karakovan balı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
karakovan balı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17.06.2013

ARICILIK BÖYLE YAPILIR...

 Arıcılık nasıl yapılır diye sorsanız? Herkesin kendisine göre arıcılığı vardır. Arıcılığı herkes çapına göre yapabiliyor.
Bizim İlhami abide bahçesinde bulunan iki kovanın birisine kat atmış birisinin sonbahardan sonra kapagını bile açmamış::))
Birazda suç bende bu yıl yazlığına hiç ugrayamamıştım. Kovanın içi dolduysa kat koy demiştim, katı koymuş...

Bu kat konulmuş kovanın yukarıdan görünen hali....
Aceleyle bu kadar olumuş öyle dedi::))
Bu kovanıda geçen sene sonbahardan sonra hiç açmamış.
Bu durum karşısında hemen büyük bir bıçak ile bir tepsi getirmesini söyledim, göstericilere mudahale etmem lazım, yasa dışı işler yapmışlar, fenni kovanda kara kovan balı yapanı yakarım....
Sabah saat 8:30, katsız kovana mudahale ediyorum.Benim verdiğim f1 lerden birisi bu arı.Yani AliTürk arısı. Geçmişte karniol dedim herkes karniolcu oldu, herkes karniol satmakta, o zaman benim arılarım karniol degil...

Sabah sabah şu hale bakın mis gibi bahar balı, bu arı acemi arısı degil, arıyı yönetemez isen böyle şeylere hazır olacaksın....
Geçmişte bu arıya ve bana çamur atanların piyasada artık esameleri kalmadı, demekki yavaş yavaş benim yıllar öncesi söylediğim bu arı acemi arısı degil lafını şimdi anladılar, geçmişte arıcıyız geçinenler şimdi biz nasıl bu hataları yaptık diyorlardır, demekle kalmayıp birde bazı kişileri bize karşı fişeklediler, şimdi alayı şapa oturdu, yaratana şükürler olsun yolumuzu açtı, Ali Türk hala burada......
Bal tutan sadece parmagını yalamıyor::))
Bizde her yer bal.
Bu kovanın işini bitiridim geçiyoruz katlı kovana....
Katı iki kişi zor kaldırdık, arada bayağı bir boşluk varmış ve dolayısı ile kat ile kuluçkalık mumla birbirine kaynak yapılıp bağlanmış...
Şimdi düşünün sabahın 8:30 zu, bir kovana mudahale yapıyorsunuz, en az 10 dakika uğrşmışımdır, balları alıp çıtalarını tamamlayıp kapatıyoruz. Geçiyoruz hemen yanındaki katlı kovana en az 10 dakikada bu kovanı düzeltmeye çalıştım, her taraf bal ve bir arı sokmuyor...
Katlı kovanında fazlalıkları alındı.
Katı çıtayla doldurup kovanı kapadım.
Bu kadar çalışmaya bu bal az ama olsun, biz az ile yetinmeye çocukluğumuzdan beri alışığız....
Bahar balı, hemde karakovan, bu arada Zaim abiyi çok andık, kendisi yanımızda olsaydı balın yarısını götürmüştü::))
Mis gibi kokan bahar balına dalıyorum, nefisti.....
İlhami Tezcan abim acayip sevindi, geçen sene karakovan balı almaya kalkıyordu, dedim sen iste karakovana arı koyayım, kara kovan yapamadı ama kara kovan balı oldu. Bizim işimiz çoktu balların üzerinde bulunan arıları temizlemesini söyleyip hemen ayrıldık, İlhami abi berektli olsun....
Arılıkta makarna partisi veriyorum hemde etli::))
Hakkımda pinti diyenlere duyurulur.İtlerimi bile etli makarnayla besliyorum::))
Geçen hafta misafirlerim vardı cumartesi gününü pas geçmiştim, güzel bir gün olmuştu, bu hafta sonu iki gün ful ana arıların takibine ayırdım. Meme ver, ana varmı kontrol et, hazır varsa topla, larva transferi yap ve işin büyük bölümünü tamamladım, geri kalanı iki üç akşamda taranır...
Şile'deki durumuda acayip merak ediyorduk, aniden karar verip akşam üzeri 18:30 da Kızılca köye uçtuk, 40 dakika sonra arılarımızın yanındaydık, detaylar gelecek.
Resimdeki görüntü bende hiçbir sorun yok yoluma devam ediyorum diyor, arıcı görüntü ve arının harek ve davranışından bir çok şeyi çözer....
Salatalıklarım bahçeye ekilecekleri günü bekliyor, bahçede her şey olmalı::))
Marullarım, Niğde'ye gittiğimde annemin ayırdığı tohumlardan almıştım, balkoa ekerim diye, şimdi göçebede olsa, geçici bir bahçemiz oldu::))
Kızlca köye vardığımızda çok az bir süremiz vardı hemen körüğü yakıp arıların kapaklarını açtık.
Arılık mis gibi kestane kokuyordu.
Kestanede arılar hırçınlarşırmış, nedense bizim arılar hırçınlaşmıyoru::))
Yavru çıkan gözlere kestane nektarı geliyordu, yaklaşık 20 kovan arıyı maskesiz kontrol ettim, bu durumun iyi olduğunu gösteriyor, bal istediğimiz kadar olmasada akım var yani.
Bir kovanın üstünde bozulmuş ana arı memeleri vardı, katı kaldırıp alt kata bakmam gerekiyordu. Bu kovana erkek yapsın diye çift erkek çıtası girmiştim, arı yogun bal gelmediği için işçi gözü örmüş ve yumurta atmış. İlhami abi şu resim çekme işini biraz daha geliştirmeli, katlı kovan açıyorum bir sürü resim var, sadece çıta ve ben varım....
Aynı kovanın öbür erkek çıtası, peteği kestigim yer belli koyu renk olan yerin altını kesip boşaltmıştım, arı örülü alana polen ve bal getirmiş, petek gözlerini işçi örüp, yavru kapatıyor, erkek atsaydı çok iyi olacaktı....
Bir başka kapalı yavrulu çıta, yavru sökülen gözlere bal konuluyor...
Alt katlarda agarma vardı, katın sadece birisinde ağarma vardı oda bu kovan.
Kestane balına bu yıl toplama arıyla girdim, hazır katlı arım yoktu, arınız zayıf olduğunda ne yapsanız işe yaramıyor, güçlü koloniler her zaman gerekeni kısa akımlarda bile yaparlar.
Nihayet İlhami bey kovanla çıtayı yan yana getirebiliş, bu seferde resimde ben yokum::((
Tüm kovanlara sıradan bir bakmış olduk, nasipte ne varsa şükretmekten başka çaremiz yok.
Aynı alanda bir kaç kişinin arısı var, Yağcılar köyünden Saim abi arıları yukarı sete aldılar, geçen sene burada bir sürü kovan sele kapılıp telef oldular.
Gebze Bal üretcileri birlik başkanımız Kadir Gürkan bey, oldukça neşeliydi, 10 gündür arılarıyla kızılca köyde yatıp kalkıyor.
İlkami abide köylüsü Saim abiye yardım etti, arıları daha yüksege taşıdılar.
Toplu bir resim alıyoruz. Bu arada benim arıların arkasında bir sürü yabani kiraz var, dedim kiraz yedinizmi yok ne kirazı dediler::))
Yav 10 gündür buradasınız kirazlar karşınızda.

İlhami abiye dedim ağaca çık bir kaç dal kesip aşagıya at. İlhami abi süpermen gibi anında kiraz ağacının pepesine çıktı, dal kesmiyelim yazık olur dedi bir silkeledi, dolu gibi kiraz yağdı gökten::))
Doyana kadar yabani kiraz yedik, çekirdeklerini topladım gebze ormanlarına ekecegim.
Her taraf kiraz oldu.
Yıllar öncesi sarı kiraz vardı bu civarda şimdi yok, herhalde agacı kesmişler felaket tatlı oluyordu, bogazınızı yakardı, millet derede duran kiraz agacından ne istiyor anlamadım gitti.Kuşu kurdu düşünen yok.....
Kadirabinin arılar ilk koydugu yerde, kiraz yedikten sonra arılığa gidelim dedik, aramız 200 metre filan.
Bu arada fındıklar yola çıkmış geliyor, nedense taze fındığa bayılırım.
Rahmetli tek kollu Mitat amcanın bahçeden geçtik, yıllarca kullandığı fasulye sırıkları burada çürümeyi bekliyor. Siz yeterki ölmeye görün, canın yongası malların hali nice oluyor...
Başkanımızın arılıktayız. Bu yıl Kadir bey kulubeyi getirmemiş, çadır kurmuş.
Benim ustam Yüksel abide çadırını kurmuş, yav burası oba olmuş, oba mahalle anlamına gelir, aslımızda yörüklükte vardır.
3 Numara yazan ruşet benim 15 sene öncesi ana arı üretimi yapmak için tasarladığım ortadan bölününce ikişer .çıtalı bölmelerden oluşan, bölmeyi aldığınızda 4 çıtalık ruşete kovana dönüşen malzemem.
Bendeki yenilik ve gelişm arayışları geçmiştede vardı yani, yeni degil....
Bir toplu resim daha. İlhami bey, Kadir bey ve Saim beyler, kıxzılca köydeler.
Biraz daha yakından bir 333 deyin bakayım, saim abi hala kendisini tarnsfer olacak futbolcu konumunda kasmaya devam ediyor::))
Bizim başkanın en büyük hastalığı, arılıkta suyu olacak ve duş hemen kurulacak. Her gittiği yerde su şebekesine girmesini bilmiştir, yüzlerce metre hortumu ve bir kaç su deposu olur::))
Borular sıcakta ısınınca sıcacık su, gündüz o kadar sıcak oluyorki yanarsınız...
Hava kararmak üzere ve geri dönmemiz lazım.
Başkanımız Kadir Gürkan geçen sene bu arılığın 200 metre aşağısında bulunan tüm kovanlarını sele kaptırdı bu yıl arıları güvende.
Arılıktan ayrılıp köy kahvesine gittik, bol sohbetten sonra geri dönüşe geildi, gene 23:30 da eve girdim ve günü bitirdik.Yogun bir hafta sonu böyle geçti.
Kestaneler yarı olmuş durumda, dün itibari ile bulunduğumuz yere yağmur düşmemişti kestaneler için söylüyorum. Gebzedeki arılıkta cumartesi çok kuvetlli yağmur aldık, etraf kurumuştu süper olacak. Şilede açmayan çok kestane gördüm, gece çiğ olmuyormuş, bir çiğ yapsadaha çok nektar gelecek....