22 Nisan akşamı saat 21:00 gibi kovanlarımızı, ruşet ve ana arı kutuları, yüklemeye başladık.
İşin bitimi ve yemek filan derken tarih 23 Nisanı bulmuştu...
Gece 00:1 de yola çıktık.
Yükleme işinde Muhammet Pak ve Mustafa Sarıbaş bizlere yardım ettiler.ettiler. Nakillerde o kadar çok yardıma muhtaçsınız ki anlatamam.Üç beş kovan yüklenmiyor, yüzlerce kutu kapatılacak, yüzlerce ruşet kapanacak...
Sayı arttıkça zorluk ve yorulma artıyor...
Yolculuk güzergahımız otomobil ile 12 saat sürmekte...
Otobüs ile defalarca gidip geldik 17 saat sürüyor...
Kamyon ile 18 filan sürmesi gerekir tabiki çift şoför olmalı...
Ayrılmadan önce bir kaç foto aldık, herkes yorgunluktan bitmiş vaziyette.
Köpük ana arı kutularının en üst sırası biraz sorun çıkardı bazı kutuların kapakları açıld ve arılar azalmış.10-15 kutuda problem var, henüz içlerini inceleme fırsatımız olmadı, inşallah fazla sorun yoktur...
Şoförümüz biraz takıntılı bir akrabası yolda bir yolcu almış ve sonrasında kaza olmuş....
Kazada yolda arabaya aldığı kişi ölmüş, ve 170 bin bira tazminat ödemişler, bizim arabada olmamızı bile tahammül edemiyordu...
Ben defalarca bu arabalardan kullandım yardım edeyim dememe rağmen kabul etmedi. Tüm soförlerde gördüğüm bir şey var, tüm ehliyetler kopyalanmış, arabayı belli bir süre kullanma hakkınız var, saat dolduğunda çıkartılıp, başka bir kopya giriliyor ve size ek süre sağlıyor. İki kişilik ehliyet sorunu çözmüyor belli bir süre sonra bitiyorsunuz...
Uyku problemini çözdüklerinde saat yetmese bile bu seferde takometre resetliyorlar, araç elektirik arızası yaptı aküyü sökülünce sıfırladı deyip hata almamalarını sağlıyorlar.
Kamyonculuk oldukça zor bir meslek.
Dolayısı ile arabayı tek şoför kullandı, üç sefer uyku için mola verdik, yolculuk 21 saat sürdü.
Konya civarında yemek molası, ne kadar bitmişiz....
Aydıncık'ta bu yıl hedeflerimize ulaşamadık...
Bu kadar terslik bir araya nasıl geldi :(((
En büyük kazancım ise oğlum Enes Emin...
Bunca terslik ve olumsuzluğa direnip mücadele etmesi ve sonuçta pes etmemesi en büyük kazancım.
Bir başka kazancımız ise damızlıklarımızın yedeklerini aldık.
Günlük yumurtaları gömek acayip sevindirici. Genelde ana arılar suni tohumlama yapıldıklarında iki kez bayıtılanlar dördüncü günden itibaren yumurtaya başlıyorlar...
Bizim yıllar öncesi döllediğimiz ana arıların bazıları hala yumurtaya başlamadı, tek tük yumurtaya başlayanlar oluyor, bunların yaşını nasıl çözeceğiz hala çözemedim...
Bilindiği gibi geçtiğimiz yıl ana arı suni tohumlama yönetmeliğe alınıp, ağır yaptırımlar koymuşlar. Suni tohumlama yapabilecek kişiler veteriner, ziraat mühendisleri ve arıcılık yüğksek okulu mezunları yapabilecek...
Arıcılıkta gelişmiş ülkelerde her arıcı isterse suni tohumlama yapabiliyor, bizim arıcılarımız bazılarına göre zeka ve yetenekleri geri düzeyde olduğundan mı bilmem yasak....
Suni tohumlama konusunda güncel bilgi verme şansımız kalmadı, dolayısı ile geçmişten sizlere haberler vereceğiz :))
Bizlere yasaklar koyanlar ile kafa bulacağız...
Galile dünya dönüyor dediğinde yeniliklere karşı olanlar tarafından ölüm cezası ile yargılandı, dönmüyor diyeceksin yoksa asarız...
Galilede bakıyor ne dese boş, diyorki tamam dönmüyor diyorum, ama dünya dönmeye devam ediyor demiş...
Bizde artık suni tohumlama yapmayacağız, dünya dönmeye devam edecektir...
Satranç oynuyoruz ve hamleleri mat olmamak üzere yapmalıyım...
Bu yazdıklarıma Allah sizi inandırmasın:).
Bir kaç yıl öncesi suni tohumla yaptığımız ana arılar vardı, kaç yıldır yumurta atmıyorlar. Sürekli kapalı yavru takviyesi vererek yaşattık....
Açık yavru verdiğinizde ana arılar kesile biliyor. Uzun süre yumurta atmayan işçi arılara ana arı yapacak şansı vermemek gerekiyor. Nasılda masal, yada hikayeler yazıyorum, dimi....
Ana arıyı dölleyeli en az 2-3 hatta 4 yıl geçti.
Son kontrolde yumurtaya başlayanlar olmuş.Buna hangi rengi takmalıyız, sonuçta ana arı yumurtaya başladığı yıl önemli ve bu yılın apoletini takıp kafamdaki hangi rengi takayım sorunlarını çözdüm, bilmem siz ne dersiniz...
Yasak koyanlara bu masallar kapak olsun.....
Dünya dönüyor, dünya dönüyor demek yasak olsa da...
Kişiye özel yasaklar koymak, başka hangi ülkelerde var acep....
Aydıncıkta bir sene öncesi kovanların tabanına küçük spot lambası delikleri deldirmeyi başarmıştım. Zor olsada arıcıların hepsi kovanlarının tabanına havalandırma açtırdılar.
Bu sene ise kovan altına polen toplamak için tuzak takın polen baldan daha çok para ediyor küçük kavanozlara koyarsanız kilosunu 100 liradan bile satarsınız, ileride polen isteyecek kişiler olacak etrafınıza tanıtın ve bu işe en az 5-10 kovanla başlayın dedik...
Verdiğimiz modeli gören arıcıların bazıları polen tuzaklı altlık yaptırma kararı aldı.10 Tane altlıkta ben yaptırdım. Her kat kovan olabilecek en çokta arıcılar buna sevindiler...
Murat ustaya borcum ne dediğimde 10 lira pahalı mı dedi :))
Birde buradaki arıcılar kerestesini kendisi götürüyor, kereste arıcıdan olursa taban herhalde 5 liraya düşer...
Zaten ilk siparişi Ekrem 30 tane, Mustafa Sarıbaş ise 20 tane verdiler.
Yola çıkma hedeflendiğinde yaklaşık 9-10 gün öncesi larva transferlerine ara vedik, kapalı memelerin nakilde zarar görmemesi gerekiyor.
Kutu ve ruşetlerdeki ana arıları toplayıp sıraya göre müşterilerimize yolladık. Pazartesi gönderdiğimiz kargolar 5. gün teslim edilecekmiş. 23 Nisan bayramı ve tatili bile bize zarar verdi, bir kaç kişi aradı acaba kargoya ana arılara zarar gelirmi, gelirse ne yapalım, gelmez desem, gelir desem boş...
Sonuçta bir sorun çıkacak olursa , sorunu gidermek zorundayım.
Bundan bir posta önceki giden ana arıların kabulünde gene sorunlar çıkmış, dediklerimizi uygulayanlar ana arıları kabul ettiriyorlar. Biz ilk defamı ana arı kabul ettiriyoruz diye hava atanlar hem paralarını hem ana arıları kaybediyor ve bana da zarar veriyorlar...
Kargoya verilmeden genelde kafeslerdeki arılara şurup veriyoruz, arılar genelde dışarıdan bir şey yemediklerinde 3 gün midelerindeki ile geçindiklerini söylüyorlardı.
Özellikle oğul arılarını Almanya'da bir kovana alıp hastalıktan arındırmak için bom boş kovanda 3 gün tuttuklarını, Mehmet Yüksel defalarca yazmıştı...
Aydıncıkta 20 Nisan tarihinde çektiğim resim...
Kuraklığın göstergesi, Aydıncıkta ekinler 15 mayıs da hasat edilir, kuraklıktan ekilen ekinler kurudu, kelleyi bile sökemediler.
Yaşamış olduğumuz olumsuzluğun nedenini araştırıyorum, sonuç kuraklık çıkıyor. Keşke hata yaptığımı birisi söylese, dese ki kuraklık değil, olumsuzluğun nedeni şunlardır diye sıralasa bende yaptıklarımı sorgulasam...
Bunları neden yazıyorm derseniz, eski defterleri açanlar olmuş.
Yaşadığımız olumsuzluğa bayram edenler var, ben rakiplerimi takip etmiyorum zaten takip edilecek bir şeyleri de yok.
Yıllar öncesi Gebzeye pürene gelip arıları sönenler oldu bende olayı bildiğim için dedimki bu 250 kovanın ballarını ben aldım, kovandan çıta çekme işini bana vermişlerdi tüm balları ben aldım. Ben kendi arılarıma yavru alanı bırakmıştım, öbür arkadaşlar kovanlarına çok bal bıraktırdı.Sonradan yeni bal akımı oldu, kalan yavru alanınıda bal ile bloke eden arıların yavru zinciri koptu. Arılar yavaş yavaş Trakya'da bitti, çünkü arıları kaldırmadan msn den Mustafa hoca bana yazdı dediki Ali balları süzdük, petekleri arılar yalasın diye dışarıya dizdik, arılar bitmiş yalamaya gitmediler dedi.
Sonuçta bu arılar Gebze'ye pürene geldi ve pürende söndüler, sönme nedeni mesafe olarak 25 km civarında bir radardan etkilenip kovanlarını bulamadılar. Bizde dedikki neden benim kovanlarım sönmedi, başkalarının kovanları her sene niye sönmedi, durumu izah edince bazılarının işine gelmedi. Yani birileri biz hata yaptık diyemediler, yav ben hata yaptım demek bu kadar mı zor...
Bu radar çarpması onlara iyi oturmuş ki hala unutamamışlar, kıvarnıp duruyorlar.
Bizim ana arı üretimimizdeki olumsuzluğa bayram ediyorlarmış. Bir arkadaş yazılanları kopyalayıp bana atmış okudum.
Yazıyı yazanlara bakıyorsun bunlar çocuk değil, yaşları 50 civarı veya üzeri...
Bu gurubun özelliği her şeye muhalif olması ve kendileri ortaya bir şey koyamaması üzerine kurulu. Bunlar birileri başarısız olduğunda ortaya çıkan insan kılıklı mahlukatlar...
Bir insan birisinin başına olumsuz bir iş geldiğinde nasıl sevinir, buna başkaları nasıl destek verebilir anlaşılır gibi değil, eğer bunlar insan ise bunları yapamaz.
Bu nasıl haset, nasıl çekemezlik....
Ben yıllardır paylaşımda bulunurum bir olumsuzluk varsa yazarım veya şurada şu hatayı yaptım derim ders alacaklar varsa aynı hataya düşmesin isterim...
Arıcılık denildiğinde ön plana çıkışımız.
Larva tarnsferinden tutun, invert şurup, suni tohumla ve karniol arısı dahil olmak üzre acayip arıcılara etki etmişiz. Başkaları bu etkiyi yapamıyor ve kıskanıyorlar. Bu bahsettiğim konuları bir aratın internette biz çıkıyoruz....
Mahluklar kudurmaya devam edebilirsiniz, ben sizlere ömrüm olduğunca iş vereceğim, üreceksiniz kervan yoluna devam edecek.
21 Saat süren yolculuktan sonra Gebze'deyiz. Pelitli köyünde bir yere indirdik arılarımızı, bir kısmı Ovacık köyüne nakledilecek, zaten bir kısmı Darıcada.
Arı indirmeye Cemil usta, İrfan usta ile Enes Eminin iki arkadaşı geldiler. İlhami de yardıma gelmişti.
Saat 22:00de arı indirip yerlerine alınmaya başlanıldı. İstediğimiz gibi organize olamadık. Gece saat 1 oldu yardımcılardan 4 kişi ayrıldı. Sadece köpük kutuları dizip açmaya karar verdik, köpük kutu işi bittiğinde 2:30olmuştu, kovan ve ruşetleri indirildiği yerde bırakıp evlerimize dağıldık ertesi sabah İlhami abim işe gidecekti acayip hırpalandı yoruldu, gece gece bir kaç kez düştü...
Gece etrafı görememiştim, 24 nisan sabahı desemde saat 11 gibi gelebildik buraya manzara süper her taraf çiçek hafiften de yağmur yağıyor hava kapalı süper oldu...
22 Nisan akşamı kapatılan kovan ve ruşetlerimizi, 24 nisan günü sehpalara alıp açtık. Yaklaşık 36 saat kapalı kaldılar. Havanın kapalı ve hafif yağmurlu olması süperdi, yoksa sıcakta arılar dahada zorlanacaklardı.
Bir kovanda biraz arı ölüsü fazlaydı. Genelde kovanlarda sorun yok.
Arılar kurak bir bölgeden yağmurlu ve çiçekli bir yere geldiler, onlarda manzaraya şaşırmıştır...
Aylarca kuraklıkla boğuşup, bu manzarayı görünce....
Yeşile ota hasret kalmışız, çeşit çeşit çiçekler....
Yoncalar açmaya başlamış....
İş bitimi eve dönerken yol kenarları.... Yabani hardallar...
Gebze Kirazpınar mahallesi, aradaki vadi köy ile Gebze sınırı...
Bu sene sezona iyi giriş yapamadık, inşallah sonu iyi olur, uzun bir aradan sonra evinde olmak acayip güzel....
Fatih'e biri diyorduki evden 1 hafta ayrı kalırsan yeni evlenmiş gibi olursun, 15 gün evden ayrı kalmak ise yeniden doğmak demiş...
Biz bir kaç kez yeniden doğduk o zaman...