7.09.2009

YOGUN BİR HAFTA SONU GERİDE KALDI

2007 Yılı 5 eylülünde hemen hemen aynı noktalardan 6 oğul almıştık. O dönem Denizli'den Kadir Gürkan beyin arıcı arkadaşı 400 kovan indirmişti. Şimdide Aynı yerde Benim arkadaşlarımın 350 kovan arısı var. Pazar günü kendi arılarıma girmeden bir dolaşayım dedim ne var ne yok diye. Arılıgı boydan boya motorla gidip geri döndüm. Mustafa hoca körüğü bir kovanın üstünde bırtakmış onu alıp bir gölge yere koymak için durup motorumdan indiğimde çamdaki oğulu farkettim. Arılıkta çalışmanız bittimi körüğü güneşe maruz bırakmayın deri yada suni deriler güneşte daha çabuk eskiyor.
http://ben-gittim.blogspot.com/2007/09/cumartesiyi-yayinlamadik-pazara-getik.html
Yukardaki linkte geçen 2007 eylül ogullarının haber ve filimleri var.
Oğulu çuvala alıp, anasız bir kovanım vardı. Onunla birleştirmek istedim. Arılıgıma gelince anasız kovana
hemen içine bir sohanı ezerek attım. Arı iyice zayıf zaten hiç anası yoktu Cumartesi iki anaarı getirdim birisi bu kovanın birde anaarısı yok zannettiğim kovan için gelmişti. Birde ogulun içinde anaarı var. Anasız kovanın içinde birden 3 anaaarı oldu.
Oğulu kovana silkeleyip kapattım.
Biraz sonra gittim baktım ogulun anaarı yumak olmuş zaten bende onu istiyordum, hiç aramadan bulup sıkıp kovanın içine atıp yeniden kapattım.
Bir kaç telef oluyor bu durumlarda. Fakat fazla kırılma olmadan akşamı ettiler. Cumartesi çok sıcaktı, tüm kovanlara şurup verdim, bazı katları indirdim fakat o kadar hırpalandımki sormayın. Akşam iftarda 4 bardak su içtim olmadı, az bir yemek yedikten sonra kavun karpuz çay gece 12 oldu hala susuzluk geçmemişti. Cumartesi şurup verip birde varova için ilaç yapacaktım ilaç işi pazara kaldı. Pazar günü ormandaki arılara yapılacakların büyük bölümü yapılmış oldu. Ramazanda çalışmak çok zor. Bazı şeylerinde yapılması gerekiyor.
Ogulu verdiğim kovanın içindeki kafeslerden birsinide bir başka kovana verdim. Bu sene önemli kovanlardan olan 28 nolu kovandan kalan son hatırayıda öldürdüm. Bu senenin anaarısı olmasına ragmen, bir türlü anasına çekmedi, ve yok edildi. Yerine karniyol F1 verildi.
Bu kovan ise geçtiğimiz üç yılın şampiyonunun kovanı. Nerde anası nerde kızı dedirtiyor. Bu mevsimde anası en aşagı 15 çıta olurdu. Bunun 4 çıta ful arısı ancak var. Bu tip kovanlar ve kafkas arısıyla çalışanlar mutlaka bu sıkıştırmayı yapmaları gerekiyor. Muhteşem abide bu hafta aynı işleri yapmış, demekki işi ögrendi. Fakat bizim işi ögrenmemiz o kadar önem arzetmiyor, aramıza bir sürü yeni arıcı adayı katılmaya devam etmekte. Hiç ummadıgımız kişilerin arısı perişan, biz ne kadar yazıp çizsekte, yeni arıcılar bir arıcıyla yardımlaşmalı.
Bu sıkıştırma yöntemiylen zayıf arıların bahara çıkması çok kolay olur. Bu uygulamaylan iki çıta arıyla kışa girip 1 çıtayla bahara çıkan arım olmuştu.Ayrıca bende 3 yıldır hiç kovan sönmesi olmadı. Birde ben yaptıklarımı yazıyorum, kitaptan okuyup yazı yazmıyorum. Zaten kitaplarla gelinen nokta ortada kitap yazanlar zaten çok yetersiz, ünvanı ne olursa olsun benim için farketmez. Bu tür yazıları bahara kadar çoz yazıp okuyacagız.
Sıkıştırılmış kovanın üstüne yeni bir çuval daha örtüp kovanı kapatıyoruz.
Sıkıştırmaylan alakalı bir filmim vardı. isteyen izleyebilir.
http://www.youtube.com/watch?v=-gb_pVVSUb8&eurl=http%3A%2F%2Fben%2Dgittim%2Eblogspot%2Ecom%2F2007%2F09%2Fblog%2Dpost%5F16%2Ehtml&feature=player_embedded#t=24
Bu sene varovaylan bir türlü başa çıkamadım. İki tur perizin vermeye karar vermiş bulunuyorum. Bazıları bizim kovanımızda varova yok diyor ve ben bunu anlayamıyorum. Dememki sizler yıl boyu mücadeleye devam ettiniz , o tür söylemin başka açılımı yok. Bu ne demektir arı bala çalışılırkende mücadele devam ettirildi anlamı çıkar.
Niçin perizin sorusu soranlar için şunun için derim. Formik kullanamıyorum kovan musluklarım 1 x 17 cm. Günlük en az 8 ml litre asit buharlaştıgında ciddi sorunlar olacak bununda bilinciydeyim. Seneye tüm Kovanlarımım altında delikler olacak, spot delecegi ile iki delik delinecek.
Ben ne kadar mücadele etsemde yaptıklarım bir işe yaramıyor. Şu an bulundugum noktayı 500-600 metre çaplı daire içerisine alırsak, en az 1500 kovan var bu kadar küçük dairenin içinde. Daireyi biraz daha açarsak kovan sayısıda artacak. Ormana arı bırakanların içinde benim kadar gidip gelen arıya bakım yapan başka birisinide göremiyorum. Mesayi bitimi gidiyorum, cumartesi pazar gidiyorum. Ne gariptirki civarımdaki arıcıların hiç birisini görememekteyim. Ormana arıları attılar, birde almaya gelecekler.
Durum böyle olunca yanınızda dünya kadar varova üretim kovanları mevcut. Yapılan mücadeler o an varoyayı yok ediyor. Perizin ise arı ölene kadar koruma saglıyor. Bu gün verdiğiniz perizini, alan arı ölene kadar varova bu arıdan kan emdiğinde ölüyor. Bari iki tur perizin yapayımda dışlardan gelenlerde gebirsin istedim. En pahalı ilaçlardan birisi Perizindir. İki şişe aldım 50 ml 100 lira bayıldım. Etiket fiyatı dahada yüksek 66 liraydı.
Veteriner arkadaş ilacı soluma dedi. Bende karışımı yaptım süt gibi görüntü çıkınca dedim kendi kendime millet bunu içiyor bir şey olmuyorda ben soluyunca ne olacakki::))
Tabi bu şekilde üç dört kovana ancak ilaç verebildim bunaldım ve burnumu açtım bu ne be.
Şimdi birileri işin reklam bölümünü gündeme getirebilir. Reklamla haber ayrı şeylerdir.
Geçen sene ne oldugunu bilmediğimiz bir ürürnün tanıtımı için bazıları ilaç fabrikasının genel müdürü gibiydi. Sitesi olanlara ilaçlar hediye gidiyordu, bir arkadaşımızın aracılıgı ile bazı arkadaşlarımızı iki şişe ilaca anında pazarlayıp satmıştı. Ürünü kullananlar varova üreticisi oldular. Ürünün içindeki etken madde o kadar azki, yurt dışında en düşük hemde %85 lik asit 8-12 ml olması gerekirken aynı etken maddenin minicik bölümü kovanda süpermen olacaktı ama olmadı. Tabi o zaman bu ürünü öven genel müdür beyden şimdilerte ses çıkmamakta. Bu reklamlara çok kişi karşı çıkıyordu ama kimse ses edemedi, bir ben tepki koydum, reklam yapanların linklerini güncellemelerden çıkardım. Yani ihale bana kaldı ve ben en kötü kişi olarak tarihteki yerimi aldım.
Her işin bir kuralı var. Reklamda yapılır, reklam yapıp sonra ben haber yapıyorum demeyeceksin. Yada diyeceksinki ben şu kadar menfaate yamuldum da denebilir. Ben bir şeyler yazarken boşuna yazmıyorum, reklam yapanın ne kadar reklama karşı oldugunuda bilen biriyim.
Reklamıda herkes yapabilir, alırsın ücretini ve açıklarsın ben reklam anlaşması yaptım diye.

Püren patlamak üzere bu gün itibariyle 5-6 gün sürecek yagış inşallah herkesin faydasına olur.

6 yorum:

ENARICI dedi ki...

Demek o kötü kişi sensin ha.
Tevekkeli benim blog güncellemerde yok. Eh adaşım alacağın olsun. Ya aslında 45 gün civarı oldu varroa ilacı vermiyorum bal alayımda öyle yapayım diye ama bir sağım daha yapıcam kısmet olursa 20 gün daha ekle etti 2 ay. Ondan sonrada arıyı başkalarında görmeyelim.
Perizin falan yapmam da oksalik asit yada formik asit onlarıda hiç uygulamadım. Bir tavsiye varmı?

Saygılar herşey gönlünce olsun.

Bugünlerde sağdan soldan taşlar gelebilir aldırma...

MUHTEŞEM TURUNÇ dedi ki...

Yav o maskeli ve elinde enjektörlü halini gören varoa dururmu arı üzerinde:) Furkana izletme fotoyu çocuğun gece ruyasına girer:))

Θεοδόσης Κατσαρός dedi ki...

Varroa is a big headache!
I wish you to have success!

ERZİNCANLI ARICI VECDİ dedi ki...

Ali bey,ayranı görünce dedim orucu açacak zannettim.Perizinmiş dikkatli ol.Saglicakla kalın.

ALİ ŞEKERLİ dedi ki...

Soğan ile arı birleştirme sağlıklı oluyormu biraz daha detaylı anlatsana.

Hoşça kal

ALİ TÜRK dedi ki...

Adaş o kötü adama benim::))
İlaç tavsiyemiz kimseye yok. Kim ne yaparsa yapsın kovanların sanırım polen tuzaklı, rahatlıkla formik yapabilirsin, organik asitler ilaç degil onuda belirtelim. Taşlardan zaten çekindiğimiz yok, taşı atanlar yeterki gerçek yüzleriyle taşlasınlar ve birde taş atanlar ne yapmılar onlara bir bakalım. İnşallah her şey gönlünce olur sana iyi çalışmalar dilerim.

Abi bazı doktorlarda hani muayene ederken dinleme aletlerini kulagına takmadan öksür, nefes al derya. İlacı satan veterinerde herhalde iş olsun diye bana soluma dedi, zaten nefesim kesildi maskeyle. Bende maskesiz soludum. İlacın reçetesinde solumayın diye bir ibarede yoktu sanki::))

Kokkini gerçeten haklısın, bu varoa tam baş belası.

Vecdi Abi pazar günü o kadar zor olmadı. Cumartesi günü üç kovan bakıp doğru gölgeye kaçtım, birde atletle çalışınca güneş yakmış sanki denizdeymişim gibi sızlıyor omuzlarım.

Ali abi soganla birleştirmeyi nasıl açayım ki. Maksat arıların kokularını karıştırıp birbirini tanımamasını sağlamak. Bu ne biçim cümle oldu herkes kesin anlar zannedersem.::))

Cümleyi tekrar tercüme edersek, kovana soganı dograyıp atıyorsun, biraz kapattınmı içerisi acayip sogan kokusu oluyor, dışardan getirdigin arıyıda bu kovana istersen çıtayla istersen silkelemele bırak. Sogan kukusundan feromen kokusu anlaşılmayacak ve hepsi sogan koktugundan arlarda birbirini kırmayacak.

Hepsi bu kadar işte::))


Sende hoşçakal.