2.10.2010

ARICILIK ZOR, ZORU DAHA ZOR NASIL YAPARIZ ONU BAŞARIYORUZ

1 ekim 2010 gününe ilçe tarım müdürlüğünden arılarımın tespiti için randevu almıştım.
İlçe tarım görevlisi Orhan bey, hafta sonuna havalar bozuluyor dedi ve 29 eylül günü öğleden sonra musaitmisin diye teklif gelince hemen müdürüme çıkıp öğleden sonrasına izin aldım.
Orhan beye gene ilçe tarım teşkiletında çalışan Özdilek bey yardım ediyordu.
Ormana gittigimizde uzakta bir ekip ormanın içinde çalışıyordu durumu oradakilere sordugumuzda püren kesimi yapıldıgını söylediler.
Püren arıcılıkta çok önemli bir bitki.
Ayrıca çok zor şartlarda yaşayabilen bu bitkiyi koruyacagımıza nasıl yok ederiz onun peşindeyiz.
Kim ne derse desin daha önceleri pürenlik olan alanlar bu gün yok olmuşlardır.
Benim arılarım yaklaşık 20 sene pelitli köyünde kaldılar, bir çok yer pürendi şimdi gidin resim çekmeye tek tük püren bulursunuz.
Aynı dert her yerde vardı, nalburlardaki satılan çalı süpürgesi pürenden yapılıyor.
Hem ülkemizde erozyonla büyük mücadele edecek, bu nasıl bir mücadele?
püreni keserek nasıl erozyonla mücadele edilecek merak ediyoprum.

Bu resimden püreni kesin bakalım geriye ne kalacak.
Püren olmaz ise burada toprak kalırmı.
.

Arıcılık için büyük önem taÅ�ıyan, püren kesimi devam ediyor
Yükleyen Ali_Turk. - Dünyadan haber videoları


Özdilek bey konuya çok duyarlı, önce ilçemiz orman şefliğini aradı. Sonra derdimizin çaresi için neler yapılabilir onu sesli bir şekilde düşündü. Bu serzeniş sadece arıcıyı ve ormanı ilgilendirmiyor. Burda önce püren veya fundayı sonra topraklarımızı kaybediyoruz.

Ülkemizde bir şeyler yapılır iken tüm her şey tepeden yapılır, çoban için kanun çıkacaksa çobana senin derdin nedir diye kimse sormaz ki.
Her yerde bir kopupluk var, bu kesim sadece Gebze'de degilki püren olan her yerde bu iş hep oluyor.

Bilal Yıldırım da bana senle birlikte tespit yaptıralım, aynı yerdeyiz ekip geldimi ikimizi birden tespit yapsın diyordu.

Önce tespit için Bilal Yıldırım ın arılığındayız.
Orhan bey işinin ehli birisi, tespite gittiginde tüm kovanları genelde açıp bakar.
Hatta çok zayıf kovanları bu arılı kovan diye kayıtlara geçirmez.
Bu duyarlılık hepimizde olaması lazım.
Ben duyuyorum, arısı yokken plaka alıp şu kadar arı gösterdi diyenlerin emin olun elindeki arılarıda sönüyor.
Bu tür sahtekarlık yapanlar mutlaka cezalarını çekiyor ama başımıza gelenler nedendir diye düşünmediğimiz için üçkagıtçılıga verilen cezayı anlayamıyoruz.


Üç beş lira fazla para alsanız, yada aldıgınız para kaç kovan ediyor hiç düşündünüzmü.
Benim yaklaşık 120 kovanım var ve ben 100 kovan tespiti yaptırdım.
50 tanede birleştirilmiş anaarı kutu, içlerinde en az şu an itibari ile 2 çıta arı var kışa bunlar üç çıtadan fazla arıyla girecekler.
Alacagımız para kesintilerde dahil 600 lira .
10 kovan arınız sönse, en zayıf kovan olsabile 100 lira, gitti 1000 liranız bunu arıcılar kesinlikle düşünmeli, eninde sonunda bu hesap ödeniyor:
Hesabın birde öbür tarafı var...

Ormanda püren kesimi bir taraftan devam ediyor bir taraftanda koca ormanın bir noktasına ve yol boyuna binlerce kovan yan yana arılıklar arası 50 metre yok diz gitsin.
Bilal Yıldırım'ın 12 kovanı sönmüş.
Biz gittiğimizde iki kovana yogun bindirme vardı.
Yerlerde arı ölüleri bir kaç mertelik alan içine yayılmıştı.
Kovanın ağzını kapa, akşama başka yere götür dedim, kovanın altında havalandırma yok dedi.
Kovanlarının sönmesini seyrediyor.



Arıcılıkta ya�ma, arıcılıkta ya�macılık
Yükleyen Ali_Turk. - Komik hayvan videolarını izleyin.

Yağma o kadar kötü bir şeyki, önlemek çok zorlaşıyor.
Arılar alıştımı işe gitmeyip sizin arılıgınıza çöreklenip nerde açık bulursa göçürüyor, ertesi gün bir başka kovana bindiriyorlar
yağma için bana göre çare yok.
Yurt dışında bazı aparatlar yapmışlar, bunlar bu kadar arının oldugu yerde işe yararmı bilemiyorum.
Aparat resimlerini forumda yayınladım görmek isteyenler alttaki linki tıklayıp resimlere bakabilirler.

http://www.aribakani.com/forum/index.php?topic=314.msg1588;boardseen#new


Tespiti yaptırdıktan sonra o akşam tekrar ormana gitmek zorunda kaldım.
Çünkü benimde 3 kovanıma sataşma vardı ve şimdiye kadar kovan girişlerini daraltmamıştık.
Bilal ormandaydı sordum o kovanlar ne oldu diye sönen kovan sayısı 14 de çıktı dedi.


Bilal'in tespit yapıldı, evrakların imzalarını benim arabada yapıyoruz.

Pürenin yaşadıgı yere bir bakarmısınız.
Gelin püreni kesin ve sonrada erozyon var diye bagırın.
Kesim yapıldıkça püren azalmaya devam ediyor.
Bir püren kaç senede büyüyor bilmiyorum, hiçte minik bir püreni takibe almamıştım.
Bir kaç noktada minik pürenleri tespit edip takip edecegim bir senede ne kadar büyüyor?
Sonra benim ormandaki arıların tespitine geçiyoruz.

Bizim tespit yapılır iken, zannedersem Özdilek beyin telefonu bir yerleri harekete geçirmiş ki, püren kesenler önce Bilal'e gidiyorlar senmi bizi şikayet ettin diye.
Bilalde ben şikayet etmedim, zıraattan birileri geldi demiş nerdeler deyince benim arılığı göstermiş.
Onlarda apar topar bizim arılığa gelip, bizi izin aldık yaptıgımız iş yasal diyorlardı.
İş yasalsa bu telaş niye anlamadım?

Özdilek beyle biraz konuştular, konu nereye kadar gidecek bilmiyorum.
Fakat bu konuyu hekesin bir araya gelip görüşmesi gerekiyor.
Ortak bir yol bulmalıyız.
Ağaçlarımız bitmesin ormanlarımız zarar görmesin diye biz yabancı ülkelerden hala kereste getşirmiyormuyuz.
Süpürge her şeyden yapılabilir.
Pürenler bittiğinde , ithal pürenmi getirecegiz?
Ormandan geçiyoruz, Gebze'deki arılığa.

Orhan bey burada gene bir kaç kovanı açıp baktı. Zaten kovan sayım fazlaydı ben kovan sayımdan daha az bildirimde bulundum.
Birleştirecegim kovanlar var, bir kaç kovan hediye verecegim yerler var, dedim sen bana 100 tane say fazlası önemli degil.
Arılıktan çıkar iken Özdelek kutuları merajk etti.
Suni tohumlamada kullandıgımız sekizli kutudan çıta çıkartıp, anaarıyı gösterdim.
Aynı günü akşamı mesayi bitimi hacıyıda alarak ormana gidip tüm kovanların girişlerini daralttık.
Çok şükür bizim arılarda şu ana kadar bir olumsuzluk yaşanmadı.
Şu an itibari ilede havalar yaklaşık bir 10 derece geriye geldi.
Püren konusunda bazı kişiler, birlik başkanımız ve ilçe tarım görevlileri büyük ihtimal orman işletme şefliğimiz ve kaymakam beyde dahil olmak üzere bazı görüşmeler yapmayı planlıyoruz.

Bu arada yaklaşık 10 yıldır oturdugum evden başka bir eve taşındım.
Bu haber eski eviminde son haberiydi.
Yıllarca aynı köşeden paylaşımlar yapılmıştı.
Evin tüm eşyaları taşındı sadece bilgisayar ve bir kaç parçayı yarına taşıyacagız buda eski oturdugum evin son haberi oldu.
Kiracılık zor.

9 yorum:

TUYSAL dedi ki...

Tez zamanda kiradan kurtulur, ev sahibi olursunuz inşallah.
Selamlar.

yusuf şimşak dedi ki...

SLM...

Sayın Bakanım.

Maalesef çoğu zaman hesap vereceğimizi unutuyor ve ufak getirilerin peşinde oluyoruz.İnsan önce kendini,ailesini,çevresini ve diğer insanları düzeltmeye çalışmalı.

Biz önce diğer insanları düzeltmeye çalışıyoruz.Üzücü ama arıcı dostlarımız üç kuruş için bu sahtekarlığı yapabiliyor.Yazık.

SLM ve Muhabbetle...

ALİ TÜRK dedi ki...

Tahsin hocam inşallah bir gün evlenip kiradan kurtulurum.
Yıllardır kiralardayız, bir türlü evlenmek nasip olmadı.
Gerçi evi olan tek evli, evi olmayan çok evli oluyor, her şeyin hayırlısı.

Yusuf arıcılıkta hile yapanların arısı yaşamıyor, yada başka bir şeyler oluyor, onun için insanlar başlarına gelenleri düşünmüyor.Hile yapan bir kaç kişi tanıyorum felaket kovan söndürmüşlerdi. Ayagınıza diken batsa ne yaptım diye bir düşünün sözü vardı.

Bir şeyleri tavsiye eder iken zaten insan kendisi yapmıyorsa karşı tarafı ikna edip söylediklerinin tesiri söz konusu olamaz.
Sıgara içenin başkalarına içmeyin derken kendisi paket paket içtiği gibi::))
Kalın sağlıcakla.

EMRAH dedi ki...

Selamlar Ali abi yeni evde güle güle otur.Bizler her zaman bir şeyleri yok etmek için çabalıyoruz sonrada ağlıyoruz.Benim arı götürdüğüm yerde bir amca vardı kendiside arıcıydı 50 kovanı var.Oturduk çay içiyoruz karşılara doğru baktık biz dedi buraların kıymetini bilememişiz.Ne kadar ılhamur ağacı varsa kesip kesip satmışlar eskiden.Şimdi pişmanlar ama iş işden geçmiş.

ERZİNCANLI ARICI VECDİ dedi ki...

Ali bey,Bilal beyin arılarının yagmalanmasına üzüldüm,geçmiş olsun.Senin arılarında böyle bir sorun yok,ana var,genç,balı var,agustos böceği gibi yatmamış,kovan bilğileri mevcut takibini yapıyorsun,ne zaman istesen ,beslesen ana yumurtasını atıyor,kadro güzel,yagmalanan arkadaşların kovanlarının ana arısı yok,ana gitmiş geri kalanı yanına çagırıyor,bu saatten sonra yapacak ne varki,üzülmekten başka,saglıcakla kalın.

MUHTEŞEM TURUNÇ dedi ki...

Yav arkadaş yeni evin hayırlı olsun güle güle otur. Deveye sormuşlar boynun niye eğri diye oda demiş nerem düzgün aklıma geldi ama anlattıklarına cuk oturdu..

ALİ TÜRK dedi ki...

Emrah sağ olasın.
Emrah bir ağaç ne kadar iyi niyetli olursan ol yetişmesi o kadar uzun seneler alıyorki.
Nigde Bor'daki bahçemizde 2 adet kavak agacını kovan kesecegim diye kestim. Kavakları Ali dedem ekmiş ve tarihi tam belli degildi ama en az 50-60 yıllık diyebilirim.
Agaçlar devrildi, içinden birde sesli su fışkırıyorki, köylülerde bir inanış var agaç ağlıyor dediler, geçmişi ve o anı orada düşündüm içim acayip olmuştu, sonuç bölümünde ise 60 senede büyüyen ağaç 6 dakika sürmedi ve yok olup gitti. Benimde istemediğim hatıralarım arasında şimdi duruyor. Heralde anlatmak istediklerimi anlamışındır.

Vecdi abi bizim arılarımız güçlü ve balları var, ilk defa alt katlardan hiç bal alınmadı ve bazı açık ballı çıtalarıda almamıştık, şimdiye kadarda ağızları yaz gibi açık durdu.
Ormana gelen arılarda mevcut nedir bilmiyorum, kesin bildiğim ise bizimki kadar güçlü olmadıkları. Kullandıkları arı çoktan yavruyu kesti ve her geçen zayıflayıp yagmaya kurban gitmeyi bekliyorlar.
Beslemesek bile bal varsa yavru atacak yerde verdinmi yavru faliyedi devam ediyor. Bu hafta sonu ev taşımadan dolayı haşat olsakta, Gebze de arılıkta bazı zayıf kovanları açtım balları varmı diye kontrol ettim. Hiç beslemediğimiz halde yavrulu çıtalar süperdi, ilk paylaşımda bu resimleri paylaşacagım. Bu mevsimde arıya besleyerek yavru yaptırmaya çalışanlarda bu kadar yavru varmı bir baksınlar bakalım, yavru attırıp çama girecek olan o kadar çok kişi varki.
Bu saatten sonra arıcılıkta herkes elinde olanı korumaya çalışmalı, başka yapılacak bir şey yok.

Muhteşem abi yeni evliyi rahatsız etmeyin beyaw::))
Bazıları akşam msn de yoktun dediler, yeni evlinin msn de ne işi olur::)))
Abi püren hiç dikkat etmemiştim ama öyle çabucak yetişen bir şey degil, yok etmesi çok kolay bir bitki. Pelitli köyünde eskiden püren çok vardı, kesile kesile yok olup gitti ve yerinde bir daha yetişmiyor.Kalın sağlıcakla.

Mehmet Yüksel dedi ki...

Ali abi yeni evin hayırlı olsun, güle güle otur,abi arıcılıkta en azından örtü tahtasımı yoksa bezimi
tartışmaları olmuyor demekki arıcılıkta daha önemli konular varmış,herşeyin hayırlısı olsun,selamlar.

ALİ TÜRK dedi ki...

Mehmet Sağolasın.
Arıcılıkta bayagı bir degişime sebep olduk.
Bu inkar edilemez, bu degişimde senin katkın çok büyük oldu.

Bakıyorsun eşekten düşenlere hemen akıl verenler var.
Bazı blokları komple kopyaladım, geçmiş tarihede haber yapıp ben bunu daha önce dedim diyenler olmaya başladı.
Bir sorun çıkıyor bakıyorsun ahkam kesen kesene, madem biliyordun blogunda şimdiye kadar niye haber yapmadın.
Çok biliyordunda şimdiye kadar nerelerdeydin.
Bizim sevaplarımız ve günahlarımız aynen duruyor.
Okuyarak yazıp çizme devri bitti, etiketi ne olursa olsun, bir işi yapmadıktan sonra, konu ne olursa olsun bilim adamlarıda buna dahil çevirilerle bu işler olmuyor.Örtü bezimi tahtasımı o zaman gidiyordu, önemli orada kalmamak.
Bu arıcılık o kadar enterasanki, at gözlügünü kendisi takan oldugu gibi bazısınada birileri takıyor, hatta gözlükten başka birde gem modası başladı, bu gem'i takanlar ise ilaç ve malzeme firmaları, yular ellerinde istedikleri gibi istedikleri yere çekiyorlar.
Kal sağlıcakla.