arıcılık videosu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arıcılık videosu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4.01.2015

ARICILIK 2015, OKSALİK ASİT DAMLATMA, VARROA MÜCADELESİ...

Organik asitlerden, Oksalik asit...
Adam bu resime bakıp bunu nereden alabilirim diye sorabiliyor...
Resimde firmanın iİnternetsitesi var, web desem gene anlamayan çıkar.
Gene firmanın açık adresi var...
Gene firmanın telefonu var...
Firmada kilo fiyatı 7 liraya...

Firmanın piyasaya verdiği oksalik asit budur.2008 Yılından beri kullanmaktayız. 
Herkesin kullandığı asit aynı, sonuçta sanayi için üretilmiş ama organik asittir...
Bu oksalik asidi nereden temin edebiliriz bilen var mı ? 

Soru soranların profillerini inceliyorum hiç cahil yok, bunları okutanda mı sorun var, okuyanlarda mı sorun var çözemedim...
Soru soranlar üniversite okumuş, soru sorulan ilk okul mezunu, belaya kaldık...
50 Kovan için 1 litrelik solüsyona ihtiyacımız var.
35 gr oksalik asit, 200 gr toz şeker ve bir litreye hepsini tamamla.
Oksalik asit oranları, %3.5- %4 -%5- %6 olarak kullananlar var. Biz Almanya'da uygulanan %3.5 olanı hazırlayıp uyguluyoruz...
Bir litre için tarttığımız toz şekeri sürahi ye koyuyoruz, tabi oksalik asitte sürahi de...
Üzerini ılık su ile bir litreye tamamlıyoruz...
Ben iki litre yaptım çünkü 100 koloniye verilecekti.

2 Litrelik oksalik asit solüsyonum  hazır, şimdi arılığın yolunu tutuyoruz...
 Her arılı çıta arasına 5 ml olarak arıların üzerine şırınga ile döküyoruz...
Yurt dışında tercih edilen, zor olmasına rağmen damlatma yöntemidir.
Oksalik asit buharı damlatma kadar etkili değil...
Buharında mutlaka etkisi vardır ama damlatmanın yerini tutmaz.
Burada direk temas var...
İlk olarak varroa maduru bir arım vardı Mersin arısı, biraz tatlı sert bir arı, uygulamaya onunla başladım. Aşağıda videosu gelecektir.
Uzun süre açık kalırsa saldırır, onu bile soğukta maskesiz oksalikledim...
5 Çıta arasında arısı vardı...
Sonbaharda bölmüştüm ana arı bu kovanda...
Yaklaşık 3 saatte tüm arıları geçtim...
 Böyle ruşetlerimde var...
Bu görüntü iyi bir görüntü değil videoların birisinde bu görüntü hakkında konuştum.
Bu kovanda stok iyi değil, iyi olsaydı, arı bu kadar yukarıda durmazdı.
Arılıkta 3 koloniye ballı çıta verdim.
Havlar ısındığında bir tur invert şurup vermemiz lazım.
Şurup vermek için arının uçması yeterli.
Bazı kişiler arısının ihtiyacı yokken illede invert şurup verecek, sonbaharda stoklar tamamlandıysa bahara kadar şuruba gerek yok.
Bu gibi görüntüler benim ayarımı bozuyor, bu görüntü arının kışın stoku olmadığını gösterir. Arı sırlı bal üzerinde durmaz, alta çeker kendisini...

Uygulama sonuçlarına bakmak için bazı kovan çekmecelerini temizledim.
Bunu tel tabanı olmayan bilmez, arılar o kadar çok kırıntı çıkartırki hayret edersiniz....
 Arının gücünü de bu görüntülerden anlarsınız, haftaya çekmeceleri bir çekelim bakalım sonbaharda ne kadar varroa bizden kaçmış...
 Arıların döktüğü kırıntılar kek verdiğinizde dahada artar...
 Tüm çekmeceleri temizleyemedim yağmur atıştırmaya başladı genede işi bitirmem önemliydi...
2 Litreden geriye kalan solüsyon. Bidonu komşu arılığa attım, 4 kovanına fazlasıyla yeter...
 Açlıktan ölen bir koloni, O kadar çok balı vardıki yağmalanmış ve gümlemiş...
Zaim abinin kovanlardan biriydi...
Yerini unutsun diye Darıcaya gelenlerden...
 Arılar açlıktan öldüğünde böyle peteklere kafalarını sokup ölürler...
 3 Çıtaya sıkıştırmıştım, fazlalık ballarınıda sıkıştırma dışına atmıştım...
Tüm çıtalar tam takırdı...
Bu sene 8-10 kovan yağmalandı, daha bahara kadar olur. Yağmacının birisini bulmuştum, onu arılıktan çıkartıp bir bahçeye götürüp tek başına bırakmıştım...

Yağmur hızlandı, ben çamurda pati çekmeye başladım.
Hedeflenen işi bitirmenin keyfi ile Gebze ye döndüm...


12.10.2014

ARICININ BAYRAMI...


Bayramda Düzce'ye davet edildik. Kahvaltıyı köyde yapıp kestane toplayacağız...
Kurban bayramının ilk üç günü ful çalışmıştım arılıkta çok az iş kalmıştı, dördüncü bayram İlhami abi Düzceye gidiyoruz deyince biraz kızdım şimdi gezme sırası mı tabiki içimden. Davet 2 ay öncesindendi, arada kaynatırız diye düşünüyordum olmadı :)
İyiki gitmişiz, iş iş nereye kadar, bahardan beri bir gün kafamıza göre tatil yapmamışız...
Kış gelsin biraz kafa dinlemeyi düşünüyorum...
Resime bakarken halimi düşünemiyorum, Engin abi seyrediyor, biz ne götürmüşüz be...

Yolda ana arı teslimatı var. İzmit'ten hobi arıcı Sadettin aldığı ana arılardan birisini kestirmiş. Dedim acele mi ettin, yok abi kovan kendisi ana arı çıkartmış fark edemedik bizim hatamız dedi, usta arıcı olsaydı elli türlü bahane öne sürerdi...
Neyde kahvaltıya geri dönelim...
Köy kahvaltısını duyunca, otobandan çıkıp yeniden girmeme rağmen bir saat on dakika gibi bir sürede kendimizi köyde bulduk. 
Bir ara ilhami abi fazla basma dedi basmıyorum dedim, kaçla gidiyorsun 180 ni geçmedim deyince hiç hissedilmiyor dedi :)
İlhami abi böyle şeylere kesinlikle gelemezdi Hakim abi olunca ses edemedi...
Kahvaltı masasında sadece zeytini satın aldık dediler gerisi hepsi köylüye ait.
Köylü dediğin böyle olmalı, Gebze'deki köylerde, köy ürünü bulamazsınız sadece süt alabilirsiniz...
Masamızda dağdan toplanmış minicik çileklerden yapılmış reçel, böğürtlen reçeli, kızılcık reçeli,köyde kendi sütlerinden yaptıkları Çerkez peyniri,tereyağ,acıka denilen birçemen çeşidi,bahçeden domates, kestane balı, köy ekmeği ve lavaş köfte, patates ve köyde köy yumurtası...
Düzce Güven Köy...

 Melih Ataseven...
Kestane toplamamız kısa sürdü, bir saatte kovalar doldu, fakat kazık yediğimizi sonradan anladım, İlhami abi kendisine büyük kova almış, bize küçük kova vermiş :(
 Kestane topladıktan sonra poz veriyoruz...
 Herkes mutlu, ben ise aşağıdaki resimde görüldüğü gibi ilhami abinin kovadan kestane aşırıyorum ama nereye koyacaksın....
 Anlayacağınız oyuna getirildik, arada hakim abide uyumuş...
En ufak kovada onun :)
 Kestane tarlasında devasa bir kestane ağacı. Kestaneler hastalanıyor muş, kademe kademe kesip kurtarmaya çalışıyorlar...
Kesimden sonraki filizler bir kaç sene sonra kestane vermeye başlıyormuş...

Yetişe bileceğimiz yükseklikte açılmış düşmek üzere kestaneler vardı...
 Kestane...
 Kestaneler...
 Ormandan döndük sırada bölmelerin kontrolü var.
Bu arıların ana arıları ben vermiştim...
7 Ekim 2014 güzel polen akımı var.
 Bölmelerde bazı sorunlar vardı onların giderilmesi konusunda açıklamalar yaptım, Zaten videoları var.Varroa konusu biraz ihmal edilmiş, kanatsız arılar vardı, bazı arıların üzerinde varroa vardı, Mücahit bir yıllık arıcı ve öğrenmeye açık birisi bunları çabuk atlatacak.
Tüm yeni arıcılar gibi bu bölmeler kıştan çıkar mı...
 Bu bölmelerde şu an iki çıta yavru var, bu gün yavruya son vereyim deseniz iki posta daha yavru çıkacaktır....


 Başta İbrahim olmak üzere ailesine Engin abimize ve Melih'e nasıl teşekür edeceğimi bilemiyorum.Hepsinden Allah razı olsun...
Bu arada körükçüm ilhami abi, magazin işinide unutmuyor, körükçü her işi yapmalı :)
Geziyi bitirip geri dönüşe geçtik...

 Yol kenarında her taraf kabak...
Birde yerli diye yazmışlar acayip güldük...
Direksiyonda olmama rağmen, kabakları ve etiketi resimlemeyi başardım...
Şok yerli kabak 1 lira yazıyor....
 Gelelim topladığımız kestanelere...
Düzce kestanesi oldukça meşhur...
Toplanan kestaneleri köylü satmak için pazara götürüyor.
Birlik olunsa haftada bir iki gün belirleyip alıcıları köye çekebilirler...
Bu kadar kestanenin çok olduğu yerde kestane şekeri yapılabilir....
Ben biraz fazla hayal peres biri olabilirim ama dediklerim uygulanabilir şeyler...
 Facede bir tanıdığım değişik bir kestane çizimi yayınladı, hemen kopya çektim ve kestaneler az ısınınca kabuğundan çıktılar...
 Tencereye koyup suyunu ayarladım birazda şeker ilave ettim....
Kısık ateşte pişti...
 Piştikten sonra ocağı açıp yüksek ateşte fazlalık suyunu uçurdum, al sana kestane şekeri...

Acayip güzel oldu,seneye kurban bayramı ne zaman :)

17.09.2014

ARICILIK EYLÜLDE YAPILANLAR

13 Eylül 2014 tarihinde Yusuf Şimşak'ın bal hasadı yapıldı ve bal sağımına kalamadık. Kendi arılığımda işlerim oldukça karışık.
Hala arı bölüyorum, bir taraftan kış stokları için besleme yapıyorum, İlhami abiye bile çoktan beri gidemiyorum, Darıca burnumun ucu ama..
3 Çıtalık bir bölme arı. Bazılarına göre bu arıların tamamı bu kışı çıkartamayacak, adamlar çok biliyor. Bunu diyen adamın arılarında böyle yavru var mı çok merak ediyorum...
3 Çıtalık ruşet kovanlarda, iki çıta yavru var. Büyük olasılıkla yılbaşına kadar bizde yavru devam eder.
Sonbahara girdik kışa doğru gidiyoruz.Arıların stokları hemen bir günde oluşmaz.Arılara şurup verdim hemen şimdi kekmi şurupmu vereceğiz diyenler var. Arının balı varsa kendine güveni olur ve yavruyu kesmez, kenar çıtalar boş olsa arı rahat yavru yapamaz.
Kışa yaklaştıkça bal kemerleri kalınlaşıp yavru alanı azalacak ve kışa girilecek. KovaN veya ruşetlerde tüm boş ve fazlalık çıtalar alınmalı ve arılar toparlanmalı.
Geçenlerde biriside arıları çok aşırı beslemişin yazmıştı, bir başkası arıların aç demişti. Konuşun bilmeyen sizi arıcı sansın:)
Bir çıtaya göre benim gibi birisinin arılığına veya arısına yorum yapılamaz. Benim sezon boyu en az 10 kovanda meme belenmesi yapılıyor.Bir taraftan bu kovana kapalı yavru takviyesi yapıyorsun. Meme besleyen bir kovana kesintisiz 3 gün şurup veriliyor, ver ver nereye kadar kovan bloke oluyor. Bu kovandaki bloke çıtaları bölmelere balı olmayan kovanlara servis ederiz.Yukarıdaki çıtada büyük ihtimal onlardan birisidir. Arıda eteklerdeki açık stokları yukarıya çeker altına yavru basar, bu çıta bölmede bu hala gelmiş ama bu bölmeye bu çıta geldiğinde ful şurupmuştur...
Gel şimdi bir çıtaya göre yorum yap.
Birde yaptığımız işlemleri ilk defa yapmıyoruz, yılların birikimi var.
Elimde torsek erkekleri var, fakat bir önceki yumurtaları arılar taşıdı ve zor duruma düştüm, yeniden yumurta temini yapıldı, yumurtayı gönderende bana sinir olmuştur nereden bende önemli bir damızlık var dedim diyordur...
Bu üçüncü yumurtalar, özel bir damızlıktan daha önce Yasminin kızlarının yumurtasını gene temin etmiştim kızlar rengarenkti, demekki kullanma meleziydi. Bu damızlığın kızları tek tip, zaten damızlık olarak temin edilmiş, hepsi birbirinin kopyası aynı çıkıyor.Torsek erkekler ile torsek kızları buluşturacağım. Bu seneden kopyasını kenara alıp koyayım istiyorum ...
Çatlayan yumurtalar..
İyiki gelen yumurtaları ikiye bölmüşün anasız kovanın birisi gene yumurtaları taşıdı, petek gözlerinde bir tane yumurta çatlamaz mı çatlamıyor işte, bu gibi durumlarda anladım ki tek kovana bağlanmayacaksın...
Bu memeleride bir başka ruşete miller olarak bıraktım.
Arıcılıkta bir çok ilk gerçekleştirdik, başkalarına geçmişte yumurta vermiştim, şimdi başka yerlerden yumurta alıyoruz:)
Yumurtadan kopya çıkartmak ise bizim işimiz...


Bu yıl dünya kadar el demiri kaybettik, kovanların her tarafı ot, yağış hiç kesilmedi.El demirini boya olasa boyamak daha güzel ama kırmızı bantta sarılabilir. Hatta kırmızı beyaz bant süper oluyor, bu bantıda Yusuf'un elektirikçisinden gasp ettim de denebilir, adam kabloya bant sarıyordu, dedim elinde fazla bant var mı, var dedi, iyi o zaman dedim ben bunu alıyorum :)
Beyazı var mı diye keşke sorsaydım, şimdi aklıma geldi....
Hafta sonu artık son ana arı memeleri dağıttım. Bu yıl erkek arı kesilmedi, hala erkek arı var, hayret etmemek imkansız. Bunun nedeni zannedersem yağışlar, kurakta erkek yetiştirmek ve erkekleri korumak çok zor oluyor.
Köpük arı kutularda zayıfların ana arısını alıp yanındaki ile birleştiriyorum. Tanıdıklardan acil ana arı isteyen olursa geri çevirmiyorum. Hazır ana arıların büyük bölümünü kendi yaptığım bölmelere kullanmaya başladım.
En son nasıl sonlandıracağız bilmem, herhalde bir güçlü kovana kat koyup araya ızgara, bu çıtaları dizip yavruların sökülmesini beklemek olacak.
Plastik çıtaya çalışan ruşetlerde ara bölmeleri alıp, üç gözü bir ruşete döndürmeye devam ediyorum.
Köpük kutuların keki hiç eksik olmamalı, ilk defa bu yıl bu kutuklarla çalıştık.Baştan biraz bocaladık ama toparlamamız sezon sonunu buldu...

Hafta sonları çok kıymetlendi. Mesai sonrası arılıkta çalışmak için yeterli zaman kalmadı. İş o kadar çok ki aslında hiç boş durmuyoryum, hiç bir şey yapmamışım gibi geliyor bana.

Bu hafta sonu daha önce görmediğim bir hadise oldu.
Bir gün önceden böldüğüm arıyı bölünen kovanın 2 metre ötesine koydum ve kapattım. Ertesi gün bölme kovanı açtım, uzun süre arılar çıkmadı, geri dönüşü düşünerek en az 3 çıta arı bölmüştüm, ne kadar geriye dönerse dönsün benim hesaplarıma göre bir çıta ful arı kalmalıydı.

Arıda bir hareketlenme oldu, birden eski kovanla sanki kontak kurdular, bölmede ne kadar arı varsa böldüğüm kovana akın etmeye başladılar, ben ne kadar girderse gitsin bir çıta arı bölmede kalır diye tahmin etmeye devam ettim. Akşam üzeri bölmeyi açtım ki üç beş arı kalmış, öbür kovanı açtım arı bölündüğü için çıta yok, örtüden aşağıya salkım yapmış. :(

Acemi arılar bile eski kovana oğul gibi göç ettiler, yeniden aynı kovana arı götürdüm ve ağızlarını kapattım bir kaç gün dursa da gene bunlar yolu biliyor götüreceğim başka arılığa...
Sonuçta arı bölüyorsun  bu arı bu bölmeye yeter diyorsanız arıyı arılıktan uzağa götürmelisiniz yoksa arı rezil oluyor.

Pazar öğle yemeği için Memiş abiyi aradım abi, bir porsiyon ızgara at birazdan oradayım.
Gittiğimde bizim belediye başkanımız ilçe başkanımız ve mahalle başkanları tam kadro Memiş abinin mekandalar.
Bazıları mesayi arkadaşım bazıları akrabam oluyor. Acayip sürpriz oldu...
Memiş abinin mekan çok güzel.Hala oğlu Bayram Kurt'ta oradaydı.Ailecek gidilebilecek bir yer,ormanın içi. Piknik alanı...
Tuğrul bu kadar ızgara sana çok değilmi diye yemeğime göz dikti ama yedirmedim...
Arı kuşları arılıklara çöreklenmiş vaziyette.
Ben arılığa girince arı kuşları uzaklaşıyor demek ki bayağı tırsmışlar. Her geçen gün kalabalıklaşmaya başladılar.Yağışlar geliyor inşallah sonları olur ve bir an önce buraları terk ederler...

Birde şöyle düşünüyorum dışarıya gidip gelen arılar zaten ömrünün sonuna gelmiş, kovanda tüketici olacaklarına, arı kuşları nasiplensin diyorum...
Tabi bunlar çaresizlik söylemleri, tepemi attırmaya devam ediyorlar eyleme kalkışa bilirim....

Bir çıta arı, bir ayda ne kadar güçlendirilir. Yayınladığım videoyu görenler burada bir çıta arı bile yok diyebilir, ama arılığınızda arınız çok ise ana arı kabulünden sonra bu arıya bir ay gibi sürede ne kadar güç katarım bir görelim. Yazının başında yazdım, biz konuşmayıp yaptıklarımızı paylaşıyoruz diye...Bu video tüm arıcılar için sezon boyu çok önemlidir.