Gebze Eskihisar kalesi ve Eskihisar mahallesi...
Dr İsmail abimin arılıktan görünümler...
Gebze Eskihisar kalesi...
Gebze Eski Hisar kalesi ve eski hisar feribot iskelesi...
Hafta sonu sezonun en soğuk günüydü ama arılar polen çekiyordu...
Dr.İsmail abinin arılarına dadanan sarıcalara kurduğum tuzaklar bayağı etkili oluyor. Bu tuzak nedendir bilmiyorum çok müşteri çekiyor...
Diğerleri nedense rağbet görmüyor...
Giren var ama yukarıdaki tuzağa fazla giriliyor, geçen senede aynısı olmuştu bunun sırrını henüz çözemedim, tuzaklar arası en fazla iki metre mesafe var.
dolan tuzağı boşaltıp yeniden sarı gazoz koydum yerine astım...
Bir sürü sarıca .....
Bir sarıca arı bile acayip kovana zarar veriyor, bir çoğu bir araya geldiğinde zayıf kolonileri çok rahat söndürüyorlar...
Yeni gazozda biraz yüzüp çıkmak isteyen bir sarıca arı....
Darıcaya geçiyorum, hala salatalık vermeye devam ediyor, bahçenin son turfandaları....
Bu yıl ilk defa bahçe işlerini gereği gibi yapmaya kalktık, yılların bahçıvanıyım diyen birisi vardı, diyorki seneye sizin fidelerden alacağım, uygulamaya bakmıyor, bahanesi bizim fideler iyi imiş :)
İnsülin enjektörünü rahat kullanmak için iğne bölümünü kesiyorum, bazı işlerde doz çok önemli...
Allaha şükürler olsun, kimyager gibiyiz:)
Bazen kendimize bazen başkalarına lazım oluyor, propolis çözeltisi hazırlıyorum.
http://www.aribakani.com/forum/index.php?topic=851.msg5308;topicseen#msg5308
Arıbakanı forumda propolis çözeltisi hakkında gerekli açıklama ve tarifler var.
http://www.aribakani.com/forum/index.php?topic=496.msg4026#msg4026
Hafta sonu Darıcadaki işleri bitirdikten sonra Pelitliye geldim, etrafı bu yıl hiç gezememiştim bir dolaşayım dedi. Papatyalar çiçek açmış sanki bahar gibi...
Civardaki pürenlere baktım, gezdiğim yerde fazla yok asıl püren arılığın üst tarafında burası alt tarafa düşen yerler.
Pürenler seyrek açanı var geçeni var....
Pürenleri ziyaret eden arılar vardı...
Hava rüzgarlı arı zaten tedirgin yaklaşmadan kaçıp gidiyorlar...
Son baharda püren arıların nektar ve polen kaynağı.
Pürenlerin farklı renk tonları var, eken açanı var, geç açanı var. Püren doğal bitki örtüsüdür ve her yerde olmuyor, olan yerlerde ise roman vatandaşlarımız kesip kökünü kurutuyorlar. Kesim yapılırken aralarda bırakılsa iyi olur bu hiç düşünülmüyor...
Ormanda yabani bitkilerden birisi, kuşlar için yiyecek. Bazı kişiler bunu demleyip şeker hastalığına karşı içiyorlar...
Görüntüsü süperdi, tadını pek anlayamadım....
Kuşlar yediğine göre bizede dokunmaz diye düşünüyorum.
Kocayemişler bu yıl sanki erken açmaya başladı gibime geliyor, bazı seneler kar yağar çiçek açardı, demek ki yağışları iyi alırsa erken açıyor.
Birazda koca yemiş yedim. Doğada olduğunuzda bir sürü doğal yenecek şey bulabilirsiniz...
Bir ara sofi amcaya yenen otları sayıyordum, yav ineklere ot bırakmadın diye bana kızmıştı :)
Kocayemiş çiçekleri, salkım, salkım....
Sofi amcanın yeri bu binanın altında kaldı. 15 Dönümdü bu bina devasa bir şey 38 bin metra kare kapalı alana sahip. Pelitlide dev bir arşiv oldu. İçerisi çelik kasalarla dolu...
22 Yıl bu binanın olduğu yerde arılarım kışlamış, bahara çıkmıştı, hepsi mazi oldu...
Yerlerde ölen arılar üzerinde bazı böcekler vardı, nedir anlayamadım, sanki örümcek türü bir böcek...
Gündüz arı açmak oldukça sıkıntılı, bir kaç kovan açıp ara veriyorsunuz. Ara vermelerde biraz arılıkta kuzukulağı topladım, sofi amcam görmesin...
Burada yazın 200 göz ana arı üretim gözü vardı, kademeli olarak hepsini birleştirdim ruşet kovan haline getirdim bayağı bir plastik çıtaya çalışan ruşet oluşturdum. Seneye ana arı işine girerken direk bölmeler yapmayı düşünüyorum.
Ana arı üretim işinde ilginç diyaloglar oluyor.Ana arı pahalı diyenler var.
Yabancı ülkelerde f1 ana arının en ucuzu 20 avrodur, ortalaması kalite üretim bir yer ise 30 avro, 40 avroyada f1 satan işletmeler var.
Ortalama fiyatı aldığımızda 30 avro olan ana arı bizim paramızla 90 lira üzerine satılmakta. Avrupadaki arıcılar bu parayı verip kovanına f1 ana arı koya biliyor. Üstelik Avrupa birliğinde bal bizden daha ucuz.
Ülkemizde ise ne kadar ana arı ucuz ise o kadar makbul oluyor...
Ana arı olsun da nasıl olursa olsun...
Biraz yüksek fiyat duyanlar balın kilosu kaç para biliyormusunuz diye söze girip kendisini haklı çıkarmaya çalışıp kulis oluşturmaya çalışanlar var.
Sanki bilmeyenler, ana arı satıcıları ana arı almayanların kafasına silah dayamışlar ille bu fiyata ana arı alacaksın diyor zannedecek...
Kimse kimseden ana arı almak zorunda değil.
Eskiden olsaydı ana arı nasıl üreteceksin bilgi yoktu, şimdi tüm ana arı üretim teknikleri defalarca kişiler tarafından yazılıp paylaşılmış, ağlananlar ana arılarını kendileri üretsin...
Eskiden ana arı üretimi nasıl yapılır, öğreteni tehtit ediyorlardı, o günleride gördük...
Bu yıl 2014 için yazıyorum, ağustos ayıydı, birisi mail atıp abi ben ana arı almak istiyorum, parasını şimdi yatıracağım ana arıları 2015 yılının temmuz 20 sinde almak istiyorum diyen birisi var. Defalarca okudum yanlış okumuyorum arıcı 11 ay sonrasına ana arı bağlantısı yapmak istiyordu...
Bir türlü cevap yazmaya elim varmadı geçenlerde yazıştık, bana o zaman ana arı lazım önceden bağlantı yapmadan senden ana arı alınmıyor dedi. Bu mailin hatırına ne zaman istersen sana ana arı var dedim içimden:)
Bir kaç gün öncesi bir başka müşterim bununla alış verişimiz oldu. Abi ben 2015 mayıs ayında ana arı için sıraya gireceğim parasını şimdi yatırsam indirim olurmu dedi...
Cevabım, malisef indirim olmaz, seneye bindirim var dedim. Abi bindirimden kurtulmak istiyorum bu seneki fiyattan hesabına geçiyorum dedi bizde eyvallah dedik...
Anıları bırakıp arılığa geri dönelim, köpük kutularda sayıyı 50 civarına düşürdüm, hazır ana arı demek baharda bir koloni demek. Tabi elimizde hazır ana arı kalırsa, bir iki bir iki ha bire hazır ana arıları eksiltmeye devam ediyorum. Hazır ana arıların kanatlarını kesmişim, kutuyu ancak kutu dışına kadar terk edip geriye dönmek zorunda kalacaklar...
Ana arısını aldığım köpük kutuların arısını zayıf plastik ruşetlere silkeleyip birleştiriyorum.
Bu plastik ruşetlerin her bir çıtası inşallah baharda bir bölme gözüne konulup ana arı üretimi yapılacak.
Hafta sonu arılık genel olarak bir toparlandı, gündüz fazla arı karıştıramıyorsun, hangi kovanı açsak yağmacı arılar üşüşüyor...
Birleşen bölmelerin ara bölmelerini boş ruşetlere dizdim.Artık kışlama moduna girdik sayılır, arılıkta aç arı var mı onu tespite çalışıyorum. Normalde genel durum stok olarak iyi ama arada gözden kaçan olabilir...
Hava zaten serindi birde yağmur bastırınca hemen Zaim abiyi aradım abi, köye gidebiliriz.
Zaim abinin boş kovanlarını arılandırıp ana arı kabul ettirmiştim onlarıda teslim ediyoruz. 5 Dakika sonra telefon geldi Zaim abinin annesi fenalaşmış...
Gelemiyorum hastaneye gidiyoruz dedi.
Ben zaten arıları kapatıp arabanın yanına taşımıştım, arıları arabaya attım istikamet Ovacık....
Arıları yerlerine koydum, hemen ateş yaktım invert şurup olana kadar arıları açıp sıkıştırdım, yemliklerini ayarladım.
İki teneke invert şurup yaptım birinci tenekeyi hemen varildeki suya koyup soğuturken ikinci tenekeyi hazırladım. İlk soğuyan şuruptan tüm arılara servis yapıldı. İkinci şurupta kaynadı hazır olunca indirip depoya aldım.
İnvert şurup olurken yapılacak iş yok, önce üzümlere sonrada çileklere daldım. Nihayet işler bitti akşamı ettim.
Hafta içi mesai sonrası arılarla çalışma zamanım yarım saate düştü.Akşam 18:00 arılıktayım, 18:30 akşam ezanı okunuyor.8-10 kovana bakamıyorsun yani. Arılıkta yer değişimleri devam ediyor. Artık sıra gezmelere geldi sayılır...
Yok mu bizi davet edecek olan bre diyoruz.... :)
sarıca arı tuzağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sarıca arı tuzağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23.10.2014
31.10.2013
BİR AY DAHA GERİDE KALDI
Arıcı iş bulamayınca ne yapar, gezer...
Bizde gezmelere başladık, gezme sezonu açıldı.
Ekim ayının son Pazar gününü Muhteşem abime yıkılarak geçirmişim. stokları zayıf dediği arılarına invert şurup verdik. Zayıf dediği stoklarla benim benim arılar iki kış, kesin kışlar....
Sabah sabah kümesten aldığımız yumurtaları sabah kahvaltısında götürmüşüz...
Sonra arıların bakım ileri ve çevrede neler oluyor bir göz attık. Yabani hardaldan polen geliyordu.
Bir başka işçi arı, hardal çiçeğinden nektar alıyordu.
Sonrasında bahçe işleri yapıldı. Soğan diktik, enginarların çapalanıp köklerine gübre verildi.,
Her n kadar bize bahçede bir şey bırakmadım desede, şükürler olsun ki bir sürü yiyecek vardı, elma, iğde zeytin,biber domates, organik yumurtalardan evimize bile getirdi.
Fantalı tuzağı kalfanmızın bahçesinde denedik sonuç fena değildi.
Cumhuriyet bayramında arıların bayramını kutlamaya Darıca'ya gittim. Yavru devam ediyor, bu çıtada bir sürü yeni sökülmüş soluk işçiler vardı, önümüzdeki hava tahmin raporlarına göre en az bir ay daha yavru devam edecek. Darıca bir Ak deniz ve Ege kadar olmasa da, Gebze ve köylerine göre oldukça sıcak, köylerde yavru kesildi, burada devam ediyor.
Darıcada emanet kovanlardan birisi. Emekli bir öğretmene ait, yani eski arıcılardan. Arıda sorun olduğunu göremiyor. Arı keki alamıyor, yandaki şurupta boğulup alamıyor, bunun bir dedi var, hala bunlarda ısrara gerek yok....
Şurup içinde boğulmuş arılar...
Kovandan merkezdeki çıtayı çekiyorum, arı varroa mağduru, doğan sakat doğmuş, doğan sakat doğmuş bitmeye az kalmıştı.
Elindeki bu yavrulu çıtayı aldım. Ana arısıda güzel görünüyor kovan bal doluydu, arı katlı halden buralara düşmüş.
Bu kovana yapmış olduğum iş şudur, ana arıyı kafese alıp yanına 10 işçi koyduktan sonra kek bölümünü süngerle kapattım.
Kovandaki yavrulu çıtayı alıp, başka kuvvetli koloniden yavrulu ve arılı bir çıtayı bu kovana getirdim. Verdiğim çıta sökülmek üzere yavruydu,içerdeki ve gelen arılar kovandaki tek çıta yavruyu çok iyi saracaklar, en az dört beş gün sonra, ana arı durum kontrölü yapılıp serbest bırakılabilir veya kek konulup bir kaç gün sonra çıkması sağlanacak ve bu koloniyi kurtarmayı planlıyorum, bu benim zayıf kovanlarda uyguladığım bir yöntemdir.Bir çok koloniyi bu durumdan kurtardım. Bu koloni bu haliyle sönmeye mahkumdu.
Darıcadaki enginarlar gelecek sezona hazırlanıyor.
İlhami abi bu konuda oldukça tecrübeli birisi.
Geçen hafta boşalttığım tuzaklardan birisi dolmuş ve arılık civarında fazla sarıca kalmamış bir görüntü vardı.
Üç tuzaktan çıkan sarıca arıların toplamı, bir haftada civardaki sarıcalar bitti diyebilirim.
Yeni tuzak kurdum daha ben ayrılmadan birisi içeri düştü, biriside keşif yapıyor. Bu arada tuzagın yeride önemli, bu tuzak diğerlerine iki turda fark attı.
Raşit bey Gebze'ye geldi misafirimdi, hışırda hamsi yedik.
Uzun yıllar arı koyduğum pelitlideki sofi amcamın yeri fabrika oluyor. Onlarca dönüm arazi kapalı alana dönüşüp fabrika olacak.Toplamda 100 dönüm filan...
Bir zamanlar 400 meyve fidanı olan yer, şimdilerde birilerine ekmek kapısı olacak.
Köyde enteresan bir tavuk çeşidi gördüm. Ben resim çekene kadar kaçtılar kareye bir tane girmiş.
Yazın Beykoz İlçe tarım ve Beykoz belediyesinde tertip edilen ve büyük bölümünün sunumlarını yaptığım, uygulamalı arıcılık eğitim çalışmamızı bir dergide yayınlamışlar.
Geçtiğimiz hafta Saim Gürel dergiyi Muhteşem abiye vermiş, dolayısı ile bana ulaştı.Beykoz ilçe tarıma Beykoz belediyesine ve Bahri beye azimli çalışmalarından dolayı teşekür ediyorum.
Bu gün 31 ekim 2013, Düzce Akçakoca'ya geldik. Gebze belediyeler birliğinin kişisel gelişim ve kurumsal gelişim programları var, 4 gün Sky Tower Hotelde konaklayacağız.
Bizde gezmelere başladık, gezme sezonu açıldı.
Ekim ayının son Pazar gününü Muhteşem abime yıkılarak geçirmişim. stokları zayıf dediği arılarına invert şurup verdik. Zayıf dediği stoklarla benim benim arılar iki kış, kesin kışlar....
Sabah sabah kümesten aldığımız yumurtaları sabah kahvaltısında götürmüşüz...
Sonra arıların bakım ileri ve çevrede neler oluyor bir göz attık. Yabani hardaldan polen geliyordu.
Bir başka işçi arı, hardal çiçeğinden nektar alıyordu.
Sonrasında bahçe işleri yapıldı. Soğan diktik, enginarların çapalanıp köklerine gübre verildi.,
Her n kadar bize bahçede bir şey bırakmadım desede, şükürler olsun ki bir sürü yiyecek vardı, elma, iğde zeytin,biber domates, organik yumurtalardan evimize bile getirdi.
Fantalı tuzağı kalfanmızın bahçesinde denedik sonuç fena değildi.
Cumhuriyet bayramında arıların bayramını kutlamaya Darıca'ya gittim. Yavru devam ediyor, bu çıtada bir sürü yeni sökülmüş soluk işçiler vardı, önümüzdeki hava tahmin raporlarına göre en az bir ay daha yavru devam edecek. Darıca bir Ak deniz ve Ege kadar olmasa da, Gebze ve köylerine göre oldukça sıcak, köylerde yavru kesildi, burada devam ediyor.
Darıcada emanet kovanlardan birisi. Emekli bir öğretmene ait, yani eski arıcılardan. Arıda sorun olduğunu göremiyor. Arı keki alamıyor, yandaki şurupta boğulup alamıyor, bunun bir dedi var, hala bunlarda ısrara gerek yok....
Şurup içinde boğulmuş arılar...
Kovandan merkezdeki çıtayı çekiyorum, arı varroa mağduru, doğan sakat doğmuş, doğan sakat doğmuş bitmeye az kalmıştı.
Elindeki bu yavrulu çıtayı aldım. Ana arısıda güzel görünüyor kovan bal doluydu, arı katlı halden buralara düşmüş.
Bu kovana yapmış olduğum iş şudur, ana arıyı kafese alıp yanına 10 işçi koyduktan sonra kek bölümünü süngerle kapattım.
Kovandaki yavrulu çıtayı alıp, başka kuvvetli koloniden yavrulu ve arılı bir çıtayı bu kovana getirdim. Verdiğim çıta sökülmek üzere yavruydu,içerdeki ve gelen arılar kovandaki tek çıta yavruyu çok iyi saracaklar, en az dört beş gün sonra, ana arı durum kontrölü yapılıp serbest bırakılabilir veya kek konulup bir kaç gün sonra çıkması sağlanacak ve bu koloniyi kurtarmayı planlıyorum, bu benim zayıf kovanlarda uyguladığım bir yöntemdir.Bir çok koloniyi bu durumdan kurtardım. Bu koloni bu haliyle sönmeye mahkumdu.
Darıcadaki enginarlar gelecek sezona hazırlanıyor.
İlhami abi bu konuda oldukça tecrübeli birisi.
Geçen hafta boşalttığım tuzaklardan birisi dolmuş ve arılık civarında fazla sarıca kalmamış bir görüntü vardı.
Üç tuzaktan çıkan sarıca arıların toplamı, bir haftada civardaki sarıcalar bitti diyebilirim.
Yeni tuzak kurdum daha ben ayrılmadan birisi içeri düştü, biriside keşif yapıyor. Bu arada tuzagın yeride önemli, bu tuzak diğerlerine iki turda fark attı.
Raşit bey Gebze'ye geldi misafirimdi, hışırda hamsi yedik.
Uzun yıllar arı koyduğum pelitlideki sofi amcamın yeri fabrika oluyor. Onlarca dönüm arazi kapalı alana dönüşüp fabrika olacak.Toplamda 100 dönüm filan...
Bir zamanlar 400 meyve fidanı olan yer, şimdilerde birilerine ekmek kapısı olacak.
Köyde enteresan bir tavuk çeşidi gördüm. Ben resim çekene kadar kaçtılar kareye bir tane girmiş.
Yazın Beykoz İlçe tarım ve Beykoz belediyesinde tertip edilen ve büyük bölümünün sunumlarını yaptığım, uygulamalı arıcılık eğitim çalışmamızı bir dergide yayınlamışlar.
Geçtiğimiz hafta Saim Gürel dergiyi Muhteşem abiye vermiş, dolayısı ile bana ulaştı.Beykoz ilçe tarıma Beykoz belediyesine ve Bahri beye azimli çalışmalarından dolayı teşekür ediyorum.
Bu gün 31 ekim 2013, Düzce Akçakoca'ya geldik. Gebze belediyeler birliğinin kişisel gelişim ve kurumsal gelişim programları var, 4 gün Sky Tower Hotelde konaklayacağız.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)