10.11.2008

TÜM SORUNLAR ZAYIF ARI KOVANLARINDAN KAYNAKLI

Ülkemizdeki arıcılık geleneğinin uzantılarından biride zayıf arılı kovanlardır.Sanki boşu boşuna bu tip kolonilerle çalışmak bizim kaderimiz.Bir sezon uğraşıyorsun bırakın kar etmeyi masraflarınızı bile karşılamıyor .Bunun başlıca nedenleri,çok kovanım olsun nasılsa biri yapmazsa biri bal yapar mantığından kaynaklanıyor.Herkes bunu anlıyor mu anlamıyor mu bilemiyorum.Yaşadığımız bazı olaylar bize ip uçları veriyor,bu benim izlenimlerim tabiki.Bu seneki hacı abi bana gelip dedi ki bizim arıları bir yere götüren yok.Yardımcı ol,gidip kovanlara baktım,ne bulduysa içine arı koyulmuş bir arılık var.Hacı abi dedim bu kovanlar yola gitmez.Tabi bu arada ben Şile ye arılarımı naklettim.Hacıda ara sıra gelip takılıyor bana.Aklıma benim Cemil ustanın marangozdaki bitmemiş kovanlar geldi.Hemen marangozdan 6 kovan alarak hacı abinin arılığa gittik.Bal yapacak gibileri aktarmaya başladım,Şile için bal yapmaları zordu,diğer kovanlardan da kapalı yavrulu çıtaları toparlayarak yeni kovanları oluşturduk.Arıları bir gece Şile ye aktardık daha sonra yaklaşık 10 gün sonra Trakya ya gidildi.Trakya da bal sağımına başladık,en son hacı abinin arıları ballarını almaya başladık.Hacı abi orada bana dediki,aynen ifadesi şu.(tabi bu arada balı kırdı)::)) )

Namazlarımda anana babana ve sana dua ediyorum.Hayırdır hacı abi dedim,dedi ki şimdiye kadar 20-25 kovan arım olduğu zamanlar oldu 10 sene içinde.Bu esnada da çalışıyoruz ballarını kovandan çekerek hacı abiye veriyorum.Daha bu çıtalar gibi 5 çıta bal almadım.Şimdi düşünün 20-25 kovan arın olacak ve hiç bir sezonda 5 çıta bal almamış.Benim toparlayıp Trakya ya götürdüğüm 6 kovan arıdan hacı abi 5 teneke bal aldı.


Hacı abi herkese karniyol ana varda bana yok mu dedi.Bende kendisini kırmayarak, Gebze de kalan arılarını geleneklerimize uygun şekilde çoğaltık::)))
İkişer çıta olarak böldük,üretmiş olduğumuz anaarı kapalı memeleri verdik.Bu ikişer çıta arılarımız çok iyi gelişip beşer çıtaya çıktılar.Hacı abinin şu anki soruları hep aynı,derki bu kovanlar bahara çıkar mı?.Şimdiye kadar devamlı kovanları söndüğünden şimdide söner mi diye düşünmekten kendisini alamamakta.Bende bu kovanların hiç biri sönmez dedim.Dün gecede bunun tam tersi bir sohbet vardı çözemedik msn de.Almanya daki Mehmet Yüksel yeni kovanlar almış bunları nasıl arılandıracağım.Yani derdi çok büyük.Dedim sen merak etme o işin uzmanları Türkiye de::))

Fakat çözüme kavuşturamadık başka konuşlara daldık sorun ortada kaldı.Salkımdakilerin biri Ali Şekerli abimiz di ,asıl çözümü o önermeliydi yapmadı.Şimdi Almanya ya birkaç sepet arı yollasak Almanya yı oğul manyağı yapar Mehmet e yetip artar bile.Arı kovanı doldurmaya ne var dimi.Yada hemen iki çıta arı koy al sana kovan doldu işte.Sonrada bu arıyı seneye nasıl çıkarırım diye düşün dur.


Zayıf arılı kovanlara geri dönecek olursak,sadece kovan söndürme tecrübeleriniz artar.Yılarca boşa kürek çekersiniz,zayıf koloniler bal yapamazlar,her sene kışa girenlerin çoğu bahara sçıkmaz,arıcıda bol bol ağlanır arılar bal yapmadı da,çoğu söndü de,yada hep umutla kovanlardan bal alacığı sezonu hayal eder durur.Çünkü çiftçinin karnını açmışlar kırk tane bir dahaki seneye iyi ürün olacak çıkmış.Arıcının karnını da bir açmalı.


Son günlerde kafama takılan bir şey var.Ülkemizin bazı bölgelerinde arıcılık işini gereği gibi yapan olsa 4 bal sezonu yaşayabilir.Bunu da yaşaması için kesinlikle her nektar akımına arısı sı güçlü kovanlara ihtiyaç vardır.Bunlardan biriside benim bulunduğum bölgedir.Biz arılarımızı güçlü kışa sokamadığımız için bahar balı almamız imkansız hale geliyor.Güzelim bahar çiçekleri ve aksaya arılarımızın gelişim yaptığı dönemde açtığından bize faydası olmuyor.Kestaneye bile tam hazır olmayan kovanlarla giriyoruz.Bu arada biz kestaneye arı götürdüğümüz de Almanya bizden iklim ve çiçek olarak geri olmasına rağmen ilk sağımı yapıyor.Daha biz burada sağıma girememişiz düşünün.Kestanede biz sağımı yaptık.Daha sonra Trakya ya gidiyoruz ve en verimli bize göre Trakya bölgesi.Ay çiçek balını alıyoruz daha pürene çok var diye arılarımızı kaderine terk edip herkes işine gücüne dönüyor.Ay çiçekte balını bulan arılarımız ölümüne çalışıp kendisini bitiriyor.Sonra bitik arılarımızı pürene getiririz bal olursa almak için.



Benim hatırladığım bu onuncu senemiz gene bal alamadık pürenden.Sorun pürenden mi kaynakladı maalesef pürende coşmuştu aslında.Sorun zamanında kovanlarımıza müdahale etmemekten kaynaklandı.Daha püren çok sezon bal vermez bu kafayla gidersek,buna bende dahilim.Henüz arıları beslemeye aldığımızda bugün atılacak yumurtanın üç hafta sonra arı olup tekrar üç hafta sonrada tarlacı olacaklarının hesapları yapılmamakta.Yani beslemeye başladınız ve o kovandan bir şey bekliyorsanız 6 hafta sonrası bekleyin.Şimdi bakıyoruz 4 sağım yapılacak yerden yarım yamalak iki sağım yapıp sezonu kapatıyoruz.Bu arada şunu da belirteyim 4 sağım yapılabilen bölgede tek sağım yapamayan kazmaları da unutmamak lazım.Dört sağımı dörde bölersek bende 0,50 kazma olmuş oluyorum.En azından baharda ve pürende bazı kovanları sağabilsem ancak kazmalıktan kurtula bilirim.Birde adet yerini bulsun diye sağım yapan genç arıcılarımız vardır,onlara hem üzülüyorum hem de gülüyorum.Bir kaç kovanı olup ta birkaç çıta bal süzüp arıları aç olanları kastediyorum.Herkes sağım yaparda biz geri kalırmıyız diyedir belkide.Güçlü kovanlarınız olursa hem size hem de kendisine bakardı.Zayıf kovanlar kendisine bakamadığı için siz kovana bakmak zorundasınız.Yukarda ki saydıklarım bizim geleneksel eksik ve fazlalarımız işte.

Arı kovanını zayıflattıktan sonra bunu güçlendirmek çok zor.Şimdi iki çıta arınız olsa bu kovan ne kadar yavru yapabilir.Bir anaarının günlük atığı yumurta ırkına göre 1500-2000 yumurtadır.iki çıta arının atacağı yumurta bir çıta olacak olsa.Ve tamamına yumurta attığını kabul ettik,5 gün sonra anaarı yatmaya başlayacak çünkü daha fazla yumurta atmak için arıların sarmadığı çıtaya çıkacak buda imkansız.Ve tekrar yumurtaya başlaması ilk attığı yumurtaların arıya dönüşmesiyle mümkün.Ne yaparsan yap bu kovanın üreme gücü bu.Birde 5 -6 çıta arıyı düşünün,her çıtayı anaarı 5 günde dolaşsa,tekrar ilk çıtaya döndüğünde 25 gün geçecektir ve tekrar başladığı yerden yumurta atmaya devam edecektir kesinti olmadan.Her şeyi az çok anlıyorum da bu matematik işlerini tam anlayamıyorum işte.Şu üreme katlamasını hesaplayamıyorum .Biz en düşüğünü aldık bir çıtada 7500 petek gözü var ve anaarı her çıtayı yavruyla doldurması 5 gününü alıyor.Bu kış bunları çözmeliyim.Yukarda ki yazdıklarım şimdi işinize yararmı diye soracak olursanız ,zayıf arılarınızı birleştirirseniz yarar.Yoksa acaba bu arı bahara çıkarmı diye kovana çok bakarsınız.Bahardada o kovandan bal alma hayalleriniz eksikte olmaz .Bu sene arıların gücüyle oynamadım desem yeridir.Şu an 10 çıtaya basan arılarım var.iki üç tanesi çok zayıf onlara da orta ayardaki arılardan birer çıta verdim.Anlayacağınız kovanları dengelemedim.Yürüyen arı yürüyecek,yürümeyen anaarının kafasını baharda uçuracağım.Artık sistemim bu olmalı.


Not.Hastalık ve yağma bölümlerine hiç deginmedim.Aslında doğada güçlü arı istiyor,güçlü olmazsa sarıcalar hallediyor.Hayatta böyledir zaten güçlü olanlar kazanır.Dempremde bile güçlüler ayakkta kalıyor,zayıflar yerle bir.


Not:
Arıcılık.
Arıcılık bilgi paylaşım forumu ve arıcılık bilgi merkezi.

12 yorum:

MUHTEŞEM TURUNÇ dedi ki...

Bak 0,5 kazma yani yarım kazma kullanışlı olmaz ya tam ol yada hiç
bu arada işleri bitirmişin hayırlı olsun yapacak iş kalmadığına göre ziyaretine gelebilirim haberin olsun:)

Ballı Baba dedi ki...

Arıcılık yapan herkes şu sözü unutmamalıdır. " ARICININ APTALI ZAYIF KOVANLA ÇALIŞIR. ARICI KOVAN SAYISI İLE DEĞİL KAZANDIĞI PARA İLE ÖVÜNÜR" Başka söze gerek varmı?
İyi çalışmalar....

Kenbiloğlu dedi ki...

Merhabalar,

çok doğru tesbitler,gerçekten arılığa normal kovan için ayda dört defa uğruyorsak,zayıf kovan için en az on defa uğruyoruz vaktin çoğu da onları adam tmekle geçiyor

ileride hataları düzeltmek güçlü kovanlarla çalışmak üere inşallah...

selamlar
ismail

ALİ TÜRK dedi ki...

Ben ne yazarım doktor ne anlıyor,oof off.

Selahattin abi aslında benimde ölçüm senin degiğin gibi,bu adam bu işten ne kazandı burası çok önemli.Çok geç uyandık genede,bunada şükür.Bu sene 50 kovanla gebzeden çıktım 35 tanesi katlıydı,geridekiler hadi bala çalışmadı diğer kovanalara destek de olamadılar.Boşuna 15 kovanı her yere beleşe seyahat ettirdik işte.Bu 15 kovandan toplasan bir teneke balda almamışımdır.


İsmail'cim dert hepimizin derdi sorunlarda hepimizde var.Şu an geçiş dönemindeyiz az ama güçlü derken gönlümüzdende diyoruzki şu reşetede iki çıta arı atsaydık ::)))

Bir yerde bir şiir okuymuştum diyorduki"eller duaya kalkarken dudaklar yalan söylüyor"Henüz bildiklerimizi uygulamaya tam inanmış degiliz anlayacagın.

hüseyin cengiz dedi ki...

bu yazı güzel olmuş ali abi gerçi ben senden cesaret alıp bir çıtayla bile bölme yaptım bu sene ama 50 kilo şeker gitti hayırlısı artık gözüm açılıyo arıcı abilerim sayesinde.daha yolun başındayım hersene bişeyler öğrenıyo insan gecen sene yağma busene şeker seneye allah kerim...

BOZÜYÜKLÜ ARICI dedi ki...

sayın bakanım: gene döktürmüssün bırıkımlerını.bılgılerını kelımelere okadar guzel ve anlasılır döküyorsunki,senın bu tarafınada hayranım.herkes bilgisini kelimelere dökemiyor.seni okuyarak takip etsek ve uygulasak ınan yıllık bal üretimi iki katına çıkar bir yılda.bir sonraki yılı ise düşünmek bile istemiyorum.iyiki seni ve dostlarını tanıdım,iyiki varsınız.sevenlerinizle ve sevdiklerinizle olun hep.

ALİ TÜRK dedi ki...

Hüseyin Cengiz ,sen ve senin gibi biz ne dersek ertesi gün uygulayanlar var,bunu biliyoruz.Buda hiç iyi olmuyor bizim burasıyla uyğulayıcıların mevsimi birmi buna dikkat edin.Geçen kekle ilğili yazım bunun içindi.Usta arıcıların farklı uyğulamaları olabilir,her ustanın uyğulamasıda size uymayabilir buna dikkat.Ama siz şanslısınız aşagıda bir yaşanmış olay anlatacam ya bloklar olmsaydı ::)))

Sadettin abi bildiklerimi gözlemleyip yazmaya çalışıyorum.Uzun yıllar arılarla düşüp kalktığımızdan,hele şu son yıllar bakış açımız dedektif gibi olduk desem yalan olmaz.Her şeyden anlam ve mana çıkarmaya çalışıyorum.Bu aradada hatam olabilir ama tespitlerimde hata oranın çok az diyebilirim.Abi yıllık bal üretimi zaten kovanın gücüyle direk alakalı zaten bak yazımda ne dedim 15 kovan benim peşimde gezdi 1 teneke bal alamadım.Bu 15 kovandan 3 sağlam katlı kovan olur ve 3 tenekede bal alınırdı.Bende bu 15 kovan madem adam olumuyor biraz daha bölüp elimde yeni yetişen anaarıları verdim,dolayısı ile bende hesapsız kovan artırımına girdim.Bereket pürende üç kovan hariç hepsi toparladı.

Anlatımıma bir sen degil hgerkes hasta.Hele doktor senin yazılarında ne imla ne doğru dürüst cümle var der,sonrada seni ama anlıyorum diyor ::))

İsim vermeye gerek yok doktorun birisi bir profun kitabını alır,arıcılık yapacakya.Devamlı okumaktadır kendisi,bir gün kovanı bölmeyi okumuş ve hoşuna gitmiş kovan birden iki tane olacakya.Kitabı defalarca okumuş bir türlü bölmeyi anlayamaış,sonra kitabı yazan profa gidip demişki bu kovan nasıl bölünecek::))Adamda tam ortadan iki böl demiş.Yani herkesin yazısı anlaşılır olmuyor,yazı süslemeyede gerek görmüyorum yazıyorum gidiyor millette anladıktan sonra mesele yok.

Kovan bölmesini bilmeyen kazmalar şimdilerde başımıza arıcı kesildi işte::))

Birde şunu yazayım işi bilenlerede bu yazdıklarım hikaye gelir,bilmeyenede hazinedir.

yusuf dedi ki...

SLM.
Sayın bakan.Üzerimizi neden çizdin hala anlayabilmiş ve de cevabını bulabilmiş değilim.yusuf@yusufsimsak.com 'a mailini bekliyorum.

oktay dedi ki...

Abicim sen yaz okunur. Konu arıcılık olsun ama.
Bu arada bizim denetleme ne oldu. kışa gireceğiz son kontroller yapılmadı, bak kovan sönerse senden bilirim. gerci kontrolden sonra sönse gene senden bilinecek:-))
Beykozlu arıcıları toparlayacağım, mangal hazır. Doktorumu da al gel. Doktor abimiz daha yolumuzu bilmiyor. Malgalda tercihinizi de yapın sonra yok biz kırmızı et yersek kollestrol artar gibi ehtiyar muhabbeti yapmayın. Selamlar...

ALİ TÜRK dedi ki...

Yusuf senin kim olduğunu tam bilmiyorum bu bir.İkincisi öyle bir yorum yazdınki önce acemi gibiydin,yayınlamadığım yorumun bende kayıtlı.Benim sitemde başkalarını eleştiriyorsun ortamıda geriyordu o yorum onun için yayınlamadım. şimdi öyle bir noktaya geldikki bana bile hesap sormaya başladın.son bir haftadır hatırladığım kadarıyla 5-6 yorumununu bü yüzden yayınlamadım ve artık bu senin son yorumun bir daha senden yorum olmayacak bu sitede.İlerde tanişırsak bu iş düzelir.Yorumlarda bir sürü noktalar soru işaretleri acayibime gidiyor ve onlar ne demek diye düşünmemede artık gerek kalmnayacak.

O kadar çok biliyorsan sitende niye bir satır yazın yok.

MUHTEŞEM TURUNÇ dedi ki...

Şimdiiii eğer mangal olayı benim olduğum yerde olacaksa işin şekli değişir beyaz et felan hikaye benim olduğum yerde kolesterolun adı bile geçmez kuzu pirzolanın nasıl kolesterol yükseltmediği nasıl bir sağlık kaynağı olduğu konusunda kısa bir sunum da yapabilirim hemde yoluda bir öğrenelim artık ya ayıp etmişiz bak:))

ALİ TÜRK dedi ki...

Biz yorumun birine cevap yazana kadar bir yorumda Oktay'dan gelmişti.Onada yorum yazyım derken doktr bir yorum daha yazmış.

Oktay'cım artık istesende kovan södüremezsin.Gerçi denetleme yapsanda ölenlerden sen sorumlusun demiştin doğru bir tespit.Zaten ülkedeki tüm arı sönmeleri sorumlusu benim zaten.Başka arıbakanımı var memlekette::))

Konu arı olsun demişsin,sanki arıdan başka yazımı yazıyorumki.::))

Madem ille denetle diyorsun denetleyeyim bari,bu denetlemenin o bahsettiğin ızgarayla falanda alakası yoktur,zaten yiyip içmekle işimiz olmaz biliyorsun.

Ama doktor için korkuyorum,bu durumlarda herkese yemeyin derken,kendisi devamlı götürüyor.Kolöstrolü yükselip inşallah elimizde kalmaz.::)))