anaarı çiftleştirme kutusu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anaarı çiftleştirme kutusu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22.05.2011

ARICILIK, ARICILAR KAHVALTIDA




Uzun zamandır Trakya'daki arılarımıza gidemedik ve son durum nedir görmemiz gerekiyor.


Yolda Muhteşem abi aradı, abi gelin sabah kavaltısını burada yapın sonra arılıga geçin.

Allah, Allah diyorum.


Hangi dağda kurt öldü::))

Kapıda karşılanıyoruz, kavaltı hazır bizi bekliyorlarmış.





İkramları hacı kabul ediyor.


Muhteşem abim gibi güleç yüzlü ablamda bizi kapıda karşıladı.

Kavaltı yaptık çay içiyoruz, arılık karıştı.


Dedim bak ne kadar uğurluyum oğul çıkıyor::))


Baktım kıvranıyor kalfa, abi birlikte şu memeleri bir temizlesek filan.

İyiki bir kahvaltı yaptık diyorum, tabi içimden yüzüne karşı::))

Kavaltı burnumuzdan gelecek, gerçi kavaltı hazırlanana kadar erikleri kaysıları bir kolaçan etmişim hepside yıkılıyor mubareklerin.


Hacı benim agaçlarda hiç yok diyor, bana yedirmezsen olmaz diyorum, bak geçen sene bu ağaçlardan yemişim berekete bak::))



Oğul veren kovan 25 çıtada çalışan bir arıymış.

Daha ilk oğuldu, mevcut iyi.

Bir sürü meme var koparıyoruz.

Bu esnada Saim abi arıyor benim arılar nasıl.

Doktorun arılar iyi diyorum, daha arılıga gitmedikki.

Tamam sonra ararım deyip kapattı.




Peşinden Yusuf Şimşak aradı, bakanım ben malzemecideyin ne alacaktım. Tarif ettik. Anaarı üretecekmiş. Baktım önümüzde iş var, telefonu bizim kalfaya verdim birazda onlar sohbet ettiler.

Koloniye bir açık birde kapalı meme verip toparladık.



Ballı katı hacı koydu.
Bu esnada hacı acayip tırsmış Muğla'lardan, maskesiz çalışamıyor.

Trakyaya gitmeden tam 4 gün süren Gebze deki arılık ve anaarı işleri nihayet bittiki, Trakya'ya açıldık.




Sağ olsun kalfamız, körükçü ve İlhami abiyle güzel iş çıkarmışlar.

Kalfanın meyveleri yakında toplayacağız.

Ben yokken dagıtılan kutulardan 30 tanesi bir kaç gün öncesi yumurtaya başladılar.




Anaarı işlerinde kayıt işlerinde kendime göre bazı pratiklerim oldu.
Her kapaghın altında her göze ait notlar olsada.

Yüzeyden bakıldıgında kutuları açmadan kaç anaarı hazır, kaç göze meme verilecek hemen sayarım:))

Kutuların üzerinde, tahta parçaları varsa, oradaki analar alınabilir demektir.

Kutuların üzerinde çakıl taşı varsa bu gözlere, hazır anaarı memeleri verilmeli.

Bir şey yoksa meme verilmiş, sonuçları arasıra kontrol ediliyordur.

Üç günde kutuları baştan sona taraya bildim, bir gündede koloni kontrölleri yapıldı.

Bu benim kendi partikğim.

Yoksa git listeye bak, kapagı kadır oku, bu kadar pratik olmuyor.
Kapakların üzerinde 50 tane çakıl saymış isem, 50 meme dagıtılacak, hangi kutuydu diyede aramaya gerek yok.



Bu dediklerim yüksek miktarda anaarı işiyle uğraşanlar için geçerli, yoksa üç beş kutuyla uğraşanları pek ilgilendirmez.

Anaarı işi bu sene en az 1,5 ay geri gitti.














DAMACANA KARAKOVAN


İnvert şurupla kış boyu beslene damacana karakovan, hala ölmedi ::)))
İçini daha sonra görürsünüz, bir kaç gün arayla hep resim ve filimlendi.



Muğla mağduru::))

Mehmet Aydın bir kaç iğne yedi ve hastanelik oldu.

Hacı abinin oğlu, Ali abi gece bile utandığımdan gözlükle geziyorum dedi.

Bu esnada Diyarbakır'da yaşanan talihsiz olay, arıcılar açısından hiç iyi olmadı.

Zaten millet arıdan korkuyordu, şimdi sinek gören arı diye bagırmaya başladı ve durumumuz hiç iyi degil.

Bu esanada Muhteşem abinin kavaltısını yedik ve kendi arılığımıza geçiyoruz.

Burada kalırsak, kavaltıyı pahalıya ödeyecegiz.




Kolonilerimi baştan sona taradım, bir kovan ogul vermiş memeler yeni kapanmıştı.

Tüm memeleri temizledim bir açık birde kapalı meme bıraktım.

>Ayrıca 4 kolonide yeni memelere yumurta atmış onları baştan sona taramak zorunda kaldım.

Bu sene kanoladan arıcılar menmun degil.

Ayrıca kanola çok kısa sürdü deniliyor.
Ben ilk defa kanolaya gittim, arılarımız o kadar olumsuzluga göre güzel bal çekmişler.




20 Çıtada çalışan arılarım vardı, yavru çıkan yere bal basmış.

Bu kolonilere yeni kat verdim, şu an kat verilmemesi lazım ama oğula meyletmesinler diye, alan açtık.





Genel durum benim arılarımda çok iyiydi.

Bizi kanola konusunda çok korkuttular.

Kovanlarımı kanolaya sokmadan onlardan hem yavru hemde arısını devşirme olarak bölmeler yapmıştım.

Çok güçlü olsalardı ne olurdu bilemiyorum.







Nektar akımında acilen örülen bir petek, baştan işçi gözü örerken anında gözleri büyütmüş, tabi bal stoklayamayınca anaarıda erkekleri basmış.

Bal akımı soguk ve yağışlarla sürekli kesilmesine rağmen bal hasadı yapılacak.



Kuluçkalıklarda en az 10 çıta yavru var.
Bu benim savunduğum ve gezginci arıcılıkta olması gereken durum.
Balı sagıp, kestane balına girecegiz, kestaneden çıkıp, ayçiçek balına arılarımızı gene güçlü bir şekilde sokacağız.

Ayçiçektende pürene gene güçlü gitmek istiyorum.>

Artık koloni yönetimi bazı aksaklıklar olsada istediğim seviyelere gelme üzere.
Her nektar akımına hazır kıta arılarımız olacak.




Bu arılıkta Saim kardeşime ait.

Bu arılıkta karniol arıları olmasına rağmen koloni yönetiminde hatalar var.
Tek başına ve çalışan birisi, cumartesi pazar arılara bakmakla bu kadar oluyor.Arılar aç kalmasın diye kek vermişti.
Geri giden arıların toparlamasıda öyle kolay olmamakta.

Bunlardan biri kışın kek ve soguk havalarda koloniye kek verildi.

Bunları devamlı gözlemliyorum, soguklarda ve kışın verilen kek arıda acayip mevcut kayıplarına neden oluyor.İzlenimlerimden dersler çıkartıyorum.

Bu esnada cuma günü ilginç bir hadise daha oldu.
Bizim Kadir Gürkan başkan aradı.

Ali bizim ikitellide tanıdık arıcı varmı?

Hayırdır abi ne yapacan dedim.


İkitellide çok büyük bir oğul çıkmış, birliğin telefonundan bana ulaştılar, oğulun alınması gerekiyor.

Dur hemen Saim'i arıyom dedim.

Saimi aradım abi ikitelli sana yakınmı?

Dediki zaten şimdi oraya gidiyorum::))

Hemen şu telefonu ara, sana başka telefon verecek adresi al oğul varmış.

Saim diyorki o zaman hemen koli bulmalıyım, ne yaparsan yap dedim.

Aradan iki saat geçti Saim arıyor abi ben böyle hayatımda oğul almadım.

Oğul büyükmüş, tam aldık gidiyorduk, aldıgımız oğuldan daha büyügüde agacın öbür tarafında asılı duruyor, onuda aldık diyor.

Bu esnada ogulun oldugu caddeden Cumhurbaşkanı konvoyla geçmiş::))

Tam filimlik iş.

Oradakiler diyormuşki şu oğulu alın bir gidin gözünüzü seveyim diye yalvarıyorlar diyordu Saim.

Millet bankadan çıkamıyormuş, orada birisinin 20 kovan arısı varmış, nasıl caddeye indirdi belli degil.

Belkide ogulu alın bir gidin diyen, kovanların sahibidir::)





Saimin kovanların birisinde yamuk çıta ilgimi çekti.Böyle çıtaları koloniye girdinizmi sezon boyu zor alırsınız::((

7 Çıta filan arı var, ve 15-20 gün sonra kestaneye bu arının hazır olması imkansız.

Klasik ve gelenek arıcılığında durum bu.




Bu resimleri çektiğimde akşam saat 19:15 di.

Haşat olmuşuz.


Yaklaşık 80 kovana bakım yapıpğ tüm işleri bitirdim.
Saim ve Özkanların kovanları açıp sadece çıta verdim, bir kaç kovana kat attım.

Kendi kovanlarımın tümüğnden çıta çekilip kontrol yapıldı.




Evet biz hem çalışıp hemde ek arıcılık yapan birisiyiz.

Buralara öyle kolay gelinmedi.

Hemen bitişimdeki, arılık benim 5 sene öncem.

Ne yapmış isek paylaşmaya devam ediyoruz.

Biz bilgilerimizi insanlıga sundukça, yolumuz hep açıldı, bundan sonrada aynen yola devam diyoruz.

Karniol arısına söylemediklerini bırakmayanlar, şimdilerde biz karniol ırkına bir şey demiyoruz, her ırkın güzellikleri var demeye başladı. Terziler kıvırma şampiyonu olur zaten.
Benim bir paylaştıgım bir sözüm var, Dervişin fikri neyse zikride odur diye.

Aslında hırsız herkesten önce bagırır hırsız var diye.
Şeref yoksunları, şereften bahseder.
Namussuzlar, namusludan daha namuslu sözler sarfeder.
Bunlar gibi bir çok örnek verilebilir.




Şu an pek gerek olmamasına rağmen belli kolonilerde erkek çıtalarımız var.


Doğmaya başlamış, bazı yerlerde arıların doğmasına sökülmede deniliyor.

Sökülmeye başlayan erkek arılar vardı, artık saf anaarı üretme çalışmalarımızda çok yakında başlıyor, bunların en önemli ayaklarından biriside erkek üretimi ve sperm toplama.

Yaklaşık 10 çıta erkek Gebze'ye getirildi. Bu gün 21 mayıs 2011 günü özel bölmeli kolonilere dogacak erkekler verildi.
Bir kaç gün içinde özel bir şekilde beslenecekler.



Kanola muhtarımızın demesine göre bu sene bal vermemiş ve çok kısa sürmüş.

Bu sene kış harbiden bitmedi, bu perşembe evden bir çıktım, dondum.

Doğru Cemil ustanın atölyeye, yağmur ve soguk, ancak öğlen kesildi.

Yaz günü soğuktan ölecez::))



Kani bey, benim arılık civarında şu an ayçiçek ekimi yapıyor.

Söylemesine göre 500 dönüm ayçiçek ekimi devam ediyor.

Gerekirse kanola içinden sana yer açarız dedi.

Bende abi arı 300 metre ötede olsa ne olur, yere filan gerek yok, arıyı geri getirdigimizde aynı yere koyarız dedim.
Bu sene kanola çok erken geçmiş, geçtiğimiz sene 40 gün sürmüş, Kani bey öyle dedi.

Kani beylede vedalaşıp ayrılmamız, 19:45 deydi.

2-3 saat yolculuk yapıp daha eve varacaktık.

Gece saat 23 gibi evimizdeydik, haşat olmuşuz, ertesi gün kalkamadım.::((

16.05.2011

ARICILIK VE İŞLERE SON GAZ DEVAM


Umre işi öyle bir zamana denk geldiki sormayın.
Pazar sabahı bile sabah saat 7:30 da arılıktaydım.
En az 8-10 kovan açıp, meme kontrolü yaptım, iki kovana larva transferi yaptıgımda saat artık 10 olmuştu. Ben ise saat 11 de yola çıkıp Atatürk havalimanına en geç 13:00 de varmam gerekiyor.


Hava limanında bir telefon, Cemil usta soruyor neredesin, dedim İstanbul’dayım.

Birazdan uçak kalkacak, dediğine bakın, niye helallaşmaya gelmedin.

İnsanların olaylara kendi penceresinden baktıklarında, tuaf durumlar ortaya çıkıyor.

Madem helallaşacaktın, niye ugurlamaya gelmedin::))

Sen istediğin kadar üçbuçuk at, başkaları senin halinden biraz zor anlar.




İşler planlandıgı gibi yapılmış.
Bizim kalfayla, körükçü hacı efendi pişmeye devam ediyorlar.
Hacıyla bir olup, beni harçamaya çalışsalarda, hacı bu gün bir sarıldı bana::))
İyice işlerden bunalmış.

Bu gün öğleden sonra arılıktaydım, akşama kadar ful çalışıldı.
Ancak 70 kutuda anaarı kontrolü yapabildim, daha bir sürü kutu kontrol bekliyor, bir taraftan larva transferlerine devam ediliyor. 10-15 güne kadar anaarı işinde tam kapasiteye geçilecek.
Bu sene bayagı bir geç kaldık ve elimizden bir şey gelmedi.
En son Mekke ve Medine'ye gidip sıcak getirdim::))

Kalfamızın dagıttıgı memelerden anaarılar doğmuş, bir anaarıyı çiftleşmeden dönmüş olarak gördüm, hava bu sene ilk defa bu kadar güzeldi.

Asıl güzel olan ise işlerin hiç sekteye uğramadan devam etmesiydi::))
Kalfamız artık ustalık belgemi ver desede, burası açık öğretim degilki, önüne gelene usta belgesi veresin dimi yani....


Peygamberimizin Ravzadaki mezarı şerifleri.
Üç arkadaş yan yanalar.
Son peygamber ve arkadaşları.
Aranızda bir kaç metrelik bir mesafe....
Sol tarafta Hz. EbuBekir, ortada Hz. Muhammed s.a. ve sağdaki ise Hz. Ömer.
Bizim için bu ay umre yapmak çok iyi oldu.
En ölü zamanında bu kadar kalablık, demekki haç ve ramazanda bu gibi yerlerde iğne atsanız yere düşmüyormuş.
Dünyanın her tarafından ve ülkemizin her vilayetinden gelen insanlar vardı.
Bu sevgi, sanki sel gibi akıp duruyor.


Umre'yle alakalı çok geniş bir iki paylaşım yapacağım.
Çok güzel resim ve videolarım var, resim çekmek yasak diyorlardı, eskisi gibi degil bayagı bir esneklik vardı.
Hacii yasak, eyvallah deyip makinayı indirip az ötede işine devam ediyorsun.
Kabenin kapısı, milyonların, hatta milyarların kıblesi...


Sadece vakit namazlarında taaf (kabenin etrafında turlamak) duruyor.
Diğer zamanlar mutlaka taaf var, gece gündüz hiç farketmiyor.
Buradaki duygular kelimelerle anlatmak çok zor, görünce sevinçten, ayrılırken üzüntüden aglıyoprsunuz.
Zaman su gibi akıp tükendi ve ülkemizdeyiz hayat devam ediyor.



Arılıga gittiğimde yarım saat geçmedi, bir kovan karıştı, dedim oğul çıkıyor.
Bu yılın ilk oğulu.
Ben oldugumda bu arılıkta hiç oğul çıkmazdı, gudumsüz birileri gelmiş olmalıki arılık gene karıştı.
Meme beslettiğmiz kolonilerden birisinden oğul çıktı.
Yaklaşık iki çıtalık bir oğul.
Genelde anaarı memesi besleyen kolonileri, kutu arılandırmasında kullanırız ve koloniyi ilk zamanlarda hep zayıflatırız.
Hacıya dedim bu koloniye meme verdiniznimi evet dedi.
Hemen koloniyi açtım, verilen meme hala doğmamiş ama anaarı çıkmak üzereydi.
Hemen parmağımla memeyi kapattım, demekki kolonide başka işler var ve biz elimizdeki kendi mememizi garantiye almalıyız, hacı abi getir bir kutu, silkele bir çıta arı ve elimizde doğan karniol f1 kutuya salınıyor ve bir kaç günlügüne depoya gidiyor.

Kolonide bir kaç çıtada memeler vardı onlarıda kopartıp anaarı kontrolü yaptım, görünüşte bir çıkmış meme harici çıkan anaarı yoktu. Yeniden 5 gün sonrası doğacak bir meme veriyoruz.

Oğulu bir anaarı çiftleştirme kutusuna alıyoruz.
Hemen üçe bölüp, metro kolonilerden birer yavrulu çıta her bölme veriliyor.
Ne gariptirki oğul kondugunda anaarıyı görmüştüm, üçe böldüğüm halde kutuda bulamadım.
Bulur bulmaz icabına bakılacak ve hazırlamış oldugumuz anaarı memeleri verilecek.

Hacı kutu arılandırmada bayagı bir yol almış, sprey boyalar alıp, sanatsal çalışmalarda bulunuyor.
İki beyaz kutuyu yan yana koymasına rağmen, maviyle beyaz kutunun birisini kırmızıya boyaması, ne kadar ince düşündüğünü gösteriyor...
Allahım ne verirsen hayırlısını ver.::))

6.05.2011

ARICILIK VE MAYIS AYI




Hafta içi İlhami abi Gebze'ye geldi bazı kovanlarını Darıcaya götürmek istiyor ve yapılması gerekenleri konuşup, birde çarşıda gezdik.


Çarşıya çıkmışken Hakim abimizi ziyaret etmemek olmazdı. Öyle bir tesadüf olduki, telefona mesaj geldi okuyorum, çumartesi cemiyetimiz var buyurun diyordu ve biz Zaim abimizin kapısındayız.


Bu hafta sonu kızının düğünü var, gençlere mutluluklar diliyoruz şimdiden.




Zaim abi oldukça yogundu, her yıl binlerce dosyaya karar verenlerden birisi.


Laf dönüp dolaşıp arılara geldi.


Ben arabayı degiştirdim, araç filan lazım olursa hiç çekinme diyor::))


Katsız 20 kovan alır dedi, Zaim abi bu araç nedir.


Fort kornet::)


Yav o kadar almazmı dedi, ben bir öksürdüm, 10 tane filan alır dedi gene gülüştük, koltuklar yattımı 8 den aşagıda inmem dedi::))


Ruşet yükleriz merak etme, 30 da alır deyip noıktayı koyduk.


polen


Birgünde toplanan polen, bir su bardagı vardır.


Yaklaşık 20 çıta arının bir günde topladıgı polen.


Seyyar polen tuzagı olmaz diyenler vardı, oluyor be::)))


karakovan, damacana karakovan


Damacana kovan, aldı başını gidiyor.


Bende merak ediyorum sonu ne olacak::))


plastik çıta


Bu sene almış oldugum plastik çıtalar.


Sağ olsun Sadri abi sipariş verip bittiğinde hemen aldık.İstediğiniz zaman hemen plastik çıta alma şansınız yok.


Çok basit bir şekilde toplanıyor, hacıyı çıta çakma derdinden kurtarıyorum.


2 bin adet çıta alındı.


plastikçıta


Muhteşem abi plastikçiye gittiğinde şeffaf plastik tavsiye etmiş, onlarda bu renk plastik çıta basmaya başlamışlar.


anaarı çiftleştirme kutusu


Hani derlerya yumurta geldi diye.


Bu sene nasıl bir bahar anlamak imkansız.


Mayıs ayı girdi, havalar birden 20 derecelere yükseldi.


Bizde larva transferlerine başladık, eş dost anaarı istiyor.


Senmisin larva transferi yapan, sanki kış geri geldi.


Şanssız bedeviye döndük be::))


Dün hacıya dedimki abi kutuları arılandıracağız, sen anaarı kutularının çıtalarına inver şurup doldur, hazır olsunlar.


İki gündür çıtalar ve kutular hazır, yav paydos edip gittiğimde ortam bu gibi olmuş, kutu arılandırmak imkansız.


Hacı abim dediki kovanlara kat atalım, nasılsaarılar şurubu sarar, bizde çıtaları alıp kutulara koyarız.


Çaresizlik, bir taraftan diyorum olmaz ama çare yok.


anaarı çiftleştirme kutuları


Kutulardaki çıtalar kat atılmış kolonilere verildi.



Hacıya dedimki bu arılar şurubu alt çıtalara çekerse, o zaman bu işin sorumlusu sensin karışmam.


Niyetimde bu gün izin alıp arılıkta çalışma yapmaktı.


Üzücü bir terslik daha oldu, benim şefin hem akrabası, hem kapı komşusu, birisi 8, birisi 9 yaşında birde baba anneleri dün akşam sobadan zehirlenip ölmüşler. Allah rahmet etsin, şef izin alıp gitti. Zaten çalıştıgımız bölüm yogun, birde tek kaldım, bir yere gidemem.


Muhteşem abiyi aradım, abi yetiş yoksa mafoldum. Yaklaşık 50 anaarı memesi bir kaç gün içinde doğacak. Cumadan sonra gelirim dedi, ben belediyedeyim, bir ara aradım çalışıyoruz aç aç desede ne yapayım, biraz eri dedim içimden yüzüne karşı, tabiki telefonda::))


karakovan


Dün akşam gene hava berbattı, bir kaç gün öncesi karakovana sığmayan karakovan, hemen içeri çekildi.
Örülen peteklerden birisi düşmüş, örülü peteklere yumurta atılmış.


Bunlar bizim devamlı gözlem yaptıgımız şeyler.


Arıların hareketlerini izlemeye devam ediyoruz ve arılar çok soguk dediklerini duyar gibiyim.


kraliçe arı yapay dölleme aleti



Arıcılıkta kraliçe yapay dölleme aleti.


Bu aletler ya ıslahta yada safların elinizde tutulmasını sağlar.


Sıradan arıcıların kesinlikle işine yaramaz, hobici arıcıların işinede yaramaz, idealleri ve hedefleri olanların kullandıkları aletlerdir.


Ufku kapalı olupta, makam ve kariyerleri olanların işinede yaramıyor, yarasaydı üklemizdeki bir sürü arı ırkı yok olurken bunlardan bir helva yapan çıkardı.:((



Mesayi bitimi Muhteşem abi aradı araban varmı diye.

Arabam birisinde emanet ve arabasızım.

Hemen gelip alayım dedi.

Paydos ettiğimde yolda beni bekliyordu.

Hemen arılıga gidiyoruz, yolda abi 50 - 60 kutuyu arılandırdık diyordu.

Yok yav diyorum:))

Bir gittimki arılıga, bana sadece yatmak kalmış.







Hemen bundan sorası palnı açıklayıp birde belgeledim.





Kalfa her işi yapar, yani usta olmadıgında ustayı aratmayan kişidir.





Körükçüde kalfayı takip eder.







Muhteşem abi şortla filan arı açıyordu::))


Kostüm degişmi be::))


İşleri bitirmiş havasına baksanıza.


Ustan kurban olsun sana::))


Benim sırtım yere gelirmi böyle kalfam varken.



co2 karbon gazı


Bu nemi? Co2 gazı.


Son günlerde alet sayısı artınca arayış içine girdik.


Co2 gazı 10-15 lirra filan, tüpüne 400 lira depozit alıyorlar.


Bu minik tüp, 25 dakika anaarı bayıltmaya yetiyor.


Henüz araştırmalarımız bitmedi ama bu tip kartüşların 1 lira oldugunu duyduk ve araştırmaya devam ediyoruz.


Bu tüp, can yelekleri ve bisiklet lastigini şişirmeye yetiyor.


Anlayacagınız, ben 400 kagıt vermek istemiyorum ama mecbur kalırsam büyük tüp almak zorundayım.

3.04.2011

ARICILIK PAYLAŞIMLARI, MART AYI BİTTİ


31 Mart 2011, ayın son günü akşamı. Evde bilgisayarın başına geçtim, o sırada Muhteşem abiyle görüşüyorum, arkamdan biri dürteliyor bir baktım, asker süpriz yapıp izine gelmiş. Muhteşem abiye abi kapatıyorum görüşürüz dedim. Madem süpriz yapıyorsunuz hadi sizi yemege götüreyim, bir süprizde benden olsun. Daha önceden buraya gelmiştik, güzel bir mekan. Kaynarca ocakbaşındayız.


Fukan abisini bayağı özlemiş, bir kaç gündürgölgesinden çıkımıyor, Enes Emin in 5 ay akerliği kaldı.


Askerden sonra başımıza başka işler açılacaktır::))



Hatunada dedim bak, hep arılara filan gidiyorsun filan deme::))


Muhteşem abi insan kendisini ara sıra ödüllendirmeli der.


Kendisi arasıra diyet yapar oldu, kilo limitleri aşıldı, bakalım bizim sonumuz ne olacak.


Belaya kaldık, Allah ne verirse hayırlısını versin.


İlerde bu yemek lazım olur, belki hatırlatırım::))



Nisan 1, 2011, sanki nasanbir şakası gibi.


Mirili Fatih telefonda diyorki abi benim dayım sana gelecek kalan kolonilerimi ona ver getirsin.


Dayın neyle gelecek arabayı soruyorum, BMW taksiyle gelecek dedi::))


Hava soguktu cuma günü 15-20 dakkada gidecek kolonileri aktardım, elek telli altlıklarımı bir yere göndermeye kıyamıyorum, bu kovanlar geç gelsede olur::))


Akşam mesayi bitimi Fatihin dayısı geldi.


Bagaja denedik olmadı, arka koltuklara 2 kovan, ön koltugada 1 kovan koyduk ve işlem tamam.


Dayı çok cana yakın birisi müsait bir zamanda gelin, hiç şansları yok, ne dayı nede yegen hışırı göremediler::))



Öndeki koloniye emniyet kemerini taktık::))


Karniol f1 anaarılı koloniler.


Muhteşem abiden gelen kolonilerin anaarılarını hep degiştirmiştim.


Hacıda espiri yapıyor, 5-10 sene öncesi bakanlar bile BMW ye binemiyorlardı diye::))


Bizim arıları lüküs taksiyle gelin ediyoruz:))



Hafta sonu 2 Nisan 2011 hava zaten berbattı, birde yağmurlu::((


Bu koloniye perşembe günü 11 larva transferi yapılmıştı, ertesi gün baktıgımda 10 tanesi tutmuştu, boş göze tekrar larva koydum ama gene kabul etmediler.


Cumartesi bazı memeleri bu koloniden alıp başka kolonilere vermek istedim, ama bu işi ancak şemsiye açarak yapabildik.


Saim abide arıyor, abi cumartesi pazar havalar niye böyle diyor.


Dedim bilemiyorum, bu sene herşey bir tuaf.


Bu arada diyorki İzmir'den Oktay geliyor akşama bizdeler sende gel, doktora kalırsan kıyamete kadar sizi misafir edemeyecegim.


Hemde süpriz yaparsın, zaten her şeyimiz süpriz olduya neyse tamam dedim.



Anaarı kutularımız civarındaki ballıbaba çiçeklerine bakın.


Bahara çıkan kutulardaki anaları, 2 çıtalık bölmelere veriyorum, kutuda kapasite belli, koloniden kutuya dönüş daha güzel olacaktır.


Henüz üretim bölmelerine geçemedik, erkeklerin piyasaya teşrifini bekliyorum.


Metrolar, kutulardaki çıtalar metro kolonilere toplanmaya başlandı.



Kovanların her tarafı çiçek ve en çokta ballıbaba var. Bir türlü istediğimiz uzun süreli sıcaklıklara erişemedik.


İki gün güzel hava bir bakıyorsun bir hafta buz gibi oluyor.



Akşamleyin Saim beylerin evindeyiz.


Oktay beyle geçenlerde görüşmüştük. Uzun zamandır ailecek görüşemiyorduk, kısmet bu akşamaymış.


Gündüz Muhteşem abiyi aradım bak, sen gelemiyorsun vekaleten senin hakın olan yemekler benim dedim::))


Önce vekaleti alınan yiyecekleri gözetim altında götürdüm.



Şimdi hep birlikte yemege geçebiliriz.::))



Herkes mutlu, Saim abi ve eşine teşekür ediyorum, güzel bir akşam yaşadık.


Bu arada Saim abinin çok fanatik bir Beşiktaş taraftarı oldugunu öğrendim. Beşiktaşlı oldugunu biliyordum ama anlattıkları çok ilginçti.



Muhteşem abi yetmezmiş gibi birde Saim abi sağlık işlerime karışıyor.


Evindeki koşu bandına çıkartıp yağ kontrölü yapıldı, normalden yağlıymışım, bir deri bir kemik olmuşuz hala yağ mağ, bu alet yanlış ölçüm yapıyor::))


Misafirlikten sonra evde çok güzel tablo gibi resimler vardı, resimde degil maket bunlar.



Saim abinin eşinin yapmış olduğu rolyef'ler.



Yapılışı çok basitmiş::))


Rölyef sanatta farklı bir boyuttur.


Bir tanesini yapmak için bazen iki üç ay uğraşılıyormuş.


Felaket bir emek harcanıyor.



Eskidende kraathanelerde kola içiliyormuş::))


Sehpalarda şişeler mevcut.



Hepsi birbirinden güzel.


Rölyef, yapmak sabır beceri veyetenek isteyen bir dal.


Ben Rölyef, yapmaya kalksam bir iki gün içinde bitmedi diye anında parçalarım, bu iş bana göre degil.



Herkesin hobi ve zevkleri ayrı.



3 Nsan 2011.


Dün şemsiye altında anasız bir çıta arılara dağıttığım başlanmış memeler güzel sarılmış durumdalar.


Aslında Anaarı üretimine tam geçmeme 15 gün filan var.


Ürettiğimiz erkek arıların çıkmasına 15 gün kaldı. Onlar doğmaya başladıklarında, bizde hemen transferlere başlıyacağız.


Peki bu transfer neyin nesi derseniz:))


Bir şeylerden yağ çıkartmaya bayılırım.


Bizim Emrah karadenizin arılıkta 2 çıta doğmuş erkek arılar var.


Bu erkekler ise saf karniol erkekleri ve şu an olgunlaşmış duruma gelmek üzere.


Bende düşündüm hazır erkekler ziyan olmasın diye, hemen transfer yaptım.


Emrah Karadeniz, doğal saf karniyol arılarını kendisi üretecek kısmetse.


Civardaki arılıklara arı kalmamış, kalan arılar ise bir avuç deniliyor.


Fırsatların kazası olmuyor, önünüze çıktıgında fırsatları degerlendirmek lazım.



Bu sene üretmeye başladıgımız erkek arılar.


Erkek arı üretimi arıcılıkta ayrı bir iş ve bir çok püf noktası var.


Suni tohumlamada kullanılacak erkekler kesinlikle özel olarak yetiştirilmeli.


Geçen sene suni tohumlamada çok büyük yol aldık, işin garibi hiç bir egitim almadan bu işleri başardık.


Sonuç ise tüm tahumlanan anaarıların spermleri bitti.


Bu sene bu iş çözülecek, çözüm ise erkeklerin üretiminde.


Dogal olgunlaşan bir erkek arıdaki sperm 1 mikronken, özel yetiştirilmiş erkek arılardan çıkan sperm 1.25 mikron oldugu yapılan araştırmalarda var.


Bizimde kaç dalda oynadığımız belli degil zaten.



Ormandan gelen kolonilerdeki boş çıtaları alıyordum, kovan dibinde bir böcek.


Bu böcek genelde anasız kolonilerde görülür.


Bir başka arıcıdan dinlediğim ise Muğla yöresinde bu böceklerin çok olduğu ve yiyecek için kolonilre girdigi yolunda.


Koloni anasızmı diye hemen çıtaları araladım, kapalı yavru var ve anaarıyıda gördüm.




Hacı abinin meşur kovanlarından, doktoruma göre arının ölmemesi bu kovan sayesindeymiş::))


Koloninin bir tanesi bu gün hava soğukta olsa açmışken aktarıldı.


İyiki zamanında gitmişiz, bu ormandaki arıları getirdigimiz günden beri hem hava sogudu hemde yağmur yağmaya devam ediyor.


Saat 3 gibi arılar biraz uçabildiler.


Hala havalar soguk ve yağmurlu.




Emrah'a gidecek kutların hazırlıkları tamamlandı.


Bu kutular ilk tasarladıgım gibi dörtlü.


Kutu imalatına başladığımda bir sürü kişi bu kutuların için olmaz demişti.


Bende o dönem üçlü kutuya geçmiştim, şimdi bakıyorumda olmaz diyenler sadece sallamışlar.


Ortada bir şeyi denemeden kullanmadan sadece olmazdan başka bir kanıtları hala yok.


O zamanlar bende bunlar bir şey biliyor sanıyorduk ama yanılmışız.


Bu ahkamcı kitle hala insanları yanlış yönlendirmeye devam ediyor.



Dört gözlü ve bölmeleri kaldırılabilir.


Her bölme 3 çıta alıyor, fakat bu kutnun çıtası derinlik olarak 20 cm olması gerekiyordu, aciliyetten elimizdeki çıtaları kullanacağız.



Dört tarafa çalışacak anaarı çiftleştirme kutumuz.


Dört bölmeli anaarı çiftleştirme kutusu.


Yakında bu kutular Emrah Karadeniz'e gidecekler




Bu gün damacanaya bakarken birden bal mumu üreten bir işçiarı gördüm.


Bu olayı başından sonuna kadar bir çekebilsem, en büyük isteklerimden birisi bu.



Bir işçi arıdan 6 plaka küçücük bal mumları çıkıyor.


Balmumu üreten bir işçi arı.


Bu sanal alem nerden başımıza musallat oldu bilemiyorum.


Her şeyin tadı tuzu kaçtı.