laktikasit. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
laktikasit. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12.10.2010

SEZONU KAPATIP, GEZİLERE BAŞLAYAMADIK.

Hışırın yerinde hamsi sezonunu açmıştık.
Konu hışır ve balık olunca meraklısı çok oluyor::)
Bizim doktor, koşa koşa hamsi yemege gelmiş.
Yemekten sonra arılıga bir gittikki, kutulardan birisi kasrşılama turu yapıyor::((



Havalar soğuduya, en karlı işlerden birisi sobacılık.

Adam Kayseri'li olur ise her şey beklenir işte.
Bizim hacı soba arıyordu, hemen İstanbul'dan soba anında eve teslim edildi.

Bu arada hacı başka soba istiyordu, hacı ninede guzine soba olsun istemiş.

Hazır güğümde su ısıtılır ::))

Hacı acayip gülüyordu, o iş olmaz ise hamur suyu yaparız diye::)))

Soba ihtiyacı olanlar, doktordan soba alabilir, fazla bişiler yazar isem reklam olur, bu kadarı yeter siz anladınız onu::))



Yemekte Muhteşem abi dediki sabahtan bir terk vardı. Onu kafesleyip bir kutuya emanet vermiştik.

Lazım degilse onu bana ver dedi.

Yav sen iste, terk etmiş anaların lafımı olur, beni terk edeni ben hiç tutmam zaten.

Arılıga bir gittik bir başka terk var.

Dedim buda senin olsun.

Muhteşem abideki tipe bakın ne kadar mutlu oldu. Ben veriyorum, bahardada tekrar fazlalıkları alırız.

Hesaba şimdiden iki anaarı verdim, bunların çocuklerınıda hesap eder isek, seneye doktordan alacak bayagı kabarmaya başladı.

Şimdiden Muhteşem abiden gelecekleri nereye koysam diye yer bakıyorum::))

Muhteşem abi mutlu, bir anaarı birde kutu vermişim, kim mutlu olmazki, kış boyu oynasın dursun. Lazımsa gene gelsin, sonra ofise geçiyoruz.

Yav anaarı veriyorum, çıkma kafese laf söylüyor. Sonuçta kafes degilmi. Propolis filan lazımsa hazır kazı kullan işte.

Muhteşem abiyle dışarıya çıkıyoruz, diyorki bak dinle anaarı hala kutuya girmedi. Yav girmese bile sende bir kutu var, kafesteki anaarıyı o kutuya ver. Diyelimki bu kutuda anaarı yok, iki kutuyu birleştir.

Arılıkta ne oldugunu anlamadıgım bir sırada acayip varroa üretimi yapmışız.

Ben yıllarca arıcılık yaptım bu duruma gelmiş kovanım oldugunu görmedim, yada bu duruma geldi o zaman böyle inceleme yapmıyorduk.

Her arıda kesin bir varroa var, bazılarında iki hatta üç tane varroa olanlar vardı.
İçim bir tuaf oldu, bakıyorum varroalar arıdan arıya geçiyor, cıvıl cıvıllar.

Hemen laktik asit uyguladım. Laktik asit vuruldugunda varroalar daha belirginleşti.
Bu koloniler en fazla üç çıta ful arısı var.
Çok bilenler hemen bir olumsuzluk oldumu efendim varroadan diyor. Varroadan bu sıradaki arıların hiç birinin yaşamaması gerekiyor.
Bu sırada Mugla'dan gelen 4 kolonin bölmeleri vardı, anasıyla bölüp, daha sonra analarını sıkıp içine attım. Bu işlem 3 sefer sürdü ve şu an bu kolonilerin içindeki arıların ne oldugunu tam bilmiyorum ama her anaarı çiftleşmesinde %50 karniyol karıştı. Arıların saldırganlıgı bitti.



varroa, varroa mücadelsi
Yükleyen Ali_Turk. - Komik hayvan videolarını izleyin.

Çarşamba günü son tur laktik asit uygulamamasını kaçırmamam gerekiyor.
Bu kolonilere yavru takviyesi yapmıyacagım ve sonucuna hep birlikte bakacağız.
Yanlız arının yiyecek sıkıntı çekmesine musade etmeyecegim ve çıta dışını kış modundaki gibi saracağım. Daha rahat yavru yapabilsin.

Gebze'deki arılıkta yaklaşık 500-600 metre uzaklıktan püren poleni geliyor. Fabrikaların arasında biraz püren kalmış, yoldan geçer iken resimledim onlarıda bir başka paylaşımda görürsünüz. Tabi piknikçilerden kalırsa, pürenlik alan son zamanlarda piyizcilerin demlenme mekanı olmuş durumda.

Bazı kovan kapaklarımızda sac yoktu, ben kutu kapakları için matbaga kalıbı almıştım, hacı kovanlarada kullanmaya başladı.
Kapaklar pırıl pırıl oldular.

Kutu kapaklarımızda aliminyum matbağa sacıyla kaplanmış durumda.

Pazar günü kovan ve kutular çoştular.

Kutuların beslenmesine devam ediliyor
Metro kovanlardan birer çıtada kapalı yavru takviyesi yapılacak, havaların ısınmasını bekliyoruz.
Gebze'deki işleri bırakıp ormana fişekliyorum, durumlar nedir çoktan beri gidemiyoruz.
Arılıga bir vardımki, arılık sesten inliyor. Şahane çalışma vardı. Hava ne kadar güzel olsada biraz acı esinti olmasına rağmen arıların hali hoşuma gitti.
Daha önceki gidişimde arılar vites degiştirmişlerdi yani uyuşuk çalışıyorlardı, bu sefer böyle bir durum yok.
Birde hava sıcaklıkları geceleri 8 dereceye kadar düşmüştü, tespit yaptırdıgımız günün akşamı, hem kovan girişlerini daralttım, hemde katla kovan arasına, ortasında geçiş olan naylonla koloniyi sıkıştırdım.


Hemen yan arılığa bir göz atıyorum. Her taraf püren ve mis gibi kokuyor. Bir çok yerde sezon bitti, bizde ise yaklaşık ben sayalı 12-13 sene oldu bu pürenler böyle açar ve geçer hiç kimse bal alama ve herkeste halinden menmun.
Bunu degiştirmeye çalışıyorum.
Bir düşünün bu yıllardır aynen dediğim gibi ve kimse yav biz niye bu pürenden bal alamıyoryz demiyor.
Tabi bu konuda işi bilende bilmeyende akıl satabiliyor.
Geçtiğimiz sezon pürene gelip, arılarını söndüren birisi başkalarına karniyol arısı nasıl kötü onu anlatmaya çalışıyor.
İyiki söndürdügü arılar karniyol degildi.
Herkes hak ettigini bir gün karşısında bulacaktır.
Arısını kışa sokamayan kişi, millete akıl veriyor.
Yada başka açıdan bakar isek iki senede yüzlerce kovan söndüren kişi usta arıcı oluyor, biz işi bilmiyoruz.
Yavaş yavaş taşlar yerin oturuyor, takke düşüp kel görünecektir.
Bu işler litarütürle olmuyor.

Pürenin yaklaşık olarak %50 si açış durumda.
Biz niçin bal alamıyoruz diye zaten araştırmaya girdiğimizde olayı çözmeye başlayacagız. Bu senede püren bal vermedi diye konuyu kapatır isek bu iş böyle gelir ve böyle gider.


Yıllardır tam istifade edemediğimiz pürenler.
Şimdiye kadar kolonilerimizi beslemeden kışa sokmamıza ve kış arılarımızın çıkmasına yaradılar. Bundan sonra artık pürenden sağım yapacagımız günleri bekliyorum. O günleride gene hep birlikte görecegiz.
Bu konudaki başarısızlıklarımızın sebebleri, kısaca birincisi Trakya'da sağım yapıp arıyı kaderine terk ediyoruz, ikincisi bölgemizde daha kış gelemeden yavru kesen ırkla çalışıyoruz ve üçüncüsü ise koloni yönetmeyi bilmiyoruz diyebilirim.

Yılardır açıp geçen ve verim alamadığımız yada niye verim alamıyoruz diye kimsenin sorgu bile yapmadıgı milli servetimiz toprak olmaya devam ediyor.