Arıcılıkta dünyanın gelişmiş ülkeleri ve bizim ülkemize baktığınızda aradaki her konudaki uçurumları görürsünüz.Ben bazı şeyleri yazdığımda arıcılarımız garipsiyor,bilim adamıyım diyenler garipsiyor.Bunda garipsenecek bir şey yok ki. Yabancı ülke bilim adamları dünyadaki gelişmeleri anında ülkelerine aktarmakta, zaten ülkeleri de onlara gerekli destekleri vererek hepsini araştırmacı yapmış.Bizim ülkemiz bu bu konularda hep sorunlar yaşamıştır.Üniversitelerimiz malum hiç bir dalda başarı alamamakta uluslar arası yarışmalardaki ilk 500 ün içine giremiyoruz.
Böyle bir tabloda ne kadar başarılı olabiliriz yada bilim adamlarımız bize neler verebilir ben bunu kafamda hep kendime soruyorum.Fakat insanların özverisi çok önemli.Ülkemizdeki en iyi hoca geçtiğimiz günlerde bir konferans verdi. Belkide tek kaldığından bana göre yetersiz kalıyor.Bir kaç tane daha böyle hocalarımız olsa arada bir rekabet oluşsaydı dahada iyi olurduk hemde kesinlikle.İlk defa kek konusu üzerinde uzun açıklamalar yaptı, fakat konuşmasının bir yerinde, kışa girerken verdiğiniz şurubu keklede sırlatabilirsiniz dedi.O kadar açıklamanın içine bunu niye koydu anlamadım.Çünkü kışa giren arıyı kekten uzak tutmamız gerekmektedir yurt dışında bu böyledir.Yurt dışında derken Avrupa’yı kastediyorum.Konuşmasının bir yerinde 14 derece altında arılar felç olur dedi bunu neden dedi hala anlamış değilim.Çünkü arıların 9 derecede bile gelip gittiklerini gözlemledim.Benim bilgilerim 7 derece altında felç olması gerektiğindeydi.Hatta 14-15 derece arılarımıza çok kısa süre bakım bile yapabileceğimiz ısıdır. Birde kovan ve genç anaarı oluşturlması tavsiyesi çok ilginç tamamen ilkel yöntemlerle bunu yapmayı tavsiye etti.Sonrasında koloni destek sistemi anlatıldı.Kendiside bu sistemi uyguladığını söyleyip,bal üretiminin artığını bunun kanıtının ise Amerikadan geldiğini söyledi.Amerikadan gelen sonuç böyle dedi.Ben uzun zamandır bunu söylüyorum,bizim bilim adamlarımızın burada yaptıkları bir araştırma ve çalışma yok,zaten batının yaklaşık yüz yıl gerisinden gidiyoruz.Keşke her şeyi zamanında çevirip bize sunsalar ona bile razıyım.Dış kaynakları bile çevirip arıcılara sunmaları yıllar sonrası gerçekleşiyor.Lafa geldiğinde bunlar hocamız ve bilim adamlarımızdır.Bunada şükür demekten başka yapılacak bir şey yok.Bir başka açıdan düşününce de,bana göre yetersiz dediğim bilim adamlarımız ülkemize fazla bile geldiğini de görüyorum. Biz sanalcılar aslında çok ilerdeyiz hem de çok.
Bir başka konu ise bu sıralar gene arılarınıza sahip çıkın diyenler var.Bir başkası ıslah yapacağım diyor ,ama bunu hep diyorlar işin ucundan ise tutan yok.Zaten şunu yapacağım diyenlerin ne yaptıklarına baktığımda bir şey yapmadığı görülüyor.Biz bal üreticisiyiz, ıslah edilmiş her konuda iyi arılara da ihtiyacımız var.Şimdi Avrupa ya bakıyoruz,kovanlar kuluçkalıkla birlikte dört kat arı dolu.Bu arılar oğul vermiyor.Bizdeki bazı arıları bu güce getirmek zor,bazılarınıda biraz sıkıştır hemen oğula meyletsin.Peki biz bu durumda nasıl üretimi artıracağız.Bu aynen şuna benziyor, bizim yerli inekler 3-5 kilo süt veriyorlar.Birde degişik inekler var,ıslah edilenler onlarda 40 kilo süt veriyorlar.Şimdi bendeki inekle, ıslah edilmiş inek nasıl yarışacaklar.Bir başka açıdan bakar isekte teknoloji nerden nereye gelmiş,ata eşeğe binin , aman otomobil ve uçaklardan uzak durun diyor birileri bize.Sanki ıslah yapacağım diyenleri tutan var, buyrun ama ortada gene birşey yok.Lafla peynir gemisi yürümüyor, icraatlar görmediğim müddetçe de bilim adamlarımızı bazen böyle gündeme getireceğim.
arıcılık bilimsel çalışmalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arıcılık bilimsel çalışmalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)