Misafir var::))
Bu seferki misafir yurt dışından, Girit'ten kalkıp eğitim almaya gelmiş...
Arılıktaki ilk sorduğu şeylerden biriside, oğlagı yedinizmi oldu::))
Arıcılık ve Ramazan, ikisi bir arada oldukça arıcıyı zorluyor, bir şeyler yapıp hemen arıların içinden çıkıp kendinizi ağaçların gölgesine atıyorsunuz. Sonuçta çok verimli bir çalışma olmuyor ama yapılması gerekenlerin bir kısmını ancak yapıyorsunuz.
Ne oğlakmış be...
Arkadaşlarımızdan biriside abi bakanın çadırında yazı yok böyle olmaması lazım diye bu yazılı resimi yollamış...
Hafta içi ünlü kalfam Dr.Muhteşem bey iftarımıza katıldı. Arılıkta iftar bizim adımıza çekilmiyor ama dışarıdan gelenlere acayip nostaljik gelmekte...
Doktorumun bu yılki bir fıçı kestane balı, çok olsaydı varil verirdik ne yapalım::))
Yemekten sonra sohbet ediyorduk, bir ara tek tük yağmur düşmeye başladı, heralde yağmur yagacak filan derken öyle bir yağmur bastırdıki anlatamam, etrafı toparlayıp arabaya girene kadar sucuk gibi ıslandık. Bu kalfada birr güdümsüzlük hep sezmişimdirde bir türlü yüzüne diyemiyorum...
Arılıkta öğleden önce çardakta yatmak oldukça keyifli serin oluyor sinek ve karınca olmuyor, öğleden sonra kiremitler kızıyor ulu meşe ağaçlarının altına gidiyoruz, rüzgar alan yerler çok süper.
Bu hafta sonu çardakta yatıyorum, bir kçşede bir şeyler oluyor, yarasa siz üzerine gitmediğinizde asılı duru ve hiç yer degiştirmez.
3 Tane yarasa var, gerçi kimin ne yaptığını çözemedim ya neyse. Sürekli bir uçuşma biri birisine konuyormu biniyormu belli değil.
Hangisi disi yada hangileri, bir yarasanın çift eşimi, çift kocasımı var?
Biraz yakınlarına gittim ne yapıyorlar diye, bu seferde uçup uzak köşeye gidiyorlar, sonuçta anladığım kadarıyla bunların sanki çiftleşme zamanıydı, nerde doğurur, nerede taşır, sonuçta memeli hayvan, velhasıl çözemedim::((
Misafirimiz ilk eğitimlerini anlamaya başladı, larva transferi yaptı, arılıktaki işleyişi gördü, olumsuzluklara ne gibi müdahale ediyoruz onları gördü. Sonuçta koşturan benim, ve belli bir süre sonrası dinlenmeye çekiliyorsun. Manos 37-38 dereceden gelmiş bu sıcaklık ona dokunmuyor, biz ise 28 derecede bitiyoruz::))
Ana arı kutularındaki çöküş hala sürüyor, hala kutuların yarısına mudahale edemedim. Mudahale edilenler normal seyrine dönüyor ertesi günü doğmak üzere olan meme veriyorum.5-6 Kovanda meme besletiyoruz kutulara yetmiyor, bu duruma bir şey denedik onun için düştük, pratik bir şey bulmuştum, normal işleyisi daha kolaylaştırıyordu...
Haftalık ana arı sayısı bayağı azaldı, ancak bayrama eski duruma gelmesi imkansız, sağlam kalanlardan ana arı toplarım, sönenlere şimdilik hiç dokunmuyorum.
Sezon sonuna ise tüm gözler faal olarak kışa girercek inşallah.
Bir hafta sonunu daha geride bıraktık, iftarı gündüzden arılıkta yapalım diye planlamıştık, akşama elim kolum düştü, birde yemek yapacan, bu çekilmez, herkes evine gitse daha iyi olacak deyip Gebze'ye dönüldü. İftarda hiç bir şey yemeden bu yıl üç bardak peşi peşine su ne gitti anlatamam::))
Manos şapka ve zeytin yağı getirmiş, zeytin yağının birisini sayın Turunç beye verirsin diyor, görürsem söylerim dedim, başka işimiz yoktu::))
Adam taşıp dağılmış zaten, birde yağ verip, yangını körüklemeyelim dimi???
ramazan ve arıcılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ramazan ve arıcılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)