
Hafta sonu 10 nisan 2010 günü yapmış oldugum yeni memelerin deneme sürümleri vardı. Ali Şekerli abimin gönderdiği memeleri önce kullanıp sonra paylaşmiştık.
Dolayısı ile hafta sonu asıl yapmış oldugumuz işlerin paylaşımını hafta içine atmıştık, araya birde başka paylaşım girdik, bu paylaşımda önemliydi, av fişeklerinden kafes, tapasındanda meme tutturucusu.
Dolayısı ile hafta sonu asıl yapmış oldugumuz işlerin paylaşımını hafta içine atmıştık, araya birde başka paylaşım girdik, bu paylaşımda önemliydi, av fişeklerinden kafes, tapasındanda meme tutturucusu.

Geçen hafta 10 nisan cumartesi en güçlü kovanımı yeni altlıklardan birisine aktardım. Bu görüntüler aktarma yapıldıktan 5-6 saat sonrası. Yani öğlen üzeri aktarma yapıldı, akşam alınan bilgi bunlardı.

5-6 saatlik sürede bu kadar malzeme aşagıdaki çekmeceye düşmüş. Görünce bende şaşırdım acaba varroa filanmı diye. Gözlem yaklaşık 5 gündür devam ediyor daha bir tane varroa düşmedi. Bu kovan ise 18 çıtalık bir koloni.
En acayibime giden ise çekmece zemininde acayip bugulanma ve su birikti. Minin damlacıklarda desek daha doğru olur.
En acayibime giden ise çekmece zemininde acayip bugulanma ve su birikti. Minin damlacıklarda desek daha doğru olur.

Muğla'dan gelen arıları bölüp anaarısını degişip satacaktım. Planlar alt üst oldu. Bu iş olmadı, bu seferde yavrulu çıtaları benim Gebze'deki zayıf arılara veriyorum, işçi arılar bir tur meme besleyip, çiftleştirme kutularını boylatıyorum, başka türlü bu arılardan kurtulamayacaktım.
İlhami Uyar abimiz geçmiş yıllara oranla kendisini bayağı gelişitirmiş durumda. İşin garip tarafı ise geçen seneki ekip arkadaşlarından yılların arıcısı Nejdet Uyar abimiz vardı, bunlar sülalecek arıcıdır. Nejdet abinin 30 kovan arısı sönmüş, suçlusuda İlhami abiymiş, çünkü formik yapmışlar arılar ondan södü diyorlarmış.
Baştan kovanı başka kovana aktarıyorum çiftleştirme kutularımızın hazır petekli çıtalarını kovana iki sıra diziyoruz. Daha sonra Muğla'dan gelen arıları bu çıtaların üstüne silkeliyorum.
Her kovan yaklaşık olarak 50 koyduk. Üstünede 3-4 litre poşetle şurubu veriyoruz, iki gün sonra çiftleştirme kutularına hazır ballı çıta hazır. Bu çıtaların arılandırmasınıda meme besleyen anasız kovanlradan verince verdiğim memeyede mahkum oluyorlar.
Pazar günü ilk defa eldiven taktım. Eldiven maske ve çizmem var diye sevinmeyin. Bir yerinizden birden vuruyorlar.
Tek tük saldırgan arılarım vardı ama bu kadarı bir arada hiç olmamıştı. 15-20 güne kadar Muğla'dan gelen kovanların tamamını dagıtıp bitirmeyi düşünüyorum. Anasını 2-3 çıtayla alıp bölüyorum zayıfken güçlü saldıramıyorlar.

İlhami abi gider iken, Muğla'dan gelen kovanların birisine boş çıta atılmıştı, arıyıda biz bölünce erkek ve dişi yumurtalar var, haliyle meme başlamışlar, dünya arı sütü vardı, İlhami abi çıtadaki memeleri bozmadan alıp götürdü, arısütlerini evde sağacakmış.
Hacı diyorki bu Muğla'dan gelenler inek olsaydı acayip süt çıkardı ::))
Tel altlıklı anti varroa sisteminden görüntü. 5 Gün içinde bu kadar pislik aşagıya düşüyor. Henüz hiç varroa düşmedi.
Herkesin kendisine göre işleri var, hacı bizim biladerin yeni yaptıgı 500 çiftleştirme kutu çıtasına delikdelip tel takıyor. Çamaşır yıkamış gibide onları tavana asmaya devam etmekte. 75 tane altlıgın montesi bitti, sadece teli zınbalanıp, bezir yağı çekeceğim.
Benim işim civcivle değil ama ilerde neden olmasın. Bakarsın bıldırcın üretiriz.
Şimdilik sıcaklıkta sorun yok, ayarlayabiliyorsunuz, hemde kaç derece isterseniz oluyor. Fakat nem işi çözümsüz duruyor. Bu nem işinide çözdükmü plan tılır tıkır işler inşallah.
Hemen hacı sıfır çizme verdi, bir boy maskesi ellerdende kendini öptürme bu kadar zırh yeter.
Asıl işimiz ise hafta sonuna çıkacak anaarılerın memelerinin kutulara dagıtılması gerekiyordu. Bizimki mağazin işleri peşinde biz ise ne kadar çok iş yaparsak sistemin işlemesini o kadar çabuklaşacak.
Bu günlerde arılığa gittiğim her akşam en az 10-15 iğne yeniyor. Elimde bir iğne var onu çıkarmaya niyetlendik ikincisini yedim. Bu nedenle arıyı havalandırmamak gerekiyor, şurupta bunun ilacı.
Biz bu işlerle uğraşırken Sadri abide geldi. Selam sabah derken birde onu soktular zaten içeri girmemişti, biz arılıktaki işleri bitirene kadar kendisi arabada bekledi.
Bir uçabilseler bana neler yapacaklar ama malisef uçulamıyor. Uçabilmeleri için önce üzerlerindeki şurubu yapayıp petek gözlerine doldurmaları gerekiyor.
Sistem çok güzel , istediğim gibi oynuyorum onlarla.
Arada bir sürü arı telef oluyor ama yapacak başka şey yok. Bu arıları en kısa sürede bitirmem gerekiyor şehir içinde bu arıyla bir şey yapılmaz.
Gene akşam oldu ve yediğim iğne sayısı belli degil. İnşallah hafta sonuna kadar 150 göz doldurulacak. Her akşam, mesayi bitimi maç var maç::(((
Çarşamba gününden bir görüntü.
Tabi kutuları arılındırırken, silkelediğimiz çıtalardan da memeleri koparıp başka kovanlara veriyoruz.
Dr.Muhteşem Turunç iyice dağıttı, anam anam deyip duruyordu, dedim bana sataşma öpeceksen anaaarı burada onu öp.
Bizimki pişkin pişkin gülüp yeni çizmeleri çıkarıp eski ayakkabılarını giyindi::))

Bu nejdet abinin geçen senede 50 kovanı sönmüştü, ozaman formik falanda kullanmamışlardı. Bir yıl daha geri gider isek Nejdet abinin ölen koloni sayısı 55 di. Bu bölgede bir kişinin öldürdügü kovan sayısı, 3 yılda 135 adet. Ben son üç yılda fire vermedim.
Bu ölümlerin büyük nedeni kış arıları çıkartamıyoruz.
Yani genç nufus yok.
Bunda ırkların önemi çok büyüktür.
Bir zamanlar kışa güçlü girin diyenler vardı, arı birleştirerek filan..., bu yolla güçlü olunmuyor.Neden derseniz, birleştirdiginiz arılarda genç degil ve hepsi birden ölüyor, bal var arı yok. Sonlarını gördük, arıları ruşetlere doldurup, diyar diyar geziye çıktılar::))
Açlıktan kovan söndüren kişi yok gibi.

İki cepedende silkelenen arılara şurup püskürtüyoruz, bu arılarla başka türlü başa çıkamadım. En iyi çözüm şurup püskürtüp arı tatlısı yapmak::))




İlhami abi gider iken, Muğla'dan gelen kovanların birisine boş çıta atılmıştı, arıyıda biz bölünce erkek ve dişi yumurtalar var, haliyle meme başlamışlar, dünya arı sütü vardı, İlhami abi çıtadaki memeleri bozmadan alıp götürdü, arısütlerini evde sağacakmış.



Konu hakkında en çok deneyime sahip kişi Emrah Karadeniz. Kendisi kendi kuluçka makinesini yapmıştı. Emrah'tan bilgi alıyorum.


Hacı hizmette kusur etmeyecekte, adamın şablon bir acayip, ne maske oluyor, ne pardüsü.::))
Gelir gelmez anında öptüler, balkon fakiri ha, oynuyordun kış boyu, gel bir burda oynasana bakalım::)))

Hani invert şurupla zehirlenen.....
Balkon fakirinin kardeşi.
3 dalak attımı kovan bitti.
Bizimki kovanı gördü sesi kesildi, yağları eridi, abi bunu bana versene diyor, hastamıdır nedir.
Hem arı satıyor, neymiş fazla koloniye bakamazmış, hemde ayak üstü bizi çarpacak.

Muğla'dan gelen arıları ne yaptıksa sakinleştiremiyoruz.
Bir ara kullandığım sisteme geçiş yaptım.
Yogun şurup veriyorum püskürtme usulu ile. Hacı diyorki bu arı tatlısına benziyor, yiyen gelsin be.
Boş bir kovan hazırlıyoruz, mümkünse çift spreyle püskürteme yapılıp, silkelenen arıları kovan dibine yapıştırıyoruz.::))








Bu esnada iki anaarı elimizde doğdu, hemen bir kutuya aldık, işlemler devam ederken bir tane daha doğdu, bir çiftleştirme kutusu ful 3 adet, Muğla'dan gelen kovanlardan kapattık bir kutunun üç gözüne.
Bir iki hat ilersine bir bakacam ne olacak.
Hala saldırganlık devam edecekmi.
Benim şu ana kadar ürertiğim erkek tahminen 50 bin civarında. Madem saldırganlık erkekten geçiyorsa bu Muğla'dan gelenlerde karniyol erkeklerine verecektir. Bu kadar erkek arasından başkasına verecek halleri yoktur diye düşünüyorum. Tadi bu tur yanlışlıkla verdiler diyelim ilerki turlarda durumlarına bakacağım.
Yazılanları test etmek istiyorum, birileri araştırmış ve yazmış bizde ne derlerse yiyoruz. Uygulamalarda yazılanların tersi çıkabiliyor.

Bu arada Sadri abinin kovanlardan birisi anaarı kaybetmiş. Kendisine benim anaarı çiftleştirme kutularından bir adet anaarı verdim gitti.
İşleri bitirdik arılıktan ayrılıyoruz, yarı yolda bizim hacı doktoru yakaladı, çizmelerimi nereye götürüyorsun.

Sonra hacıyı ekip, yemege gittik, Muhteşem abi herkesten önce daldı yemege sanki ihtiyacı var. Arada bizde yedik tabiki::))
Güzel bir akşam oldu, herkes mutlu bir şekilde evine hesap vermeye gitti::)))