12.06.2009

7 HAZİRAN PAZAR ÇALIŞMALARIM VE İZLENİMLER

Pazar günü Gebzedeki arıların kontrolleri vardı. Şu sıralar en gıcık oldum kovan bu, şampiyonun üç kızı vardı birisini bu kovan kesti. Şimdi kovanı alıp başka bir yere koydum tüm tarlacıları başka kovana yönlendirildi.
Bu sene oğula giden arılarla ugraşmanın bir başka yolunu buldum, anaarıyı aynı kovanda tutup kovan ve anaarıyıda kontrol edebiliyoruz. Bu kovanda oğul merakı var ve çalışmıyor, anaarıyı kata aldım aşagıdada memeler var. Bu yöntemde maçın uzatma dakikalarına kadar elimizdeki hazır anaarıdan yavru yaptırıyoruz. Bu saatten sonrada benim hazır anaarı sorunum kalmadı. Anaarı sorunu olanlar bu yöntemide deneyebilirler.
Gebze'de zaten fazla sorunlu kovanda kalmadı. Sorun çıkaranları istedikleri işi yapmaya başlatıyorum. Sen oğula gitmek için mememi besliyorsun, al o zaman benim yaptığım memeleri besle diyorum.Bu kovan Muğla asıllı. Oğula meyletti anaarısını bir kaç çıtayla aldım, sonra memeler beslettim. Besledigi bir memeyide bu kovana bıraktım. Sözde kestaneye gidecekti, fakat işçiler hala oğul verememenin acısını yaşıyor, yeni anaarıyı tekrar yoldan çıkarmaya çalışıyorlar. Yeni anaarı o kadar güzel yavru yapmasına rağmen gene bir sürü kapalı memelere denk geldim. Birde bu kovandan bunu hiç beklemiyorum, anaarı yeni yumurta atmış ve bundan sonra sorun çıkması çok zor, fakat işçilerin eski zihniyetlerini unutmuşum. Bu yavrularda bu yeni anaarının.
Aynı kovandan başka çıta. Bu çıtada sırf larva fakat bu çıtadada anayı degişmeye çalışma çabası var iki meme dikilmiş. Bence sorun yok şu tarlacılar bir degişsin bakayım sonuç ne olacak. Gebze'deki acil bakımlardan sonra ormandaki arılarıma hareket ediyorum.
Yol kenarında böyle bir kaç yer var hepsindede görüntü aynı. Orman işletmesi bir şeyler yapıyor ama nedir bilemiyorum.
Büyük ihtimal ormanda bazı mücadeleler yapılacak mücadeleyi yapacak böcekleride burada kuluçkaya yatırmışlar.
Arılıga giderken etrafıda inceliyorum. Bu sene buralarda bu çiçekler açık, heralde yagışların uzun sürmesinden olsa gerek. Halk arasında kerepeten denen bir çiçek. Aynı çiçegin beyazıda mevcut.
Yerlerde acayip böğürtleğen açmış, boyları bir karış yok ama çiçek yumagı.Birde resim çekerken arı geldi.
Bögürtleğen ve kerepetenler acayip güzel görüntüler vermiş kırlara.
Kovanlara verilen 1 kilo civarı kekler ise ancak bir haftada yarısını tüketebilmişler.
Bir hafta öncesi buraya taşıdıgım kovanlar erkek arıları kovan dışına atmaya başlamışlardı. Bu o zaman için iyi bir şey degildi ve işler yolunda degil anlamını taşıyordu. Bu sene bu arıların hedefi ise Trakya balı. Bu yüzde hemen birer kilo kek verdimki bu zamanlarda atılacak yumurtalar Trakya'da tarlacı olsun. Bir kovan için bir kilo kek hiç bir şeydir miktar olarak. Yıllık her kovanın 500-600 kilo bal gideri oldugu düşünülürse. Kek zaten besleme ve yüklemeler için uygun bir mamülde degildir. Arılarımıza kurak zamanlarda yavru attırmak ve güçlerini korumaları için gerekli. Arı kurak zamanda birde moralli oluyor ve ugraşacak bir şeyi var. Sizin şimdi 30 çıta arınız olsun onu sokun Trakya bal akımına birbuçuk ay sonra arı bitiyor. O kurak dönemde arılarımızı başı boş bırakmayıp gelecek senenin arısı oluşturulmaya çalışılacak. Biz bundan sonra eski hatalarımızı tekrar etmez isek son bahara güçlü arılarla girecegiz. Bunları önceden bilmemek bizlere çok pahalıya mal oldu. Yurt dışında bir sürü sözde arıcılarımız var fakat bize oradaki yaptıgı uygulamaları aktarmadılar. Kitaplardaki bilgiler ise yaz ortasında güçlü ikiye arıyı bölün kışa sokun yazılarıyla dolu. Bu gelecek sene arısı ve kış arılarınıda Mehmet Yüksel'in bilgi aktarımına borçluyuz. Artık insanlarımız yazılara degil görsellere bakıyor. Bunuda uygulayan biri paylaşırsa süper oluyor.
Tüm kovanlar erkeklerin işine son vermiş gibi. Bu bir yönden sevindirici bir yöndende sıkıntı içerir. Sevindirici olan şudurki, kovanlar erkekleri dışlayıp öldürüyorsa diyorlarki biz artık sezonu kapadık bundan sonra oğul filan vermiyecem der.Bu söylem güzel. Sıkıntı olansa buralşarda nektar gelimyor bizi bularda fazla tutma diyorlardı, bu olayda geçişmiş nektar gelmesi güzel. Güzel oldugunuda aşagıda anlayacaksınız. Bunlar arıcılıktaki ufak tefek püf noktalarıdır ve önemlidirler.
Ormandaki arıların içindede bir Muğla var, oda erkekleri kırıp ben artık şimdilik oğul filan düşünmüyorum diyor ama ben bu arıya güvenmiyorum. Bir kaç hat ilersini ürettim pek saldırgan değil ama ne yapacagıda hiç belli olmuyor.
8-9 çıtayken buna kat atmıştım sıkışıp başımı belaya sokmasın diye, peşindede kendisini ormanda buldu. Şehir içinde bu tür ırklara bakım yaptıgınızda komşulara sataşma oranı yüksek. Dalaklar sallandırmış, iki ham petek verdim. madem petek öreceksin buyur. Biraz daha kuvetli olsa alt kata vermek lazımda pekte dagıtıp işlerin yavaşlamasını istemiyorum. Alt katlara aralara petek atarsanız arıyı, o petekleri ördürmeye mecbur bırakırsınız. Bu arıda o güç pek yok, gelirde dengesiz.
Muğlaya hala oğul konusunda güvenemiyorum. Bu arıyı sıkıştırmaya gelmiyor. 20 gün daha kontrolde oldumu gerisi önemli degil, Trakyada istesede sıkışamayacak.
Bu sene ürettiğim karniyol melezi anaarılar. Yavaş yavaş kovanların tamamını karniyol melezleriyle donatmaya başladım. Trakya bal sagımından sonra ise %90 kovanlarımı karniyolla analandıracağım. Bunu neden yapacağım defalarca yazdım gene yazayım. Bu arı her mevsim kalabalık oğul riski olmadan çalışabilen bir arı. Şimdi Mehmet Yüksel'in arılı kovanları bizde olsaydı kaç sağım yapardım diye hayal ediyorum. Bahar balını al, nasılsa arıya 20 çıta kuluçkalık bırakılmış çıtaların bloke olması anaarıya fazla sorun olmuyor. Aynı arıyla kestaneye git, oradada sagımını yap, arı hala aynı güçte, sonrada trakyaya git ayçiçek balını al. Formül aynen bu ve bunu ilerde herkes uygulayacak, yapılması gereken ise her kovana üç kat lazım.alt katla birinci kat arıların onların balına dokunmuyoruz. 3. ve 4. katlarda arıcının. Bu sisteme ayçiçek sağımından sonra ağırlık verecegim. Arıyıda pürene güçlü sokabilmek için sagımdan hemen sonra arılara herkes kek ayarlasın. Aşagıdaki resimde bu yılın karniyollarından. Bana arı övenler var, övülen veya tavsiye edilenlerin kriterleri neler oldugunu duymak istiyorum.
Arılıktaki gözlemlerim olumlu geçti acayipte arılar çalışıyordu. Bu arı trakyada üretilen karniyol melezi 2008 ana. Son baharda Trakya dönüşü iki çıtayla geldi, malzemelerin içinde unutmuşuz arılıkta degilde Gebze'de açtık. İki çıtaydı, son bahara 4 çıtayla girdi. Baharda o kadar arı sollayarak bu duruma geldi. Şu an 25 çıta filan arısı var. Arılıktaki en ballı kovanlardan biri, burada sağım yapamazsak Trakya'ya gittikten bir hafta sonra tüm kovanlar sağılmalı.
Ormandaki arılarımın yanında yörükler var, yaz kış ormanda yaşarlar. Yörük Mehmet abi vardı görünmüyor, oğlunu gördüm baban nerede?, dediki biraz rahatsız. Petek balıda çok sever. Abi işin bitince gel çay içelim dedi. Bende gitmişken bari ikramda bulunayım dedim. 1 nolu kovanın katından bozacak çıta arıyorum. En son bu çıtada karar kılıp kovanın üstünde bıçagı bastım.
Bu iş hemencecik olmuyor, belli bir sürede yaptım, ne kovanın kendisi nede komşu kovanlardan sataşma oldu.Birde maskesiz yapıldı bu iş. Bu şu demektir dışardan çok iyi nektar geliyor ve arılar yagmaya gerek görmüyorlar.
Dilimleri poşete attım bu aradada biraz bal yaladık, bal tuttukya.
Sonrasında yörük mehmetin barakasına ve agılına uğrayıp kısa bir ziyaretten sonra, Gebze'ye gelmek zorundaydım yavru kapatan anaarıları toplayıp gidecekleri yerlere ulaştırmam gerekiyor.
Anaarı işleri çok titizlik ve kayıt içeren bir iş. Yaptıklarını yazmadınmı ne yapacagınıda bilemezsin deli koyun gibi döner durursun anaarı kutularının içinde.
Erzincan'ın ikici posta anaarılarınıda yolladım, ilk turda istenilen sayıyı tamamlayamamıştım eksiklik giderildi. İnşallah hayrını görürler.
Not:
12/06/2009 Tarihinde saat 17:00 Çok şükür, Muhteşem abi yogun bakımdan normal servise geçmiş.

3 yorum:

yusuf şimşak dedi ki...

SLM...

Ali Abi.

Hani diyorum bu yoğunlukta bize de mi çay'a gelsen !
Bahsettiğin maskesiz,iğnesiz,oğulsuz günler için bizde seninle beraber özlemle bekliyoruz.Hedefler büyük beraber yakalayacağız inşallah

yalovalı arıcı dedi ki...

benim son yayınımda biri kafkas önermiş,aynı şekilde şu an bizim köye kestaneye gelen bazı arıcılarla sohbet ediyoruzda onlarda illaki kafkas diyo başka bişey demiyorlar. dedim karniyol kullanacağım ben oğullarla başa çıkamazsın diyorlar.denedinizmi sende varmı deyince yok ben kullanmıyom öyle diyolar dediler.
yani bilerek değil hala işkembeden konuşuyorlar.
arıcılık bilgileri o kadar üst düzeyde olmasada arılarının durumları çok iyi.anladımki arıcılıkta yer seçimi önemli.en azından son 3/4 sene bunu gösterdi.adamlar 2 kere bahar şerbeti verip arıları üçüncü kata çıkıyo bizim düldüller kovan içinde 11/11 futbol maçı yapıyorlar :))

her neyse biz genede umudumuzu koruyoruz karniyollarımız bu işi düzeltecekler bizde gerile gerile sohbetlerde boy göstereceğiz.şu an takımı yenilmiş küme düşmüş teknik direktör halindeyiz diğer takımın hocası bizden iyi değil ama oyuncuları iyiki lider durumda ve mecburen muhabbetlerde anlatan değilde dinleyen oluyoruz:))
inşallah seneye anlatan olacağız:))

ALİ TÜRK dedi ki...

A.s
Yusuf sen daha yenisin, yeni fakat çok şanslı bir kuşaksınız. Biz yıllardır hep yerimizde saydık, şimdi internet işi degiştirdi. İnternet olmasaydı hep babamızın arıcılığına devam edecektir bunu herkes gördü, görmedim diyenlerde kör degil inattan göremiyorlar. Arıların sakinligi oluşturulabiliyor fakat bu uzun süren bir çalışma. Bizim gibi arıcıların yapacagı ıslah iyi arıların yaşamalarına devam kötü huyluları bir an önce yok etmek. Kapsamlı ıslahın temelide bu. Fakat kısa süreli bir şey degil ve işin sadece ıslah olmalı. Biz arıcılığı hobi olarak yaparken o kadar işle ugraşıyoruzki, bunun içinde ıslah var, anaarı üretimi var, bal üretimi var, gezgincilik var, dışarda böyle degil aldıgın ana sorun çıkarmıyor ve güvenilir, bizde öylemi.Yurt dışında herkes işini tam yapıyor ve kimsede kimsenin işine karışmıyor. Bizde başta bilim adamları zaten işini yapmadıgından bu hale gelindi.

Özlemlerin bir kaç yıl içinde çözülür bizim gibi onlarca yıl beklemeyeceksin, bu sıralarda çay sırası degil.

Yalovalı Yusuf, herkes istedigini yapmada ve kullanmada özgür. Karniyolu merak edenler Mehmet Yüksel'in hasatlarına bakabilir, sadece son bahar beslemesi yapıldı şu ana kadar iki sagım yaptı kısacık mevsimde ya biz?.

Bazı şeylere karşı çıkanlar Karniyolu birde Ahmet İnci'nin ağzından okusunlar. Ahmet İnci'nin Anaarı üretimi adlı kitabının 123 ve 124 sayfalarını okurlarsa iyi olur,İnci yazısında ikilemde kalsada karniyolu anlatmış.
Gerekirse sayfaların resmini çekip yayınlarım. Zaten bu günlerde hesap işlerine daldım, işin içinden çıkamıyorum::))

Karniyolun 21 günde attıgı yumurta 42 bin.
Kafkasın 21 günde attıgı yumurta 31 bin. Sadece 21 günde aradaki fark 11 bin. Bu sadece üç haftalık farktır.

Zaten çizelgeleri yayınlayacam, hesapları birlikte yapacaz. Bu hesapları ünüversiteler yapmalıydı şimdiye kadar, malisef papagan bilimcilik var memlekette.
Birileri hesap kitap yapacak, bizimkilerde utanmadan onları kendi sunumuymuş gibi bize satacak.