kütük kovan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kütük kovan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13.01.2013

KÜTÜK KOVAN VE ARICILIK MALZEMELERİ


Kütük kovan yapımı, şerit ile oyma, bu uyanık oyması oluyor::))
Uyanık olmayanlar el ile 6 ayda oyuyorlarmış::))



 Geçen seneden kalan biçilmiş ana arı çiftleştirme kutularımı bu sene bahara çıkmadan hazır etmeyi hedefledim. Bahara çıktığımızda o kadar iş var ki içinden çıkamıyoruz. İşe nasıl başlarsanız sonuna kadar öyle gidiliyor. Son posta üç gözlü ruşetlerim 100 tane ve yarısı şu an bölmeleri takılıp istifleri yapıldı, geriye kalanların boyası bitti. İnşallah bu ay bitmeden hepsini bitirmeliyim.
 

 Musluklara takılan parçaların hepsi yedekleriyle birlikte tamamlandı.
 

 En çok uğraştıran bu küçük parçaların monte edilmesi, parçalar küçüldükçe iş zorlaşıyor.

 

Son kalan ruşetlerin boyasını İlhami abim yaptı, bu çalışmadan sonra herhalde nazar değdi, kaç gündür hastayım diye arazi oluyor::))

 

 Bir daha ki seneye artık marangozda iş yapmayacağım diyorum, nedense marangozdan çıkmak nasip olmuyor, büyük konuşmamak lazım. Seneye kışın yaşarsak bakalım bizi neler bekliyor bilmiyoruz..
 

Bu arada bizim kalfa iyi ki sık gelmiyor, geçen Cemil ustaya ne dese beğenirsiniz, yav dükkanı her tarafı istila edilmiş::(( Biten ruşetleri gözden ırak arka tarafa kaldırıp duvara sıfır dizdim. Yoksa kış günü başımıza iş alacağız, belaya kaldık.
 

 Bal taşımak için sürekli bir şeye ihtiyacım vardı, bir türlü yapamadım şekil var ama bir boşluk bulamadım. Bazen bal isteyenlere hemen vermek gerekiyor, yoksa  müşteri gidiyor. Arabada kavanoz taşıdığınızda sorun oluyor, şimdi hem taşıması kolay hemde kavanozlar kırılmayacaklar. Cemil ustaya dün dedim böyle bir şey yapmam lazım, sen işine bak ben yapayım dedi. Ben sadece sap bölümünde müdahale ettim. Baktım fırça sapı takıyor, dolapta bir sürü keser sapı var::)) Dedim fırça sapı zayıf olur, keser sapı tak, gidip en dandik sapı taktı kıyamadı, sapın bir tarafı kabuk be::))

 

 Bal selesi dedim ama Vecdi abi bu beşiğe benziyor dedi, Serdar da bal beşiğin güzel olmuş dedi, isim konusu karıştı yani. Nede olsa ilk bal pratik taşıma kabı::)) Mutlaka kopya edilecektir başka isimler altında önemli değil, hemen kalfa peşine düştü bile...

 

 Zaim abi kara kovan istiyordu. Bende Bolu Mengen'e Mehmet Yüksel'i ziyaretimde Sadık amca tarafından bana verilen kütüğü, Zaim abiye verdim. Fakat kütük oyulmalı, oyma işi zor, biz kolayını bulduk ama şerit küçükmüş ve çok zorladı.

 

 Kütüğü duruşmaya çıkardık, üçe bölüp öyle içini alabildik. Yaptığımız iş bayağı sakattı, kütük büyük makine küçük, dolayısı ile hızarın bir sürü güvenlik ekipmanını sökmek zorunda kaldık. Şükür kazasız belasız bitirdik.

 

 Dıştan kütüğün çapı 186 geldi dedi usta.
 

 Bundan sonrası biraz elle işlenir, bahara arı koyarız.

 

 Bakalım seneye kütüğün başına neler gelecek hep birlikte göreceğiz. Hadi hayırlısı.

26.03.2009

BAHAR GEL ARTIK, ÇOK NAZ ARICI USANDIRIRYOR

Resimde bir siyah beyaz televizyon trafosu görüyorsunuz. Bir sürü işlevi var. Bir türlü kimseye bu malzemeyi anlatamadım. Tamircilere gidiyorum adamlar acayip acayip suratıma bakıyordular, megersem şimdiki televizyonlarda bu trafo yokmuş. En sonunda bir eloktronik malzemeciye gittim, dedimki cebimdede bir çıtalık tel. Bu teli ısıtacak bir adaptör veya trafo, adam bakıyor olmaz öyle bir şey diyor. Dedimki telvizyon trafoları bu iş için uygunmuş dedim. Adam bir yere baktı uzun zamandır satılamayan bu trafoyu gösterdi o zaman aradığın malzeme bu, bu ne dedim dediki siyah beyaz televizyonların trafosu, şimdi bu ayarda bir trafo almaya kalksan 50-60 liraya alamassın. Kelepir yani::)) Birde ilave malzemeler verdi elektirikçine söyle bunu anlar diye.
Sonrasında bizim belediyemizin en eski personeli elektirikçi "Rasim ÖĞÜTALAN" abiye gittim. Unutmadan bu arada havalar iyi diye üç günlük izine çıkmıştım şapa oturdum gene işler kaldı. Dün aşırı rüzgar, bu gün aşırı yagış ve soguk, yarınada ne olacagı belli degil. Neyse işler önemli degil, Rasim abide işi bir türlü anlamadı o kadar izahtan sonra ölçümler denemeler sanki nükkleer sanral kuracagız. Cebimdeki telite gerdik, deneye deneye en son bir yer hem trafoyu zorlamayacak hemde işi çabuk yapacak noktayı bulduk. Tel kısa sürede elimizi yakmaya başladı.
Sonrasında işin sonuna gelindi, eleektronikç,nin verdigi iki parça vardı, biri bir diyot biride kondanstör. Onarıda Rasim ustam trafoya bagladı bu malzemeler dalgalı akıma dogru akıma çeviriyormuş. Devamlı aynı ayarda güç verecek yani tekleme işi yok.
En son ölçümleri yapıp, tellerin ucunu soyup ikiye katladı ve lehimle doldurdu nedenini sordum. Dediki bu telle temas edecek tel kalın olmalı, yoksa dokundugumuz telde ısınırmış ve trafonun gücü geride harcanıyormuş.Çıkıştaki tel kalın ve dokunulan noktada sağlamlaştırldı lehimle. Rasim ustanın yardımcısı poz verecem derken ustanın elini yakmazmı::))
Nerede antik işler var beni bulur zaten.
Bir antika işte bu gün oldu gene.Zafer abi memleketten geliyor, yoldada beni aradı. Bakanım sana bizim oranın güzel çekme helvamı nesi vars işte, ondan getiriyorum dedi. Bende Asım abiye bu trafoyu götürecektim. Tamama bi müsaitim beklerim diye bizim sahte doktor Cahit'in kebabçı dükkanında çay içiyorum. Zafer abiye dedimki benim evi biliyorsun, deniz bankın köşeden gir diyorum tamam dedi demirbankın orayı biliyorum. Abi demir degil deniz dedim tamam dedi, inşallah bir sakarlık yapmam diyede duyrdu. Bayagı bir zaman geçti telefon çaldı bende karşılamaya çıktım telefonu açmadan. Sokağa bakıyorum kimse yok, telefonu açtım abi nerdesin demezmi, bakanım sapagı kaçırmışım şu an Sultanbeyli'deyim::)))
İnşallah evine varmıştır,yoksa sınır kapılarını tutsak iyi olacak, bu arada helvada gitti::)))
mar 25 de ancak 10-15 kovana bakabildim,bir sürü iğne yedim ve arılıktan çıkıp eve geldim. Balkona çıkıp, kütügüde bir açayım dedim. Anlayacagınız kütük daha ölmedi. Hayırlısıylada bir baş göz etseydik.
İnvert bidonu hemen kütügün arkasında, yeniden doldurup kapattım. Kütük resimleri 25/03/09.
Baktım zafer abi gitti, bende asım ustamın yanına gidip trafoyu hallettikya. Hafta içi bayagı bir anaarı kutularının tellerini takmıştım. Birde peteklerini takalım hazır trafoyuda deneyecezya. İlk petegi tam ortadan iki kestim.
Düşündüm en ekonomik bu şekilde işin içinden çıkılıyor.
İkiye böldüğüm petegi daha sonrasında 6 parçaya ayırdım. Yanı standart bir petekten altı tane kutu çıtasına petek çıkıyor hemde firesiz.
Mis gibide bal kokuyordu, birden nektar akımında kovanı açtıgımdaki kokuları hatırladım.
Geçen sene paralel tek tel kullanmıştım pot yapmıştı. Bu sene dikine iki tel çektim süper oldu. İnşallah standart çıtalarımada böyle dört tel takmayı düşünüyorum. Bu sistemde petek kırılacak diye sorun olmaz. Esneme alanı kalmıyor.
Trafo bu çıtaya göre çok güçlü ama sorunsuz işi hallettim. Yakında metro kovanları faliyete geçiriyorum. Petekleri her traftan biraz mini oldu ama ne yapayım. Firesiz böyle oluyor. Çok yakında örülmüş ve yavruları atılmış olarak görecegiz bu ham petekli çıtaları.


Bu sene bahar o kadar nazlandıki hiç sormayın. Fakat hava açar açmaz arılar coşacak. Belkide ilk defa bu sene bahar balı alabilecegim. On güne kadar bir çok arıma kat atılır. Hazır örülmüş petegim olması büyük avantaj. İlk etapta 40-50 katlık örülmüş petek hazır, örülü petekleri kovanlara verikende ham petekleri birer ikişer ilavelere yetiştiririm inşallah.

12.03.2009

12 MART 2009 HALA KÜRESEL DONMAYA DEVAM



Nedense bu sene havalar çok nazlı, hatta hafta sonları sanki bana inat edercesine soğuk ve yağışlı. Kovanlarımda inşallah sorun çıkmayacak, fakat sıradan bir kontrölde yapamadım, güzelim havalar nedense hafta içine denk geldi. Bende mecburen fırsat buldugumda balkondaki kütüğe bakıp son durumlarını paylaşa paylaşa baharı bulduk gibi.
Gene bu gün yemekte baktım uçuyorlar bir açalım dedik. Şuruplugu çıkarırken yeni ördügü bir parça koptu.


Mecut bayağı bir arttı, polenle işten gelmiş bir işçi arıyıda fotoya soktum.





Kütük kovanı kapatmadan, invert şurubumuzu fulledik.


Biri olayı keşfetti, yemek başladı götür bakalım.


Bu arada işten gelip üzerime konan bir arıyı inceledim. Gayet yorgun ve ürkmedi benden.


Bende yanımdaki şuruba parmagımı batırdım ve arıyı şuruplu parmağıma aktardım. Bayağı yedi sonra uçup kovanına girdi.


Bu arada polen renk renk polen girişi devam ediyor.


Anladıgım kadarıyle bana sataşmak için alınan adreslerden biriyle bana atılan ikinci yorum. Heralde bunada invert batmış öyle gözüküyor. Ben bu adresteki kişiyi ne tanıyorum ne bir arada bulunduk, bir yorum atmıştı adam yerine koyup yayınladım ikinci yorumuda bu.

6.03.2009

İLK FİRE

Kovan kaybım yok, iki adet anasız kalan kovanım var. Birisi biraz üzdü. Kışa güzel mevcutla girmişti işçi arısı gençti, balı hala var, fakat 29 numaralı karniyol yok. İki gün önce arılıga gittim akşam üzeriydi, hafifte yağmur yağıyor. Kovanlara önden bir bakayım dedim, uzaktan baktım karniyolda bir faliyet var. Yakıdan baktım yağmalanıyor, hacı abiye dedimki abi bu kovan yağmalanıyor, Seyithan abide diyorki, yok kornil iy çalişi. Abi bu kovan yağmalanıyor diyorum hala diyorki dünde iyi çalışirdi. hemen çıkışa parmagımı sürüp yaladım talıydı. Seyithan abi körüğü yakayım dedi. Körük yanana kadar zaten kovanı baştan sona taradım. Anaarıyı göremedim, ve kovanın musluğunu kapattım. Seyithan abiye dedimki bu kovanı akşam hava kararırken bir daha aç, içerdeki yagmacılar çıksın tekrar kapat yarına bir daha bakacam dedim. Ertesi gün tekrar kovanı taradım anaarı yok. Hemen sosyetenin anaarıyı kafesleyip kovana verdim. Bu arada kovan muslugu kapalı tutuldu saldırı devam ediyordu, kovanı yağmalayanda benim şampiyon. Dün anaarıyı serbest bıraktım, girişide iyice daralttım, kovandaki fazla ballarıda aldım, tek tük saldırı olsada kovan normale döndü gibi. Anaarının ne oldugu ise meçul, çünkü bir ayı geçkin bir süre olmuş hiç yavru yok, anaarı memesi başlangıçları var arı mevcudu düşmüş. Aklınıza bin türlü sorular takılıyor ama yapmış oldugum bariz bir hata olmadı. Hayırlısı olsun, tabi bu haberi okuyan Muhteşem abi hem üzülecek, hemde bana kazma demiştin diye göbekte atabilir. Ben o kadar üzülmedim çünkü hala karniyol yedegimiz olması beni rahatlattı. Dün akşam bir arkadaşımızda ayrıca bir teklifte bulundu onada, ne kadar teşekür etsem azdır. Bu sezonun benim için üzücü olayı buydu. Dün 5 mart 2009 du. Hafta sonlarına nedense hep havalar bozuk denk gelmesi, kovanların sıradan açılıp kapatılmasına mani oluyordu. Dün müdürümden izin aldım, dedimki işim var öğleden sonra yokum. Gidebilirsin dedi, bana hep takılırdı şeker vermeyemi gidecen diye bu sefer ben dedimki şeker vermeye gidiyorum haberin olsun::))
Daha önceden soğukta olsa şurup verecegim diye hacı abiye invert şurupları poşetletmiştim. Bazı kovanlara yemliklede şurup verdiksede hacı abi ilk olarak poşetleri bir bitirelim dedi. Genelde her kovana iki poşet vererek geçtik, her poşette yarım litre invert şurup vardı. Resimdeki benim şampiyon.
Bu arada iki kovanın balı bitmiş, hatta bazı arılar intihar etmeye başlamılar.Yukardaki çıtadaki arının belki 100 gr balı kalmıştı. Bu çıtanın karşısındaki çıtada bu kadar arı var ve bu arı artık bitik. Kurtulma şansı var ama bu sezon bu arıdan bir halt olmaz artık. İlerleyen günlerde anaarı sorunu olursa anaarısını kullanırız. Arının toplam mevcudu bir çıtanın tek yüzünü saracak kadar. Kutuyada alınabilir. Bu gibi arıların uzagına şurup bile verseniz alamazlar.Yarım kilo şurubu arıların bulundugu petek gözlerine doldurup kovanı iki çıtaya sıkıştırıp bıraktım.
Bir başka kovanda ise mevcut fena degil, fakat oda balsız kalmış, bunada aynı işlemi yapıp kapattım. Şu an iki çıta falan arısı var. Havalar ısındıgında sarabilecegi kadar yavru versem bu 10 günde çıkar ve arı kendisini kurtarır.
Daha önceleri kekle alakalı bir çok kez yazılıp çizildi. Kek vermessek arılarımız ölüyor diye bu sitemde şurp verip arılarınıza yükleme yapılabiliyor hemde çok kısa sürede arıyı yorup uğraştırmadan. Bu konuyla alakalı bir yazı bitmek üzere, burada daha fazla açmaya gerek yok. Arılıktaki genel sonuç ise çok güzel, toplamda iki kovan anasız kaldı, iki kovanda sönme aşamasında yakalandı. Kovan sönmesi yok. Çok şükür bu üçüncü yılım. Bu zamana kadarda iki kovan haricinde besleme hiç bir şekilde yapılmadı.
Arılıktaki işim saat dört gibi bitti belediyeye geldim telefon çaldı. Telefonki ses bakanım müsayitmisiniz::)) Dedim buyrun buyrun, ofisimde biraz sohbet ettikten sonra malikhaneme geçtik::)))
Evde dedimki kütügügü göreceksen burada. Bir baktım arka kapak tam oturmamış. Dedim madem açık birde içine bak. O esnada bu resimi çekmiş, akşam saat altıda falan çekildi bu resim. Ben balkona kapagı kapatmaya çıktım dediki şurupluk boş. Abi daha dün öğlenleyin doldurdum boş olmaması lazım dedim, bir baktımki şurup göçürülmüş. İnvert bidonu zaten kütügün arkasında gene fulleyip kapattım. Ayrıca bu resim Zafer abinin, kendisinden izin almadan bakanlık adına el koydum resime. Yeni makinasıda güzelmiş, tarihli filan,birde tarih düzgün olsaydı. Ben kütükle alakalı haber yaparken arşivde bir sürü uğraşıp öyle tarih sıralaması yapıyorum. Gerçi ben ne kadar tarihli resimde yayınlasam, kütüge inamayanlar varmış, hiçte umurumda degil.

4.03.2009

4 MART KÜTÜKTEN GÖRÜNTÜLER

Kütüğü en son 10 şubatta açımıştım. ve o günden buyanada bir daha hava açmamıştı. Bu gün öğlen baktımki balkon çoşuyor. Hemen kendimi balkona atıp kütüğü açtım görüntü buydu. Gayet sağlıklı bir şekilde yaşamaya devam ediyorlar.
Arıların devamlı gezindigi yerde rutubetten kaynaklanan kük yok
En çok küfte balkonun dışına bakan kısımda var. Bu kütükte boya yok sadece bir pinoteks çekmiştim öylece kaldı. Zaten ilerleyen günlerdede bu kütükten hep beraber kurtulacagız. Bir arkadaşımıza hediye ettim. Araç ayarlanır ayarlanmaz yolcu yani.
Arı nüfusuda fena degil büyük bölümü işte olmasına rağmen durum bundan ibaret.
Açmışken birde yarım şerit amitraz içerikli karton yakıp kapattım. Artık bu ilaçların ruhsatları iptal edilmiş. Stoklardakiler bitene kadar idare edilecekmiş, artık amitraz içerikli varroa mücadelesi sona erecek.
İçersi duman olunca işetn gelenler içeriye giremeyip dışarda tur atıyor, bazıları yerlere konup dinleniyor.
Çok güzel polen gelişi vardı.
Evden ayrılmadan tüm delikleri açıp çıktım, birazda inceledim hiç varoa dökülmedi, bu ilaç varova varsa hemen etki eder ve arı kapının önüne üzerinde hareket eden varroayı düşürmeye çalışır. Böyle bir hareket görülmedi.


Görüntü süperdi. İçerdeki ilaçlamadan kaynaklanan dumandan dolayı arılar içeriye girmekte teredüt ediyorlar.

Dün ise asıl arılıgımda çok üzücü bir hazdise oldu, ne kadar üzülsemde faydasız. Bir sonraki haberdede onu paylaşırız.