9.10.2008

SON DURUMLAR BUNLAR,HAFTA SONU YOĞUN GEÇECEK

Arıcılık ve son bahar gözlemleri
Tatil dönüşü pazartesi haşattık,bir yere gitme olanağımız yoktu.Salı iş çıkışı,motoru belediyeye getirmiştim.Paydostan sonra doğru arılığa gittim.Ne kadar acele edersen et 45 dakikada varabildim.Bir kaç kovana baktım zaten hava soğuk,birde sadece surat maskesi olunca.Arının biri taa koltuk altına kadar ilerleyip oradan soktu.Birkaçta ellerimden sokunca,bırakmak zorunda kaldım.Artık mesayi sonu kovan bakımı filan yapılmaz.Çünkü süre kalmıyor.
Bu arada baktığım kovanlardan biri en son bir anaarı yenileyen kovan vardı.Baktım işlem tamam,yumurta atmış fakat akşam karanlığında makro çekim dalgalı çıkıyor.En net resim bu.
Hemen arılığın arkasındaki pürenler.
Kovanlarımız bu pürenlerin önünde dizili.Allahtan ne istersin diyen olursa şimdilik sıcak lazım derim::))İnşallah havalar ısınır.Bu hafta sonu belkide Trakya dönüşü en kapsamlı bakım yapacağız.Yeni hacı kaşınıp duruyor.::)))
Bu açıdan bakıncada ilerdeki ağaçların arkasındayız:::)))Püren çok ama ısı olayı sakat.
Dün Cemil ustaya uğradım çalışıp durur kendisi.İyi şeyler yapmaya çalışıyor gibi::))Gerçi bu resim yanlışlıkla girdi heralde.Cemil usta ne işin var arıcılık sitesinde beyav.
Şimdi bir başka hadise var.Bloklarda bir ilaç muhabbetidir gidiyor.Bizim bloklar bilgi paylaşım siteleridir.Birilerinin ilaç reklamını yapma sitesi değil.Adam ilaç yapıyor,reklamına geldimi kullanacak birilerini arıyor.
Onada reklam veren firma yok.Üç beş eşantiyon vererek bu işlerin reklamı yapılmaz.Bu tür reklam yapan kim olursa olsun blogunu güncellemelerden çıkaracam.Birileri bizleri kullanıyor,daha doğrusu kerizliyor.Bir sürü kişide olayın içine atlayıp konu mankeni oluyor.Arada bizde kullanılmış oluyoruz.Biz amatör ruhlu arıcılarız,reklam vermek isteyen adam gibi reklamını yapsın bizi kullanmasın.

NOT:
“Arıcılık bilgi merkezi ve arıcılık bilgi paylaşım forumu” açılmıştır. Ülkemiz arıcılığına inşallah olumlu katkılar yaparız. 01/01/2010
http://www.aribakani.com/

11 yorum:

MUHTEŞEM TURUNÇ dedi ki...

Ah be cemil ustam hadi ben yeni tanıdım bu adamı bilmiyodum tongaya bastım ya sana ne demeli bırak kendi yapsında görelim....

PINARHİSARLI ARICI dedi ki...

adamları biz aradık geldiler bizede bu ilacı anlattılar hemde uyguladık şimdi sende bu yazıyı yazmışsın biz denedik sonucunu görecegiz eger başarılı olursa taktir yoksa aynen sonucunada katlanacaklar burada zorlama ve altadmaca yok bence biraz agır kırıter koyma bekleyelim sonucu görelim olayı mahkeme ederiz kolaygelsin

ALİ TÜRK dedi ki...

Aliosman abi
sen haberi yapmışın baktım güncelleme düştü,otomatikten çıkardım.

Şimdi bakıyorum bu ilaç piyasaya ne zaman çıktı,ruhsat durumu var gözüküyor,İçeriginde kaç gram formik var,kaç derecede buharlaşır,millette beleş bulduya herkesin derdine ilaçmış be.Reklam sektörü diye bir şey var,ve bu işlerde büyük rant var.Neden beleş reklam yapacamki.Reklam yaptıracak kişi gerektigi gibi reklam yapsın.Benim sitem niçin alet olsunki.Onun için verdiğim karaı uyguladım.Zaten geri adım atmak bana yakışmaz.

PINARHİSARLI ARICI dedi ki...

ben senin bu kararı verdigin yazını okumadan yayın yaptım sonrada okuyunca geri silemedim vermiş oldugun kararda sonuna kadar aklısın çünkü senin degindigin konuda önemli bazı şeylere destek vermek gerekki yaşasın devamı gelsin uyarına teşekkürler

Murat Çakır dedi ki...

Haberde beyazkovan adı geçtiği için açıklama yapma ve konu ile ilgili görüş bildirme ihtiyacı hissettim.

Ben beyazkovan için firmalardan ilan talebinde hiç bulunmadım, bir kaç firma bu konuda talepte bulundu, fakat teklif ettikleri rakamlar çok komik olduğu için bunu kabul etmedim.

Reklam sektöründe çalıştığım için, firmaların bu iş için ayırmış olduğu bütçeleri biliyorum.

Bizler amatör ruhla hareket ettiğimiz, yaptığımız işleri ticari beklentiler üzerine kurmadığımız için, reklam yayınlatmak isteyen firmalar, şu çocuğa biraz cep harçlığı veririz o da bizim işimizi görür mantığı ile hareket ediyor.

Bizim görmediğimiz ama onların gördüğü iyi bir şey var, şu anda arıcılık camiası sanal ortamda en az 5000 kişi tarafından sürekli olarak takip ediliyor.

Yayınlanan bir uygulama, yeni bir ürün maliyetsiz olarak bu camiaya ulaşıyor.

Bir arıcı, blogunda yaptığı bir uygulama ya da kullandığı bir ürünü elbette tanıtabilir, onunla ilgili hoşnut olduğu ya da olmadığı noktaları söyleyebilir.

Fakat yayınlanan bazı haberlerden yazılardan Ali Türk'ün eleştirdiği anlamda rahatsızlık duymamak mümkün değil.

İlaç Geldi Varroa Bitti, Varroa Mücadelesinde Son Nokta, Hayalimde Olan Ama Adını Koyamadığım İlaç vs gibi bir çok yazı, yorum görüyoruz.

Bunlar tamamen reklam cümleleri, denenip uygulanmış bir ilacın sonuçlarının paylaşımı değil.

Bütün bu yazıların bir ortak teması da, "firma sahiplerine teşekkür ediyoruz bize şu kadar deneme amaçlı ilaç gönderdiler" şeklinde.

Öyle ise bütün arıcılara göndersinler birer kutu deneme amaçlı.

Ben site sahibi olarak bir firmaya gitsem deneme amaçlı olarak bana istediğim kadar ilaç ve malzeme verir.

Ama arıcı olarak gitsem yine verir mi acaba?

Aradaki fark ne peki?

Bu arada yapılan tartışma ile ilgili, firma ya da ürün muhalefetimiz olduğu konusunda bir yanlış anlaşılma da olmasın.

Çok değerli bir ürün olabilir, ürünü imal edip piyasaya sürenler çok değerli insanlar olabilir, o konularda söyleyebileceğimiz bir söz olamaz.

Ama sanal arıcılık camiasının bu konuya yaklaşımda iyi bir sınav verdiği söylenemez, eleştiri konusu olan şey budur.

ALİ TÜRK dedi ki...

Murat sağolasın anlatmak istediklerimi zaten tam anlatamamıştım,seniin açıklama yapman yerinde oldu.

Bu ürünü kullananlar kullanıldıkların farkında olsalar zaten yapmazlardı diye düşünüyorum.Çünkü çaktırmadan bir ürünü piyasaya sürüyorsun,hiç bir yerde reklamıda yok.Ama her gün birileri tarafından hiç gündemdende düşmüyor.Tabi bende ve başkalarıda bu işe aracı oluyorduk.
Bu basit olayda birle duruş sergilenmedi bana göre.Ufacık menfaatlere yamulmanın anlamıda yok.::)))


Fakat şuraya bir vurgu yapmam lazım.Biz asitleri savunurken karşı çıkılıyordu.Şimdi herkes asidci oldu ona yanıyorum.Ben önerince yok,bir kaç promasyonla aa ne kadar güzel ürün::)))


Bir not daha düşmek istiyorum.İstanbuldan arayan biri,ürünü veteriner ilaçları satan depoda bulamadıgını söyledi.Nedenide ilginç,depo görevlileri demişki ürün ruhsatlı olsa bize mutlaka gelirdi demişler.Bende sitelerine baktım ürün sahiplerinin 2007 den ruhsat var yazısı var.Ürün sahipleride yayınları takip ediyorlardır,bu konuyu düzeltsinler hata yapmayalım.

Ballı Baba dedi ki...

Ali kardeşim merhaba, yazındaki uyarıların güzel ancak şunuda belirteyim, bir ürünün çok reklamı olması demek o ürünün maliyetinin artması demektir (üründe reklam maliyeti %30 arttırır)bu artış da biz tüketiçilerin cebinden çıkar üretici firmanın değil. Aranılan ürünlerin depolarda olup olmamasıda o ürünün kaliteli veya kalitasiz olduğunu göstermez, yıllardır bu sektörde ticaretlede uğraştığım için biliyorum ki depocular belirli kar yapmadan o ürünü raflarına koymaz. Bu kar düşünceside yine ürünün fiyatını artırır sonuç yine tüketicinin cebinden para çıkar. Gelişen teknolojide elbetteki senin savunduğun veya karşısında olduğun bazı şeyler ret veya kabul görecektir bundanda rahatsız olmamalısın. Dün doğru bilinenlerin bugün yanlış, dün yanlış bilinenlerin bu gün doğruluğunu öğrenmek gelişimin belirtisidir. Elbetteki hepimiz yeniliklere ayak uydurmalıyız...Bloglardaki yazılar konusunda ise bizim gibi arıcıları ilgilendiren konularda haber ve reklamları neden başka ajans dediğimiz ticari kurumlar yapsın ki. Artık kendi göbeğimizi kesecek durumdayız çok şükür, içimizde her seviyede insan var hep birlikte en doğruyu buluruz değilmi? Benim çalıştığım konulardan bir taneside NETWORK MARKETİNG dir (Üreticiden tüketiciye aracısız satış) Bir kaç yıldır bu işin eğitimini alıyorum. Artık aracılara soyulmadan direk üreticilerle tüketicilerin buluşması lazım. Toptancı ve perakendeci bizlerin sırtından kazanmasın. En iyisi bu olmazmı?...

MUHTEŞEM TURUNÇ dedi ki...

Şimdi bu habere bir yorum atmakta benim boynuma borç oldu; zira ben insanların sağlığını hiç ayrım yapmadan koruyacağıma dair yemin(hipokrat yemini)etmiş bir hekimim. Arkadaşlar YASALAR GEREĞİ tarımda kullanılan hayvanlarla ilgili bir ilaç eczane ve veteriner hekimler dışında bir yerde satılamaz.İlaç denilen maddelerin uzun süren bilimsel araştırmalar sonucu kullanılabilirliğine karar verilebilir. Tarım bakanlığı da bu bu çalışmaları inceler ve gerçekten doğruysada bu maddelere ilaç ruhsatı verir. Yani bir kimyasal maddenin laç olduğunu biz tarım bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış olduğunu görerek anlarız. İlaçlarında eczane ve veterıner hekımlerden başka bir yerde satılamamasının sebebide sahtelerinin yapılıp piyasaya sürülememesi içindirki bir ecza deposu sahte ilaç satarsa suresız olarak kapatılır ve sorumlularına cok ağır cezalar verilir veterıner hekımede keza meslekten men ve ağır cezalar gelır. Şimdi bir konuyu daha belirteyımkı ılaçların içindeki maddeler formulune yazılmak zorundadır vede bu zorunluluk nedenıyle bır ılacın formulu baskaları tarafından kopyalanıp aynısı uretılmesın bu ılacı keşfeden fırma zarara uğramasın dıyede patent denılen bır sıstem olusturulmustur. Patentı alınan ılaç bellı bır sure baska bır fırma tarafından uretılemez. Sonuc olarak hayvan ılacı denılen maddeler ınsan saglığını da dolaylı yoldan etkıledığı ıcın ıste bu yasal duzenlemeler yapılmıstır. Şimdi ne olur kımse ılacın maalıyetı vs deyıp bu yasal duzenlemelere uymasak ne olur demesın en başta bızler sadece arı beslemıyoruz bızler bal uretıp bu ulkenın gelecegı olan cocuklarımıza bu balı yedırıyoruz.

ALİ TÜRK dedi ki...

Selahattin abi ilacın pahalı olması satışını o kadar etkilemiyor. Bana göre en pahalı ilaç perizin ve şakır şakır satılıyor.Bayvarolda bana göre pahalı ilaçlardan biri,oda satılıyor.Benim ilaçla sorunum yok sahipleriyle de sorunum yok. Birisi deseki kardeşim ben bu ilaçtan reklam parası aldım,ve reklamını yapıyorum onada varım.Haberleri yapanları biliyorum,bunlarında bir kazançları olduğunuda sanmıyorum.Kazançları 1-2 şişe ilaca yamuldular ve olmadık yağlar çektiler.Haber yaptılar,bu iş bu kadar basitmi.Varova her şeye zamanla zaten direnç kazanıyor.

Gelelim işin içindeki işlere.




İş iyice çatallanmaya başladı. Biz olayın reklâm bölümüne karşıydık, şimdi, depo, ruhsat ve kayıt dışı satış gündeme geldi. Muhteşem ağabeyinin yorumundan sonra konu yeni boyutlar kazandı.Olayı en iyi bilen o.Diyorki ilaç depoya girmeden satılamaz.Yani gidip arçelik fabrikasından bana bir televizyon ver diyemesin.Gidip bayisinden alacaksın.İlaçdada durum öyleymiş.Depoya geliyor,oradan dağıtım ve satışı başlıyor.Satılıyorsa bu ürünün ruhsatı yok.Aklıma birde şu geliyor,ruhsatı aldılar içeriğini değiştirip dışarıda farklı bir şeymi satılıyor.Dışarda satılmasının bir başka sorunlarından biri kayıt dışına çıkması,demek ki üreticiye ucuz olsun diye kdv de kalktı.::)))


Bu haberi ürün sahipleri mutlaka okumuşlardır,yada okuyanlar iletmişlerdir.Dedimki açıklama yapsınlar,yanlış yapmayalım.Bu ürünün ruhsatı varmı yokmu diye.Kimseden ses çıkmadı.Şu an haberi yorumlarla birlikte kopyaladım yarın manşetten yeni haber olarak gelecek.O zaman heralde okurlar vede açıklama yapılır diye düşünmekteyim.

Ballı Baba dedi ki...

Ali Kardeşim; Zaten yazdım ya arıcılarımız eskisi gibi körü körüne iş yapmıyor, bak Doktor Muhteşem abi ne güzel açıkladı olayı. Şimdi ruhsatı varmı? yok mu?
Ürünü çıkaran firmanın sitesi var zaten bende baktım sadece arı için değil birkaç ilaç çıkartıyorlar, Doktor Muhteşem abinin dediği gibi ilaç işi ookadar basit değil. Ben firmdaki üretim ve satış müdürüyle görüştüm saha çalışmalarını yaptıkları yerler bakanlığın izin verdiği yerler, MSN de henüz kimse yok firmadan açtıklarında özellikle açıklamalarını senin burda yapmalarını isteyeceğim. Hassasiyetlerin bu kadar olması bile artık bizlerin körü körüne iş yapmadığımızı gösterir. Bunun için teşekkürler.

ALİ TÜRK dedi ki...

Firma gerekli açıklamaı bana meil olarak attı sizlerle paylaşıyorum.Ürünün ruhsatında sorun yok,kendilerine teşşekür ediyorum.

Sayın Ali Türk Bey,



Öncelikle firmamıza gösterdiğiniz ilgiden dolayı teşekkür ederiz. Biz BioHAYAT ailesi olarak araştırma kökenli bir firma olup Türkiye’de muadili olmayan ürünleri çalışmakta ve bu ürünleri Tarım Bakanlığı’nda ruhsatlayıp ülkemiz kullanıcılarına ulaştırmaktayız. Çalışmalarımızda organik arı ilaçları öncelikli olarak bulunmakta bu çalışmaların ilk ruhsatlı ürünü de Forbeevar İnhalasyon Jel’dir. Bunun yanında ağ kurdu, nosema, amerikan yavru çürüklüğü ile ilgili organik ilaç çalışmaları devam etmektedir. Amerikan yavru çürüklüğü çalışmaları tarım bakanlığının farklı iki enstitüsü ve bir devlet üniversitesi ile sürmektedir. Gelişmeler oldukça tüm arıcılıkla uğraşanlarla Forbeevar’da olduğu gibi paylaşılacaktır. Forbeevar İnhalasyon Jel’in ruhsat bilgilerine www.kkgm.gov.tr’ de yayınlanan Ruhsatlı Veteriner İlaçları linkinden ulaşabilirsiniz. Ayrıca ekim 2007 de güncellenen ARI SAĞLIĞINDA KULLANILMASINA İZİN VERİLMİŞ VE PROSPEKTÜSLERİ ONAYLANMIŞ VETERİNER TIBBİ MÜSTAHZARLAR LİSTESİ’ ni ekte gönderiyorum. İstendiğinde ruhsat fotokopisi ve onaylı prospektüs belgesi de gönderebiliriz.

Forbeevar İnhalasyon Jel ürünümüzle ilgili bannerımızı www.ariciliksektörü.com sitesinden tüm sunumları ve onaylı prospektüs bilgisine www.biohayat.net sitemizden ulaşabilirsiniz. Ayrıca talep geldikçe bu yönde hizmet veren başka sitelere de bannerımızı paylaşabiliriz.

Son olarak bu vesile ile ürünümüzü alıp kullanım sonuçlarını, yaşanan sıkıntıları ve ürünümüzle ilgili tüm duyumlarını hiçbir baskı ve maddi destek olmadan kendi bloglarında paylaşan siz ve diğer tüm arıcı dostlarıma teşekkür ederim.

Nurhayat AKPINAR

Mesul Müdür