arı bölme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arı bölme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15.11.2015

ARICILIK VE KASIM AYI YARI OLDU, PASTIRMA YAZI DEVAM EDİYOR...

 Arıcı misafir...
Minik arıcı...
Bizi genelde tanıyan çok, biz ise bizi tanıyanlar kadar karşı tarafı tanıma imkanımız olmadı.
Muhittin Yılmaz, kendisi Malatya'da öğretmen...
Tanışmamız sırasında bir cümle sarf etti acayip oldum. Buraya gelirken sopa yemeyi göze aldım dedi, biz kimi dövmüşüz şimdiye kadar onu anlamadım.
Bazen sert yazılar yazarım bunların çoğu kasıtlı yazılardır...
Sevenlerim sevinir beni sevmeyenleri ise motive edicidir, günlerce gündemde kalır...
Kendimize rakipler oluşturmak gerekiyor, gerçi bize rakip dayanmadı :))
Neyse bunları geçelim...
 Muhittin bey, bir yakını hasta saf bal gerekiyor, en saf bal ise insanın kendi arısının ürettiği baldır, tabi civarınızda bir tatlı veya tatlı şeyler üreten yoksa. Geçenlerde birisinin bir anısını dinledim hiç arı beslemiyormuş, arıları bir bisküvi fabrika yakınına indirip güzel bal aldığını duydum:))
Muhittin bey, ayrıca hastalara bal satamazmış:))
Hemen hasta olasım geldi :( Kaçırdık beleş balı....
Ben kendisini tanımadığımı söyledim, meğersem forumdan atmışım :(

Ben senin arkadaşlarını, hatta hışırını bile tanıyorum dedi:)
Buyur hışıra gidelim dedik zamanım yok dedi ve vedalaştık...
Alış veriş için yer baktığını söyledi dedim Gebze'de yok, İstanbul'a gidip gelmek yarım gün olunca eksiğinin birisini ben yollayacağım...
Böyle misafir ağırlamaya ne var, çayı bile tek içti :)
Biraz önce bağlantı yapmak için sayfasına girdim, ana oda ne beni güncellemelerden çıkartmış, faydalandığı bloklar içinde de yokum, ah şimdi elime bir geçirseydim, mazlumu getirin diye bağırırdım ba...
Benim için oldukça hareketli bir hafta ve sonu oldu.
Geçenlerde Engin Altın abim soruyor Emminin kızlarından elinde var mı? diyordu...
Hayırdır dedim, diğerleri Emminin kızlarını tutmadı diyor, bu yılda en yüksek verim eminin kızlarından alınmış.
Bizde olmayan yok ki...
20 Numarayı Enes Emin halletmişti.Geçen sene kıştan çıktı, bu yılda yeniden kışa soktuk bakalım.Elimizde her safın F1 leri var ve erkekleri ertesi sene kullanılır.
 Geçtiğimiz hafta oldukça sıcak geçti en sıcak gün ise 12 aralık günü idi. Hava sıcaklığı 20 derece üstündeydi.
Hafta sonu da iyi olacak deniyordu ama işi şansa bırakmamam gerekiyordu.
Bölünecek arılar ve kutularda hazır analar vardı.
Perşembe günü izin aldım  ve bölmeleri yaptım.
Evet 12 Kasımda bölünen arılar karşınızda.
 Bölünen arıları yükledim ve havanın kararmasını bekliyorum, bir kaç ruşette yer değişimi gerekiyor. Uçuş bitti mi, kapatıp Darıcaya götüreceğim.
 Biraz kuşburnu topladım, bizim çoban hayvanlar ile evine döndü. Dedi et alırmısın hayırdır dedim bir topak kuzu var onu keseceğim. İyi biraz alayım dedim, nirden didiysek....
 Bana yardım et iyi gittik yardıma...
 Kuzu yüzüldü, içerisi boşaltıldı...
Pektaş amcam dediki senin çevren çok eee, alacağını al,gerisini de onlara sat.
Kuzu komple bize ihale edildi....
Bir taraftan bölmeler taşınacak ve indirilecek, bir taraftanda kuzu eti satacaz...
Bizim boya atölyesine gittim, zeki usta boş ver satmayı ikimiz bölüşelim dedi ve bölüştük, buna da şükür...
Darıcadaki bölmeler, en erken bölünenler, 18 Ekimde bölünmüştü,en son bölünenler ile 12 Kasım günü bölündü. Gece gece birde bölmeleri indirince resimledim.
Ana arı ve takviye verme işlemi hafta sonuna kaldı. 12 Kasım perşembe bölünen arılara cumartesi ana arı verilecek...
 Cuma akşamı mesai bitimi Pelitlideyim. Ertesi gün gitsem arılar çıkacak akşamdan kapatıp arabaya yükledim.
 Cumartesi sabah Darıcadayım.
 Her bölmeye bir kutu arı, ikinci ruşette ana arı çıktı, hangi kovanı anasız bıraktım pazar günü bulamadım.
İki ruşete kutudan arı verirken anaları bulamadım, göremedim ve kesilme ihtimalleri var.
Birleştirmeler bittikten sonra kutular açılınca dışarıya fırlayan arılar sığınacak yer arıyordu, bazı analı kovanlara bile kaydılar...
 Birleştirme bitti, eskiden bölünen arıların durumlarına bir göz atayım dedim. Darıcada yavru süper arı sarabileceği alanı yavru ile dolduruyor.İnvert şurup ile beslemeye devam ediyorum.
Sağ olsun İlhami abim şekeri bırakıp gidiyorum ertesi gün kovalar invert şurup dolmuş....
 Karniol arısının bir başka özelliği vardır belkide bunu hiç yazmadım. Arı ne kadar zayıfsa o kadar çoğalmak için çırpınır, bu çırpınışlar var aslında.Bu tip zayıf bölmeleri ancak şurupla bloke ederek durdurursunuz...
Bir ay daha havaların iyi gideceğini tahmin ediyorum, bir kaç fire olacak ama o zamana kadar yükleme işi bitecek.
 Arı ancak bu kadar yere basıyor, baktım duvr çıtasında da bu kadar yavru vardı.
 Bazı hıyarlar sanki iş bulamayıp, köpükleri parçalayıp birde dalak atmış...
 Arılar hala petek örmeye devam ediyorlar...
Minik çıtalar yan yana idi, birleştirilmiş ve yavru her geçen gün artıyor, yavrunun ortası sökülmüş, bir kaç güne kadar yavrular tamamen doğar...
Burda işlem tatamdır, akşama yeniden gelip sıradan şurup vermem gerekiyor, gündüz şurup işi sakat.

Kayın arıyor enişte arabayla işin var mı var dedim, bir şey taşımayacaksan bizim taksiyi al, iyi dedik, takas yapıldı 5 km sonra benzin bitti.
Acelemiz var güya günün en sıcak bölümü benzin beklemekle geçti, sinir oldum ama yapacak bir şey yoktu...
Pelitlideki arılığa vardığımda hava sertleşmeye başladı, planlanan işler yapılamadı ve akşam yeniden darıcaya dönüldü. Sıradan hepsine şurup verildi, iki gün sonra şurubu alamayanlar tespit edilmeli.

Darıcadan birde gündüz resmi aldım.
Pazar günü Pelitli'deyim, şuruplar hazırlanacak, önce Ovacık sonra pelitliye sıradan gene şurup verilecek.
 Ovacık yolculuğu başlamadan komşum nereye gidiyorsun sanada ızgara yaptım demez mi :))
İkram geri çevrilir mi :)
 Mis gibi ızgaralar, sağ olasınız ne diyeyim...
 Ovacık'tayız...
Recai abi yardıma geldi. İlaç poşeti elinde her ruşete ben şurup verirken o ilaç verip geçtik.
Zayıf bir bölmeden çıta çektim.
Arı bu kadar yeri sarıyor ve arıların altı kapalı yavru...

Recai abiye bir gülümse dedik kırmadı....
 Biraz kuvvetli bölmeler petekleri ağartmış bu yıl yağışlardan dolayı kocayemiş erken açtı. Kışın karda bile çiçek açardı.

 Bazı bölmeler kıpır kıpır yerinde duramıyor...
Bir bölme Akdeniz vardı ebemizi belledi, maske giyinmek zorunda kaldım, Recai abşye dedin sen kaç :)
Yav 2-3 çıtalık bir arı terör estiriyor...
İşleri bitirip tekrardan Pelitliye döndüm.
Sıradan kovanlar ruşetler ve son kalan ana arı kutuları hepsine şurup verdim.
Akşam ezanı okunduğunda ben işi bitirmiş toparlanma aşamasındaydım.
 Kutularda durumlar tekrardan bakayım dedim, birçoğu şurubun yarısını çekmiş.
 Pelitlide 12 kutu kaldı, 5 kutuda Darıcada var, geneli f2.
Bundan sonra ana arı kayıpları olabilir, bir kaç yedeğimiz olsun artık.
 İki kutudaşurup bitmiş bu kadar kısa sürede şurup bitmemeliydi, karıncalar köpükleri delmiş şuruplar akmış.
Geçmişte kutu kışlatmayı çok denedik, bir kovan kadar kutu şurup veya bal tüketiyor.
Şurekli beslemek gerekiyor, beslemeyi aksatırsanız açlıktan ölüyor. Çok besliyorsunuz tüm çıtalar dolu yavru atacak yer yok bu seferde uçuyor ve her geçen gün nufus azalıyor.
Kış salkımı olan yerde belki daha az tüketimle bahara çıkar bu sadece tahmin...
Hayırlısı ile bundan sonra sıradan kontrol ve besleme işimiz kaldı, çok şükğr sezonun dasonuna geldik.
Umudum bir ay daha pastırma yazı sürsün, iki ay olursa öper başımıza koyarız :)))

17.09.2014

ARICILIK EYLÜLDE YAPILANLAR

13 Eylül 2014 tarihinde Yusuf Şimşak'ın bal hasadı yapıldı ve bal sağımına kalamadık. Kendi arılığımda işlerim oldukça karışık.
Hala arı bölüyorum, bir taraftan kış stokları için besleme yapıyorum, İlhami abiye bile çoktan beri gidemiyorum, Darıca burnumun ucu ama..
3 Çıtalık bir bölme arı. Bazılarına göre bu arıların tamamı bu kışı çıkartamayacak, adamlar çok biliyor. Bunu diyen adamın arılarında böyle yavru var mı çok merak ediyorum...
3 Çıtalık ruşet kovanlarda, iki çıta yavru var. Büyük olasılıkla yılbaşına kadar bizde yavru devam eder.
Sonbahara girdik kışa doğru gidiyoruz.Arıların stokları hemen bir günde oluşmaz.Arılara şurup verdim hemen şimdi kekmi şurupmu vereceğiz diyenler var. Arının balı varsa kendine güveni olur ve yavruyu kesmez, kenar çıtalar boş olsa arı rahat yavru yapamaz.
Kışa yaklaştıkça bal kemerleri kalınlaşıp yavru alanı azalacak ve kışa girilecek. KovaN veya ruşetlerde tüm boş ve fazlalık çıtalar alınmalı ve arılar toparlanmalı.
Geçenlerde biriside arıları çok aşırı beslemişin yazmıştı, bir başkası arıların aç demişti. Konuşun bilmeyen sizi arıcı sansın:)
Bir çıtaya göre benim gibi birisinin arılığına veya arısına yorum yapılamaz. Benim sezon boyu en az 10 kovanda meme belenmesi yapılıyor.Bir taraftan bu kovana kapalı yavru takviyesi yapıyorsun. Meme besleyen bir kovana kesintisiz 3 gün şurup veriliyor, ver ver nereye kadar kovan bloke oluyor. Bu kovandaki bloke çıtaları bölmelere balı olmayan kovanlara servis ederiz.Yukarıdaki çıtada büyük ihtimal onlardan birisidir. Arıda eteklerdeki açık stokları yukarıya çeker altına yavru basar, bu çıta bölmede bu hala gelmiş ama bu bölmeye bu çıta geldiğinde ful şurupmuştur...
Gel şimdi bir çıtaya göre yorum yap.
Birde yaptığımız işlemleri ilk defa yapmıyoruz, yılların birikimi var.
Elimde torsek erkekleri var, fakat bir önceki yumurtaları arılar taşıdı ve zor duruma düştüm, yeniden yumurta temini yapıldı, yumurtayı gönderende bana sinir olmuştur nereden bende önemli bir damızlık var dedim diyordur...
Bu üçüncü yumurtalar, özel bir damızlıktan daha önce Yasminin kızlarının yumurtasını gene temin etmiştim kızlar rengarenkti, demekki kullanma meleziydi. Bu damızlığın kızları tek tip, zaten damızlık olarak temin edilmiş, hepsi birbirinin kopyası aynı çıkıyor.Torsek erkekler ile torsek kızları buluşturacağım. Bu seneden kopyasını kenara alıp koyayım istiyorum ...
Çatlayan yumurtalar..
İyiki gelen yumurtaları ikiye bölmüşün anasız kovanın birisi gene yumurtaları taşıdı, petek gözlerinde bir tane yumurta çatlamaz mı çatlamıyor işte, bu gibi durumlarda anladım ki tek kovana bağlanmayacaksın...
Bu memeleride bir başka ruşete miller olarak bıraktım.
Arıcılıkta bir çok ilk gerçekleştirdik, başkalarına geçmişte yumurta vermiştim, şimdi başka yerlerden yumurta alıyoruz:)
Yumurtadan kopya çıkartmak ise bizim işimiz...


Bu yıl dünya kadar el demiri kaybettik, kovanların her tarafı ot, yağış hiç kesilmedi.El demirini boya olasa boyamak daha güzel ama kırmızı bantta sarılabilir. Hatta kırmızı beyaz bant süper oluyor, bu bantıda Yusuf'un elektirikçisinden gasp ettim de denebilir, adam kabloya bant sarıyordu, dedim elinde fazla bant var mı, var dedi, iyi o zaman dedim ben bunu alıyorum :)
Beyazı var mı diye keşke sorsaydım, şimdi aklıma geldi....
Hafta sonu artık son ana arı memeleri dağıttım. Bu yıl erkek arı kesilmedi, hala erkek arı var, hayret etmemek imkansız. Bunun nedeni zannedersem yağışlar, kurakta erkek yetiştirmek ve erkekleri korumak çok zor oluyor.
Köpük arı kutularda zayıfların ana arısını alıp yanındaki ile birleştiriyorum. Tanıdıklardan acil ana arı isteyen olursa geri çevirmiyorum. Hazır ana arıların büyük bölümünü kendi yaptığım bölmelere kullanmaya başladım.
En son nasıl sonlandıracağız bilmem, herhalde bir güçlü kovana kat koyup araya ızgara, bu çıtaları dizip yavruların sökülmesini beklemek olacak.
Plastik çıtaya çalışan ruşetlerde ara bölmeleri alıp, üç gözü bir ruşete döndürmeye devam ediyorum.
Köpük kutuların keki hiç eksik olmamalı, ilk defa bu yıl bu kutuklarla çalıştık.Baştan biraz bocaladık ama toparlamamız sezon sonunu buldu...

Hafta sonları çok kıymetlendi. Mesai sonrası arılıkta çalışmak için yeterli zaman kalmadı. İş o kadar çok ki aslında hiç boş durmuyoryum, hiç bir şey yapmamışım gibi geliyor bana.

Bu hafta sonu daha önce görmediğim bir hadise oldu.
Bir gün önceden böldüğüm arıyı bölünen kovanın 2 metre ötesine koydum ve kapattım. Ertesi gün bölme kovanı açtım, uzun süre arılar çıkmadı, geri dönüşü düşünerek en az 3 çıta arı bölmüştüm, ne kadar geriye dönerse dönsün benim hesaplarıma göre bir çıta ful arı kalmalıydı.

Arıda bir hareketlenme oldu, birden eski kovanla sanki kontak kurdular, bölmede ne kadar arı varsa böldüğüm kovana akın etmeye başladılar, ben ne kadar girderse gitsin bir çıta arı bölmede kalır diye tahmin etmeye devam ettim. Akşam üzeri bölmeyi açtım ki üç beş arı kalmış, öbür kovanı açtım arı bölündüğü için çıta yok, örtüden aşağıya salkım yapmış. :(

Acemi arılar bile eski kovana oğul gibi göç ettiler, yeniden aynı kovana arı götürdüm ve ağızlarını kapattım bir kaç gün dursa da gene bunlar yolu biliyor götüreceğim başka arılığa...
Sonuçta arı bölüyorsun  bu arı bu bölmeye yeter diyorsanız arıyı arılıktan uzağa götürmelisiniz yoksa arı rezil oluyor.

Pazar öğle yemeği için Memiş abiyi aradım abi, bir porsiyon ızgara at birazdan oradayım.
Gittiğimde bizim belediye başkanımız ilçe başkanımız ve mahalle başkanları tam kadro Memiş abinin mekandalar.
Bazıları mesayi arkadaşım bazıları akrabam oluyor. Acayip sürpriz oldu...
Memiş abinin mekan çok güzel.Hala oğlu Bayram Kurt'ta oradaydı.Ailecek gidilebilecek bir yer,ormanın içi. Piknik alanı...
Tuğrul bu kadar ızgara sana çok değilmi diye yemeğime göz dikti ama yedirmedim...
Arı kuşları arılıklara çöreklenmiş vaziyette.
Ben arılığa girince arı kuşları uzaklaşıyor demek ki bayağı tırsmışlar. Her geçen gün kalabalıklaşmaya başladılar.Yağışlar geliyor inşallah sonları olur ve bir an önce buraları terk ederler...

Birde şöyle düşünüyorum dışarıya gidip gelen arılar zaten ömrünün sonuna gelmiş, kovanda tüketici olacaklarına, arı kuşları nasiplensin diyorum...
Tabi bunlar çaresizlik söylemleri, tepemi attırmaya devam ediyorlar eyleme kalkışa bilirim....

Bir çıta arı, bir ayda ne kadar güçlendirilir. Yayınladığım videoyu görenler burada bir çıta arı bile yok diyebilir, ama arılığınızda arınız çok ise ana arı kabulünden sonra bu arıya bir ay gibi sürede ne kadar güç katarım bir görelim. Yazının başında yazdım, biz konuşmayıp yaptıklarımızı paylaşıyoruz diye...Bu video tüm arıcılar için sezon boyu çok önemlidir.


12.09.2014

3 EYLÜLDE 2 ÇITA BÖLÜNEN ARILAR 2013...

Son günlerde ilginç şeyler oldu, arısını söndürüp arıcılığı beceremeyenler, gerçek arıcılara akıl veriyor. Bir söz var, bilmiyorsan sus adam sansınlar diye...
Tabi bu sözün bir kaç versiyonu var, bunlara bir yenisini ben eklemek istiyorum, bilmiyorsan konuş arıcı sansınlar...
Dün birisi arıları aşırı beslemişim, diye yorum atmış, bir başka yorum ise böldüğün arıların hepsi bahara sönecek diye yazmış.Attım listeden birde engelledim. Adam arılarını yaşatamamış, söndürmüş arısı yok, başkasının arıları hakkında ileri geri konuşuyor.
Bildiklerinizi laf ile değil saha çalışmalarınızla paylaşın bakalım eksiklerimizi tamamlayalım...
2013 Yılı eylül ayında Dr.İsmail abimin, böldüğüm iki kovanın videoları var aşağıda bir izleyin 2 çıta arılar nereden nereye gelmişler. Şimdiki böldüğüm arılar bunlardan daha kuvvetli ve hala dengelemeleri bitirilmemiş....
Hala arılıkta 10 çıtalık koloniler var yavru devam ediyor...

Arıcılar masada değil, sahada yaptıklarını konuştursunlar...

Bazı videolar, yutup yasağı vardı dailymotion video sitesine yüklendi arada bazı videolar onun için eksik.

3 Eylülde bölünen arılar

 

 6 Eylül

 12 ekim 2013 20 ekim
26 ekim 2013 12 ocak 10 kasım yayınlanan 17 Şubat 2014 1 Mart 2014

Ben Nisan ayında mersinde olduğum için arıların 10 çıtalık halini çekemedim. İlhami abi arıları nisan ayında 10 çıta olduklarında yeniden böldü....