yılgın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yılgın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27.09.2010

PÜREN NİHAYET AÇMAYA BAŞLADI

Püren 2010 yılında çok geçte olsa açmaya açmaya başladı. Nerdeyse geçmiş yıllara bakıldgında 1 aydan fazla fark var.
Artıcılıkta ise bir aylık süreç neredeyse iki posta yavru çıkması demektir.Yani bir aylık geç kalmış süreç hiç iyi olmadı.
Geçmiş yıllarda azda olsa ağutosta başlardı, bu sene eylül ayının ilk yarısında resim çekmeye püren yoktu.
Arıcılıkta sonbaharda püren çok önemli.

Püren bölgemizde yılgında deniyor, başka yerlerde funda biliniyor. Pürenin çeşitli renk tonları var.
Kendi arasında erken açanı, daha sonra açanları vardır yaklaşık en az bir ay açık kalır.

Kademeli bir bitkidir, ıhlamur ve kestane gibi birden açıp geçmez.
Bu resim üç gün öncesini anlatıyor.
Açan püren sayısı %10 falandı.
Ormnandaki olumsuzluklardan birisi, inşallah en az zararla bu işi bitirirler. Çalı süpürgesi diye bildiğimiz, püren kesimi var.
Orman işletmesine bir kişi müracat etmiş, işletmede püren kesimine izin vermiş. Bir ekip ormanı baştan sona tarayarak şu an kesim yapıyor.
İnşallah bu iş püreni budama yerine geçer.

Bundan sonra ormana daha rahat giderim anaarı kutularının toparlanıp birleştirilmesi bitti gibi. Anaarı kutusu ve başka yaptıklarımız bir başka paylaşımda görbilirsiniz.

Ormana Gebeze'deki işleri bitirdikten sonra akşam üzeri gittik.
Gittiğimizde zaten pembe renkleri görmek bizi mutlu etti.
Bir ay geç gelen bir mutluluktu bu.
Kovanlarıma göz atıp hemen civara göz atalım dedik.
Komşu arılıkla aramızdaki patikadan geçiyoruz.
Komşu arılıktaki sönen kovanlar, ağ kurdu üretimi hala devam ediyor.
Ben hatırlarsanız bu kovanları kapatmıştım.
Arıcımızda o kadar duyarlı ki, sönen kovanları ortalıga çırpıp boş kovanları almış.
Arıcılıktan az anlayan birisi bu işi böyle yapması mümkün degil.
Hem hastalık riski var, hemde arıları huysuslaştran bir durum ortada duruyor.
Biz hastalık varsa dagılmasın, arılar yagmaya alışmasın istiyoruz.
Bazılarıda tam tersini düşünüyormu yada hiç bir şey umurunda degilmi bilemiyorum.
Komşu arılıktan bir başka resim.
Pürenlerin ne kadar açtıgına bir örnek daha.
Geçmiş yıllara bakmak isteyenler yıllara göre blogun yanındaki arşivden ayları tıklayıp, geçmişe bakabilir.
Çok geç olmasına rağmen arıların hala pürende çalışması.
Püren bizim bölgemizdahil trakya, ve geçen sene gittiğimiz Muğla Milas'tada aynı görüntüler vardı. Bir taraf çam bir tarafta püren olan yerler mevcuttu.
Arılığımın yanındaki açan pürenler.
Aşagıda gelecek olan filim bu pürende çekildi.
Sabah erkenden ormanda olmak var, bakın o zaman nasıl çalışıyorlardır tüm arılar.
Daimi komşum olan ve kış boyu arıları ormanda kalan Bilal'in arılığına uğradım.
Yeni sehpalar yapmış.
Hem basit hemde ucuz bir sisteme arılık sehpası.
Ben burada agacı ters taktım, agaç aynı vaziyette bu taraftaki demire takılması lazımdı.
Yani kalas sehpa ayagındaki demire oturması gerekiyor.
Bir yerden başka yere nakillerdede sadece kalas taşıyormuşunuz gibi oluyor ayaklarda yer kaplamıyor.
Kurulu sehpa.
Bu sene kocayemiştede erken açan yada açmaya çalışan yok.
Kocayemişte kademeli açan bir bitki.
Nedendir bilmiyorum, bu sene hiç bir kocayemiş ağacında meyve yoktu.
Hacıda çok biliyorya, daha çiçek açmayan ağacın meyvesimi olu dedi.
Beni hasta etti, bu ağacın meyvesi ve çiçegi yan yana olur.
Ormana yeni getirilmiş yaklaşık 250 kovan arı.
Yoldan geçerken bir kaç resim almıştı, dönüşte bir göz attım.
Bu arıların hemen arkasında gene yaklaşık 200 den fazla kovan var, inşallah birbirlerinden haberleri vardı. Araları 50 metre yok.
Geçen sene zannedersem bu arıları gene başka yerde ziyaret etmiştim.
Tüm kovanlar sac kaplı ve her 5 tanede bir plaka vardı.
Arıların önündekiler inşallah yağma ölümleri degildir.
Tüm kovanların önünde böyle arı ölüleri vardı.
Bir başka olasılık yolculukta olabilir, kovan havalandırmalarımız hep derim çok yetersiz.
Bu ölümler yolda olduysa, uzaga atılan ölü arıları bir hesap eder isek çok arı kırılmış.
Biz 30 çıtalık arıları taşıyoruz nerdeyse hiç ölen olmuyor. Bir avuç arıların ölenlerine bakın
Tel altlıklar çok rahat, istersen sıcakta kovan bir hafta yolculuk etsede sorun çıkmaz.
Önümüz kış ve her arı çok gerekli, fakat bence ekipman dolayısı ile bu ölümler olmuştur.
Bu arada bu senenin yogunlugu bitmek üzere.
İşlerden kaçar hale geldim, hatta koşmaktan bıktım diyebilirim.
En fazla 1 ayda dayanmam lazım, sonra doktor kontrolünde kampa girecem::)))



püren,yilgin,funda, arıcı Ali Türk,
Yükleyen Ali_Turk. - DiÄ?er hayvan videolarına göz atın.

Filim konusunda filim işleri ögreticim, Sayın Muhteşem Turunç bey kalfa olmuşun gibi bişi dedi ama tam açıklık yok. Fakat yapmış oldugum çalışmadan menmun gözüküyor.::))
Ben hep derim zaten birisi bir işi yapamıyorsa, suçlu işi yapamayan degilde işi öğretemeyendir diye::))

22.10.2008

19 EKİM PAZAR,MAKİNAMIZA TAKILANLAR

İlk resim aldıgım burun,pürenlerin yarısı geçmiş dahada açacak olanlar var.Tekme vurduğunuzda polen gözle uçtuğu görülüyor.Arılar resmin arkasındaki ağaçların arkasındaydı.Burasının her hafta resimlerini çektim.Şu an dorukta ve ormana girmemle birlikte püren kokuyordu her taraf.


Burası en geç açan yer,yağmurlardan önce sap sarı olmuştu burası.

Kovanlarımın arkasandaki pürenlerde iyice açtılar. Haberi yasyınladım kontrol ederken bir şey dikkatimi çekti.Yerlere bakarsanız bol miktarda arı ölüsü var.Bu buraya atılırken düşenler,kim bilir uzaklara bunların kaç misli atılmıştır.Bu ölümler ilk baharda arılarılarımıza kek verdiğimizde 10-15 gün sonra doruğa çıkıyordu.Şimdi Trakyada arılar geri gitmişti,tekrar kek verdik. Birden bu kadar arının ölmesi arıları kekle aşırı yormaktanmı kaynaklandı.Bu işi iki arılıkta ayrı uygulamalar yaparak bir gözlemlemek lazım.Hafta sonu yapılan arıcılıktan bu gözlemler çıkıyor.

Hava pazar günü normaldi.Ama arı acayip nektar çekiyordu.Gelenler kovanları tutturamayıp başka yerlere konuyordu.Kimisi yerlere düşüyordu.

Bu kovan son üç senenin şampiyonuydu hala devam ediyor,işin garibi nazar da değirecem.Maşallahı var.Şu an bu kovandan daha güçlü kovan yok arılığımda.Kattaki bir kaç çıtaya bal atmaya başlamış.Daha önceki kek vermemde sadece bu kovanı merak etmiştim.Katını kaldırıp baktım 6 çıta yavrulusu vardı.Şimdi gene merak ettim,aslında merak etmeyede gerek yok kovan hepsinden güçlü.

Kekle beslediigim zamnki gibi artık yavru atmıyor.Dıştan içe artık dışardan gelen ballarla çıtaları bloke etmeye başlamışlar.

En ortadaki yavrulu çıtası buydu şampiyonun.Fakat anlamadığım bir şey var bu kovandaki anaarı 3 yılı geçti.Ya bana çaktırmadan anaarıyı degiştirdi,degişmişte olamaz.Çünkü bu kovanımın iki rek arısı vardır.Siyah ve sarı renkteler.Aynen renkler devam ediyor.

Bu mantarlar yol kenarlarında çok çıkar,köylüler adına öreke diyor.Yenen bir mantar ama mantar işi sakat doktora sormak lazım.

Bu sistemde bu sene kabarmış peteklerime bir şey olmadı.Hem kovanı istedigim gibi olmasada belli bir ölçüde daraltmış oldum.Arada naylon olmasa mutlaka katların alınması lazımdı.

Katlı halinden bir görünüş,aradan çıta çekilmiş durum.Bu haftada bir kaç kat indirdim.aşagıyı dolduramayan arıların katlarını aldım.

Bal geliyordu,buna ek olarakta kocayemişte açmış.Yavru faliyeti tüm kovanlarda devam ediyor.

Hava ne kadar iyi olur artık kestirmek çok zor.Bazı arıcıların tecrübelerine göre birden kış bastıracak diyenler var.Öyle bir kış olursa arı hemen yavru sökmeye başlar.Allahtan hayırlısı bakalım.

Doğal aşılı kocayemişler,bunların meyveleri iri oluyor.

Benim arıların civarındaki kocayemiş çiçeklerinin salkımları.

Bu resimde batarya bitti.Kocayemişte acayip bambus arısı vardı.Daha sonraki resimleri makina dinlendikçe birer resim almak zorunda kaldım.

Şu dağkovanına yazın bir karniyol anaarı monte edemedim ona yanıyorum.İçindeki anaarı o kadar nazlı yumurta atıyorki.Elden gelen bir şey yok.

Arılıktan ayrılırken çektigim son resim.Yol üzerinde güzel resimler vardı,hiç birini çekemedim.Kafamda yavaş yavaş,Gebzeye arıları almak var.Gebze deki arıların fazla uzagında olmayan çok püren buldum bir kaç gün önce.Gebze binalardanmıdır neden bilemiyorum,ormandan çok sıcak.
NOT:Tartarik asid yada diğer adıyla tartar kraması hakkında sayfanın sonundaki habere Ankara dan açıklama geldi.Merak edenler okuyabilir.

13.10.2008

12 EKİM PAZAR,KATLARI ALMAYA BAŞLADIK

Pazar günü Gebze'deki arılığa gittim.Arıların çalışması mühiş ti.sanki bahar ayları gibi.Yoğun polen akımı var.Arılarımın 500-600 metre civarındaki pürenler uzaktan belli oluyordu.Arılar işlerini biliyor anında bulmuşlar püreni.

Hacı abi geceleri soguk oluyor diye muslukları biraz daha daralmış.Daha önce yağmalanmasın diye daraltmıştık.

Gebze içi ormandan bana göre çok sıcak.Gebzeden hacı abinin arabayla sığırlık mevkisindeki arılıga gittik. Saf karniyol sadece pürene çalışıyordu.Diğer arılar arada sırada sarı polen getirdi.

Arılarımın arkasındaki pürenler açmış.Her taraf arı kaynıyordu.Ama Gebze'deki hız yoktu sıcakta yok.

Katları ve notları almaya başladım daha sonra not işi kayış attı.Çünkü çok oyalayıcı olunca öncelik katların alınmasıydı.Gerçi katlarında hepsini alamadık.Bu aradada kamburum çıkmış.Acayip yorulmuşuz,bu iş gezmeye benzemiyor ki::))

Püren yarı olmuş açması.Daha epey devam eder.

Arılar sakindiler genelde yüz maskesiyle çalıştım ama birisi gene arılıklarda görmek istemedigimiz işleri yapıp bizi soktular.Centilmenlik dışı hareketleri sevmiyorum ama arıda haksız degilki,bu havada açarsan böyle olur dedi.

Açmış pürenler yol boyu benim bile iştahımı kabarttı.Adamın arı olup pürene dalası geliyor ama bu imkansız.Erkek arılar nektar ve polen toplamazlar ki.

Geçen sene acayip güldüğüm şaka aklıma geldi.Birileriyle ormanda geziyoruz böyle iri kocayemişler vardı.Gezenlerden biri dediki ne kadar büyük meyvesi var.Bizim Kadir başkanda dediki abi onlar aşılı ondan böyle iri oluyor.Allahın dağı kocayemiş işte ne aşısı bilmeyen yiyor tabi::))

Bu arada kocayemişlerde artık yakında açar.Bu salkımlar inşallah benbeyaz çiçek olacaklar.
Bu anaarı Trakya da ilk ürettiğim anaarıdır.Birileri hakkımda kovanda yumurta bırakmadı diyordu ya::))
Şenola verdiğim 34 nolu karniyolun kızı.Ben anaarıyı resimliyordum resimde başka şey de çekmişiz.Pürenden arı bize bal getirmesede kendisine bal çekiyor.
Yaklaşık bir ay önce yarımşar kilo iki sefer kek vermiştim.Arılar yavru yapsınlar diye.Başka besleme yapmadım.Keklerin bir bölümüde duruyor.Birde şunu aktarayım kek arıyı beslemek için degil yavru yaptırmak için kullanılır.Şurup filan verdigimiz yok zaten arıyada heralde gitmeyeli 15 gün olmuştur,gözlerdeki pürenden gelen nektar olsa gerek.
Her hafta karşı burundan resim alırdım.Şimdi ise arılarım bulundugu ağaçların önünden resim çektiğim yeri resimledim.
Bambus gillerden bir arı kolonisi.Daha önce sarıca arısı üretimi yapardım,şimdide bu arı ailesini ıslah etmeye çalışıyorum.Yüksek tonajlı,agır bal arısı projem.Zaten anlamadıgımız iş yok.Her işi bilir her konunun uzmanıyız .Genetik ıslah çalışmalarım devam ediyor.Yurt dışına damızlık satışları yakında başlar.
Gerçi yurt dışından ıslah edilmiş damızlık arı isteyen yok,onlar doğal arılar istiyor ve ıslahını kendileri yapıyorlar.
Islah edilmiş arı isteselerdi amarikalı arı bilimci kayserinin dağında kaybolmazdı.Başta genetik ıslahla alakalı bol palavralı bir yazı yazmaya kalktım,palavrada zormuş atamadım.Kısa bir yazı oldu,öylece duruyor.
Kış salkımına girmiyor bu arılar.Dagınık kış uykusuna yatmışlardı.Bende bir karıştırdım,aynı bal arıları gibi bulundukları yere pislik yapmıyorlar uçanlar uçarken o işi gördüler.
Erken ilk baharda gördüğümüz görüntülerin aynısı.Yaşlanan arıların sonu.tüyleri dökülüp simsiyah olmuşlar.Bunlar içerde ölmese,kovan iç hizmetçileri biletlerini kesip dışarı atıyorlar.Ne kadar kötü çalışırken sorun yok,çalışamıyorsun kapı dışarı.Yaşlılık kötü ama herkes hergün yaşlanıyor,bazen düşünürüm hertkes ölmek için yaşıyor.Ne yaparsan yap hepsi mezara kadar::)))Bunların mezar taşlarıda yok.
Bazıları hala canlı ama içeri giremiyorlar,gidecekleri huzur evleride yok.Bunları görünce ölüm kurtuluş,sürünecegine.
Bu bendeki tek kafkasın kovanı.Ölenlerde az,çünkü nufusuda az.En az arı ve en çok ballı kovan kafkas.Dün sadece kafkas arısına kapalı yavru takviyesi verdim.Bir kovanada acil bal lazımdı,direk bu kovana gittim bal var diye en çok yedek bal bunda.

Arıcılık ve magazinlik zamanım yoktu bunlar yeter sanırım.Bir sürü ufak tefek bilgiler ve resimler ayrıca espiriler yaptık.Ama arılıkta hala iş bitmedi.

NOT:
“Arıcılık bilgi merkezi ve arıcılık bilgi paylaşım forumu” açılmıştır. Ülkemiz arıcılığına inşallah olumlu katkılar yaparız. 01/01/2010
http://www.aribakani.com/