suni döllenmiş ana arı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
suni döllenmiş ana arı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8.03.2015

ARICILIK VE SERT BİR KIŞ...

 Hafta içi benim için manevi değeri olan bir suni döllenmiş 95 ana arının kaybını tespit ettim. Bu 2013 yılında döllediğim 98 numaranın kızıydı, annesi gibi bunu da yapay döllemiştim. İki turda acayip rengi koyulaşmıştı.
Bir turdaha ilerisine gitmek isterdim ama o kadar karmaşık işler yapıyorumki bunlara zaman bulamıyorum.
Keşke annesinin yerine bu yaşasaydı, ileri gitmek için bir tur geriden başlamak gerekiyor....
2013 Yılının ilk tohumlanan ana arısı. Aldığımız Akdeniz arılarını aktarırken, oğula meyletmiş kovanın memelerinden birisinden elimize doğmuştu.
Önümüzdeki süreçte dölleme yapacaktık, dedik bunu da ilk sıraya alalım elimiz alışsın demiştim. Böyle ilginç çalışmalarımız devam ediyor...

Bilgi çok büyük bir güçtür...
Bilgisi olanlar iş yapıp işlerini konuştururlar, bilgi ve becerisi olmayanlar çene yarıştırırlar...
 Mart ayı oldukça sert geçiyor bir hafta sonu daha arılar uçmadılar...
Sadece bazı bölmelere böyle baktım...
Aldıkları şurupla çıta üstüne petek örüyorlar...
 Sıcakları bekliyorlar...
Bir türlü bu yıl havalar ısınamadı, son yılların en sert kışını geriye bırakmak üzereyiz...
İş güç yapamayınca herkes yatıyor, bu soğukta salyangozlar iş başındaydı...
Salyangozların sevmesi...
 İlk defa salyangozları bu halde gördüm, dönüp dolaşıp geliyorum aynen devam...
Birde yanlarına yaklaştığını anlayıp rahatları bozuluyordu...
Bayağı bir videolarını çektim,
Salyangozların çiftleşmesi...
Ben arılığa vardığımda böyleydiler, ayrılırken hala böyle idiler...
 Enerji firması ilçemizdeki bütün abonelerin sayaçlarını söküp böyle dijital sayaçlar taktılar. Bu sayaç takıldıktan sonra, bu güne kadarki en büyük fatura ile tanıştık.
Biraz araştırdım bu sayaç her şeyi yakalıyormuş. Telefonu şarj edeceğiz şarj bitti, şarj cihazını fisten almaz iseniz o bile tüketim yapıyormuş...
Televizyonu izledik ve kumanda ile kapattık, fişini çekmediyseniz, gene cereyan harcıyormuş. Eski saatler az enerjiyi yazmıyor muştu...
Bilgisayardı kapadık fişte takılı gene cereyan harcıyormuşuz....
Yani ne kadar elektronik alet var, fişini çekin diyorlar...
Alttaki lamba resmini görünce yanlış anlamayın aday adayı filan değilim...
Evde kullandığım lamba 20 wat, 60 wat ışık veriyordu.
Led lambarı çoktan beri almak istiyordum. 7 Wat led lamba 60 wat ışık veriyor. En uzun süre yanan lambaları komple değiştirdim. Oturma odasında eskiden 2 lamba yanıyor 40 vat harcıyorlardı, gene 2 lamba yanıyor 14 vat harcanıyor, sanki bunlar biraz sönük gibi ama alışacağız, başka çare yok...
 Cumartesi meteorolojiye göre 16 derece sıcaklık vardı, Pelitlide bir tane arı dışarı çıkmıyordu, salyangozlar hariç tabi...
Darıca'ya indim arı yerlerden su çekiyor...
 Çiçekler coşmuş ama arı çiçeğe değil, suya ihtiyacı olduğundan mecbur su peşindeydi...
Darıcada çilekler açmış geçmiş. Pelitlide ise çilek yaprağı bile yürümüyor...
Arada yemek davetleri oluyor, bu güne kadar hiç yemediğim bir keçi etiydi bu...
 Bu yılmeşe ağaçlarına kestane aşılıyoruz inşallah. Aşı konusunda Ovacıkta bulunan Emin kendisi yedek körükçümdür, aşı konusunda oldukça yeteneklidir... :))
Has körükçümü zaten herkes bilir...
 Mesai arkadaşım Recai beye kestane kalemlerini bir kısmını teslim ettim...
 Kalemlerin aşılanabilmesi için meşelern uyanması lazımmış. Bende kalemlerin bir kısmını nemli gazeteye sardım, Üzerlerine streç filim sardım.
 Bazıları topraga gömüldü, bazılarını buzdobına koydum.
15-20gün sonra meşeler yapraklanınca kalemleri uykularından uyandıracağız.
Bu arada Düzce den İbrahim ikinci posta kalem yolluyor.
 Hafta sonu soğuk demiştim elimde kalan bazı kanola fidelerini de ektim. Soğukta çalışmak hiç iyiolmuyor.
 Darıcada son ektiğim kanola fidelerinde acayip dengesizlik var. Bazı gözler alıp başını gitti, bazı gözlerde hareket çok az...
 Bu ise işi iyice azıtmış, zannedersem kökü toprağa iyi geçmiş.
Fideler deki dengesizlik ortada, birde plastikte olanlar hiç çıkmadı, yeniden ektim...

 Birden tavuk ve keçilerim oldu.
Arılığın bitişindeki abim kendisini yakmış hastanede yatıyor...
Elleri ileri derece yanık 15 gün yatması gerekiyor.
Tavukların yemini bulamadım, ertesi gün yem alıp götürdüm.
 Keçilerde bana kaldı :)
 Samanları var, birde ot toplayıp yemliklerine koyuyorum, bizde buna haftan derlerdi, hayvan yemliği oluyor haftan...

 Keçilerim, çobanlık kolay değil...
Çocukluktan beri keçilerle iyi geçinirim.
Az bir tuz ile keçinin sütünü emerdim...
Taaa yıllar öncesi nasılda geçmiş onca yıl...
Geldik gidiyoruz, 50 yıl nasıl geçmiş anlamadığımıza göre musallaya koydukları zamanda anlamayacağız...
İnsanın keçi olası gelir otun güzelliğine bakar mısınız...
 Hafta sonunu Erzurum Cağ kebabı ile sonlandırdım.

Gelen lavaş ve yan ürünleri yeseniz bile doyarsınız. Erzurum tereyağı, tulum peyniri, ezmeler, doğranmış kuru soğan, ayrı gelen salata...
175 Km den sulananlar oldu, sanki cağ esirgedik...