karamusul'lu ibrahim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
karamusul'lu ibrahim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1.03.2009

BU HACILARDAN BENİM ÇEKTİĞİM NE::))

Hafta arasında Halil Şekerci yani eski hacı abim, İbrahim hastanedeymiş durumuda kritik dedi. İbrahim denilen kişi ise Lüleburgaz'da bulunan hacı abimdi. Duruma göre hafta içinde bile gideriz derken hafta sonuna nasip oldu. Burası Lüleburgaz ve Karamusul köyünün arazisindeyiz. Bir günde o kadar çok yolculuk ettikki, arabasız gittik otobüs ve bazen otostoplarla günü bitirip gece saat 21 gibi evime gelebildim.
Yolda bir tarla dikkatimi çekti, zaten tahminde ediyordum bu resimdeki ot kanola bitkisiymiş.
Aynı karalahana görünümü var, tadınada bakmadım ilaç atıyorlarmış. Fakat Halil abi bu sene balını yedim ayçiçekten çok güzeldi diyor. Bu bitkide artık arıcıların can damarlarından biri olacak, birde bu bitki ilk bahar başlarında çiçekleniyor ve hemen geçmeyen bir bitki. Yani uzun süre nektar veriyor. Nektarının zamanı ölü sezonların içinde olması ayrı bir güzellik.
Bu tarla acayip büyük. Birisine sordum köyün girişindeki tarla ne ekili ve kaç dönüm diye köylü 100 dönüm oldugunu söyledi. Yolda 4 km.lik yolu yürüken bir araba alıp bizi köye bıraktı.
Hacı abinin işler ilginç, normal ameliyat olmuş eve taburcu ediliyor, yolda trafik kazası geçirip tekrar hastaneye gidip ikici ameliyata alınmış. Yatmak ona çok zor geliyor. Halil abiyle uzun bir arkadaşlıkları var. Benide Halil abi tanıştırmıştı İbrahim abiyle. Karamusul köyüne arı koymak yasaktır ben üç sene o köye gidip sınırın karşısına koyup hep İbrahim abi yardımcı oldu. Ne kadar yük olmamaya çalışsamda, evinden ayrı misafirhanesi var anahtarını verdi, aşağıda gelecek bir pat pat yapmış onu bana tahsis etmişti. Elindende gelmeyen iş yoktur. Elektirik, kaynak, su tesisatı demir dograma gibi bir sürü işi yapar.
Zorla güldürüp bu resmi aldım, verdiğim taktikleri önce dinler sonrada tekrar anlattırıp kagıda yazardı, sonrada derdiki bu sene desene balı kırdık. Yani kendisinin 10-15 kovan arısı var sepetler hariç.
Birde hatıra resmi aldık uzun sohbetten sonra vedalaştık. Çok cefakar bir insan, bana çok iyilikleri olmuştu Allah acil şifalar versin. Eski hacı ben bu yazıları yazarken yola devam ediyordur. Gebze'deki feribotla karşıya geçecek ve karşıdaki arabasına binip evine kaçta varır bilmiyorum. Gerçi eski hacı bu gün beni gene iyice şarz etti, akşama kadar atmadığı fırça kalmadı.
Benim Lüleburgazdaki makam arabam, hala faal.

Hacı abi bu pat patı kendisi yapmış. 5 liralık mazot koyduğumda bir sezon bana yetiyordu. Çok degişik bir gün oldu, dünya hali işte bu arada yeni yılın ikinci ayınıda yedik bahara doğru hızla yol alıyoruz. Bu hafta havalarda ısınacak bakalım Mevlem neyler, neylerse güzel eyler.