4.09.2010

RAMAZAN BİTTİ BİZDE BİTTİK.


Ramazan ayında ne kadar çalışılırsa o kadar çalışıyoruz.
Yada ramazanda arıcılık.
1 Saatlik iş üç saat sürüyor.
Üç saat sonrada bir iş yapacak haliniz kalmıyor.
Hayırlısıyla önümüz bayram ve ramazan ayına veda ediyoruz.
Bu sırada benim için en önemli işlerden birisi elimdeki çifleştirme kutularını korumak.
Bu saatten sonra üretilen anaarılardanda hayır gelmez.
Hazır olan anaları alıp, üç gözlü kutuyu tek göz ve tek analı hale getiriyorum.
Geçtiğimiz iki sene hep baharda kutu arılandırdık.
Her seferinde sistem kurmak çok zor.
Şimdiki kutularım sökülebir, bölmeler alındığında standart 4 çıta arı alabilecek alana sahip.
Bu sene 300 anaarı gözünü arılandırmak için en az 10 çıtalı 30 kovan harcadım.

Bu sene ilk imalat olan ilk kutuların ara bölmelerini son bahar itibari ile iptal ediyorum.

Bu kutular bölmeler alındıgında 9 kutu çıtasyla çalışıyor, bundan sonra bu kutular bu sistemde çalışacak. İlk yapılan kutulardan 65 tane vardı hepsi 9-10 çıtalı metro kutuya dönüşüyor.
Bu kış ilk işim, son yaptıgım kutulardan 100 kutu daha yapmak.
İş her sene katlanarak gidiyor bakalım ne olacak.
Bir turda 65 metroyuda sayarsak 500 göz faliyette olacak.
Şu an itibari ile faal100 kutunun 25 tanesi tek göz olup ranzalarda yerini almaya başladı.
Çok yorucu bir seneyi geride bırakıyorum.
Yapmış oldugumuz işler bizler açısından çok büyük.
Başta suni tohumlama cihazı yapıldı.
Devamında hiç bir egitim almadan saf karniol analar üretildi.
Ayrıca safların ilerdeki akrabalıklarını yok etmek için gerekli önlem alınmıştır, bu konuda bu kadar açıklama yeter.
Hem çalışıp hemde arı gezdirip çok iyi bal aldık. Hala benim için bal sezonu bitmedi.
Bizi rakip görenler var, Türkiye'de bizim ekibin rakibi yok.
Biz çalışacağız, başkalarıda bizi mecburen olumlu yada olumsuz konuşmak zorunda.
Bazıları tarafından bu işler küçümsenebilir.
Bizi begenmeyip çamur yapanlar sezon boyu ne yaptı bir görelim.
Anaarı işinde finale çok yaklaştık beni en çok bu iş yormuştur.
Devamlı arılıkta 4-5-6 kovanda meme işi olmuştur.
Toplamda anaarı meme kaybımız 70 civarında. Son bozulan 50 meme çok zoruma gitti, öyle lazımdıki, Kütahya dönüşü meme kovanlarının üç tanesi memeleri kesmişti.


Muhteşem abimin alıp bana ihale ettiği şişeleri bu gün adreslerine yolladım.
Sağ olsun benimde ihtiyacım vardı, hatta Almanya'dan damlalık temin etmiştim, nerden bilelim böyle olacağını, arkadaşımıza yük olmuştuk.

Bu şişelerin damlalıkları sahiplerine ulaştı::))
Şişesiz damlalık ne işe yarayacak bilmiyorum.
Şişeleri paket yapmışım, normalde kargolar şişe taşımıyor.
Tüm sorumluluk bana ait, isterseniz hepsini kırın fark etmez derseniz, sorun kalmıyor.
Bakalım akşama kargoya verebilecekmiyiz şişeleri.,Kargocularda şaşırdı, bana degişik şeyler geliyor ve ilginç şeyler kargoluyorum.
Trakya dönüşü, gidecek analar vardı. Paketleri hazırlayıp verdim, arabada Trakya karpuzlarından var. Hemen bir tane karpuz alıp tekrar içeri girdim, bunu nasıl yollarım diye herkes kitlendi, donup kaldı.
Bunu hep birlikte yersiniz dediğimde gülme kırızleri tutmuştu.

Formik asit konusu çok önemli, günlük yani günlük derken 24 saat kastediliyor sanırım bunu tekrar bir soracaz.
En önemli konu hava sıcaklıgı, 25 derece altı olamalı.
Doz en düşük 8 en yüksek 12 ml olmalı.
Kovan havalandırmaları açık olacak.
Bu gün 6 kovanda degişik denemeleri başlattım, şişelere 20 ml %85 lik formik asit koyup, degişik malzemelerle verildi.
Bu arada formik asit, şişe ve damlalığına ihtiyacı olanlar aşagıdaki linki tıklayıp adres ve telefona ulaşabilir.
Şişeci isteyene kargoyla yollarım demiş.
http://www.aribakani.com/forum/index.php?topic=335.msg1518#msg1518


Yarına bakacagım hangi şişe ne kadar azalacak yada gece bitecekmi.
Şişe altındaki karton veya peçete ebatına göre buharlaşma miktarı artıyor.
7 çıtalık bir arı, kovan altı telli, bir tahta koyup, üzerine kağıt havlu koydum.
Alttaki tahtada formiği emiyor.
Kovanın altı elek teli fakat biraz sonra kontrol için gittiğimde, çuvalı kadırdım felaket yukarı koku geliyordu, formik buharı sanırım yukarı kalkıyor.

Katlı bir kovana çay tabagıyla bir uygulama başlattım. Tahtalı uygulamaya göre burada daha az formik yayılıp, daha az buharlaşma olacak diye umuyorum.
Bunlar bizim önceden yapmış oldugumuz işler degil.
Her hangi bir olumsuzluk olursa bunu hemen açıklayacagız.
Muhteşem abimde bu gün itibari ile denemelere başladı.
gene 7 çıtalık bir arı ve anti varroa tel altlık mevcut.
Arılar son çıtada dolaşıyorlardı, biraz sonra burası arıdan temizleniyor. Asitin buharından uzaklara çekiliyorlar, fakat hiç bir kovan dışarı çıkıp salkım yapmadı.
Yukardaki işçi arıların asit uygulaması başlatmadanki önceki halleri.
Bunlar son çıtalarıydı.

Tel altlıklar arıyı felaket rahatlatıyor, Mehmet Yüksel'e bende Trakyalı Şenol'da sorduğumuz soru buydu, kovanların altı hepmi açık oda evet diyor.
Bize ne kadar ters geliyor bir bilseniz.
Sade ilk baharda yavru faliyeti başladıgında kapatıyorlarmış.
Aslında yüklemek için çektiğim resimlerden biriside, tellerden aşağıya düşen o kadar çok pislik varki.
Başka bir zaman onuda yayınlarım o konuda bir sürü resim var.


Bu kovan 4 çıta ve anasız.
Bu kovan eski klasik kovanlarımızdan.
Bu kovanada 20 ml. Formik asit uyguladım. Nasılsa anaarısı yok, en fazla dışarıya çıkıp salkım yapacaktı.

Diğer kovanlarda havalandırmaya çıkan işçiler yoktu ama bu kovan 4 çıtalık olmasına rağmen havalandırma faliyeti yapılıyordu.
Birde asit verdikten sonra arılar dillerini kapı önünde tarıyorlardı ayaklarıyla.
Sanki yagma yapmış gibi dilini silip havalandırmaya yada girişi kontrol etmeye çalışıyordu.
Diyorumki, duman verilince tehlike sezip bala yumuluyor, formik verincede aynı durummu oldu.
Bunu bu gün kovanı izlerken fark ettim.

İçerden çıkan bir işçi arı, üzerindeki varroa gizlendiği yerden çıkmış, işçi içeri bir daha girse yere düşecektir.
Bir saaat sonra diğer altı elekli kovanlara baktıgımda 5-6 tane varroa düşmüş yürüyorlardı.
Organik asitlere yabancı ülkeler çok önem veriyor.
Kesinlikle organik asitlere varroalar direnç geliştiremiyor.
Bal ve peteklerde kalıntı bırakmıyorlar.
Şişeler kargodalar, işlemler bittikten sonra içlerinde şişe var dedim::))
Dur o zaman kırılır diye bant yapıştıralım dediler.
Sibel kardeşim ben paketleri bırakıp gittiğimde adresleri sırasıyla girer kargoda hiç beklemem desem yeridir.
Bu işlerde çok zaman alıyor, zaman o kadar degirliki benim için....

5 yorum:

MUHTEŞEM TURUNÇ dedi ki...

Abi tel altlıklı kovanın önemini burada gördük işte. Benim karakovanın içine bulaşık bezi (5X5 cm) içine 5 ml formik asit koyup verdim arı sanırsın oğul verecek hepi attı kendini dışarı. Haa unutmadan benide taşırmı senin kargocular be:)

EMRAH dedi ki...

Ali abi selamlar formik asiti yaptığında sanırım kovan altındaki havalandırmalarıda açıyorsun.Kapalı gözlerede etkisi varmı formik asitin.

ERZİNCANLI ARICI VECDİ dedi ki...

Ali bey,şişeler geldi,sagolun, şişelerin bize ulaşmasında yardımı dokunan Saim abi,Muhteşem abi Ali bey hepinize teşekkür ederim.Saglıcakla kalın.

ALİ TÜRK dedi ki...

Muhteşem abi arıcılığımızın gelişmesini yapılan malzemelerden anlayabiliriz.
Yıllardır aynı kovanlar üretildi, halada aynen devam ediliyor.
Hiç kimse arıcılıkta ilerlemiş ülkeleri taklit etmiyor, dolayısı ile gelenek arıcılıgı ve malzemeciligi yanında kimyasal ilaçlarada mahkum oluyorsunuz.
Eski malzemelerle formik asit çok riskli.

Benim kargo seni niye taşısın, otur oturdugun yerde be yav, sen bize lazımsın::))

Emrah tamamen açılsada olur, fakat gözlem için çekmece dediğimiz aparatı 1 cm geri çektiğimizda alt bölümün ününde 1x40 cm bir alan açılıyor, kovan arkasındada aynı açıklık üstten oluyor, bu kovanı acayip rahatlatır. Birde yeni yaptıgımız girişler sökülebilir, o girişteki parçayı alsam, 2x40 cm uzunlugunda musluk girişi açılır, bu bile kovan havalandırması için yeterli oluyor. Son bahardayız ve arının başında degiliz o kadar giriş yaparsan yağmaya sebebiyet verirsin, girişi dar turup havalandırmayı aşagıdan sağlıyoruz.

Kapalı gözlere etkisini bilmiyorum.

Vecdi abi şişeleriniz hayırlı olsun, şişe işinin mucidi Saim Gürel kardeşimizdir. Çok hayırlı bir iş yapmıştır kendisine ne kadar teşekür etsek azdır, devamını Muhteşem abi getirmiştir. Şişeler Muhteşem abimin hediyesidir. Paylaşım ve dostlukta bunlar zaten olmalı, benim kızdığım bir şey yapıldıgında isim geçmiyor, şimdi ben Saim ve Muhteşem abi demekle ne kaybettim, varmı bir zararım.
Adres belli kim isterse degişik yolarla bu aparata sahip olabilecek, ülke arıcılığına hayırlı olsun.
Kalın sağlıcakla.

ALİ ŞEKERLİ dedi ki...

Selam Sayın Bakanım!

Şişe kolisine uygulamış olduğun hassas işçilikten dolayı zatıalınize çok teşekkür ederim, bir tane bile zayi olmadan şişeleri teslim aldım.

Muhteşem abiye ve Saim abiyede teşekkür ederim,sağ olun beyaa :)