
Umre işi öyle bir zamana denk geldiki sormayın.
Pazar sabahı bile sabah saat 7:30 da arılıktaydım.
En az 8-10 kovan açıp, meme kontrolü yaptım, iki kovana larva transferi yaptıgımda saat artık 10 olmuştu. Ben ise saat 11 de yola çıkıp Atatürk havalimanına en geç 13:00 de varmam gerekiyor.
Hava limanında bir telefon, Cemil usta soruyor neredesin, dedim İstanbul’dayım.
Birazdan uçak kalkacak, dediğine bakın, niye helallaşmaya gelmedin.
İnsanların olaylara kendi penceresinden baktıklarında, tuaf durumlar ortaya çıkıyor.
Madem helallaşacaktın, niye ugurlamaya gelmedin::))
Sen istediğin kadar üçbuçuk at, başkaları senin halinden biraz zor anlar.
İşler planlandıgı gibi yapılmış.
Bizim kalfayla, körükçü hacı efendi pişmeye devam ediyorlar.
Hacıyla bir olup, beni harçamaya çalışsalarda, hacı bu gün bir sarıldı bana::))
İyice işlerden bunalmış.
Bu gün öğleden sonra arılıktaydım, akşama kadar ful çalışıldı.
Ancak 70 kutuda anaarı kontrolü yapabildim, daha bir sürü kutu kontrol bekliyor, bir taraftan larva transferlerine devam ediliyor. 10-15 güne kadar anaarı işinde tam kapasiteye geçilecek.
Bu sene bayagı bir geç kaldık ve elimizden bir şey gelmedi.
En son Mekke ve Medine'ye gidip sıcak getirdim::))
Kalfamızın dagıttıgı memelerden anaarılar doğmuş, bir anaarıyı çiftleşmeden dönmüş olarak gördüm, hava bu sene ilk defa bu kadar güzeldi.
Asıl güzel olan ise işlerin hiç sekteye uğramadan devam etmesiydi::))
Kalfamız artık ustalık belgemi ver desede, burası açık öğretim degilki, önüne gelene usta belgesi veresin dimi yani....

Peygamberimizin Ravzadaki mezarı şerifleri.
Üç arkadaş yan yanalar.
Son peygamber ve arkadaşları.
Aranızda bir kaç metrelik bir mesafe....
Sol tarafta Hz. EbuBekir, ortada Hz. Muhammed s.a. ve sağdaki ise Hz. Ömer.
Bizim için bu ay umre yapmak çok iyi oldu.
En ölü zamanında bu kadar kalablık, demekki haç ve ramazanda bu gibi yerlerde iğne atsanız yere düşmüyormuş.
Dünyanın her tarafından ve ülkemizin her vilayetinden gelen insanlar vardı.
Bu sevgi, sanki sel gibi akıp duruyor.

Umre'yle alakalı çok geniş bir iki paylaşım yapacağım.
Çok güzel resim ve videolarım var, resim çekmek yasak diyorlardı, eskisi gibi degil bayagı bir esneklik vardı.
Hacii yasak, eyvallah deyip makinayı indirip az ötede işine devam ediyorsun.
Kabenin kapısı, milyonların, hatta milyarların kıblesi...
Çok güzel resim ve videolarım var, resim çekmek yasak diyorlardı, eskisi gibi degil bayagı bir esneklik vardı.
Hacii yasak, eyvallah deyip makinayı indirip az ötede işine devam ediyorsun.
Kabenin kapısı, milyonların, hatta milyarların kıblesi...

Sadece vakit namazlarında taaf (kabenin etrafında turlamak) duruyor.
Diğer zamanlar mutlaka taaf var, gece gündüz hiç farketmiyor.
Buradaki duygular kelimelerle anlatmak çok zor, görünce sevinçten, ayrılırken üzüntüden aglıyoprsunuz.
Zaman su gibi akıp tükendi ve ülkemizdeyiz hayat devam ediyor.

Arılıga gittiğimde yarım saat geçmedi, bir kovan karıştı, dedim oğul çıkıyor.
Bu yılın ilk oğulu.
Ben oldugumda bu arılıkta hiç oğul çıkmazdı, gudumsüz birileri gelmiş olmalıki arılık gene karıştı.
Meme beslettiğmiz kolonilerden birisinden oğul çıktı.
Yaklaşık iki çıtalık bir oğul.
Genelde anaarı memesi besleyen kolonileri, kutu arılandırmasında kullanırız ve koloniyi ilk zamanlarda hep zayıflatırız.
Hacıya dedim bu koloniye meme verdiniznimi evet dedi.
Hemen koloniyi açtım, verilen meme hala doğmamiş ama anaarı çıkmak üzereydi.
Hemen parmağımla memeyi kapattım, demekki kolonide başka işler var ve biz elimizdeki kendi mememizi garantiye almalıyız, hacı abi getir bir kutu, silkele bir çıta arı ve elimizde doğan karniol f1 kutuya salınıyor ve bir kaç günlügüne depoya gidiyor.
Kolonide bir kaç çıtada memeler vardı onlarıda kopartıp anaarı kontrolü yaptım, görünüşte bir çıkmış meme harici çıkan anaarı yoktu. Yeniden 5 gün sonrası doğacak bir meme veriyoruz.