiz sönmeler son baharda oluyordu ve kimseninde bundan haberi yoktu.)
Tuncay,
Banada abi arılarım söndü dedi.
Ben böyle şeyler çok üzülürüm. Tüm arılar sönmüş ve oyuncagı alınmış çocuga dönersiniz.
Dedimki ben sana iki kovan arı vereyim, bu tarafa gelen bir araba ayarla, paket edip yollarım.
(kendisi İpek mobilyada çalışıyor, dolayısı ile kamyonlar her tarafa servisleri vardı)
Abi zahmet etme filan dedi, dedimki şimdi bizde var, ilerde ne olacagı belli olmaz, bakarsın sen bize başka zaman arı verirsin, düşmez kalkmaz bir Allahtır.
Ben böyle deyince kabul etti, olayı ögrenen Muhteşem abimde, benim sende bulunan yediemindeki arılarımdan 2 tanede benden paketle::((
Bu yedi eminde nedir hala anlamış degilim.
Biz Kayseri'den kamyon beklerken, bayrama gitme işi çıktı, evdekileride bayrama götürmek için peribacalarını rüvet vermişim, sizleri Nevşehir'e götürüp gezdirecem diye::))
Nevşehir'e varınca zaten Kayseri 40 km.
Kamyon beklemektense elimle arıları götürmeyi düşündüm.
İki kovan içinde 4 çıta ortalamalı 4 koloni var.
Teslimatta resim aldık, yedi emindeki arılardan düşülecek olanlar var::))
Hikaye böyle başladı ve bitti.
İnşallah hiç bir arıcı böyle sorun yaşamaz.
Abi zahmet etme filan dedi, dedimki şimdi bizde var, ilerde ne olacagı belli olmaz, bakarsın sen bize başka zaman arı verirsin, düşmez kalkmaz bir Allahtır.
Ben böyle deyince kabul etti, olayı ögrenen Muhteşem abimde, benim sende bulunan yediemindeki arılarımdan 2 tanede benden paketle::((
Bu yedi eminde nedir hala anlamış degilim.
Biz Kayseri'den kamyon beklerken, bayrama gitme işi çıktı, evdekileride bayrama götürmek için peribacalarını rüvet vermişim, sizleri Nevşehir'e götürüp gezdirecem diye::))
Nevşehir'e varınca zaten Kayseri 40 km.
Kamyon beklemektense elimle arıları götürmeyi düşündüm.
İki kovan içinde 4 çıta ortalamalı 4 koloni var.
Teslimatta resim aldık, yedi emindeki arılardan düşülecek olanlar var::))
Hikaye böyle başladı ve bitti.
İnşallah hiç bir arıcı böyle sorun yaşamaz.


Kovanları bekleyecekleri yere alıp, eve çıkıyoruz. Zamanımız yok, gidelim diyoruz. Olmaz daha yemek falan filan diyorlar, dedimki o zaman bir çay içip çıkıyoruz.
Tuncay Hadise ve iki oğlu büyük olan Çanakkale'de okuyormuş.

Çay beklerken bir taraftanda aklım Fatih Mutlu'da.
Kayseri'ye gelecegimi biliyordu, bayramdan önce konuşmuştuk. Fatih birinci bayram harici Kayseri'ye gelirseniz, mutlaka görüşelim diyordu.
Tuncay'ın eve çıktık, yav durmadınız diye mırın kırın ediyor.
Fatih ne demezki diyorum, ama bir bakalım nerede.
Telefon ettim Fatih ben Kayseri'deyim sen nerdesin. Fatihte bana soruyor, Kayseri'nin neresindesin diye.
Yeni stadın yanındayız, abi ben oraya 500 metre uzaklıktayım adresi ver dedi.
Telefonu Tuncay'a verdim, bir nokta söyledi, gidip oradan Fatih Mutlu'yu alıp geldi.
Fatih benim için çok önemli birisidir.
Yutuptaki paylaştıgım filimler, onun sayesinde yayına girmişti.
Yutup hala ingilizce, 4 sene öncesi benim adıma, youtobe'ye kayıt olup şifresini vermişti.
Bende önemli bulduğum ve amatör arıcıların işine yarayacak dediğim filimleri oradan paylaşmıştım.

Kayseri'de iki arıcı aynı malzemeciden alışveriş yapıyorlar ama birbirlerini tanımıyorlardı.
Tanıştırmak bize nasip oldu::))
Bu Kayseri'lilerden kazık yemektende bıkmadım desem yeridir.

Zaman kısıtlı, vermiş oldugumuz Nevşehir gezi rüşvetini yerine getirmem lazım. Hoş beş ediyoruz ama gözümüz yolda.
Kalkıyoruz, lafın harmanı olmuyor ki.

Tuncayın oğlu evet abi, Çerkez bir arkadaşım hediye etti dedi.
Zaten anlamadığımız iş yok ki...

Ben sadece çay içtim, telefonda Muhteşem abi, Tuncay ve Fatih'e sıkı sıkı tembih etti ona bir şey yedirmeyin diye.
Kedi gibi yiyeceklere baktıgınıda resimleyin ve bana yollayın diye talimat vermiş.::))

Evden çıkıyoruz yeniden kovanların başında bir resim daha alıyoruz. Tuncay'ın mutluluk gözlerinden akıyor, sıfırdan gene 4 kovanbı oldu, Hepside karniyol F1.
Allah hayırlı etsin.
Muhteşem abim bazen der, bu arıcıların hiç birinde akıl varmı diye?
Allah ne verirse hayırlısını versin.
Bizde akıl olmayabilir, belki sanal arıcılarda akıl vardır.?

Fatih diyorki abi yollar karışık, biz seni yol ayrımına kadar göötürelim.
Diyorumki yav neresi karışıkki, geldiğim yolun tersine gidecegim.
Tuncay diyorki abi buradan o yola giremezsin çok dolaşıp başka yere gidersin, bende diyorumki yav bunlar ne kadarda atıyor, ben çocukmuyum ters tarafa gideyim::))
Abi bizi takip et dediler, düştük peşlerine yoldan çıkıp bir parka girdik, parkta koskocaman PASTIRMA PARK yazıyor.
Allah Allah bu ne iş, Fatih abi arabayı park et, ben uyanıyorum gene bunlar bana kazık atacaklar.
Çay içecegiz dedi, yav az önce çay içip kalkmadık mı?
Abi arabanda bekle geliyoruz.
Bende bekliyorum artık, Kayseri'liyle düşüp kalkarsan kazık yemeyede alışık olmalısın::))
Zaten doktorumdan alışığız biz bu kazıklara, sonra size kolostrol olarak geri dönüyorlar.::((
Çay içecegiz dedi, yav az önce çay içip kalkmadık mı?
Abi arabanda bekle geliyoruz.
Bende bekliyorum artık, Kayseri'liyle düşüp kalkarsan kazık yemeyede alışık olmalısın::))
Zaten doktorumdan alışığız biz bu kazıklara, sonra size kolostrol olarak geri dönüyorlar.::((

Tuncay Hadise ve Fatih Mutlu, ellerinde birer poşet geldiler. Poşet içinden az bir görüntü görün yediğimiz kazıgın boyutunu bir düşünün.
Bu nedir kardeşim beni öldürecekmisiniz.
Doktor görecek, abi sen yeme bana getir diyecek, dahada kahrolacam::((
Şaka bir yana Fatih'e dedimki yav bu ne biçim yol tarifi.
Fatih ise poşetleri gösterip abi işte yolunu buldunya demezmi.::))
Kendilerine o kadar kızdımki teşekür bile etmeden poşetleri alıp ayrılmışım::))
Böyle durumlarda kendimi kaybediyorum, Kayseri'ye buradan yeniden selam ve teşekürlerimi iletiyorum.
Beni acayip mahçup ettiler.
Bir daha böyle kazık yemem bilesiniz.

Bu esnada öğlen geçti, biz Nevşehir'e dönüyoruz, gezip Niğde Bor ve köyümüze gelecegiz.
Gidecegimiz yeride bilmiyoruz, ilk Ürgüpü gezin dediler, zaten Ürgüp Göremeyi gezdik akşam oldu, başka yerde bilmiyoruz.
Göremeden tüm resimleri bir seferde paylaşacagım, dünyada böyle bir yer yok diyorlar, ben ilk defa gittim, acayip japon turist akını var.
Geziyi bitirdik, gece karanlıgında Niğde yoluna girdik, bir ara baktım kayseri şu kadar km diyor. Allah Allah yav pastırma park bizi çekti heralde. Bir yere çekip telefon ediyorum asker arkadaşıma, kendisi Nevşehir'de Ambulansçı, Ali siz ters istikamete gidiyorsunuz demezmi.
Hayret hiçte şaşırmazdım bana ne oldu, 16 km ters istikamete gitmişiz, geri dönüp gecede olsa kaybolmadan Niğde Bor'a oradanda köyüme ulaştım.
Bayram ve tatille alakalı bayagı bir paylaşım olacak.
Bayramlarda küçükleri ve büyükleri sevindirmek gibisi varmı ya::)))
Gidecegimiz yeride bilmiyoruz, ilk Ürgüpü gezin dediler, zaten Ürgüp Göremeyi gezdik akşam oldu, başka yerde bilmiyoruz.
Göremeden tüm resimleri bir seferde paylaşacagım, dünyada böyle bir yer yok diyorlar, ben ilk defa gittim, acayip japon turist akını var.
Geziyi bitirdik, gece karanlıgında Niğde yoluna girdik, bir ara baktım kayseri şu kadar km diyor. Allah Allah yav pastırma park bizi çekti heralde. Bir yere çekip telefon ediyorum asker arkadaşıma, kendisi Nevşehir'de Ambulansçı, Ali siz ters istikamete gidiyorsunuz demezmi.
Hayret hiçte şaşırmazdım bana ne oldu, 16 km ters istikamete gitmişiz, geri dönüp gecede olsa kaybolmadan Niğde Bor'a oradanda köyüme ulaştım.
Bayram ve tatille alakalı bayagı bir paylaşım olacak.
Bayramlarda küçükleri ve büyükleri sevindirmek gibisi varmı ya::)))
Paket arı, arıcılık, kovan paketlemek::)) Bee honey
Yükleyen Ali_Turk. - Sevimli hayvan videolarını izleyin.
Paket yapılan kolonilerin filimi. Gidecegimiz günden bir gün öncesi paketlenip, arılıktaki ofisimizde bir gece bekletildiler.