13.09.2009

13 EYLÜL PAZAR VE YAĞMURDA ÇALIŞMA::))

Bu hafta sonu cumartesiyi Gebze'deki anaarı üretimi yaptıgım arılıkta geçirdim. Kutuların kontrolleri vardı, memeler dagıtıldı yumurta atanların tespiti geri dönmeyenlerin yerine tranferler derken birden akşamı etmişiz. Zaten tranfer ve meme arılıkta devamlı var, hazır olanlar yetmeyince ilaveler yapılıyor.
Kutuların tüm ihtiyaçlarını bilindigi gibi metro kovanlardan yapmaktayım. Seneye bu metro kovanların sayısını dahada artıracagım. Bu sayede istediğiniz anda kutuların arılındırılması, yavrulu çıta, balı çıta, yada direk arılandırma yapmak çok kolay. Hatta yalancıya kaçan kutuya burdan vereceginiz iki çıta yavrulu ve arılı çıta anında her şeyi bitiriyor. Tek tek kutu besleyeceğinize, metroyu besleyin. Hangi kutunun bal ihtiyacı varsa bir ballı kaptırdınızmı sezonu ballı olarak kapatıyor.
Pazar günü ise sabah kalkıp baktım yağmur var. arılarda bu gün ikinci tur ilacın yapılması gerekiyor yarın iş çıkışıda hepsini bitiremeyeceğim. Yağmuda hiç dinmiyor. Tekrar yatıyorum, saat öğleden sonra üç gibi hava yükseldi. Güneş yüzünü gösterdi. Hemen motora atlayıp ormandaki arılarımın yanında solugu aldım. İlacı hazırlayıp körüğü yaktım, varova mücadelesi için kovanlara gerekli ilacı verip geçiyorum. Birden ilerde bir yer karıştı.
Kovanların üzerinde bir sürü arı tur atıyor. Nerden geldigi belli olmayan biraz arı bizim arılıkta tur attı attı. Sonra geçen hafta anasını öldürdügüm kovana sardı. Nerden geldi anlayamadım, benim kovanlarımın yiyecek stokları gayet iyi ve şu an tüm kovanlarda cuma günü verdiğimiz kekler duruyor.
Hemen daha başka yerlere sataşmasın diye kovan kapagınıda açtım. Bu gibi durumlarda dışarıya bir iki çıta arı silkelerseniz uçanlarıda berebarinde arısı silkelenen kovana çekiyorsunuz. Zaten tur atanlar var, birazda tura siz ilave arı katıyorsunuz ve arıları bir yere yönlendirmiş oluyoruz. Rahat hareket etmemin nedenide verdiğim anaarıyı kabul etmemiş ve kapalı memeler vardı. Yoksa dışarıya anayda silkelersiniz.
Birazı içeri birazı kovanın dışına sardı. Fakat bu kovanda daha önceden arı kırılması olmuş. Yerdeki arılardan anlıyorum bunu. Başka kovanların önünde böyle arı ölümü yada kırılması yok. Yerdeki arı ölüleri yeni degil. Madem kovanı açıp birde karıştırmışım sırası gelemediği haldse ilacını verip kapattım.
Bu arada arı kuşları sürüyle bir saga bir sola tur atmaktalar. Zaman kısıtlı ve onları resimlemek zor. Bir yerdende seviniyorum bu tepede sadece benim arım yok diye. Sadece bir arılık olsa arı kalmaz.
Hacı abinin hurda kovanları ormandaki yerin bekçisi arılar yaptık. Başka kovanlar nektar akımını gezerken bu kovanlar burada sürekli kalacaklar. Kovanlar o kadar süperki ormana naklederken altındaki delikleri kumaşla kapladık. Diğer kovanlar gezerken bunlar burasının daimileri.
Bu yazıları yazarken bir arkadaşımızla muhabbet ettik. Ben heralde bir yılı geçmiştir forumlara girmiyorum, girenlerden özetler dinlemekteyim. bazıları şov yapıyormuş, bir zamanlar kosovadan karniyol temin etmeye çalışıyordu. Kimseye muhtaç olmasın diye kendisine karniyol hediye edilince bayagı bir saçmalamıştı. Bu durumada en çok Muhteşem abi üzülmüştü, ve büyük eşeklik ettik demişti yapılanları görünce. Benim Muhteşem abiyedediklerimi burada yazmayayım.
Bu kovan hacı abinin kovanlardan birisi, anaarısı ne oldugunu bilmiyoruz. Bu zaman itibari ile kovanın durumu hiç iyi değil. Ne yaparsan yap bu arı böyle. Diğer kovanlara ne yapıldıysa bu kovanada aynı şey yapılmıştır. Yavruyu kesti, bundan sonra atak yapsada istedigim seviyeye gelmesi imkansız. Kesin destek gerekli. Destegede ben karşıyım. Yurt dışında arıyı zayıflatmak için bölüyorlar biz ise bazı arıları güçlendirmek için bazılarını zayıflatıyoruz.
Şov yapanda haklı, bu ülkede arıcılıkta bir numara denilen bilim adamımız, konferanslarda bohçacılık dersi verirse olacagıda budur. İki kovanın varsa birisini köstekleyip, çıtalarını bohçalayıp öteki kovana vereceksin niçin yüksek verim almak içinmiş. Sonrada çıkan balı diyeceksinki ben bir kovanla bala çalıştım.
Bizim doktorunda 6 teneke balı çıktı, diyorki abi ben üç kovanla bala çalıştım, kovan başı iki teneke bal çıktı::)))
Toplam kovan sayısınıda vereyim, onlar köstek için geride beklediler, köstekçi kovan sayısı ise 27 idi.
Biz bu kadar güzel bir ülkede tek bal sağımını zar zor yaptığımıza yanalım. Trakyada bu kovan böyle gelmedi, ne oldugunuda henüz çözemedim. Arılıktaki en zayıf kovanlardan birisi bu.
Böyle kovanlarımızda var, bir kaç arkadaşım kobvan birleştir katlı gir diye tavsiye ediyor. Ben ise ısrarla bunun yanıltıcı oldugunu düşünüyorum, diğerlerinden farkım ne olacakki o zaman. Bu arıları neden güçlü tutamıyorum ve nerede hata yapıyorum bunu bulacagım. Seneye 75 kovanla bahardan itibaren bala çalışacağım. Bu sene arıları kestane balına sokmamak bana zarar verdi. Arı bal yapmasa bile yavru faliyeti devam ederdi.ben başladığım hiç bir işi yarım bırakmam inşallah. Yurt dışında arı çok güçleniyor zayıflatmaya çalışıyorlar.Hadi Mehmet Yüksel ve kovanlarını görmezden geliyorsunuz bir çok ülkede çok katlı kovanlar görmekteyiz, onlara ne demeli. 10 gün içinde burasıçiçek kaynayacak ve biz bal alamıyoruz, hata nerde bunu bulacagım. Hazır kıta elimizde arı tutamıyoruz. hazır bir arı 3-4 günde bir katı fullüyor, bu arılarla nasıl bal alacagızki. Biryerlerde hata yapıyorum ve yapıyoruz.
Bir şeyler biliyormuş gibi kenara çıkıp ahkam kesenleri görecegiz. Herkes istedigini yazıpçizebilir. Bahada herkesle görüşecegiz. Bahara bir şey kalmadı.
Ben arlıktaki işimi yaparken birden yagmur başladı. Bir ağacın altına girdim, baktım gene ıslanıyorum. Ozaman ağacın altında ıslanacagına kovanları açıp kapatırken ıslanırım dedim ve kalan 20 kovana yagmur altında ilaç verdim. Bu arada akşamda olmaya başladı, havada iyice bulutlar sayesinde karardı. İşlerimi bitirip çok yakınımızdaki yörük Mehmet abiye ugramam gerekiyordu. kendisi mideden rahatsız bu gün kestane balı getirecegime söz vermiştim.
Bitişigimizdeki arıların yanından Mehmet abinin barındıgı yere iniyorum. Bunların hayatları çok zor. Yaz kış böyle ormanda kalıyorlar, hayatları hayat degil yani rezillik paçadan akıyor.
Obaya yaklaştıgımda köpeklerden birisi hemen harekete geçti.Bende hareketsiz oldugum yerde bekleyerek seslendim. Mehmet abi yoktu hanımı geldi kestane balını verip ayrıldım. Ağılların yanında ise daha önce bahsettiğim bir başka arılık var. Arılıkların üst üste olmasının bir nedenide güvenlik olsa gerek. İnsanlar birisine yakın olduklarında daha huzurlu oluyorlar.
Bu seferki yagan yagmur o kadar güzelki, sel falan olmadan ince ince iki gün devam etmiş. 10-15 güne kadar her taraf püren kokacak. arılar kendisini her sene burada kurtardılar, fakat arıcılar yaklaşık 10 senedir bal alamamkta. Bunu kimse neden bal alamıyoruz diye düşünmüyor. Çünkü güçlü arıyı buraya taşıyamıyoruz.
Benim arılıktan çıkıp Mustafa hocaların arılara bakmam lazım devamlı merak ediyorlar. Geçte olsa gidip görüp bilgi vermem lazım. Çok şükür düşmeden yalpa yapa yapa ilerliyoruz. Bu arada bu motorla üç yılda 11.000 km. yaptım.
Mustafa hocanın arıların baş tarafı, bu arılıkta 5 kişinin arısı var. Alt tarafta görünmeyen yerde durup bir foto daha alıyorum, aşagıdaki resim bu resmin devamı.
Tekrar görnmeyen yere varıncada, tekrar gördüğünüz yere kadar olan bir resimde tüm arılık resime girmiş oluyor.
Arılıgın sonu burası.
Birde ortadan geriye dogru bir resm alıyorum.
Osman'ların çadırın bitişiginden bir püren resmi çektim. En geç 15 gün sonra bu tepeler pespembe olacak. Bal olacakmı bu soruyu kendime sordugumda ise arıcılar için bu arılarla olmayacak.
Arılar kendisini bahara çıkaracak, genç nufus, polen stogu ve balı depoluyor ama arıcılar hep sıfır çekiyor. Bunu sorgulamalıyız neden bal alamıyoruz diye.
Karşı tepedede İlhami abilerin arıları var. Bu esnada hava yagmaya devam ediyor ama hava sıcaklıgı güzel. Oruçlu oluncada ıslanmak iyi bile gelebiliyor.





Yagmur altında ver elini Gebze diyorum. Motor sürerken en büyük olumsuzluklardanbirisi ise kaskın sileceklerinin olmaması kötü bir durum. Evime 200 metre kala ezan başlıyor ve ben evin kapısına geldigimde ezan bitti. İftar masası hazır evdekiler yemege başlamış ve ben ilk sıcak pideyle ellerimi ısıtıyorum. Bu hafta sonuda yapılacakları yapmanın mutluluguyla yeni bir haftaya yarın merhaba diyecegim.

6 yorum:

Hayati İNAL dedi ki...

Güzel bir yazıydı.Sahurda zevkle okudum.Payımı çıkardım.Bal almanın yolunun güçlü arıdan geçtiğini biliyorum.Bakalım püreğen bizede bal verecekmi?Nede olsa 50 kadar iyi arımız var şükür.

MUHTEŞEM TURUNÇ dedi ki...

Umut garibin ekmeği ye memet ye:)seninki de bu hesap olmuş ama dediğin gibi bu iş çözülecek:))

Acemi Arıcı dedi ki...

Yazının son kısımlarına kendimi kaptırmışım. Sanki bir hikaye kitabını okumuşum gibi geldi yazı bittiğinde. Akşam iftar sofrasına oturduğunuzda sizin işleri bitirdiğinizde yaşadığınız mutluluğu burada ben de hissettim.
Allah kolaylar versin.

ALİ TÜRK dedi ki...

Hayati bey bal almanın güçlü arıdan geçtiğini anlamayan zaten kalmadı. Mesele güçlü arıyı devamlı elimizde nasıl tutarız onu halledemedik.
Bakın Mehmet Yüksel'in kovanlarına 3 sagım geçiren kovanlar hala 20 çıtada kışa girecek bunu elimizde tutabilsek burdaki çiçek zenginliğide ortada. Mevzu bu, birinden al ötekine aktar bunlar geçici güçlendirmelerdir.

Muhteşem abi, dediğin gibi iş önce hayallen başlar. Biz bazıları gibi karniyol getirip pes etmedik. Üç tur karniol arısı getirdik sorunları son turda çözdük bu bile çok büyük başarı. Umut ve hayal olmadıktan sonra insanlar niye yaşasınlarki. İnşallah bu işi çözecegiz, birileri şimdilik çapsız çapsız konuşsun bakalım.

Şükrü hocam Ramazan ayında çalışmak zor. Zaman kısıtlı ve hava koşulları birde iş bir degilki, bu sene kendimi çok hırpaladım, fakat daha yapacak çok işim var. Ben çok inatçı biriyim, başkaları bir şeyi yapıyorsa pes etmek bana yakışmaz. Yılmadan yoluma devam ediyorum. Allah herkese kolaylık versin.

ALİ ŞEKERLİ dedi ki...

Ben Dr.a katılmıyorum..

Madem bu yola baş koydun ''umut'' ile falan işin olmamalı!

Hem sen niye moralini bozuyorsun ki.

Tabiki taş atacaklar,hani bir laf var''çamur at izi kalsın''bu da o hesap.

Konuşanların arılıklarına
bakıyorsun Muğla,Kafkas.Yerli,Güzel,Çirkin ne ararsan var.

Demek ki aradıklarını bulamamışlar ki, arayış içindeler.

Ondan,ona destek verip 30-40 koloniden 15 teneke bal alıp, koloni başına 1 teneke bal aldık diyorlar!

Haa unutmadan; o 15 tene balı almak içinde en az 4-5 yere taşıdılar arıları bildiğin gibi..

Hani bi ara minare gibi yapmışlardı kovanları,hatırlarmısın?

Merdiven ile çıkıyorlardı son ballığa..

Eee sen de bi soruver; o çok katlı kovanların cinsinden üretse idiniz de, 3-4 cins arı ile çalışmazdınız ve hala arayış içinde olmazdınız şu an.

Hem de çok bal alırdınız:))

Tabiki hepimiz kendi gen kaynaklarımızı kullanmak istiyoruz.

Şu ana kadar kullandık yine de kullanmaya devam edeceğiz.

Bütün dünyanın gözü, bizim Anadolu ırkının üstünde.

Ama tabii ki bu hali ile değil.

Papazın yaptığı gibi ıslah ederek kullanıyor, mesela Buckfast arısı gibi.

Un var, şeker var, yağ var hani usta nerede?

Kim yapacak helvayı?

Hani nerede, nerede Ülkemin genetikçileri, nerede?

Arı ıslah ettiler de biz mi kullanmadık?

Suç bizde mi yani?

Trakya bölgesinde, ayçiçeğinden alınamadan heba olup giden nektardan haberiniz varmı?

Heba olup giden bu nektar, milli servet değil mi?

Yazık değil mi?

Karniol, Trakyanın öz arısı zaten.

Gezginci arıcılık ve sağ olsun kafkas arısını Trakyaya sokanlar karniolu bitirdiler.

Öyle olduğu halde melezinin, melezi bile arıyı hiç gezdirmeden 1 teneke bal yaptı.

Siz, kaç sene karniol ile çalıştınızda ahkam kesiyorsunuz?

Kaç yıllık arıcısınız?

Öyle bir kaç kitap okumakla arıcı olunmuyor maalesef..

Bu işte pratik ve uygulama da gerekir.

Ve en önemlisi yılların verdiği bir tecrübe vardır ki, o tecrübe öyle okumak ile süslü püslü yazmak ile edinilemez!

Her şeyden önce niye ön yargılısınız?

Bir sıkıntı var ama anlamış değilim.

Farz edin ki, cuk oturdu..

O zaman ne diyeceksiniz?

Bırakın bu ''televole arıcılığını'' şayet biliyorsanız biraz gerçek arıcılık yapın.

ALİ TÜRK dedi ki...

Ali abi sağolasın, tam kapak oldu yazın habere.

Yanlız taş atanlardan yılsaydım şimdi çoktan bu sahneyi terk etmiştim. birç çok şeyi hallettik geriside gelecek.