yusuf şimşak arılığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yusuf şimşak arılığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11.08.2015

ARICILIK ÇALIŞMALARI VE KESTANE BAL HASADI İSAKLI....


Bu yıl en sevdiğim resimler ve işlerden birisi bu karede.
Oğlum Furkan Emre...
Suni tohumlama, ana arı yapay dölleme, kraliçe arı suni tohumlama...
Yerinize alternatif yetiştirmek veya işleri teslim edeceğiniz biri olmalı, inşallah Furki bu işi götürecek...
Yılın son çalışmasıydı, dün itibari ile işlemden geçenlerden üç tanesi yumurtaya girmişti, beklemede olanlarda var, bakalım kaç tane daha özel ana arımız olacak.
İlerleyen zaman dilimi içinde ağırlık bu işlere verilecek, artık koşmaktan bıktım desem de bir şey lazım olduğunda hala koşarak alıp gelmeye devam ediyorum...

Sonbahara doğru gidiyoruz. Elimde kendi yaptığım ruşetler var, birazda Arıkentten strafor ruşet aldım. Ana arı işi sona doğru giderken kademeli olarak kutular devreden çıkacak arıları ve anaları köpük bölmelere aktarılacak.
Hedef baharda arı satmak...
Ruşetler boyanmaya devam ediyor.
Ruşetlerin havalandırması güzel olmuş, eskiden girişlerde çok dardı.
Yusuf Şimşak'ın yanına giderken Aziz Mumcuyuda yardımcı olarak götürdüm.
Yolumuz üzerindeki Temel petekten 150 yemlik ile 240 kilo daha, fondon kek aldım.
Ana arı işi öyle zor bir iştirki anlatmak oldukça zor. Siz ne kadar dürüst çalışırsanız çalışın, karşınızda işi bilmeyen ve dolduruşa gelen bir sürü kişi çıkıyor.
Ben bilerek yumurta atmayan bir tane ana arı almama rağmen öyle ithamlarla karşılaşıyorsunuz ki işten nefret ediyorsunuz.
Adam dölsüz ana yolladın diyor, nereden anladın diyorum diyor ki arılar meme dikiyor, demek ki ana arı yumurta atıyor, senin arıların benim anayı kabullenmeyip değiştirip öldürmek istiyor, bu iş bu kadar basit ama dölsüz ana arı ifadesinin, karşıdakinin ne kadar cahil olduğunu gösteriyor ama adam arıcı işte.

Bu yıl yanımda birisi çalıştı, çalışan kişi 10 yıl veterinerlik yapmış, aynı zamanda bu kişi arıcı ve arıcılıkta yüksek lisans yapmış birisiydi.
Ben bu kişiye bile ana arı toplattırmadım. Ana arı işinde en ufak detay önemli ve bu detayları çalışanım bilmiyor.
Kendisine verdiğim görev yumurtaya girenleri belirle ve kafese işçi arıları koy, ben ise gerçekten ana arı yumurtaya girmiş mi? kendim bakıyorum işaretleyip ana arıyı işçilerin içine koyuyorum. Böyle çalışmamıza rağmen sorun çıkıyor.

Elemanıma sorunlu gördüğüm ana arılar olursa bunu bizim anasız ruşetlere ver demişimdir, sadece bizim bölmelere verilecek ana arıları kafese alıp bölmeye vermiştir. Müşteriye giden ana arıyı devamlı kendim topladım.

Sonuçta canlı ile çalışıyoruz, ilk başlarda yolda 8-10 tane kafeste ölen oldu. Yolda ölenlerin yerine hemen yenileri gönderildi ve oturmuş bir müşterimiz oluştu, ana arılarda  yavru sorunu olursa onu haber veriyor, diyorki çok erkeli karışık yavru atıyor,  onları da degiştiriyoruz, birde keşke bende erkekli atan ana arı olsa diye söylenmişimdir..

Tanıdığımız kişilerle çok az sorun yaşamaktayız. Sorun ise ırk değişiminde yaşanıyor, tanıdıklarımızın zaten arısı bizim arımız olmuş.

Resimde elemanım işçileri kafese koymuş ve ben ana arıyı kafese koyacaktım, kekin kokusuna gelen karıncalar tüm işçi arıları öldürmüş.
Yusuf bey bu yıl bal hasadı sonrasına 150 ana arı istedi, böldüğü arılar var, yaşlı ana arılar değişecek, sorunlu olan ana arılar imha edilecek, bal alırken iki kovanda ana arı çıkmadı...
İlk posta kızları teslim ettik, keyifler yerinde.

Beykoz Akbaba köyünden Aziz Mumcu bu yılki bal hasadımıza yardımcı olan kişilerden biri.
Kendi arıları savaşmaktan bıkmış. Arılık ile çadır arasında 100 metre mesafe olmasına rağmen arılar çadıra kadar beni bırakmıyor dedi. Çalıştığı arı Muğla ve ismini içinde her şey var diye birleşmiş milletler arısı diyor:))
Böyle çıta çekeceksin maskesiz arıların içinde dolaşacaksın mümkün değil dedi.
Eskiden arıya küfredenlere kızıyordum diyor, şimdi bende küfretmeye başladım sinir sistemlerim bozuldu diye söylenip durdu.
Akşam 8 de ben bal alırken bizim arıyı 4 ten sonra açamazsın dedi.
Gerçekten yaz günü dediği arı ile arıcılık ızdırap. Yaz günü çift kot giy kalın maske eldiven ve çizme, biz bazen surat maskesini bile kaldıramıyoruz.
Kestane balı hasadı diye resim yayınlıyoruz hemen atlayanlar var, bizde niye yok, bana ne o senin sorunun...
Yada bizde niye yok derken siz üçkağıtçılık yapıyorsunuz diye göndermede yapanlar var.
Çektiğim video sayısını yazmayacağım, 2 çıta bal yapmış arının videosu var, 10 çıta bal yapmış arının videosuda var.
Bizde niye bal yok diyen bilmem ne ağası diyeceğim olmayacak, sormak lazım senin böyle arın var mı, buradaki arılar 20-25 çıtaya çıkmış, ırk önemli, mera önemli, 3-5 çıta arıyla bal bekleyenler gördüğüm için böyle yazıyorum. Birde bu meranın bal verimi düşüktür onuda belirteyim.
Civarda kestane ağacı var ama arılığa bayağı uzaktalar, ıhlamur çok ve her taraf meşe bu yıl meşe bal verdi demekki aşırı sıcaklar meşelere bal salgısı yaptırıyor, geçtiğimiz iki yıl balsra olmamıştı.
Bu arı bu çıtaya bu kadar bal getirmiş...
İyi akım başlamış arı peteği kabartmış ve arı bal kesilince orada kalmış.
Bu arıya sormak lazım bu çıtanın niye üçte ikisi boş :)
Çıtaya dikkatli baktığınızda değişik zamanlarda gelmiş değişik renk tonlardaki balları görürsünüz....
Gerçi sen ne dersen de, adamın içi bozuksa yapmayacağı çamur yok.
Yarım kalmış bir başka çıta...
Ne biçim dalmışım bilmem...
İlginç çıtalardan biri daha...
İşlem bu kadar yapılmış.
Nizami Uyar, bizim ilhami abinin kardeşi bal taşımaktan yorgun düştü, bal kasalarını taşımak için araba lazım, elle taşımak oldukça insanları zorluyor...
 Eşek arısının petek yapısı resimdekinin tersine duruyor. Üstten aşağıya avize gibi büyükten küçüğe petekler örüp yavru yapılıyor.

Arılıkta iki eşek arısı kolonisi bulduk.
Meşhur isaklı ekotipi ve damızlıkmıştı :))
Yanlışlıkla imha edildiler.
Sağ bileğimden eşek arısı tarafından sokuldum.
100 tane bal arısı soksa 10 dakika sonra nerelerimden sokulduğumu hatırlamam. Bir eşek arısı 4-5 gündür ızdırap vermeye devam ediyor.
Birinci günün menüsü, keçi diye önümüze sürüldü....
Doktorda hemen teşhis koydu, bu kuru keçi diye... :(
Aziz Mumcu anısına Yusuf kardeş maskeli poz verdi, Aziz Mumcu seninleyiz diyor :)
Çiftçi su içişi böyle olurmuş, hararet tavan yaptıydı...
Bal tutan parmağını yalar demişler bizde bal yaladık, videolarda biraz bal yalama abartılmış olarak karşınıza gelebilir, iki kişi yarım çıta balı ne zaman yedik anlayamadım. Önemli detay, patron görmedi...
Madem dünki keçi değildi, bari bunu keçi olarak kabul buyurun diyen yüz ifadesine verddiğim cevap...
 Benim bildiğim keçiler süt üretir, güveçtekilerin böyle bir yeteneği var mı yok...
Çoban olmasam, keçiyi bilmesem, gam yemeyeceğim :(((

Bu yıl bal kazanı doldu haberi geldi pek inanmadım, gidip baktımki gırtlağa kadar bal dolmuş. Daha süzülmedik bir sürü çıta bal vardı.
Ben dedim Yusufa bak gudumsüz bu yıl arılığa gelmedi, kazan doldu, Yusufta bu yıl oğulda çıkmadı didi :))
Ben diyorum zaten bu hocanın ismi önemli değil bastığı yerde ot bitmez, maşallah dediği ertesi güne çıkmaz diyede kimse inanmıyordu...

İki gün 100 kovandan bal çekmek bana düşmüştü, 5-6 kovanın balını Aziz aldı. İkinci günün sonunda haşat bir vaziyette İsaklı'dan ayrıldık.

Benim balları akşam ezanı okunduğunda alımı bitti, bazı kovanlarda hiç bal yoktu bazıları serpiştirmiş bazılarında güzel bal vardı, süzme işini Gebze de yapayım diye balları ve arıları arabaya yükledik, arıları gece 12 de indirip evimize gittik, ballar arabada gezmeye devam ediyor bir akşam hallederim inşallah.

Pazartesi ise çoktan beri bizim kızın peşine düşen Yozgatlı Ali misafirimizdi.
Acil yapılması gerekenleri mesai bitiminde Yozgatlı Ali ile yapmaya çalıştık.
Kız babası olmak zor, kapıdan kov bacadan girsinler hesabı...

Bu yıl illede Kırşahin'lerden birisini isterim diye tutturdu.
Baktık kurtuluş yok ver kurtul yaptık.
Yozgatlı 3 yıldır benim F1 lerimi kullanıyor, memnum olmadığından olsa gerek peşimizi bırakmadı :))
Özel arılardan birisi daha sahibini buldu.
Allah hayırlı etsin...
Çalışmaya devam sezon sonuna şurada ne kaldı diye kendimi avutmaya devam edeyim bari...

15.09.2014

ÖZEL ARI SATIŞI VE ARICILIK İŞLERİNE DEVAM...

Hasan Alperen arıcı.
Hasan abi ile 2011 den beri alış verişimiz vardır. Alt linkte ilk tanıştığımız haber var, yıllar nasıl gelip geçiyor...
4 Yıl gelip geçmiş.Hasan abi 4 yıldır benim ana arıları kullananlardan...
Linkte bizim Bilecik ekibide var, Kadir ve Erdoğan'lar...
 http://bengittim.blogspot.com.tr/2011/06/aricilik-ve-2011-mayis-ayi-bitti.html

Ana arı üretiminde ben kendim çalıştığım için istediğim hedefleri tutturamıyorum. Az üretseniz de çok üretseniz de masraf aynı oluyor. Sayı yüksek olmalı, yoksa az üretim kar ettirmemekte. Ben bir yıl öncesi tek başıma daha çok ana arı üretmiştim bu yıl oğlumla aynı sayıyı yakalayamadım...

Çalışırken kendimi ne kadar yırtsam olmuyor ve hedef küçültüp daha az yorucu işlere yöneliyorum arı satmak gibi...

Ana arı üretimi olacak ama şimdiki gibi yırtınmayacağımı düşünüyorum tabi baharda ayarlarım bozulmaz ise...
 Özel iki çıta arı satışımızda olacak.Hasan abi seneye kendi ana arılarını kendi arısından üretmeye karar verenlerden...
Çoktan beri bendeki kutunun numunesini istiyordu, zaten ne yapmış isem büyük firmalar tarafından hepsi kopyaladı.
Hasan abiye birde 6 çıtalık kutu hediye ettim. İçinde hazır f1 ana arısıyla birlikte.
Elindeki ruşette ise özel 2 çıta arı var, 2 çıta arı alana ana arısını hediye ediyorum.2 Çıta arının fiyatı ise 500 liradır, tek çıta satışım yok....
Hasan abi eşi ile birlikte gelmişlerdi, akşam yemeğe kalmadan geri döndüler...
Yolcu yolunda gerek, ne yapalım, yemek işi başka zamana kaldı.
Hasan abiyi yolcu ettik, peşinden bir arı alıcısı daha...

Hasan abi ile müşteri gelmeden kovanı hazırlayıp, çıtalarını sabitlemiştik.
Arı müşterilerimiz o akşam bizi dinlendirdiler, her akşam koşturmaca devam ediyor...
 Yeni kalfa bu sıralar kazan kaldırdı.Aç aç verimli olamıyormuş beni düşünüyor :)
Depo boş biz su'mu yakıyoruz dedi.Bende kebapçıya götürdüm.
Ben lavaş tereyağı ve şahane peynir var onlara bakıyorum, İlhami abi,cağ kebabının birisini uçurmuş bile...

Ne kadar yese bir şey değişmiyor...
Hakkımda kalfana bakmıyorsun lafları çıktı bakın buyurun ustasına bakmayanlar, ustansınlar....
 13 Eylül 2014 Kestane balı hasadı var.Allah ne virirse her şeyin hayırlısını virsin....
Yusuf Şimşak arılığı...
Arılığı bir gezdim ben bu gün burasını bitiremem diyordum, yanıldım, bala çalışan arılar kestane balını yiyip kata 3-4 çıta yavru yapmışlar....
 Bu yıl bölünüp gelişmeyen arılar var pek inceleyemedim ama mayıs ayında 2çıta arıya hazır ana arı verilmiş hala arı yerinde sayıyor...
Yusuf ben çözemedim dedi, çözülecek gibi de değil yedikleri önlerinde yemedikleri arkalarında köpük ruşetler ve arılar gelişmiyor, polen sıkıntısı bu yıl hiç olmaması lazım...
Arı ırkıyla alakalı diye düşünüyorum ama en zor gelişen kafkas bile bu durumda katlaması lazımdı....
 Ben 07:30 da arılığımda yapılacak işleri halledip, 8:30 gibi Gebze'den çıktım. Saat 10:00 gibi Yusuf'un mekandayım...
Yusuf ehli keyf arıcı hala yatıyor :))
Bahçede bir misafir vardı, kayınçosu, bal hasadı yapacağız dedim adam imammış işi duyunca kahvaltıya bile kalamadı vın çekip gitti...
Bal yenecek deseydim balın faziletini anlatırdı kesin :))
Kavaltı filan derken neredeyse saat 12:00 gibi işe başlayabildik.Köydeki çalışacak kişi gelene kadar, benim kalfa İlhami Uyar,12:00 işten çıkıp bal hasadına yetişti...
 Körükçüm süper, hiç bir körükçüye İlhami abimi değişemem...
 Yusuf ile Zaim abi arasındaki ortak nokta bal sever olmaları....
Balı gördüler mi acayip mutlu oluyorlar....
Arılıkta bir kaç tane akdeniz kırması vardı bir kaç iğne yedik.Akdeniz veya İtalyan kırması arılar, kovan içindeki her çıtaya polen koyabiliyor.
Bizim basın mensubu, öğleden sonra aramıza katıldı, bir sürü video çekti, güzel resimler çekmiş, ilerleyen zamanda arşivimizden yayına konulacak.
Millet magazine ne kadar hasta yav :)
Birisi yandan çıta balı gösterip benide çek diyor...
Kovanların başında ayarımız kaçtı, birazda biz poz verelim dedik, burası son sıra, yarım saat sonra resimi neyle çekinelim dimi...
Sonbahar nektar kesilmiş biz her zaman olduğu gibi çift kot pantolon, çizme, eldiven ve kalın  maske giyinmeyi gene unutmuşuz :))
Kameramandan fazla iğne yiyen olmadı ben bir kaç iğneyle bal hasadını bitirdim.
Kara kovan balı ayırmıştım kendime arılar bulmuşlar, bana bir şey bırakmadılar....
Namkörler sizin  yükten kurtardık, sırtınızdaki balı aldık, böylemi teşekür edilir....
Arabanın camı, bal kokusunu alan arılar çılgına döndü, nedense bize dokunmadılar, çünkü onların derdi baldı, biz değil....
Hafta sonu cumartesi gününü Yusuf'a ayırmıştım. Ertesi güne yapacak çok iş olduğu için bal sağımına kalmadım. Pazar günü dinç olmalıydım, pazar yaptıklarımızıda paylaşırız bir kaç güne kadar, bazı kişiler şurup verdiğimi görüp şimdi kekmi şurupmu sorusu soruyorlar arının balı yoksa kekle stok olurmu, stok hemen bir iki günde oluşturulur mu, arıcı kışın yaklaştığını görüp arılarının bal stoklarını yaptırma başlamalı.
Pazar gününe ait resimleri seçmiştim ama çok uzun olacak diye başka paylaşıma bıraktım, acayip arı kuşu var....
Ben şimdilik resimlerini çekmeye çalışıyorum, böyle giderse tüfeği götürüp biraz kortkutmak lazım gibime geliyor....
Önümdeki ruşete çarptı, kovanlara girecek inekler...