4.10.2009

3 EKİM 2009 GÖZLEMLERİM

Resimler bu sitede.
Püren geçte olsa nihayet birden patlayıp açtı. Püren resimleri resim sitemde. Dağ taş püren ve güçlü arı hiç kimsede yok. Yılardırda bunun sebeplerini zaten kimse araştıramadı. Zaten milli arımız kafkasın bir çok yerde güçlü kalabilmesi ve güçlü kışlayabilmek imkansız.
2007 yılında büyük arı kayıpları olmuştu ve ölen arıların en çoguda kafkastı. Şimdilerde ise buralarda son bahara tam girmeden arı kayıpları başladı. Aynı bölgede bende sorun olmamasına rağmen bir çok kovan kapatıldı. Sebebide bu çok tartışılacak ama kafkas arısından kaynaklanıyor. Ben burada karniyola yavru yaptıramadım kafkası bir düşünsenize, agutostan beri garibim kış gelecek diye beklemekte. Bekleye bekleye nufusu düştü, birde kafkas arısının huyu pis yağmaya meyilli gittiği yerdede öldürülüyor, sonra yağmayı kendi kapısında görünce geberip gidiyor. Onun içindirki kurak aylarda kafkaslan ugraşmak dahada zor.
Türkiye'deki arıların hemen hemen %90 nı kafkas ve çok ileri melezleri, ileri melezlerine bazıları yerli diyor. Memlekette yerlimi kaldıki kafkas sayesinde. Bir başka not ise ölenlerin kafkas oldugunu doğruluyor bu ölen arılarda bal çok varmış, bal var arı yok anlayacagınız.


Bu balkondaki tek gözlü anaarı çiftleştirme kutusundaki yeni çıtır balkoncu. Bu benim ayrı bir gözlemim oluyor. Bu kutucuk iki aydır anasızlık çekmekte ve hala yalancıya kaçmıyor. Kapalı yavru bitmek üzereyken elindeki yavrulu çıtayı alıp balkondaki 62 nolu saf karniolun yeni bir çıtasını veririm. O kadar uğraştımki istediğimi yapmadı ve ben en son geçenlerde hacının oradan kapalı anaarı memesi getirdim. Anaarı çıktı ve çiftleşme uçuşundan dönemedi. köye gitmeden yaptıgı memeyi bozup meme içindeki süt içine kürdanla minicik bir larva bırakmıştım , larva şimdi çıtır oldu dolaşıyor bakalım sonuç ne olacak.
Daha önce bir gözlememimiz daha olmutu, bir ara anaarı kutusu arılandırdık ve içinde bazı kutu gözlerine verilecek yavru yoktu, 10 gün sonrada İlhami abinin arılıktan alıp geldik bir çogu yalancıya kaçmıştı. Arıda kapalı yavru yada ümüdi varsa uzun bir süre yalancıya kaçmıyor. Bu kutu, bu gözlemleri yapmama vesile olmuştur sizlerlen paylaşıyorum. Gözlemimizde henüz bitmemiştir.Niğde'den geldikten sonra tüm kovanların sıkıştırılması gerekiyordu, hatta daha önceden bazı kovanları sıkıştırmıştık. Sıkıştırma yapılırken bir çıta dışına yavru yapmayanları belirlemiştik. İlhami abide o gün bana yardım etmişti. 6 adet anaarıyı ogün kovandan alıp, kafesle karniyol f1 vermiştim.
Öldürülecek olan analar ise belli bir süreliğine bu anasız kovanın üstüne bırakıldı.

Verdiğim yeni karniyol analardan 5 tanesi kabul görmüş birisi kesilmiş.
Buradaki kovan ise çok ilginç Trakyadan beri anasız bir kovanım vardı hala analandıramadım. Yalancıya kaçtı şu ana kadar iki adet anaarı kesti. Bende başka kovanlardan arılı ve yavrulu çıta verip degişik bir metotla kovanı düzeltiyorum gene anaarı kabul ettiremedik. Gene yalancıya kaçırdım birde ormana ne kadar gidip gelsem ramazan ayı içersinde istedigimiz zamanlar gidemedik işte.

Gebze'deki bir kovanda yalancıya kaçmıştı bende bir şey denemiştim. Yalancıya kaçan kovanı anaarı bankası yaptım. Yalancılar bir müttet sonra yumurtayı kestiler. Bende anaarıları kovandan aldıktan sonra birisini o kovana bıraktım sorunsuz devam etti .

Aynı sistemi burada yaptım şimdi, kovanlardan aldıgım anaları bu kovanın üstüne bırakıverdim kafesli. Fakat yalancılar devam ediyordu. Tekrar arılı ve yavrulu çıta verdim ve plastik kafesteki karniyol f1 anaarı kovana bırakıldı akıbeti gene meçul bakacagız.

Burda ayrı bir not dümek gerekiyor, bu kovan aylardır anasız ve henüz sönmedi ve yagmalanmadı. Anaarıyı bir kabul etse, gerisi kolay, kovan içinde iki çıta filan arı var inatla oda, bende, işimize bakıyoruz.::))

Yaklaşık 10 gün önce kovanlarda polenli çıta bulamadım, resimleyebilmek için. Çünkü arılarımıza kek verdiğimiz halde yavru yapmamışlardı bende bunun nedenini arıyordum. Arılarımızın yavru yapmamasının nedeni polensizlikti. Elimdeki arı dünyanın en hızlı üreyen ve yavru kabiliyeti çok iyi olmasına ragmen, dışardan polen gelmiyorsa ve içerdeki polen stoguda bittiyse arınız ne kadar iyi isede yavru yapamıyor. Bunun tespitini yapmış bulunmaktayız.


Başta bizim Mehmet Yüksel'in ve başka ülkelerdeki çok katlı arıların sırrı 20 çıtalık kuluçkalıkla çalışmadan kaynaklanıyor. Tabi kafkas harici ırkları kastettiğimide belirteyim. Kafkasla bu dedigimiz hadiseler imkansız, ıslah edilirse bir şey diyemem.
Yılardır bilimcilerimiz derki 80 binlik kovan oluşturun. Oluşturmak için kovanlar birleştirdik ve kısa süreliğine bu işi yapıyorsunuz devamı gelmiyor. Karniyol denilen ırk devamlı 80 binde kalıyor. Fakat biz nerede hata yapıyoruzda, Almanyada 15-20 çıtaylan kışa giren karniyol,bizde 5 çıtaya düştü. Hatamızı arıyı 10 çıta kuluçkalıkta tuttugunuzda, bal ve polen stokları, kovandaki anaarının devamlı 80 binde tutacak yavru faliyetine yetmiyor.

80 binlik kovanlarda nasıl bal bol miktarda stoklanıyorsa polende o nisbette fazla stoklanıyor. Polen ise artı yavru demektir. Kurak dönemlerde verilen kek ise yapay nektar gibi algılanıyor, polende varsa kovanda yavruya devam ediliyor, polen yoksa ne yaparsanız yapın yavru olmuyor, bunu bu sene iyice görmüşüm.
Kovanlardan birisine verdiğim yeni anaarımız, kabul görüp yumurtaya başlamıştı. Yavru faliyetleriylen ilgili filimlerim filim sitemde.
http://aricilikfilimleri.blogspot.com/

Arı kovanlarımızı daha önceden bir çok kez nasıl sıkıştırldıgını gösterdik yazdık çizdik. Hala bir çok arıcının 3-4 çıta arısı katlı durmakta. Sıkıştırmak içinde öyle tahtaya filanda gerek yok. Çuvallan tüm işinizi görüyorsunuz bu sistemde her kovana iki çuval gerekli, birisi çıtaları bölmeye biriside üstten iki tarafı örtmeye. Sıkıştırılan arıların durumu çok iyiydi, peteklerde agarma başlamış ve yavru faliyeti en üst düzeyde.
Kovanların sıkıştırılmasını en iyi Muhteşem abim anladı. Eee kimin elamanı dimi::))
İşi ve önemini anladıktan sonra bunları ısrarla benim gibi başkalarına anlatmaya çalışıyor.Bu yöntemle ben arılarımı 3 yıldır sorunsuz kışlatmaktayım, hatta 2 çıta arıyı bile bir çıta bahara çıkarmışım.
Gelelim Muhteşem abinin en son paylaştıgı kovan sıkıştırma filimine. Bu filimi izleyin ve kovanlarınaza uygulayın. Ben seyrederken gayet keyf aldım, ellerine bir bakın eldiven bile yok bee::))
Canım abim benim öperim o ellerini senin haberin olsun.
Bu hızlan giderse 10 güne kadar bazı kovanların sıkıştırılması kaldırılacak, bazılarına aralara yavru atsın diye esmer çıta girmemiz gerekecek.
Bu kovan geçen sıkıştırma günü yagma korsusuylan sıkıştırılmayan 7 kovandan birisi. 5 Çıta fian arısı var, arı kovana dagılmış çıta bekçiligi yapıyor çalışamıyor yani. Cumartesi tüm kovanları açıp baktım bazılarına aralara çıta girdim , bunun gibi sıkışmamışlarıda sıkıştırmış oldum.
İş bitimi Osman'ların arıları bir gezeyim dedim, bir gittimki öğlen yemegindeler. Hemen bizde gerekeni yapıp kaynanamızın çok sevdiğini söyleyip yiyeceklere yumulmuşuz yani. Resimdekileri saymaya gerek yok, ormancıyı görünce zaten köylülerin neden ormancıdan korktugunu anlıyorum.
Ne kadar sevimli birisi::))
Makina genede iyi idare etti bir kaç resimde burada aldık. Hint filimlerindeki görüntülere benzemiş ama güzel bir poz.
Sonra Gebze'ye geldim, gece ise hacıylan otogarda izmire bal yollamak için ne dümenler çevirdik, şükür başardık::))
ayrıntılar yakında gelir merak etmeyin::)))

3 yorum:

MUHTEŞEM TURUNÇ dedi ki...

Canım ustam her ne kadar gözlemle gözlemeyi karıştırmışsanda hakkımdaki iyi sözlerin için sağolasın.İnşallah bu açan pürenler işi kurtarır...

ERZİNCANLI ARICI VECDİ dedi ki...

Ali bey,ülkemizde koloni kayıpları her yıl artarak devam etmektedir.Kayıpları telafi etmenin yolu da koloniyi bölme yolu ile çogaltmadır.Buda güçlü koloni ile çalışamamak demektir.Herkes arısının ırkına söz söyletmiyor,ne ırk olduğunuda bilen varmı.Ekotip.Saglıcakla kalın.

ARI VE DOGA REİMLERİ dedi ki...

Muhteşem abi, bizim bir Trakya turumuz olacaktı ne oldu, hani Kırklareli'nden başlayıp Edirne ve Tekirdağ'dan İstanbula dönülecekti. Yoksa bu sıralar sana hiç yağ çekmeye niyetim yok ama garibanlığın gözü kör olsun.Yoksa hakkında iyi sözler söyleyecek usta mıydımki::))

Zaten sorunda gözlemeyi özlemekten kaynaklanıyor ya.

Vecdi abi ülkemizde öyle güzel bir çark vardı ki. Kimse ne olduğunu bilmeden çarka kendisini kaptırmış dönüp duruyordu işte.
Bir kaç sene öncesi 10 çıta arınız varsa bunu ikiye bölün, bahara bunları güçlendirin bal alana kadar sezon bitsin, güçlüyü gene bölün böyle ne güzel yuvarlanıp gidiyorduk. Hala güçlü arınız varsada kışın kek verin bir kısmını da gebertin ki, baharda iyice sürünsün. Arı ırklarının adını arıcılar koyuyordu, işleri öğrendikçe bu isimlerin kendimizi kandırmaktan başka şeyler değilmiş.

Artık başka ırklar gündeme geldi, bilinçli ve güçlü arıların tek bir anaarıyla oluşturulabileceğini öğrenmişiz.

Bohçacılık konferansları bundan sonra devam eder mi? bilemiyorum, etse de artık eskisi gibi tadından yenmezliği kalmayacaktır.

Öyle bir duruma gelindi ki bilim adamıyım diyenlere taş çıkartacak arıcılar oluştu.

Bak hala invert hakkında yeterli açıklamayı bilimciyim diyenler yapamıyor, aynı askeriye usulu gibi yasak diyorlar ama ortaya çıkıp kimseyle paylaşamıyor. Madem bilim adamısın gerekli açıklamaları da yapacaksın ve fıs kos yapmayacaksın. Koca ülkede bu konuda ne bir araştırma var nede bilgi var, bunlardan utanmak lazım, utanacak olanda ben değil papağan bilimciler olmalı. Başkaları araştırma yapacak bizimkilerde tercüme edecek ve bize sunacak. O zaman bilim adamına gerek yok ki, tercümanlarda aynı işi yapmazlar mı yani.???????