azğan çiçeği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
azğan çiçeği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19.04.2014

ARICILIK VE EVDEKİ HESAPLAR...

 Ana arı üretimi arıcılığın en zor kollarından biridir...
Oturup hesap kitaplar yaparsınız, işi bildiğiniz halde işin içinden çıkılamıyor.
Birde işi bilmeyip kenardan hesap yapanlar vardır, hiç masraf yok, fire yok, şu kadar ana arı şu kadar para :)
Bu yıl benim açımdan felaket zor geçiyor...
Ana arı meme yetiştirmekte acayip sıkıntılar çektim. Meme olmayınca ana arıda olmuyor, memeler tutsa bir türlü kutuyu harekete geçirirsin. Transfer yapmaktan bıkıp usandım.
Tutan memeler bile dağıtmaya bir kaç gün kala kesiliyor...
Kutuyu arılandırmışın meme yok, bir sürü göz yalancıya kaçtı.
Ne kadar olumsuzluklara sabredip dirensekte hedeflerimizin acayip gerisinde kaldık...
Fatih Bursa'ya gidip bari aşılama yapayım, gelen anasız kutulara memeleri takarım dedi. Bir kaç tur götürdüğü damızlık anaçtan aşılama yaptı, abi iki çıtaya 30-30 aşılama yaptım hepsi tutmuş, diğer yaptıklarıda tutmuş, Fatih de bu işlere şaşırıyor, usta tutturamıyor, çırak %100 ile yoluna devam ediyor...
Bu yıl köpük kutulara ağırlık verdik, keşke ağırlığı eski plastik çıtalı kendi kutularıma verseydim, eski sistemde fire yok denecek kadar az.
Köpük kutularda acayip sorun çıktı.
Kendi arılarımız kolay kolay yalancıya kaçmaz, ırkı ne olduğu belli olmayan arılar bölündükten bir hafta sonra yalancı yumurta atabiliyor...
Aydıncık geçen yıldan beri yağış almıyor, toplamda geçen yıldan beri yağan yağmur üst üste 4 saat toplamıyor.
Bu kadar olumsuzluk bir araya nasıl toplandı, bu nasıl bir imtihan...
İşe güzel giriş yapamadık inşallah sonu hayırlı olur.
Çiftleşip bölmesine geri dönen bir kraliçe arı....
Arkasında çiftleşme işareti ile dört dönüyor....
Memelerin tutmaması beni acayip arayışlara götürdü. Kendim bal mumundan yüksükler döktüm. Sulu aşılama yapmıyordum arı sütü sulandırıp aşılamalarmı yapmadım. Resimdeki çıtada 28 meme var, 27 tanesi tutmuş, fakat 10 gün bu devam edecek mi?
Ortamın bozukluğunu gören arılar bu kadar meme bizim neyimize deyip 4-5 tanesini bırakıp hepsini kesebiliyor....
İstediğimiz kadar olmasada bazı ana arılar hazır. Teslimatlarda 15-20 gün sarkmalar olacak, bazı kişiler sen tarih söylemiştin diyor tabiki haklılar::((
Sıraya göre yollamaya çalışıyorum...
Başarısız olmak çok zor, sonuçta sözünde durmuyorsun...
Aydıncık'tan büyük bir zararla önümüzdeki hafta ayrılacağız.Sonuçta kısmetten öte yol yok...
Bulunduğumuz bölgede bu yıl arılar gelişmiyor. Kuraklık, ot çöp yetişmiyor, ekinler bir karış kelleyi sökemeden kurudu. Darıcadaki arılarımız acayip gelişiyor, bölmeler yapılıyor, kat atılıyor.
 Son gelişimde getirdiğim erkek arılar yetmedi, acilen durumu İlhami abiye ilettim, damızlık erkeklerin bulunduğu koloniden yaptığı bölme otobüse bize ulaştırıldı.
 Aydıncık'a direk otobüs olmadığı için konyada aktarma yapıldı, Seyit hocamada zahmet verdik, abi dostlar niçin var dedi.
Paketten ruşet kovan çıktı...
 Suni tohumlama cihazımız uzun zamandır atıl duruyordu, kir pas içinde kalmış temizledim.
 Bayağı meraklım vardı, Kamil cihazı incelerken...
 Alet prırıl pırıl temizlendi.
Suni tohumlamayı yabancı ülkelerde her arıcı yapabiliyor. Ülkemizde ise 2013 yılı sonunda çıkartılan yönetmelik gereği, sadece veteriner, ziraat mühendisi ve arıcılık yüksel okul mezunları yapabilecek...
Bizim arıcılarımızın yabancı arıcılardan eksiğimi fazlasımı var bilmiyorum.Yada bizim arıcılarımız kaçıncı sınıf... Dolayısı ile artık suni tohumlama yapmıyoruz. Aleti ara sıra temizleyeceğiz, bir başka yol daha var, erkek arılar ile kraliçe arıları nikah masasında ikna edip çiftleşmesini sağlamak...
İşin garip tarafı ise arının dilinden anlamadan bu ikna nasıl yapılır araştırıyorum....
Sonuçta bir şekilde damızlık anaçlarımı yedeklemem gerekiyor.....
 Aydıncıklı arıcılar ile bir araya geldik. Bu yıl arıların gelişmediği üzerine konuşmalar yaptık.
 Geçen yıl arı aldığım kişi Ali Yeni, bu yıl hala arılarım alt kuluçkalıkğı dolduramadı demekte, nisan 15 olmuş....
Birde köpük kutuda ana arı üretmeye kalkmış, kutuda arı kalmadı karıncalar sardı dedi. Dedimki köpük kutuya arı koydun kaç gün kapalı tuttun, dediki bölmeyi yaptım, götürüp başka yerde açtım arı kalmadı, dedim bu işin püf noktasını atlamışın, kutuya arı koydunmu en az 3en fazla 4 gün serin bir yere koyup bekleteceksin ve içeride besin olacak. Eksikliğini kabul etti yeniden deneme yapacak....

 Bir başka arıcı abimiz, bu masadakiler yeniliğe oldukça açık arıcılardı. İnvert şurubu yapabilmek için krem tartar bulamadıklarından yakındılar.
 Mustafa abi Aydıncıklı arıcılardan. Arıları Aydıncıktan 10 km dışarıda Kara seki köyünde. Bu yıl biraz arıda Mustafa abiden aldık.
Battı balık yan gider misali, artık zararda üçü beşi aramanın bir anlamı kalmadı...
İnşallah bu sıkıntının bir çıkışı olacak, hep sarp rampa değil hayat...
 Bu resim Karaseki köyünde çektim 17 nisan günü. Aydıncıkta böyle açan azğan çiçeği bu yıl göremedik...
Mustafa abiden aldığım 10 kovan arıyı bir gün sonrası köpük kutulara doldurup yokettik, yavruluçıtaları bizim arılara girdik.
Kutular ise Bursa'ya Fatih'e gitti.
Mustafa dayının arıcı el demiri.
Fatih bana kamyoncu ile anlaştığında haber verecekti. Bende arıları ve kutuları hazırlayacaktım. Bir akşam dediki yarın kamyoncu geliyor....
İlçe tarımdan çıkış alınacak, postaneye gidilecek kargo gelmiş ve günlerden cuma...
Kutumu arılandıracağız,kovanları yolamı hazırlayacağız, kafamda ruşet bölmeler vardı, onlarımı yapayım.
 Komşuları yardıma çağırdık kutuların çıtasına mum takıyorlar....
 Komşularımız çok yardım sever....
 Hemen tezgah kuruldu yüzlerce çıtaya mum takıldı, bu çıtalar kutuya girecek, arılandırılıp akşama Bursa'ya gidecek.....
Çok güzel iş çıkarttık.Hedefi tutturamadık ama az bir açık kaldı, birazda boş kutu yolladık Mirili'ye...
 Akşam olmadan kamyoncumuz geldi, Fatihin kovuşundaki yatağına yatırdım. Akşama kadar uyuttuk, kamyoncu yolda gene uyumuş....Kütahya Gedizli Recep....
Saat 22:00 da Bursa'ya hareket edildi...
19 Nisan cumartesi, hava kapalı ve yağış başladı. Aylardır iilk defa kapalı ve yağışlı bir hava ile karşı karşıyayız. Yağmurda kendimi ıslatıyorum, rahmetten kaçmamak adına:)
Peygamberimiz, yağmur yağdığında göğsünü açıp yağmurun değmesini sağlar sonrada dua ediyormuş...
Bemin göğsüme yağmur değmedi ama...
Ceketimden geçen yağmur içerideki gömleği ıslattı....,
Bu gün hazır ana arı toplanacaktı vaz geçtik...
Daha önce Gülnar'dan arı almıştık boş kovanları teslim edelim dedik. Arkadaşım Ekrem'in köyüne gittik, yaylalar Aydıncıktan daha çiçekli....

 Baldıran diyorlarmış bu bitkiye bizde de olurdu adını bilmiyordum....
 Yaylada açmış acayip çiriş var. Gülnar'da çirişler tohuma durdu, Şeyhömer köyünde ve civarında geçmiş hiç çiriş görmedik. Daha yeni açıyor bal verimi çok yüksekmiş...
 Çirişteki güzelliğe bakın, gün boyu yağış devam etti...
 Sarı çiriş...
 Dağda ekin tarlaları yemyeşil....
Buralarda düz ova yok gibi....
Tesbih çiçekleride açmaya başlamış....