5.05.2014

ARICILIK... MAYIS AYINA GİRDİK

Bu yıl benim adıma çok ilginç bir sezon başlangıcı oldu ve devam ediyor.
Akdeniz'de kuraklıktan yandık, Gebze'ye geldik, geldiğimiz günden beri yağış ara sıra dursa da devam ediyor:)
Hazır ana arıları bile toplamakta zorlanıyoruz. Memeler bir taraftan hazır oluyor hazır olan ana arıların alınması lazım yer açılsın...
Yağışlardan sonra geçicide olsa yarın 6 mayıs ve havalar en az 10 derece düşüyor.
Yamyam arılarım henüz kutularda haydutluk yapmaya devam ediyor. Kovanı maskesiz açıyoruz, ana arı kutularını henüz maskesiz açamıyoruz :(
Yakında bu yamyamlardan eser kalmaz...
Kutuyu açıyorsun körük filan dinlemiyor her taraftan fışkırıyorlar, tabiki hepsi böyle saldırgan değil.
Bu haftayı da yağışla geçireceğiz...
 Pelitli köyünde açmış bir pembe akasya. Aynı bahçede beyazı var açık değil.
At kestaneleri açmış.Muhteşem abi bir yerden duymuş, at kestanesi meyvesine karınca gelmiyormuş, nasılsa deneyecek birisini biliyoruz, test sonucunu öğreniriz sezon sonuna:)
 Plastik erkek çıtası,erkekler bir yerden sökülürken, bir taraftan yumurta atılıyor.
 Kesintisiz, tanıdık erkek üretmeye devam....
Bu yıl erkek arı üreten başka arkadaşlarımızda olacak...
Erek arılar varroaları yakalamamızı sağlar. Mehmet Yüksel tarafından bizlere öğretilen, varroa mücadele yöntemlerinden birisi, kovanlara boş erkek çıtası verip, erkek yavrular kapandığında ise çıtayı iptal etmektir.Mehmet Yüksel yıllardır bu yöntemi uyguluyor ve paylaşıyor. Benim erkek üretimim imha ve varroa mücadelesi için değil...
Erkek arı çıtası ile varroa mücadelesi yaptığınızda kovanda 100 varroa varsa bunların yarısını yok etmiş oluyorsunuz. Bu günlerde varroalar erkek arılarda diyenler var dedi bir arkadaş, Mehmet Yüksel yıllardır demiyormuydu.....
http://mehmetyuksel1.blogspot.com.tr/search?q=erkek+ar%C4%B1+%C3%A7%C4%B1tas%C4%B1+varroa+m%C3%BCcadelesi
 Yağışlar dolayısı ile kovan ve ruşetlerde stok sorunu var, bir çok arıcı arısının açlıktan oğula gittiğinin farkında değil.
Yağışlı uzun süren olumsuz hava koşulları oğulu tetikler, bunun bir nedeni çiçekler yıkandığı için içerideki stok bitiyor, arı nüfusunun bir kısmını sepetliyor....
Polene belenmiş bir işçi arı...
2013 Yılında elimize doğan bir Akdeniz arısı vardı, 10 gün sonrasına suni tohumlama yapacaktık. İlk denemeyi buna yapalım bir şey olursa buna olsun elimiz alışsın demiştik. Buna bir şey olmadı ötekilere olmuştu :)
Sıradan bir oğul anasıydı, geçtiğimiz yıl katlı kışladı, Mersin'den çıkarken ne kadar katlı arı varsa böldüm, katlı arı bırakmadım.
Gebze'de yeniden kat atılacak duruma geldi.
98 Numaranın kızı.Aynı yıl bir ileri hattını döllemiştik. aynı ırk erkek verince iki turda işçi arıların renkleri acayip oldu.
Hem 98 hemde kızı 95 çocukları diyeyim, acayip sakinler...
Aydıncık'ta polen tuzaklı altlıklar yaptırmıştım, yağmura rağmen güzel polen geliyor.Ben bu işler ile uğraşamıyordum, işi İlhami abiye havale etmişim, toplanan polene ortağız:)
Beni en çok zorlayan uygulamalardan birisiydi. Tek atış hakkım vardı, attım, 1 sene 5 gün sonra yumurtaya başlayan bir ana arım...
Nedendir bilmiyorum, daha önce döllediğimiz ana arılar vardı bunların hepsi 2013 yılından önce tabiki...
Ana arı suni tohumlama konusunda arıcılarımızı aşağılayıcı bir yönetmelik çıkartıldı, Avrupa ve Amerika'daki sıradan arıcılar, suni tohumlama yapabilirler ama bizde yasaklandı...
Nede olsa biz 3.4. Sınıf insanız...
Dolayısı ile bizim ana arılarda geri zekalı duruma düştüler, yıllarca yumurta atmayı unutabiliyorlar...
Yoksa döllenen ana arı yumurta atmak için yıllarca bekler mi...
Neyse, bu yıl yumurtaya başlayanlar oldu, hala yumurta atmayanlar var.
Bu tip ana arı bölmelerine kapalı yavru vermek gerekiyor.
Verilen yavruda ana arı yapılacak larva olmayacak, yoksa ileride yumurtaya başlayacak ana arıların sonu olur.
Genelde kapalı yavruyu vermeden, ızgara üstüne kata alırım, dolayısı ile günlük kalmaz, yumurta atmamış bölmeye veriyoruz, ne hikaye yazdık, kendimde nerede ise inanacağım ha....
Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatı diye bir söz vardı, işte öyle....
Hafta içi bir abimiz arı istedi kovanın var mı yok. Kovanı da gidip ben aldım.Arı evine uğradık, biraz benimde eksiklerim vardı...
6 Katlı kovan aldık.
 Kovanların altına sürgülü havalandırma yapılmış.
Havalandırma kapatılmış hali...
İş başı yaptım, dolayısı ile cumartesi pazar arılarla tam gün birlikte olabiliyorum.
Darıcada bir kaç oğul konmuş kovanlara, dedim ki ipin ucu kaçtı, cumartesiyi Darıca'ya ayırdım.
Kovanların yarısını taradım oğul meyilli bir tane kovana denk gelmedim. Bu arada kuyumcu Şemşettin Uzel beyin arılarını aktardık.
İlhami abi çoktan beri bir merdiven peşindeydi, birisi ile telefonlaştı, geliyoruz dedi. Bu merdivenin kesilip biçilmesi hazırlanması iki saatimizi yedi...
İlhami abi fabrikaya bıraktım ben Darıca'da tüm kovanları elden geçirdim, İlhami abinin yakaladığı oğullar anladım ki bizden çıkmıyor rahatladım:)
 Yabani bir arı dikkatimi çekti, acayip nektar alıyor.Ayaklarında polen vardı.
 Pelitli köyünde enginar bahçesi, bu nasıl iş anlamadım....
Orman gibi olmuş içine giremezsiniz, sanki yarış var....
Her taraf enginar....
 Gece yarısı sattığım arıları teslim ettim, hafta içine kalırsa işlerimizi aksayacaktı...
 İlhami abi muradına erdi, sonbaharda zeytin toplayacaktı, hemen mesaiye başladı, şimdi erik topluyor.
Cumartesiyi böylece noktaladık.
Pazar günü erkenden kalktım, acayip yağmur var...
Yağmur öğleye kadar devam etti, arılığa gidemedik, ara ara yağıp kesiyordu.
Toplanacak ana arılar var, fakat hava müsaade etmiyor, öğleden sonrada ara ara yağış gelip gitti...
Bizde Denizli köyündeki Bekir abiyi ziyaret edelim dedik.

 Doktoruma fide aldım. Bakarsın yolumuz düşer bahçesine girmeye yüzümüz olsun, dimi :)

 Bekir abinin işi zor, seracılıkta işin bitmez, birde bunda arıcılık var, iki bitmeyen işi nasıl bir arada yürütüyor anlamıyorum. Hanımı ve kendisi maşallah acayip iş çıkartıyorlar, bir sürü tarla ekiyorlar, bir kaçta seraya iki kişi bakıyorlar.
Fideleri hallettik, Bekir abi arılara bir gidip bakıp dönelim dedi...
 Yağmur durmuş, otlar ayaklarımız ve paçalarımızı ıslattı....
 Arılıkta ilginç bit poz...
 Etrafı kolaçan ediyoruz, iki oğul var, asılı duruyorlar.
Birde Bekir abi bir kaç oğul koydum kaçtı dedi. Dedim oğullara yavrulu çıta verdin mi? yok...
Oğula yavrulu çıta vermek lazım,kolay kolay terk edemez...

 Bir kovandan hemen 2 yavrulu çıta çıkardım, fakat arılarda bal yok...
Bekir abiye acilen tüm kovanlara şurup vermesini söyledim, bu yağışlarda arı geçimini yapamaz, içerideki stoklar bitmiş...
Bir sürü yeni doğmuş yiyici işçi arı. Hazır dayanır mı bunlara...
Arılar açlıktan oğul atıyor, kendisine izah ettim..
Ayrıca bir gün sonrası birden havaların soğuyacağını bildirdim....
 Yavrulu çıtalarımızı alıp kovanı kapadık, hadi oğulları alalım...
 Bekir abi oğulu tenekeye silkeledi.
 Arılar toplansın diye yavrulu çıtayı kovaya koymuştum...
Boş çıta bile olsa, arılar peteği sarar, hele azda şurup püskür türseniz....
 Oğulları aldık, ana arı kontrolleri yapıldı.
 Günün yarısını evde geçirmiştik, kalan yarısı ne çabuk bitti anlamadık.
Pazartesi Enes Emin ana arı toplayacaktı, toplama yarıda kaldı, yağmur hala yağmaya devam ediyor....
Artık yağmur yağsa da şemsiye ilede olsa hazır ana arılar alınmalı, geriden gelen memelerin süresi her geçen gğün azalıyor... Memelere yer açılacak...
 Şu an gece 23:00, şakır şakır yağmur var, bazı yerlerde kuraklık devam ediyor.Keşke gece yağıp, gündüz açsaydı havalar diyorum içimden :))
Hafta sonuna kadarda devam edecek gözüküyor.
Her şeyin hayırlısı, demekten başka elimizden gelen bir şey yok....

30.04.2014

ARICILIK İŞLERİNE HER KONUDA DEVAM....

Arılık ve işler yoluna girmeye devam ediyor. Malzemelerimizin büyük bölümü Ovacık köyünde.
Bu yıl kısmet olursa büyük oranda arı üretimi yapmak istiyoruz. Enes Emin yokken yapamıyordum, artık sürekli arılıkta çalışıp işlerimizi takip eden oğlum var.
Gebze'ye geldiğimiz günden beri yağış var, çok şükür.Yağışlar bakım ve kontrolleri biraz aksatıyor ama her şeyi elden geçirdik...

Önce Gebze civarında bulunan önemli arılarımı ziyaret ettim, kimin bahçesinde kimin çatısında hangi damızlıklar var bazen karıştırıyorum. Arıcı göçebe olursa çok zor, her gittiğiniz yerde uzun süre kalacaksanız bir düzen kurulmalı...
Damızlıklarım önemli ve güvende olmalılar...
Hibrit arılarımdan birisi Mersin'e gitmeden bölüp 5 çıta arısını düşürmüştüm, ruşetin sonuna dayanmış. Dalaklar yeniydi ama hepsinde günlük yumurta vardı.
İki farklı arı bu ruşette, Düzceli, Erkan bu arıyı çok istiyordu, geçen sene üretmiştik bu yıl kızlarını test edeceğiz.
Ruşeti yeniden böldüm.
Suni döllenmiş olup uzun süre elimizde kalsın istiyorum,bu bir kaynak üzerine eklemeler yapılabilir.
Dolayısı ile ruşette yaşaması gerekmekte, ekonomik kullanım için....

Mersinde yaptırdığım polen tuzaklı altlığın üstüne katı koydukmu kovan oluyor. Dört tarafı saç pervazlı olunca ön taraf teneke makası ile kesiliyor.
Katı kovana tutturduğumuz gibi tabanı ince çivi ile kata tutturuyoruz...
Al sana kovan...
Hava yağışlı olmasına rağmen ertesi gün Darıca'da gelen polen.
Furkan Emre'de abisine yardıma geliyor hafta sonları...
Görüntü süper....
Tüm ruşet ve köpük kutuların sıradan bakımları vardı. Çıtalarda kaymalar olmuş, dalaklar atılmış. Peket atılmış ise işler yolundadır. Bir kaç gün kendimize gelemedik ve işlere el vuramadık.
Kulak, dalak, petek, yumurtalar..
Ruşetlerin kontrol ve yiyecekleri kontrol edildi.
Bir başka göz, bu ruşetler köpüklerden daha kullanışlı fakat çok arı alıyor. İki çıtası bir standart çıta.
Ana arı kutusu.
Yola çıkmadan verdiğimiz memeler vardı bir iki gün sonra doğacaklar, sorunsuz doğumlar olmuş anaları gördük.
Gene 3x3 bir ruşet daha.
Ana arısını alıp bir kaç saat sonrası meme verdiğimiz ruşet ve kutularda %30 meme kesimi oldu.
Ana arısı alınan göze en az bir gün sonra meme vermek gerekiyor. Bizim o kadar zamanımız yoktu.
Mayıs 5 gibi bayağı bir hazır ana arımız olacak, bir çok kişi ana arı bekliyor, hayırlısı ile onları kapattığımda derin bir oh çekip yatmayı bekliyorum. İnsanın sözünü yerine getirememesi çok zor bir şey. Bazı kişiler yalan söylediğimizi düşünüyor, buna acayip üzülüyorum... 
Demek kısmette buda varmış.
İşleri bitirdik ikindi vakti Zaim abi aradı köfteleri mangala koydum neredesiniz.

Bu kadar yorgunluk üstüne piknik gibi bir şey bu...
Darıcadan İlhami abim, Gebze'deki İlhami abimide alıp Ovacık köyüne geldiler, bizde Pelitli köyünden Ovacık köyüne vardığımızda sofra hazırdı.
İlhami Tezcan, iki tane İlhami tanıyorum, bir insanların ismindemi bir şey var tüm İlhami'ler böylemi bilmem bunların ikiside acayip yardım sever kişiler.
Köfteleri biftekleri götürdük, gerçi tüm biftekler bana kaldı kimse yağlı yemiyor, kuzu kaburgası yağsız olur mu beya....
Sonrasında Zaim abinin kovanları elden geçirdik. Bu kovana 3. katı verdik. Zaim abide bize laf çakıyor, sen Mersine git bak arı üç kat oldu dedi :((
Bu arılar karniol F1 ana arıları 2013, geçen yılın anaları. Dünyanın en sakin arıları, akşam olmuş hava soğuk 20 çıta arıyla oynuyoruz....
Bu yıl Zaim abi balı kırar artıkın. Bal diye diye gına geldi...
Kışın bir avuç arısı olan kara kovanda acayip gelişime var. Bu kara kovanın ana arısıda karniol f1 di.
Çilekler yolda havalar bir ısınsın her taraf çilek olacak.
Kızarmasına az kalmış çilekler...
Zaim abiye her şey için teşekür edip köyden ayrılıyoruz. Denizli köyünden arıcı Bekir Gültekin abimizi aradık fideler oldumu diye. Havalar biraz serin 10 gün sonra dedi dedik ki Darıcaya ekim yapılacak. Gece karanlıkta domates, patlıcan, biber fidelerimizi alıp Gebze'ye döndük...
Geçtiğimiz yıl buradan aldığımız fidelerden çok güzel domatesler yemiştik, bir kaç kez bahçeye keçiler girmişti.
Bekir abinin çok güzel fideleri var, oturak domates, sırık pembe domateslerden aldık bakalım.
Yıllar öncesi tohumlanan ana arılardan yumurtaya atmaya başlayanlar var, bu yılımı beklediniz ....
İşin garip tarafı buna ilk defa şahit oluyorum, gözlerde süt var, larva transferi yapalım dedik, Enes Emin baktı baba bunlar larva değil dedi. İnceledim gözlerde süt var ama larva yok, çatlamamış yumurta etrafı süt dolu...
Analarda bana uydu yıllardır bu anı bekliyoruz der gibi, gözlere sütü önceden koymuşlar....
Damızlıkların yedeklenmesine devam ediliyor, tamamen yerli damızlık, her şeyi ile yerli, nerede yerliciler. Ben yerli yapınca işine gelmeyenler var....
Mersinde yarım kalan temizlik işleri vardı.Bu aleti çıkar kur temizle yeniden toparla acayip zor. Dışarıdan ışık vurmaması içinde yağmurluğumu kullandım.
Cemil ustaya aleti götürüp bir çanta yapmasını isteyeceğim, çanta açıldığında tezgah hazır olmalı.
Gene arabadayız, mekansızlık ne kadar zor, önemli olanda bu zor şartlar altında başarılı olmak....
Masa sandalye bile yok, bu işler laboratuvarda olur diyenler, laboratuvara iyi bakın...
Bu yıl alet temizleme hastalığına tutulduk, hayırlısı, sile sile eskiyecek...
Suni tohumlama cihazı, temizlik işleri yapılır...
Başaramadığım tek şey sperm saklamak, en son denememde her şey hazır, 4 dozluk sperm saklayıp kullanmayı düşünüyordum gene yıllar öncesi tabiki...
Sakar gibi sen git bu pakete bas....
O kadar uğraşa'mı yanarsın, sperme'mi yanarsın...
Neye yanarsam yanayım, birisi bir işi yapabiliyorsa sen yapamıyorsan ona yanmalısın....:((
Bazen çözemediğim şeyler oluyor. Bu gözde ana arı muslukta dolaşıyor, 5 dakika video çektim. Ana arıyı sarıyorlar sıkıştırma yok, ana arı dolaşıp duruyor, en son parmağımı soktum aralarına ne yapıyorsunuz diye ana arıyı alıp içeri attım. Dertleri ne, ne yapıyorlar?