
Tebirsizliktenbir kovanın altı açıldı, bayagı hatta çok iğne yedik.
Resimdekiler Seyithan Aydın ve Murat Baloğlu.

Arılıkta çalışılırken ilginç kareler gördümmü çekiyorum. Üretmiş olduğum karniyol F1 anaarılardan birisini tam kafesleyecegim, kapıya gelen yumurta dururmu durmaz tabi::))
Ayrıca ürettiğim karniyol F1 anaarıları yurdun her bölgesine göndermeye devam ediyorum.
Ülkemiz baştan sona kafkas arısıyla arılandırılıp, diğer ırklar yok edilirken sesini çıkarmayanlar, şimdilerde yurt dışından arı getiriyor diye havlamaya başladı.
Hayat ne kadar garip, aynı zat bana hava atıyordu, banada Amerika'dan karniyol anaarısı gelecek diye.
Hani derlerya At yularından, insan lafından yakalanır diye.
Yalakalık insana neler yaptırıyor neler.
Bu ülke arıcılığında acayip bilim eksikliği var, erkek gibi bunları gündeme getirip bilim adamlarımızdan biraz bahsetsene, kardeşim şimdiye kadar ne yaptınız diye sor hele.
Yalakalıp yapıp degerli bilim adamlarımız saçmalığı yapacağına. Ne desem ne yazsam gerçi boş, bu işler karekter meselesi.
Bu yaştan sonrada bu karekter değişmeyeceğine göre, üstat Necip Fazılın bir mısrasıyla bu bölüme nokta koyayım.
Yüz Daha Versen, Yüz Uman Yüzler Bilirim. Yokuşlara Kardeş Olan Düzler Bilirim. Dünya Öküzün Üstünde Derler; Ama Dünyanın Üstünde Nice Öküzler Bilirim !..
Bu yettimi derseniz? yetmedi, ama gerçek öküzlerede yazık oldu, şimdilik idare eder sanırım.
Bu yettimi derseniz? yetmedi, ama gerçek öküzlerede yazık oldu, şimdilik idare eder sanırım.

Anaarı kutusuna birazdan meme verecek, görüntü harika ve gayet dikkatli.

Atölyeye kutular taşımaktan bıktım bu yeni kutu. Bir kutu taşı 8 anaarı birden götür::))
Bu kutudan iki tane yaptım.
Geçtiğmiz hafta anasız bir kovandan arılandırıp, depoya alır iken memelerinide verdik.
Anaarı kutularının arılandırması, analı kovandan yapıldığında meme verilmez. Verir iseniz bizim anamız var bu memede neyin nesi diye kesebiliyorlar.
Şu an itibari ile analar çıktı, işlem için beklemekteler.
Şu an itibari ile analar çıktı, işlem için beklemekteler.

Arılandırılıp, anaarımemeleride verilen minik kutumuz depoya alındığı görüntüsü.
Şu an dışarda ve çıkışlarında anaarı ızgaralı vaziyette çalışıyor.

Bu sene varroa mücadelesi bir sefer baharda laktik asit yaptım hepsi o.
Geçtiğimiz yıl ormandaki arıları yogun bakıma almıştık, çok şükür yogun bakımdan geçenlerde sorun yok.
Gebze'deki arılarda ise varroa sorunu devam ediyor. Burayıda kontrol altına almam lazım.

Mehmet Yüksel diyorki abi ben bir türlü hasat yapamadım nazar değirdin::)))
Aynı durum şimdi benim başımda bana kim nazar değirdi, güzelim bahar ballarıyla arıları Şile'ye götürdük, inşallah bu balları piknik yapıp arılarımız yemez, çünki iki gündür gök delindi felaket yağmur var.
Tabi bu iş böyle devam ederse birde oğula gitme problemi çıkar.

Arıların Şile'ye taşınma işini kapalı kasa bir araçla yaptım.
Kovanları bağlama şansımız yoktu. Sadece sonradan aklıma geldi, uzun çıtalarla birbirine çakabilirdim, onuda yükleme esnasında düşünemedik. Gebze'de arıları yükledik, hacı yemek yiyip çıkalım dedi, gelde sinir olma.
Kovanları bağlama şansımız yoktu. Sadece sonradan aklıma geldi, uzun çıtalarla birbirine çakabilirdim, onuda yükleme esnasında düşünemedik. Gebze'de arıları yükledik, hacı yemek yiyip çıkalım dedi, gelde sinir olma.
Araba yüklenmiş bazıları yemek peşinde, bir seferde aç çalış ne olur.
Törenle evde yemek yedik sonra ormandaki arıları yüklemeye gittik.
Ormanda arıları yüklememiz gece yarısı oldu. Yağmurda başladı, Şile'den arıyorlar nerdesiniz diye.
Törenle evde yemek yedik sonra ormandaki arıları yüklemeye gittik.
Ormanda arıları yüklememiz gece yarısı oldu. Yağmurda başladı, Şile'den arıyorlar nerdesiniz diye.
Gece saat 3 gibi Şile'ye vardık yol yağış şiddetinden gözükmüyordu, iki sefer kasise girdim sanırım kovanlar o esnada dagıldı.
Kapagı bir açtımki kovanlardan birisi kayıp, alt tel bölümü kovan kapagına dayanmış ve açılmış. Her taraf arı dolu. Şimdiye kadar hep arı taşıdık, kovanlarımızdan bir tane bile arı çıkamazdı. Bizde eskiye uyarlandığımız için, yanımızda ne maske ne eldiven nede çizme var.::((
Dışarı çıkmış yerdeki arıları çam dallarıyla yere süpürdüm, kovanların neresini tutsanız arı sokuyor. Ellerim kütük gibi şişti. Beni arı soktogunda kolay kolay şişmez, düşünün artık ne kadar iğne yediğimizi.
Bizim Mustafa ise dr. İsmail abinin maskesini ve sagım eldivenini almıştı yanına o hiç sokulmadı, birde hacıya bana dalga geçiyordun ne oldu diye sordu.::((
Dr. İsmail abim ise arıcılık egitimine gelir gider, soruları yazıyor gelip test usulu sorup gidiyor nasıl eğitimse?...
Geçen telefon etti diyorki, kovanın birisinin 4 çıtasını çekip bakmış, acayip yoruldum öteki çıtaları çekemedim dedi.
Belaya kaldık Allahtan hayırlısı.
Kapagı bir açtımki kovanlardan birisi kayıp, alt tel bölümü kovan kapagına dayanmış ve açılmış. Her taraf arı dolu. Şimdiye kadar hep arı taşıdık, kovanlarımızdan bir tane bile arı çıkamazdı. Bizde eskiye uyarlandığımız için, yanımızda ne maske ne eldiven nede çizme var.::((
Dışarı çıkmış yerdeki arıları çam dallarıyla yere süpürdüm, kovanların neresini tutsanız arı sokuyor. Ellerim kütük gibi şişti. Beni arı soktogunda kolay kolay şişmez, düşünün artık ne kadar iğne yediğimizi.
Bizim Mustafa ise dr. İsmail abinin maskesini ve sagım eldivenini almıştı yanına o hiç sokulmadı, birde hacıya bana dalga geçiyordun ne oldu diye sordu.::((
Dr. İsmail abim ise arıcılık egitimine gelir gider, soruları yazıyor gelip test usulu sorup gidiyor nasıl eğitimse?...
Geçen telefon etti diyorki, kovanın birisinin 4 çıtasını çekip bakmış, acayip yoruldum öteki çıtaları çekemedim dedi.
Belaya kaldık Allahtan hayırlısı.

Geçmişle yüzleştiğimizde arıların gücü ve ekipman olarak arada uçurum var.
Biz yazılarımızı yazar iken yaşamış oldugumuz tecrübeleri arıcıların bilgisine sunuyoruz. Bizim geçmişimiz var, ayrıca geldiğimiz yer tüm ayrıntılarıyla ortadadır.Gizemli ve gizli işlerimiz yoktur. Ne yapmış isek çok detaylı anlatılmıştır. Yani kovanları birleştirip, bizim kovanımız böyle gelişiyor demiyoruz. Yada kovanları birleştirip sonra bir kovandan şu kadar bal aldık gene demiyoruz.
Hem kafkasla çalışıp sonra 30 çıta arı göstereceksin, bu bilimsel olarak imkansız.
Ekotipleride 30 çıtada çalıştırmak gene bilimsel olarak imkansız, az gelişen arıların oğul görüntülerini görüyoruz. Hiç kimse kimseyi kandırmaya kalkmasın.

Sezaryanla dogurttuk dedik gene olmadı. Bu saydıklarımız olmayınca zaten ölüm hadisesine hiç gelinemedi.
Şimdi bu Muhteşem abinin arısı ova arısı. Dağa acemi, dağda çalışırmı, hele kestanede ölürmü bakacağım.
İşimiz gücümüz yok gibi acemi arıyı kestane balına alıştırmak kaç yılımızı alacak bilemiyorum, çalışmaları başlattık işte.
Kestane balı egitiminde belki eğitim zaiyatı olurdur::))
Birde hacı moralimi bozdu, Gebze'de ne biçim bal geliyordu, getirip dağın başına yağmura arıları bırakıp gidiyorsun, ee dedim. Yarın bu arılar sana söver ::(((
Murat'a dedimki, arılar sana ait, kat isteyene örülmüş ve ham petekli çıtalarımız ve katlarımız yan tarafta, gerekeni yap dedim. Ayrıca Murat larva tranferi yapacaktı, sen uğraşma dedim 5-6 çıtalık bir arıya larva tranferi yapıp birde saf karniyol çıtası götürdüm. Murat Baloğlu'nun arılarında geçen seneye göre arada büyük fark var, çünkü geçen sene arı ırkını degiştirdi, geçen sene kestanede arıları 10 çıtaya ancak çıkmıştı bu sene üçüncü katı attığı kovanlar vardı.
İnşallah hafta sonuna gider isem, çok detaylı bilgi ve foto alırız.
Bu arada baraj görevlilerinden bazıları geçen sene arkamdan konuşmuş, onlarıda ayrıca tehtit ettim.
Demişlerki bize hiç bal vermedi, bende dedimki bana öyle diyeni balla duş aldırırım::)))
Bu arada hala kendime gelmiş değilim, ne yorulmuşuz be.