yavrulu çıta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yavrulu çıta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15.04.2015

ARICILIK VE ARI KITLIĞI VAR...

Trakya arı alma maceramız olumsuz geçti...
13 Nisan pzartesi, Gölcükteyim...
Bu yıl arı alımında A planı tutmadı,alfabede harf çok...
B planı olmadı, C planı olmadı, D planı olmadı, E planı olmadı, F planı ile arı alımını mutlu son ile bitti.
Burnumuzun dibindeki arıları almak için yaklaşık 850 km yol yaptım. Şoförler nasıl dayanıyor bilmem iki gün gezdim hiç bir yere oturasım gelmiyor :)
Trakya macerasına söz verdikten sonra Hüseyin abi bana 30 kovan arı satacağım haberin olsun, isteyen olursa yönlendir demişti fakat biz sözümüzde durmalıydık.
Sonuçta Trakyada işler sarpa sarınca hemen rotayı Hüseyin hocaya çevirdim.
Hüseyin hoca benim müşterilerimden birisidir, hatta bu yıl özel arı alacaklar içinde.
 Bu yıl aşağıda gelecek Pelitlide arılar kışa girdikleri nüfusun çok gerisinde bahara çıktılar. Ruşetlerin kendi haline adam olması çok zor.
Ana arı üretimi için yüzlerce çıta arı lazım...
Rotayı köpük kutulara çevirdim, elimdeki kutulara ilave olarak 200 kutu parası daha ödedim bir kaç güne kadar yeni kutularda elimize geçer.
Geçen sene köpük kutularla nasıl çalışılır öğrendik.
 Hüseyin hoca bana arıcılıktaki eksikliklerini soruyor :)
Arıyı ben satsam sor, sen benim eksikliklerimi söyle dedim içimden tabiki...
 Ana arı üretimi için zaman geldi gibi, hala havalar gelip gidiyor artık bundan sonrası üretim aşaması hazırlıklarına geçtik.
Bir hafta izin aldım,duruma göre yeniden izin alabilirim.
Arılar aktarıldı, sayılsın paralar...

 Darıcada durum Pelitliye göre çok çok iyi ama buraya fazla yığınak yapılamıyor.
Damızlık erkek arılar sökülmeye başlamışlar...
Erkek arı çıtası.
 11 Nisan cumartesi, Kahraman abi yardıma gelmiş burası Darıca...
 Kahraman abi ile tanışıklığımız 15 seneden fazladır, Trakya maceralarımız olmuştur...
Kendisi Erzurum Olur ilçesinden.
Emekli olunca memlekete gitti...
 Yeni metrolara birlikte arı silkeledik.
 5-6 Çıta arıları ilk etapta yavruları başka arılara dağıtılıp, arıları metroya doldurduk...
Arın varmı dedim, Kahraman abi durumu biliyor, kem küm etti.
3 Çıtalık bir ruşet arı verdim, Erzurum'a gitti...
 14 Nisan Salı, Pelitli'deyim.
Ruşetlerdeki arıların bazı resimleri. 3 Çıta kışa giren arı bir çıta kalmadı. Sönmediler ama adamda olmazlar.
 Bunların ana arılarını kafese alıp brer çıta yeni alınan arılardan arılı ve yavrulu çıta girdim.
Ana arı kabul edildikten sonra tekrar bu sefer kapalı yavru girip kısa sürede bu arılar 5çıtaya gelirler, yoksa sezon boyu yerinde sayacaklar, bu işlemin geçmişte videolarını yayınlamıştım, yeni videolarda çektim.
 Yeni arıları aktarırken böldük, devşirme koloniler yaptım bir kaç güne kadar larva transferi verilecek...
Aldığım arılardan üç tanesi yamyam gibi...
Bizim arıların en büyük özelliklerinden birisi çıtasını terk etmezler...
Silkelersin arıyı düşüremezsin...
Bunlar çıtayı nasıl terk ederiz bahane arıyorlar...
Elime tırmanışa bakın...Pelitlide yemek molası verdim peşinden paydos ettim, rüzgar çıktı, yağmur başladı, hava birde soğudu...
Hemen Darıcaya geçtim.
 Metrolarda işler yoluna girmiş...
 Petek örme işlemi devam ediyor...
 Örülü aralara attığımız petekler doldurulmuş...
Örülen peteklerin arasında böyle çıta olursa petek örmesi daha kolay oluyor, yandan benzini al ve yak :)
Bundan sonraki aşama yavru atıldığında çıtalar köpük kutulara gidecek, peşinden memeler gelecek...
 Geçtiğimiz sene Sadri abiye bendeki ilk aletin şırınga kızağında sorun olduğunu söyledim, ilk alet her şeyi defalarca elden geçti. Dedim ki bu kızağı değiştir.
Ben senin için kışın bir şeyler yapacağım demişti.
Yapay tohumlamada şırınga hareketi çok önemli, zaten toplamda 1.5 mm giriyorsun, kızak laçka olunca ister istemez başka şekillerde gidermeye çalışıyorduk.
Bu işte milim çok önemli, hatta bir ara Çin sitelerinde suni tohumlama araştırması yaparken çeviride bu işlem için aynen şunlar yazıyordu, "yapay tohumlama mikro cerrahi bir operasyondur" yazmışlar...
Aleti bana hediye eden Sadri abime ne söylesem az...
Kendisini arayıp teşekür ettim, sana ne diyeyim dedim bir şey deme dedi.Ve ekledi, alet işin ehlinde olursa ülkeye faydası olur deyip noktayı koydu.
Aleti bu haberde araya sıkıştırdım ama ayrı olarak bu güzel hediyenin paylaşımını yapacağım.

Bu aletteki kızakta hiç boşluk yok...
Sadri abim sağolasın yeniden teşekür ed,yorum, Allah razı olsun...

21.11.2013

KASIM AYIDA BİTİYOR, ARICILIK ADINA KIŞ GELMEDİ...

 Çilek...
Hakim abimin çilekleri kızarmaya başladı::))
Çileklerin kızarmasını beklemek acayip sabır istiyor...
Bekleyen derviş muradına ermiş hesabına döndü bu iş...
Darı sahibinin haberi yok ama çilekleri göçürdüm, göçürdüm yanlış anlaşılabilir budadım diyeyim::))
 Zaim abimin kara kovan kışa hazır diyebiliriz, bu mevcutla seneye devam edecek mi merak ediyorum. Bu kara kovan yazın sıcaklarda petekleri döküldü, dökülme sebepleri arasında eşek arıları var. Eşek arılarına vururken küütüge gelen darbeler, peteklerin dökülmesini sağladı, tekrar toparladık ama mevsim geçti. Dalakların altında kapalı yavru var. Merkezde neler var göremiyoruz, üçüncü invert şurup verildi, birde petekler artık içerideki çıtalara bağlanmış, sarsıntılardan artık fazla etkilenmeyecek.
 Dalakların üstünde ve üstlerdeki açık gözlerde stoklar iyi görünüyor.
 Yavru durumları aşırı verdiğimiz aşırı invert şurup nedeniyle azalıyor. Artık kasım ayının sonuna doğru gidiyoruz, bazı işlerde arıya biz dur diyeceğiz, arı bizi yönetmeyecek biz arıyı yöneteceğiz.
 Şu an itibari ile iki tur daha invert şurup hazır, iki tur daha verdikmi arının yavru alanını iyice azaltmış olacağız.
 Çilek fidesi sanki görüyor gibi kol atmış. Atmış olduğu iki kolda gidip toprağı bulmuş durumda, hayret ettim.
 Canlarım benim yerim sizi, kurdun kuşun kısmeti her yerden çıkıyor.....
 İnvert ile arıları zehirleyip bloke etmek üzereyiz son iki tur kaldı, sonrada zaten kış gelir...
 Sabah işe gidiyordum, bir çiçekçinin önündeki saksılardaki pürenler ilgimi çekti, hayret dedim, nasılda güzel yetiştirmişler...
Saksıyı elime aldım ki...
Ormandan kopartılıp süs olarak saksıya sokmuşlar, yani saksı, vazo...
 Darıcadaki arıların durumu iyi hala iyi polen geliyor, yavru durumları azalıyor, bir tur daha şurup verip kışı bekleyebiliriz...
İşten gelen arılar İlhami abinin üzerine ve ellerine konup harçlık istiyorlar::))
 Polenle gelen işçiler arılar...
 el öpen işçi arı....
İki anasız kovan vardı,  önce anasızları birleştirip, sonra akşam olunca analı kovana kat atarak birleştirdim.
Bu gazete ile birleştirme yöntemidir.
Gazeteyi okuyan arılar, birleşmişler, ana arıdada sorun yok yavruya devam...
 Yüzlerce kestane ekiyorum, hepside tüplü olacak, ormanda ulaşabildiğimiz ayak altı olmayan ara sıra su verebileceğimiz yerlere ekilecekler...
Her pet şişeye bir kestane, üzerine gübre koydum, bahara bakalım neler olacak...

 Aşure ikramlarının kabulü devam ediyor....
Marangoza girmek istemiyorum, geçenlerde bir tanıdık aradı, sana kontra lazım olur mu?
Benim kontrayla ne işim olurki, artık marangoza girmeyeyim desemde, tabiki içimden diyorum bunları...
Hayırdır ne kontrası dedim, ebatları verdi, 120 X 210 boyunda 7 mm kalınlıkta... 
Filan yere gel al git dedi...
Adamın sevabını alalım bari, gittim yükledim, borcum ne abi ne borcu demezmi....
İyi bal vereyim bari dedim.
Kontralar başıma bela oldu ne yapayım ne yapayım derken, arıcı kulübesi yapmaya karar verdim, şimdi 15 kontra bu işe yetmeyecek, al başına iş.....

 Hafta içi çarşamba gün akşamı Ümraniye'de havuz sefasına başladık...

OKYANUS Sports Center

İzmir'den hobi arıcı misafirimiz var. Oktay bey , nasıl hobici ise, 15 günde bir bal hasadı yapıyormuş..
 Havuzda fazla kalori harcadık, portakal suyu ile harcadıklarımız telafi ediliyor....
 Bone sıkıntısı vardı, Saim abi ben pembe bone giymem diye diretti. Yav giysen ne olacak ki, bak ben giyinip birde poz verdim neyim eksildi dimi::))
 Oktay bey yüzme hocamız, ikide bir havuzda hocamızı kaybediyorduk,i dedim sen şu pembeyi giy, gidip başkasına tosluyoruz ayıp oluyor...
Bayağı bir yüzme tekniği aldık bakalım nasıl uygulayacağız, az çok yüzme biliyorduk, şimdi bildiklerimizi unutmaz isek iyidir.
 Çok güzel bir akşam oldu, acayip arıcılık muhabbeti....
 Acayip efor sarf ettik, kilometrelerce yüzmek bizi mafetti...
 Oktay bey uçak biletimi alın ben size her hafta yüzme dersi vereyim, para filan istemem dedi...
 Havuzdan çıktık bu seferde çay faslı başladı, sohbet tantana gırgır, özlemişiz, Oktay bey ile çoktan beri görüşmüyorduk.
Muhabbet iyide daha ben Gebze'ye gideceğim. Trafik beni mahvediyor, bir helikopter mi yapsak diyorum. Davetimize bizi kırmayıp icabet eden Oktay ve Saim abilere teşekür ediyorum, bu arada İzmir'e davet edildik... ::))

Not: Hafta sonu Cumartesi günü harbiyedeki arıcılık etkinliğinde olacağız. Cumartesi gününe Yusuf Şimşak ile anlaştık, pazar gününe ise Muhteşem abiyle anlaştık, yani hafta sonum gene yollarda geçecek.....
Ayrıca il dışından geleceklerin içinde hem cumartesi gelecek olanlar var, hemde pazar günü etkinliğe katılanlar var, benim orada ne gün olacağımı merak ediyorlardı, iki gün oradayız::))

4.02.2013

ARICILIK ÇALIŞMALARIMIZ, 2013 ŞUBAT


Bahar hızla yaklaşıyor, arıcılık malzemelerimizi bir an önce yapıp kenara koymak için bizde son gaz çalışmaya devam ediyoruz.
Hafta sonu cumartesi günü öğleden sonraya kadar cereyanların kesik olması çalışmaları aksattı. Bizde boş durmamak için plastik yanaklara çıta taktık. Yaklaşık 500 çıta ana arı gözlerine konuldu.


İlhami abi bu yıl çalışmalara acayip hız verdi. Aksaklıklar çok şükür sorun olmuyor ve çalışmaya devam ediyoruz, bu hafta sonuna gerekli işlerin hepsini bitirip kenara koymuş olacağız inşallah.


Kapakların sacı, matbaga kalıbı. Önceki çalışmalardan bir kalıptan 2 kapak kaplıyorduk.  Sacın üstüne nerden nasıl keseyim diye kapakları koydum üç tane çıktı. Geçmiş çalışmalarda bayağı fire vermişiz::((

Matbaa kalıbının bir yüzünde ise geçmiş haberler var. Kalıp Gebze Gazetesinden alındı ve haberlere de göz atıyoruz, Cemil soruyor ilginç haber  var mı::))


Tam bir günümü sacların kesimi yedi, basit bir iş gibi duruyor ama acayip zaman yiyen bir iş, kollarım hamlamış, mastarı kaydırmadan saca çizik atmanız gerekiyor çiziği katladığınızda alüminyum levha boydan boya kırılıyor.
Pazar günü ise sacların kenarlarının katlanması yani U yapılacak. İlhami abi arazi öğlen oldu gelecek neredesin diyor ki bir arkadaşın arıları var onları kontrol ediyoruz, yav bu günümü buldun gel işler ortada::))
Bu esnada Düzce'li Engin Altın marangozda misafirimiz...
Mehmet beyin 10 koloniden 5 tanesi sönmüş, bal var arı yokmuş, bir tanesi çok zayıf ve geri kalan 4 tanede sorun yokmuş. Bahara kafadan %50 kayıpla başladı. Gelen haberlerde gene bu yönde, ülkemizin kaderi bu...


İlhami abi geldi, yanında bir Düzce'li daha::))
İki Düzce'li tanışıyor.
Bu yıl Düzce'li arıcılar tarafından yakın markaj dayız, Allahtan hayırlısı. Engin bey ile Mehmet bey tanıştılar, artık iş zamanı.
İlhami abinin geç kalma nedeni ise Mehmet beyin 10 kovan arısı varmış, bir kontrol et demiş İlhami abide arı bakımına arazi olmuş.
Durum nedir dedim, 10 kovanın 5 tanesi sönmüş, bir tanesinde çok az arı varmış ve ana arısıda var, sıkıştırdım dedi. Geriye 4 tane sağlam kalmış, ülkemizin her yılki kaderi bu, sezona kafadan %50 kayıpla genel giriş yapılıyor. Başka yerlerden gelen haberlerde de aynı durumlar söz konusu, çok kayıp var diyorlar, hayretler içinde kalmaya devam ediyoruz.

Ben sacların kenarını katlıyordum, katladığım sacları İlhami abiye verdim kapaklara bir monte edin diye. Önce bir numune yaptım bakın işin detayları bu.
İlhami abiyle Mehmet bey birlikte çalışmaya başladılar. Sac kapak kenarlarında 3 cm filan açık bırakıyordu, kapakların kasası boyansa iyi olur dediler, madem boyanacak buyurun boyayın dedim.

Engin abiyi sac kenarı katlamaya verdim.  Bir günümü bu sac kenarı katlama yedi, bunlar hesapta olmayan kayıplar. Şimdi sadece kapağa sacı koyup zımbalama işi kaldı. Ben iş uzun sürer diyordum en basiti oymuş, kaplama işi acayip yürüdü.



Mehmet bey sac kaplama işine devam etti. İşten anlıyor bu arıcılara bayılıyorum, leb dedin mi leblebiyi anlayanları tabiki. İsmi kuru arıcı olup, elinden iş gelmeyenler benim listemde zaten tutunamıyor::))
Arıcı dediğin zaman elinden her iş gelmeli...
Belki çok fazla şey istiyorum ama böyle...



İlhami abi kapakların kasa kenarlarını boyadı. Abdullah amca bu sene bir kovan arı vermiştim söndürdü, seneye İlhami abiye körükçü olacak çekirdekten yetişmesi lazım ama Ustasının yaptığı boyayı beğenmiyor. Arıcı çırakları da bir garip bununda kafasına el demirini vurunca aklı başına gelir ama İlhami abide o huy yok...


Çalışmalara kısa süre ara veriyoruz yemek vakti. İşler yoğun Hışıra gitmiyoruz Hışır bize geliyor::))


Cemil usta kızına oyuncak beşik yaptı, evde beşik diye ağlamış, abisinin oyuncak kamyon kasasını söküp beşik diye onu süslüyormuş tu::)


Bu arada arıların yavru durumları Gebze'de artmaya başladı. Yavru kenarlarında sulandırılmış bal çoğalmış. Her kolonide bir iki çıta böyle yavru var ve bu kolonileri hiç beslemedim, şu an kendi istedikleri gibi gidiyorlar yiyecek sorunları yok.


Bir başka koloniden yavru görünümü ve yavru alanını açmaya devam eden bir koloni daha.

Bu ruşet çok zayıf ve kış boyu yavruyu hiç kesmedi bu ruşeti besliyorum saflarımdan birisidir.



Bir başka kolonide 2013 yılının ilk erkeklerini gördüm. Canlarım benim::))
Marangozda engin beyle konuşurken Düzce'de üç arıcıyı kek vermekten vaz geçirdim dedi. Arıcılara invert şurup tavsiye ediyormuş.
Yıllar öncesi yazdığım kek yazısı acayip ilgi görüyor ve statiklere baktığımda o sayfada gün içinde mutlaka ziyaretçi görmekteyim.
Birçok kişinin anlamadığı şey şu.
Kış arıları kovanı yada koloniyi bahara taşıyacak arılara deniyor ve bu arıların yedekleri yok. Havalar ısınmaya başladığında bu arılar bir posta yavru çıktıktan sonra ölüyorlar. Bahara çıkmış bir kış arılarına yardımcı olmamız gerekiyor. Bahara çıkan kış arıları normal şartlarda bir posta yavru çıkartır, yani siz hiç dokunmayın bunu yapacaktır tabiki balı ve kış arısı varsa. Bahara çıkmış arıya invert şurup verirseniz çok yardım etmiş olursunuz hazır sıvı gıda ve soğuklarda bile yavruların ihtiyacı bu invert şuruptan karşılanır.
Arılara kek verdim arılar keki yedi diyenler var, arılar zaten keki yer kimse arı keki yemez demiyor. Sıvıyla  3 hafta yaşayan kış arıları kekte acayip zorlanır ve ömürleri 3 haftanın altına düşer bunu bazı kişilere anlatamadık. Kış arımız baharda3 hafta nasıl rahat yaşar onu çözemiyoruz, kek vererek arıyı yorup erken ölmesini sağlıyoruz, iyilik yapılacaksa baharda koloniye şurup verilmeli, bu invert olursa çok süper olur, diğer şuruplar arıya bana göre dokunuyor ve ishal ediyor.  Kek arılara yavru yaptırmak ve yavruyu kestirmemek için veriliyor, bahar gelmiş zaten arılar yavru yapabilmek için fırsat kolluyor. Kek verip daha uzun yaşayacak kış arılarının ömrünü neden azaltıyoruz, herkes bu soruyu kendisine sormalı. Ayrıca kimseye aman böyle yapın demiyoruz, eninde sonunda doğru bulunacaktır, biz ne karşıtlar gördük, yıllar sonrası dediğimiz çizgiye istemeseler de geldiler, yani arıcı olmaya başladılar...


Pazar günü misafirler gitti, İlhami abi gitti etrafı toparladım, kutu gözlerinin küçük kapakları için kayınçonun depodan laminat parke getirmiştik onların enlerini çıkarttık, biçimi ertesi gün mesai bitimi yapılacak. Atölyeyi toparlamaya çalıştım her taraf malzeme oldu, kapaklar bittiğinde her şey toparlanacak.
En zor iş kapak sacı kaplamak diyordum ben bir kaç tane kapladım, İlahami abiyle Mehmet bey 50 tane kapak kaplamış.
İşlerin sonuna geldik, yurt dışından bir arıcı misafir çalıştırıp malzemeleri kenara koymayı düşünüyorum, yurt içi  yardımları kesmedi::)))