15.03.2009

14 MART 2009 İSTANBUL'DAYIZ, İŞ İCABI TABİKİ

Bu gün 14 mart yani eski hesaba göre 1 mart.

Salih Başak, buna emlakçı oturuşu deniyormuş::))



Salih abi hafta içi elinde bal varmı?, soruya bak bal olmazmı hayırdır dedim bir arkadaşın kasap dükkanında bal satılıyor balıda bitti. Bizde böyle bir haber bekliyorduk zaten. İki teneke çiçek bir teneke kestane balı getir dedi. Bende hafta arası çiçek ballarını erittim, yaklaşık 24 saatten fazla kontrollü ısıyla ancak eriyor, bal tabir yerindeyse betona dönmüş. Muhteşem abiyede dedimki bak yarın bırak Eregliyi gel gezelim yok yazlıga gidecem dedi. Tabi içimden yüzüne karşı neler dediğimi ben biliyorum;, gidersen git yolun açık olsun::))



Salih abi beni otogardan aldı işyerine giderken bir telefon geldi, birde günaydın diyor saat 11 olmuş, ben sabah 7 yollara düşmüşüm. Genede ne günaydını desemde günaydın dedim. Muhteşem abi daha yeni kalmış, dediki yazlıga yarın giderim neredesin::))



Yeri tarif ettik ve o Kadıköydeydi.



Salih abinin ofiste daha birinci çayı bitirmemişiz bizimki geldi hayret, kendisini görünce zaten hemen bismillahirrahmanirahim dedim::))



Arkadaş başakşehirin kapısındamı bekliyordun bu ne hız. Bu arada başakşehirde ikamet etmekte olur üç blok ilerideki evinden Kemal abimizde ancak gelebilmişti, Şaşırıp kaldım.



Kemal abiyle Salih abi enişte kayınço. Kemal abiye göre Salih abi tam bir arı zararlısı. Geçen sene tüm kovanları södürmüştüya. Ben onun yanına otumam diye araya Muhteşem abiyi koydular. Kemal abinin deyimlerine göre Salih abi geçen sene hacca gitmeseydi bu seneki kovanların sağlam çıkamayacağı yönünde. Hacca gittide arılar rahatladı diyor. Devamlı arı bıkalanmazki, boşver o işe ben karışmamayım. Kim haklı tam anlayamadım ama üçünüzde haklısınız diye hükmümü verdim::))



Sonrasında Salih abinin birileriyle işle alakalı randevusu vardı ayrılıp Mustafa Kabaoğlu abimizin arılığına geçtik. Kemal abiye bari sen gel dedik bu seferde demezmi ben gideceksem Salih'te gelmeli. Yavhu az önce yanyana resim çekinmiyordunuz::))



Dedikya bu gün 14 mart yani baba hesabına göre martın biri. Gerçektende aynen öyle oldu.hava 4 dereceyle 18 derece arasına gidip gidip geldi. Hava güneşli bir bakıyorsunuz kapatıyor yagmur hatta kar bile attı. Bu senenin ilk şimşegide çaktı, Mustafa abi bizi buluşma yerinden aldı onu takip ediyoruz, öyle bir yagıyorki, öndeki aracı zor görüyoruz. Sonra arılıga gitmeden bir yerde çay içip yagmurun dinmesinden sonra arılığa vardık.


Bizim büyük şef Murat Çakır, Mustafa abinin bizi karşılamasını fırsata dönüştürüp kendi arılarını kontröl etmiş. Maşallah kaybı yok, fakat iki kovan anasız çıkmış. Ama bayagıda morali bozulmuş sıranın ilk arısını açtım, anasız, ikinciyi açtım oda anasız çıktı acayip oldum dedi. Bizim doktor ne mi yapıyor bana hava atmak için senaryo peşinde. Bazen diyorumki arılara bakım yaparken elindeki kaynak eldivenlerini çıkar dediğime içerliyor anlaşılanki. Tutturdu ben maskesiz, körüksüz, kovanı açarım arkadaş dedi.
İnanmazsanız birde gözümü yumup açayım diye, boş ruşetin kapagını kaldırdı. Kan çıkartır arı kan kendine gel.
Sonrasında tecrübeli arıcılardan Osman Ünal geldi. Ben bir ara bir arıyı sordum. Benim 2007 de ürettiğim bir anaarı vardı, geçen sene bu arılığın şampiyonuydu. Mustafa abide o arının kızlarından üretmiş. Bu sıra bir kovan hariç onun kızları dedi. Gebze ekotipi bir arı.
Gebze ekotipi geçen sene üretilip burada beslenen arılardan. Şu an 4-5 çıta arısı var. Bu sene tam arı olacaklar, Bal sezonundaki performansını bende merak ediyorum.


Mustafa Kabaoğlu yılların arıcısı ve bazı işleri pratikte o kadar çözmüşki, bundan sonra hamballık yapmayacagız dedi. İnşallah bu sene Mustafa abilerle birlikte hareket edecegiz. Bu resim çok önemli arıların basmadıgı çıtaları alıp bölme tahtasınıda koymuş. Bölmeden şuruplugada geçiliyor, şuruplutan da az balı olan çıtaların sırları açılmış arılar oradan alarak normal yavru olan bölüme balları çekiyorlar. Bunu daha önce ben yazmıştım bu onun bir degişigi. Baharda arılarımız yavruya yattıgında sıkıştırmak daha önemli.

Meraktan açılan bir kovan daha, arıda sogukta beni açarsanız diye gerekeni yaptı.


Kan çıkarttırdı, herkes acayip gülüyor.

Bir ara şef kayboldu demekki aklına bir şey takıldı kovanlarının yanındaydı. Bu işler olurkende hava ufaktan habire yagıyor ve soguk.

Arılıkta dogal bir kuluçka makinası ve ürünleri::))
Bu arada mangal işi devam ediyor, birisi çok sabırsız. Murat pişiriyor o götürüyordu. Ben zaten doktor kontrölünde olunca yiyemiyorum::))
Ormancı abimizin adı ise, Mustafa Küçük.

Buda türkülerdeki aman ormancı denilen kişi. Acayip espirili bu sefer yırtım. Bir takıldım bak seni tanımıyorum, cevap vermiyorum dedi. Aslında ormancıların bu kadar şakacısı iyi degil. Çıkma ormancı elbisesi istedim yokmuş::))Bana geldimi aman yeme korostrolün yükselmesin der, ama kendisi yatır köftelerinin canına okudu. Mustafa abi sadece size özel bir yerdede bulamassınız diyor. İsmide yatır köftesi.
Bu abinin adı Selim, ormancı abimizle geldiler. Ormancıylada Osman bir başka ekip.

Murat pişiriyor, götüren götürene. Birde bahane buluyorlar, siz efenndim Sarıyer'e gelinde ızgara nasıl yapılır görürn diye.Osman'cıgım merak etme nasıl yapıldıgını anlatarak degil birzat yerinde görmem lazım.


Muhteşem abi götür bakalım yarasın.Demek yiyen var yiyemeyen var dimi::))
Arılık süper, barakasında sobası bile var. Dışarda yemek yerken dondum, hemen sobanın başına postu attım. Kıştan beri mustafa hocamızla bazı şeyleri pratikte konuşup yazın uygulayacağımız planı kararlaştırmıştık. Plan kısaca şöyle.Mustafa hoca balın teneke fiyarı 150 civarı, bunu tartışmanın anlamı yok. Bir akşam dediki kaç arın var, dedimki 50 tane. Bunları kestaneye götürmeyip direk Tarkya ya götürsen ve ikişer teneke bal yapmazlarmı. Dedimki hedef trakya olursa üçer tenekede bal alınır. O zaman niye her tarafa yetişmeye çalışıyorsun, kovan başı iki teneke bal alsan şimdiki parayla 15 binlira eder azmı dedi abi ne azıı yıllardır o parayı bulamadıkki.
Benim hedefim bu sene Trakya ve her arımında 4 katlı olmasına çalışacagım. Bunuda çift anaarılı kovanlar oluşturularak yapacagım. Tek anaarılı kovanlarda kısa sürede lazım olacak tarlacıyı oluşturmak zor. Çünkü trakya mevsimi kısa ve size kısa dönem asker lazım, bunuda iki anaarılı sistemde çözecegim. Tüm kaynakları okuyorum henüz kafama tam yatmasada önümüzde süre var. Herkes bu iki anaarılı sistemde bir şey biliyormuş gibi davranıyor ama anlatıma geldiğinde anlatılanlar kişilerin uygulamaları olmadıgını anlıyorum.
Barakada çay keyfi, dışarısı soguk, üşümüssünüz, içerde soba yanıyor birde üstüne çay::))
Bir teknolojik ürün. Aküye baylıyorsunuz yaklaşık bir dakika sonrasında 220 volt ceryanınız hazır. Aküyü ne kadar zamanda bitirir bilemiyoruz ama bence çok önemli bir alet. Lazım oldugunda araç çalısın çok lazımsa büyük kolaylık.(Acaba benim suküturada olurmuki?:)). )
Evet 12 voltun 220 ye dönüştürlmesiyle yanan lambalar.

Buda 220 volttan yararlanılarak takılan petek. Bu sene çok petek gerekli gece gündüz çıta ve kat yapılacak, evde balı balı kırdık, Trakya da ne olur bilemem.
Güzel bir gün oldu biz menmun kaldık. Başta Mustafa hocamıza ve bize ev yemek pişiren büyük şefimiz Murat çakır'a Osman kardeşe ve diğer arıcı arkadaşlarımıza teşekür ediyorum. Bu arada bazı arkadaşlarımız bizim niye haberimiz olmadı diyebiliryorlar::))
O kadar ani olduki sormayın ben balları bırakıp geri dönecektim o akşam Mustafa abi yarın nerdesin demesiyle bu iş birden ortaya çıktı.

3 yorum:

kadıoğlu dedi ki...

abi yeni hedeflerinde başarılar dilerim allah yardımcın olsun
orada zannedersem hiç magazinci yoktu herhalde sen hariç resim çekmekten sana yemek yeme sırası gelmedi herhalde
doktorum benden sana bir kardeş tavsiyesi yaş 50 yi geçti balkon epeyce belirgin bilmem ama kendi deyişinle yapacak çok işim var diyorsun istersen biraz boğaz işini firenle bakan balkon malkon yok biraz müsade ette yesin çünkü onada iş yapacak takat güç lazım.

yusuf şimşak dedi ki...

SLM...
Ali abi ne yaparsan yap doktorsuz yapamıyorsun.Doktorumda ne yapsa sana yaranamıyor.Muhteşem bey senin için kendini feda ederek bir tıp adamı olarak mangaldaki köfteleri senin için kontrol ediyor.Fakat sana yaranamıyor.

ALİ TÜRK dedi ki...

Asım abi hedefler biraz dugusala takılıyor, fakat bu sene inşallah bunu başarmayı düşünüyorum.
Doktrdan iyi magacincimi vardıda soruyorsunki.Hem götür hemde deki yiyen var yiyemeyen var diye olaydan sıyrıl.

Sen niye doktora tavsiyede bulunuyorsunki, ben yalvardım dinlemediki.


Yusuf o ne biçim laf, kendi kendime balı götürdüm. Sıra yemege gelince, bu piyasaya çıktı.