26.11.2008

ARICILIKTA KEKİN YARARLARI,ZAMANSIZ KULLANIMINDA ZARARLARI

ARICILIKTA KEKİN YARARLARI,ZAMANSIZ KULLANIMINDA ZARARLARI
Öncelikle bir canlıyla çalıştığımızı unutmamalıyız,ve bu canlının bir ömrü var ve bu ömrü en iyi şekilde yaşaması gerekir.İşçi arıların ömrüne bir göz atar isek,yumurtadan 21 günde işçi arı olarak doğuyor,20 ün iç hizmetlerde çalışıyor,20 gün civarı da dışarı çalışıp ölüyor.Bu süreler daima önem taşır bu hesapları devamlı yapmamız lazım.Arıların nektar akımına hazırlanmasında kesin bu süreler dikkate alınmalıdır.Toplamda yumurtadan ölüme bu hesaplara göre 60 gün vardır.Yada yumurtadan doğuma kadar bölümü çıkarırsak 40 günde ölüyor.Burada en ilginç bir şey var,40 günde ölen arılar kışa denk geldiklerinde 5- 6 aya varan ömürlere ulaşıyorlar.

Birde arıların yaşadıkları ortama bir göz atıyoruz.14 derece altına düştüğünde ısı,arıların kasları işlevlerini azaltıyor.10 derecenin altına düştüğünde de uçmazlar.7 dereceden aşağıdaki ısılara maruz kalırsa felç olup kıvrana,kıvrana ölüyorlar.Arılar normal hallerinde bırakılırsa bu yukarda sayılanlar doğal olarak tekrar edecektir.Ama dışardan müdahalede bulunursanız 10 derecede bile arı uçmaya başlar ve çoğu telef olur bunu yazının sonunda yazacağım.

Birde bu arı dediğimiz canlı ömrü boyunca polen hariç sıvıyla hayatını devam ettirir.Poleni de kullanırken ve yerken değişik işlemlerden geçirdiğini biliyoruz.Peki arı kek yer mi diye bir soru sorarsak kendimize?.Arı keki her zaman yer,kışın ortasında ver gene salkımı bozar kekle uğraşır.Çünkü dışarıdaki ısı ne kadar düşerse düşsün kovan içinde belli bir değişken sıcaklık var.Salkımın merkezi farklı altı üstü farklı ısılardadır.Keki yedikçe de su ve dışkılıma ihtiyaçları olur,dışarı giden geriye gelemez.Kekin asıl zararı da bu değildir.


Peki keki ne zaman vereceğiz soruları sorulabilir.Benim şimdiki geldiğim nokta kek artık besleme ürünü değildir.Adı üstünde arıları kek leme de kullanılır.Yurt dışına baktığımızda Almanya ve Kosova’da arılara kek verildikleri tarihleri inceledim.Son bal hasadından sonra hemen kek verme başladılar.Buralardaki tarihlerden biz ne kadar geriden gidiyoruz herkes kendi bölgesinde bunu hesaplamalı.Yurt dışındada kek arıları beslemekte kullanılmıyor. Arıyı beslemek istersen ver bir kilo şurubu hemen çekip depolasın.Ama bir kilo keki ver arı 15 gün didinsin dursun.Yurt dışında kek yavru üretiminde kullanılıyor.Bizim ülkemizde kek her zaman her derde deva oluyor.

Birde doğal hayatta yaşayan arılara gene bir göz atar isek,bu arılara da hiç kimse ne kek nede şurup veriyor.Bunlarda hiç sorunsuz yaşamlarını devam ettiriyorlar.Dünyadaki arıcılarda arılarını doğal ortamdaki gibi bırakıyor,yapılması gerekenleri zamanında yapıp kenara çekilip baharı bekliyorlar.Türkiye’deki arıcılarda işler karışıyor.Benim anladığım arıyla insanı karıştırıyoruz.İnsanlarda kış salkımı yok ya,arılarda da olmaz diye bazı yiyecekler vermeden edemiyoruz.Sorunda burada başlıyor.Ülkemizde başı boş bir arıcılık var,bir şeyleri zamanında yapmamaktanmı kaynaklanıyor bilemiyorum.Ayrıcada nereden bu kek işi başladı ve devam ediyor orasıda ilginç.


Arıcılığı bilinçli yapan ülkelere baktığımızda arılara kek veriliyor,veriliyor son baharda arı nüfusu doruğa çıktığında keki kesip hemen invert şurupla tüm çıtalar bloke ettiriliyor, verilen şurup bir turda 5 litre.Burada bizim anlamadığımız bir başka olay ise şudur.Bizde arıcılarımız kek verirken bulundukları hava durumlarına bakmıyorlar,kek verildiğinde önümüzdeki 45 günü etkilediğini hesap edenler yok.Kek demek artı yavru demek,çıkan yavruların yerlerinin balla doldurulması demektir .Bunu yapabilmek için yavruların çıkması için 21 gün gerekiyor 15 günde çıtaların bloke çalışması onun peşinden de açık balların de sırlanması gerekiyor.Bunların bir şablon içinde yapılması gerekiyor.Ülke olarak böyle bir şablonumuz maalesef yok.Ben bu gün kek verdim demekle olmuyor taa 45 gün sonrasını ve mevsim şartlarını düşüneceğiz bu işi yaparken.

Şimdide kış arılarına kekin zararlarını yazalım.Yabancı ülkelere baktığımızda kekle doruğa çıkan kış arısı nüfusuna onlar neler yapıyor bizler neler yapıyoruz.Burada yapılan işlemler arıların ömürlerini kısaltmamalı yani arıları yormamak lazım.Yabancı arıcılar buna çok önem ve özen gösteriyorlar.Kış soğukları gelmeden hemen invert şurupla kovanlardaki tüm boş çıtaları bloke ettirmeye başlıyorlar.Verilen şurup miktarı bir seferde 5 litre civarında,her çıkan yavru gözüne hemen şurup basılıyor.Yaklaşık 15 litre şurup 2-3 hafta içinde kovana verilip yavru da sonlandırılmış oluyor.Kışın yavru demek riziko demektir.Arının olur olmaz işler yapması demektir.Burada neden adamlar şeker şurubu değil de invert şurup veriyorlar soruları sorulabilir.Kışa girdik artık yavru yok,yukarda da bahsettik bu arının da bir ömrü var bu ömüre zeval gelmesin diye invert şurup veriliyor.Arı şurubu alsın ve hemen depolasın diye.İnver şurubun diğer adı da yapay baldır balla aşağı yukarı aynı özelliklerdedir.Arı hiç yorulmadan tüm çıtaları bloke ediyor ve huzurlu bir şekilde baharı beklemeye başlıyor. Kış arıları pisikoljik olarakta rahat stok problemi yok.

Gelelim bizim yaptıklarımıza.Kışı olmayan yerlerimizde var orasıyla başka yerler karıştırılmasın.Yurtiçi kaynakları o kadar taradım kışın kek verin yada verilebilir diye bilimsel bir yayın yok.
Kış olmayan yerlerde bile ekim ayında beslemeler kesilmiş ta şubata kadar.
Arılara ne kek vermişler nede şurup.Kışa belli bir arıyla girdik.Bu arılar bizi bahara taşıyacak ve bu kış arılarınında yedeği yoktur.Hayvanlar kış salkımına girerken keki verirsek bu arıları acayip yormuş olacağız.
Çoğu bırakın baharı kışın ortasında mevta olacaktır.Kış arılarının ömrünü kek vererek kısaltıyoruz.Arı kışın çalışmadığı zaman çok uzun süre yaşıyor,ama verilen kekler arıların ömrünü kısaltıyor.Şimdi tüm dünyadaki arıcılar yanlış biz mi doğrusunu yapıyoruz.Yada kışın arılara kek verildiğine dair kaynaklarımız nelerdir.Yapılan iş arının zaten tabiatına aykırıdır.
Sıvıyla yaşayan arıya katı yiyecek veriliyor,yaz ortasında olsa bir hedefimiz var bir ölürse üç doğuyor.Kışın böyle bir ihtimalde yok kendi elimizle arılarımızı bahara daha zayıf çıkarıyoruz.Birde bahardaki arı kayıplarının bence nedeni budur,kışın sağ kalanlar baharda son nefeslerini vermekte.Baharda o kadar hızlı ölüm oluyor ki diyorum herhalde kovanlarda arı kalmayacak.
Kış sakımına hazırlanmış arıya şurup ve kek vermek arının ömründen çok şeyler götürüyor.Bunu daha bizim bilim adamlarımız henüz yazamadılar.Belkide kekçilerle anlaştılarki yazamıyorlar.Birde kek satıcıları vardır üç kuruş kazanacağım diye insanları yanlış yönlendirenler,bunlar kek verin derken kaynakları nelerdir açıklasınlar arının üstünden keki eksik etmeyin demekle bu işler olmaz.Sonuçta bu yazıları bilim adamıyım diyenler yazmalıydı.Tabi yazdıkları yazılarında faydalandığım kaynaklar deyip,bir sürü yabancı yayın verecektir.Onlar ne zaman yazar bilmiyorum ama ,bizim oralarda aş deliye kaldı derler.

Not:Kış arılarının önemi yeni çıktı.Daha önce böyle söylemlerimiz yoktu,buna sebepte Almanya'daki kaynaklar.

16 yorum:

hüseyin cengiz dedi ki...

teşekkürler

PINARHİSARLI ARICI dedi ki...

Ortaya koydugun bilgi ile bizlere çok dogru ve sonuna kadar haklı serdenişlerde bulunmuşsun bu bilgi akışında bulunan mehmet yüksel ile yaptıgın diyolokla biz arıcılara çok faydalı bilgilr aktarıp zorla bizi bilgi sahibi yapıyor arılarımızı kış ölümlerine karşı kurtama yollarını anlatıyorsun sag ol var ol bu konu bu yıl geçti ama seneye aynan tam uygulama ile başarıyı yakalayıp bizlerde bir parca arıcı olacagız
kolaygelsin

ALİ TÜRK dedi ki...

Hüesyincim bende teşekür ederim.

Ali Osman abi ortaya koyduğumuz bilgileri geçen sene bende bilmiyordum.Öğrendiklerimizle piyasaları özel sohbetleri kardığımızda bir sürü şey çıkıyor ortaya.Arıcıların tecrübeleride bu işte çok önemli.

Şimdi yazıya koymadığım bazı notları buraya yazacam.Şu an Murat Çakırın arılarının bulundugu arılıkta yanılmıyorsam 8 ayrı arıcının arıları var.Herkesinde farklı uygulaması oluyor.Bir gün öğlenleyin arıların yanına gittim havada soğuktu dedi.Benim arılar çıkmıyordu diğer arılarda çıkmıyordu,fakat 5-6 tane kovanda acayip bir çalışma vardı,arı sahibine telefon ettim abi böyle böyle diye,arı sahibide demişki ben o arılara dün kek verdim.Yani zamansız kek verilirse arıyı zorunlu olarak çalıştırırız bu bir.

İkincisi ise gene Murat Çakır'la kendi aramızdaki görüşmede bana dediki,kendisi Muhsin hocayla görüşmesinde Muhsin hoca demiş kekçiler beni hiç sevmez nedenide arılar için Muhsin hoca keki tavsiye etmiyor.Fakat kitabındada bunu açık açık yazmaması bence kötü oldu,aslında hataları söylemedikten sonra kıymeti yok .Bir ikinci söylediği ise keke katılan polan arıları daha çok perişan ediyormuş bunada dikkat edilmeli.Zaten şu an arıcılık piyasasında en iyimizde Muhsin hocadır.Diğer yazılan kitaplar 20-30 sene önceki bilgileri içeriyor.

Bir başka paylaşacağım ise Mehmet Yüksel ve doktor ve ben konuşuyoruz,buna acayip güldük.Mehmet demişki Almanya'daki arıcılara Türkiye'de arıcılar kışın kek veriyor.Alman arıcılar öyle acayip baktılarki anlatamam dedi,biz kırıldık gülmekten,acaba bakışlarıyla ne dediki Alman arıcılar dimi::)))

Mehmet'çiğim üzülme banada şimdi Türk arıcılar acayip bakmakla kalmayıp lan bu manyak ne diyor dedikten sonrada aval aval bakmayada devam ediyorlar::)))

bu yazıları yazmak için çok yazı okudum,ilginç bilgilerde var onları daha sonra paylaşırız.

Çerkez dedi ki...

slm kek konusunda yazmış olduğun yazıyı beyenerek okudum artık arıcılarımızın kendi besleme takvimlerini ve besleme şekillerini cıkarması lazım doğru zamanda verilen kek'de, şerbet'de, invert şeker'de arının gelişmelerine doğrudan etki eder zamanı ve miktarı ayarlıyamassanız fayda yerine zarar vermiş olursunuz

fakat invert şekere bal diyemeyiz hele biz arıcılar bu baldır dersek sonu nereye varır binbir güçlükle dağda bayırda cadırda yatarak gercek bal üretmek için çabalıyan arıcılarımıza büyük haksızlık olur

ALİ TÜRK dedi ki...

Aleyküm selam Birol.Ben konu anlaşılsın diye invert şuruba yapay bal dedim balla yapay farklıdır.Ayrıca bahsettiğiniz şekilde bal üretenler var o kişilerin karekteriyle alakalıdır.Şimdi kek olsun şeker şurubu olsun,arılarımıza verdiğimizde arılar bunu midelerinde ki inver enzimiye şekerleri parçalarlar.İnvert olayında arının yaptıgı işi dışarda asidler yardımıyla yapıp arılara servis yapıldığında arıyı yormuyor ve ömrünün uzun olmasını sağlıyoruz konu bu.

Kim ne anlar orasınıda bilemem.

bilgin dedi ki...

Ali bey kardeşim bu invert şerbet hazırlama işinde ya asiti fazla koyarsak ne olacak bunun arılara zararı olmazmı acaba kafamı karıştırdı konunun bu tarafı....

ALİ TÜRK dedi ki...

Bilgin bey seneye kadar vakit çok.Nasılsa bilim adamlarımız bu konuda bizi aydınlatmıyor,biz her zamanki oldugu gibi deneme yanılmayla yolumuza devam edecegiz.Ama Almanların tarifinde yanlış bile yapsanız karbonatla yapılan hatayı gideriyorsunuz.Bu konuda yabancı dil bilenlere çok iş düşüyor,bendede yabancı dil yok,bir çok kişi bu konuda bana yardımcı olmaya çalışıyor.

Murat Çakır dedi ki...

Arılara kışın kek verilmesi uygulaması Türk arıcıların icadı değil, bu konunun başka bir ülkede Türk Arıcıları adı altında makara konusu yapılcak şekilde anlatılması, bir Türk arıcısı olarak şahsen beni rencide etti.

Teknik arıcılık bilgisi bize tamamen yurtdışı kaynaklardan gelme. Yurtdışı ile irtibatı olan arıcıların o bilgiyi Türkiye'ye taşımalarıyla bugün eleştirdiğimiz birçok bilgi ülkemize gelme imkanı bulmuş. Kışın arıların beslenmesi hatası birçok dünya ülkesindeki arıcılar tarafından yapılıyor. Kar ortasındaki kolonileri açıp toz şeker veren arıcıların resimlerini internette görüyoruz.
Diğer konu Muhsin Hocanın kitabı ile ilgili. Muhsin hoca kitabının sonbahar beslemesi bölümünde, yapılması gerekeni ayrıntılarıyla anlatmış. Ayrıca bu dönemde toz şeker ya da keklerle uygulanan katı beslemelerin yanlışlığını vurgulamış, bu durumun koloninin tükenmesine kadar giden sonuçlar doğurabileceğini söylemiş. Daha ne desin :)
Balparmak tarafından bastırılan Muhsin Hocanın hazırladığı kitapçıkta da katı beslemenin vereceği zararlar işleniyor.
Doç. Dr. Ahmet Güler'in kitabında da bu besleme mantığı, arıcıların yaptığı hatalar ayrıntılı olarak anlatılıyor.

MUHTEŞEM TURUNÇ dedi ki...

Murat abi bak bizdeki hocalar kışın besleme konusundaki hataları dediğin gibi anlatmışlar buna rağmen bizdeki arıcılar inadına kışın kek ile besleme uygulayınca yabancılar naapsınlar makara yapmayıp taktirmi etsinler yani:))Birden aklıma Aziz Nesin geldi sormuşlar adama bu kadar mizahı nerden buluyorsunuz diye oda demişki gündelik yaşanan olayları yazıyorum demiş:))

ALİ TÜRK dedi ki...

Abi bu kek işi tamamen hastalık olmuş,kimse vermeden edemiyor.Ben bu haberlere başladımya çogu gene kek veriyor ama artık paylaşmıyor.Birde düşünün bunu paylaştınmı dünyaya açıyorsun,bize ne dediklerini düşündükçe gülme tutuyor beni.Dünyaya gırgır olduk,hala malzeme olmaya devam ediyoruz.


Bu sene geçtide seneye inşallah kamburları düzeltiriz.


Muhteşem abi bu gün Oktay aradı Muğla'daki konğredeydi.Dediki benden bir istegin varmı var dedim,Muhsin hocaya sor kek konusunu.Abi o soruyu sordular dedi::))Muhsin hoca gene kek işine oradada karşı çıkmış.::))

salih arıcı dedi ki...

Aliciğim seni kutluyorum,araştırdın buldun ve bütün arıcılarla çoook önemli şeyleri paylaştığın içinde ayrıca sana teşekkür ediyorum.

işte benim hiç bir zaman arılarıma özelliklede kışın arılara kek veya katı diğer maddelerin verilmesine karşı olduğumu ta baştan beride savunduğum bir konuyu arıcılara çok güzel bir dille anlatmışsın,bütün okuyan arı doslarınada sesleniyorum Ali türkün bu yazısına harfiyen uyulmalıdır diye düşünüyorum,saygılar sunuyorum.

ALİ TÜRK dedi ki...

Salih abi insanın bildiklerini karşısına ifade edememesi kadar kötü bir şey.Birde bu işler oturmuşsa sende ortada kalıyorsun.Ben yazıda belirttimmi bilmiyorum yorumda yazdım daha geçen sene bu bilgilere vakıf degildim.Akşamları Mehmmet'le konuşmak ayrı bir avataj oluyor.Her şeyi soruyorum tercüme ettiriyorum onunda bilmediği oluyor öğrenip sonra haber veriyor.

Meselemiz bunları yaparken neydi.Hiç bir kimse ailesinden birinin kötü olmasını yada zor durumlarda kalmasını bir başka deyişle başarısız olmasını istemez.Devlette bir ailedir herkes devletini sevip devletini başarısını yükseltmek zorundadır.Aile vardır ailenin bir büyügü sülale dediğimiz bazı yerlerde aşiret denir,sülaleler ve aşiretlerin birleşmesiylede daha büyük aile olan devlet çıkar önümüze.Neden diğer devletlerden geri olalım,ben fenerliyim akşam kahroldum galatasaray yenildi diye.Çünkü bu bir ülke meselesiydi bana göre.Sonuçta biz büyük bir aileyiz ülke olarak,galatasarayda alenin kuluplerinden biri.Arıcılıktada diğer büyük aiilelerden geri kalmak ve onların bize gülmemesi için şu andaki sanal arıcılığın ilerdeki yeni arıcılara ışık tutması için sık eleyip ince dokumamız lazım.Yanlışlarımız yokmu var,bunların farkına vardıkmı hemen yanlıştan dönülmeli.

Hala yanlışlara çanak tutanlar olabilir bunlarıda uyarmalıyız.

oktay dedi ki...

Ali abi selamlar.
ilk önce Muğladaki kongre hakkında bir kaç şey yazayım.
Ben ilk defa geçen sene Bursadaki seminere katılmıştım. Açıkcası beni hiç tatmin etmemişti ve hüsrana uğradım diyebilirim, çünkü akademisyenler adeta birbirleri ile .... yarıştırmak ve birbirlerine üstünlük sağlamak ister gibiydiler ve bu beni oldukca rahatsız etmişti, arıcı diliyle konuşan yoktu. Muğlada durum çok farklıydı, belkide yurt dısından gelen profların etkisi vardı, bizimkilerin ayagı yere basıyordu ve ingilizce konusmalar 2 tercuman sayesinde anında turkceye cevriliyor kulaklıklar sayesinde dinliyorduk, arıcıların anlayacağı dilden konusmalar vardı. (belkide ben biraz işi öğrenmişim;-). Şaka biryana daha verimliydi. Kaldıki gerek seminer gerekse kongre ne olursa olsun bu işe gönül vermiş, bu işi sevmiş insanların bir arada bulunması bile apayrı bir kazanım.
Gelelim yazınızın içerigine. Dediğiniz gibi Muhsin hocanın sunumu sırasında kendiside ifade etti, kekçiler beni sevmez diye sizin yazdıklarınız ile birebir aynı şeyleri dile getirdi ancak kekçileride tam karşısına almadı, ilkbaharda kek verilebilir diyor.
Muğladaki kulislerde dikkatimi çeken konuşmalardan birini daha belirteyim çok hoşuma gitti ve ilk aklıma siz geldiniz. Balıkesir Arı Yetiştiricileri birliği başkanı dedi "Çevremdeki arıcılara dikkat ediyorum bildiklerini başkaları ile paylasan, yaptığı doğru veya yanlış uygulamaları anlatan, herkeze yardım etme gayreti içinde olan arıcılar çok başarılı oluyor ancak bunun tersini yapanlar her sene zarardalar".
Teşekkürler aynen devam hocam, darısı Mehmet Yüksel'in basına, unutmayalım meyveli ağaç taşlanır.

ercan toygun dedi ki...

arkadaşlar ben arıcılık konusunda gerçekten acemiyim. ama bir kaç yorum okuduktan sonra kış ayları için sadece bir kaç çıta bal bırakmak sanırım arılar için en sağlıklı kış atlatma olur diye düşündüm. biraz fazla uğraş 100de 20 fazla kovan taşımak olsada sanırım en doğal ve sağlıklı bir bahara girarler.

Unknown dedi ki...

Ali beye teşekkürler süper bilgileri paylaştı bizimle bizde okuduk uygulama herkesin kendi elinde

Özgür KARADEMİR dedi ki...

Ali bey manisa dayım ve bu sene polenleride olmasına rağmen arılarım yavruyu kesti. Bal akımı şu anda yok. Yavru atsın diye bire bir şerbet verdim kek verdim ama bazılarında hala tık yok. Çerçeveleri azalttım arıcı biraz daha sıkışık çalışmaya replik ettim. Tekrar kek vermeyi düşünüyorum umarım yavru atarlar yoksa koloniler çok çok zayıflıyacak gibi. Çiçek balı zaten alamadık. Çam da hayal mi olacak yoksa diye düşünüyorum.