30.11.2010

2010 KASIM AYI SONU VE SON DURUMLAR

Kasım ayının 28 de Gebze'deki arılıkta çekilmiş fotolar.
Geçen sene Gebze'de, kolonilerin yavru faliyeti kesilmeden baharı bulmuştuk.
Bu sene geçen seneden farksız hatta şu ana kadar bahar gibi desem yalan olmaz.
Hemen kovanın önündeki çiçeklerdeki arıları görüntüleri dikkatimi çekti bende fotoladım.
Hacı nedendir bilmiyorum son bahar geldiğinde işleri aşırı derecede aksadıyor.
Geçtiğimiz senede aynısı olmuştu, bir memlekete gitti o gidiş.
Bu sene gene aynısını yaptı, memleketten döndü hala arılıga girdigi yok.
Kurban tatiline giderken bir kutyu birleştirmiştim.
Hacıyada buradaki anaarıyı kafesten bir gün sonra bırak demiştim.
Akşam biz mesayiyi bitirmeden oluyor.
Arılıkta yapılacak işleri yapmak iyice zorlaştı.
Artık öğlen yemeklerinde arılıktayım.
Dün kutulara invertşurup veriyorum, bir baktım birleştirdigim kutudaki hazır anaarı hala kafeste, işçi arılarda yeni anaarı yapmış ve yeni anaarıda memeden çıkımış içerde geziyordu.
Tabi yeni çıkanı öldürmek zorunda kaldım.
Bu arada hacım hala piyasada yok, nerelerde deseniz bu gün içeri atmazlarsa iyi.
Geçen sene Trafik kazısı yapmıştı. Tabi ehliyet yok.
Bir kaç gün öncesi eski taksiyi verip, bir tane kango almış.
Galeriden eve gelirken tekrar yakalanıyor, ehliyet yok, sigorta yok, araba bağlanıp parka çekilmiş.
Kaç gündür ugraşıyorlar, hacı bu gün savcıya çıkacak. İnşallah geçen seneki savcıya denk gelmez.
Geçen seneki savcı demişki bir daha arabaya binmek yok, Hacı da savcıyla kafa buluyor, diyorki araba sürenin arakasına binebilirmiyim diye::))
Savcıda demiş atın şunu dışarı, yoksa ben içeri atacam::))
Anlayacağınız tüm işler gene bana kalmış vaziyette, kış ta gelmiyor eriyip akıyorum kafkas arısı gibi::))


Kovandan çık, hemen önünde hazır çiçek.
Bu sene gezginci arıcılıkta iki kovanın altını delmişiz. Birsini bildigim için Şile'de alt kata inip degişmiştik.
Diğer kovanların hiç birisinin altına girilmediği için bu arada kaynamış, Trakya'da bayagı bir ugraştırmıştı.
Bir sürü arısı telef oldu, Trakya'ya giderken boşalmış geri gelirken gene fışkırıp çıktı.
Hatta Trakya'da bırakmayı bile düşünmüştüm. Nasılsa kalfamız var, bir gün gelir bir saglam kovana aktarıp, misafir eder diye, hacı ben burada kovan bırakmam dedi, bayagı bir iğne yedikten sonra, Trakya'da arı bırakmadık. Sıgırlıktaki ormana getirmiştik.
Kovanı bir çuvalın üstüne alıp, çuvalı kovana zımbaladık, zımba arıcılarda mutlaka olması gerek bir el aletidir.
İyi zımbalayamamışız, kovanın arka köşedende çalışmaya devam ediyor.
Bu kovan ormanda menopoza girdi, bir türlü Gebze'ye gelincede yavru faliyetini artırmadı.
Zaten ofisin yan tarafına koydum, doktorumu bekliyorum, ben bunu başaka bir modaya uyduracam::))

Kovanlarda arı mevcudunuz iyi ise, yavru faliyetinide artırmak istiyorsanız, böyle el kadar yavrulu çıtalar olur.
Genelde yavru üç çıtada oldugunda en iyi sonu veriyor.
Ordadaki çıtayı ders düz edeceksiniz.
Yani çıtadaki yavru kovanın girişindeydi ya, yavrulu bölüm arkaya gelecek şekilde geri verilecek.
Yavru faliyeti kesinlikle katlama yapacaktır, çünkü yavru alanını çıtaya yön degiştirerek iki katına çıkarmış oluruz.
Yavru faliyetini zorlamanın başka yollarıda var.
Yapmış oldugumuz pratikleri mümkün oldugunca paylaşan birisiyim bazen yıllardır yaptıgımız işleri yazmadığımızı görürüyoruz.


Ters düz işlemden daha sonra ortadaki çıtada yavru faliyeti baştan sona kadar artar. Bu kovanda artmadı ama bir başka kovandan örnek olması açısından bir resim koydum. Bu kolonidede böyle iki çıta yavru devam ediyordu.
Gencecik nesil.
Tabi bu işlemi yaptıgınızda arılar bu çıtaları sarabilecek güçte olmalı.
Bir çok yerde kış gelmeden yavru olmadıgı için sönen koloniler var.
Bunun nedenide kış arıları oluşamadı.
Bizim paylaşımlarımızı begenmeyenler şimdi sönen kovanların derdi nedir? bir bakıp çare bulsunlar::))
Yavru devam etsede artık püren bitti ve dışardan bir şey gelmemesi yeni yavru faliyetini durdurmuş, kovanlarda kapalı yavru olsada açık larva ve yumurta çok azdı.

4 Çıtaya sıkıştırılmış bir koloni, normalde bu arı 3 çıtadır.
Pürenden polen ve nektar geliyor diye 4 çıtaya sıkıştırdım.
Aşırı akımda yavru çıkan yere bal basılırsa yavru faliyeti durmasın diye.
Kovanların doğal hali bu, hiç bir teşvik ve yükleme yapılmadı.

Genede güzel bal getirmişler, peteklerde agarma vardı.
İki çıtadada yavru faliyeti devam ediyor.

Yukardaki 4 çıtaya sıkıştırılmış arının ikinci yavrulu çıtası.

Bir ay öncesi 3 çıta yavrusu olan ruşette yavru faliyeti tek çıtaya düşmüş.

Bir başka koloniden yeni doğmuş bir işçi, yanında ise üzerinde varroa olan bir arı.
Yavru faliyeti kesilmediğinde, varroa mücadelesi çokzor.
Arınız kafkas olsaydı yavruyu kestiginde bir mücadele işlem biterdi.
Karniyol arısında yavru kesilmeyen bölgelerde mücadele edilsede, kapalı yavrular oldugu için tam başarı gelmiyor.
Hayat tekerrürden ibaretmiş.
Her gün her sene aynı işleri yapıyoruz. İnsanlar hergün nefes alıp verir, yemek yer uyur, uynır, Çalışır bunları sadece mutlu olmak için yapar.
Ayarlarınız bozuldugunda hiç bir şeyin tadı tuzu kalmaz.
Nereye el atsak orada bir artma oluyor. Bu sene ilk kendime sucuk yaptık. Sırada bacanak vardı, baktım olmuyor sizde gelin, bu iş nasıl bir görün dedim. Bacanak ve kaynanaya bu sene sucuk nasıl yapılır öğrettim, önce benimki sonra bacanak, ertesi akşamıda kayın validenin sucukları doldurduk.
Seneye herkes kendi işini kendisi yapsın.
Balık verdinmi, devamlı balık vermek gerekiyor, şimdi balık tutmasını öğrettik.
Bu arada sucukların kokusu o kadar yere gitmişki::))
Bu sene anaarı kutularına sulandırıp bal verdim. Normal şartlarda eylül ayında anaarı beyaz petege yumurta atmazdı. Kutu veya metroyu bu beyaz petege yumurta atmaya zorlayan nedir bilemiyorum.
Normal şatlarda temmuzdan sonrası bile beyaz peteklere yumurta attıramazsınız, tabi siyah petek yoksa atar. Çok ilgimi çekmişti bende onu çektim.
Bu arada kutuların beslenmesinde ve yüklenmesinde sıkıntı oldu.
Bal sulandırılmış bile olsa arılar tarafından alınası uzun sürüyor. Fazla verirseniz bir gün sonrası ekşiyor, bunlarda yetmiyor, arılıktaki kovanlar bal kokusunu alıp kutulara sataşıyor.
Yakından bir çekim bahar gibi günlük yumurta vardı.
Bayram tatili bitti, bu hafta sonu istemeye istemeye arılıktayım. Kolonilerin kontrölünden sonra kutularıda bir göreyim dedim.
Gördüklerim iyi degildi, yavru etrafında açık bal kalmamış, hemen sulandırılmış balla bu iş olmayacak anlamışım.
12 kilo şeker alıp, 10 litrede suyu bal tenekesine doldurdum.

Şekeri doldurmak biraz uğraştırsada fazla sorun şeker koyarken çıkmadı ama invert şurup kaynadıktan sonra kazaklıga zeval getirmemek için ocak üzerinde ufak bir temizlik yapmışım::))
Bir teneke invert şurubu arılıga götürdüm kutulara yüklemeye devam ediyorum.
Ben arıcılıkta yeni paylaşımlarda bulunan birisi degilim.
Reytingi düşenin bana sataştıgı bir alemdeyim.
Efendim benim reklama ihtiyacım yok derken, en iyi reklamların yapıldıgı görürsünüz.
Nasıl reklam ama::))
Dünyada her şeyede reklam gerekir onuda belirteyim.
Mezarcılar bile reklam yaptıgı bir dünyada hayret reklama ihtiyacı olmayan varmı::))
Allah ne verir ise hayırlısını versin. Her şeyin hayırlı.
Dervişin fikri neyse bunu nasıl zikredecek...?
Ben bu kişilere derimki, bu işler yazmakla olmuyor, yaz yaz nereye kadar, bir görelim neler yapmışınız dimi?
Bu kadar yazıp çizerken neden arılıktan görüntü yok.
Bu kadar bilgi paylaşımcısı neden kısır döngü içerisinde olur.
Çek bakayım bir kovanı üzerindeki plakaya bir bakalım, nerde arıcısın. Adamların o kadar çevresi var, ne hikmetse kimseyle yan yana hiç gelen olmamış???
Bu kadar paylaşımcısınız nerede sizin paylaşımınız?
Bir çok kişinin yazıp çizdiği, Ali Türk, karniyol ve invert şurup, bunları yazar çizer takımının elinden alsanız ne yazacak çok merak ediyorum.
Anaarı kutularında yavru faliyeti devam ediyor, bahara kadarda duracagını zannetmiyorum. Bundan dolayı bloke etmeyi düşünüyorum.
Yarım yamalak balları alıp, metroya metrodaki sırlı balları kutulara aktarmaya başladım.

Metro kovanlara yükleme yapıldıgında ortadaki yavrulu çıtaların hali.
Yavrusuz yerler zaten balla dolmuş, böyle bir kovana aralara boş çıta vermeyip yükleme yapmaya devam ederseniz, yavru çıkan yer bal veya şurupla dolacak, blokeyi izah etmek için bu çıta çok önemli.

Bir çok kişi gelecek senenin işlerine başladı, biz hala bu senenin işlerini bitiremedik. Kışın yapılacak dünya iş beni ve hacıyı bekliyor.
Bu esnada benim kalfada bu çıtadaki kemer balını nasıl yerim diye hesap yapmakta, sulanıp duruyor::))


Metro kovanlarda kutular için sırlatılmış sulandırılmış baldan sırlı bal.
Arılarda bizim gibi her gün aynı işleri yapmaya devam ediyorlar.
Kasım ayının son kontröllerini paylaştım. Bu paylaşımda bardakların boş taraflarınıda gördünüz. Paylaştıgım yavrulu çıtalar en zayıf kolonilerin çıtalarıydı. Kuvvetli kolonilerde el kadar yavru var.





Kasim ayinin sonu, arilarda yavru var
Yükleyen Ali_Turk. - Sevimli hayvan videolarını izleyin.

28 Kasım 2010 Pazar günü çektiğim filim. Kendi kendime çekim yaptığımdan, istediğim gibi olmasada idare eder.

7 yorum:

MUHTEŞEM TURUNÇ dedi ki...

Ali abi zaten Seyithan abiyle ilişkilerimi gözden geçirme zamanının geldiğine inanıyorum. Adama bak orada arı bırakmazmış. Yav ne var altı üstü bir kovan arı bırak be bizde ekmek peşindeyiz dimi:/) Yav senin yardıma ihtiyacın varda kalfanı nee aramazsın orda bal vaar, sucuk vaaar gelmezmiyim be:/)

TUNCAY HADİSE dedi ki...

Ali Abi,
Senin yanında Kayserili'yim falan denmez.Maşallah sucuk imalatında bize taş çıkartır olmuşsun.
Saygı ve selamlar.

yusuf şimşak dedi ki...

SLM...

Sayın Bakanım.

Sucukların kokusu anlaşılan bayağı uzaklara vurmuş ki ses geliyor:)

Çuvallı kovanı sana yakıştıramadım.Hacının çalışmadığını sen nerden biliyorsun.Belkim kamptadır:)

SLM ve Muhabbetle...

ALİ TÜRK dedi ki...

Muhteşem abi hacıyla son durum degerlendirmesinde geç bile kaldın. Geleceksen bal veya sucuk için gelmek yok, ben çalışacam dersen buyur, başımızın üstünde yerin var.

Tuncay yav her gün kayseriliyle düşüp kalkarsan olacağı bu. Gerçi yaptıgımız senede 5-6 kilo sucuk, dişimizin kovuğuna yetmiyorki::))

Slm Yusuf, Mehmet koku Almanya'ya kadar geldi diyordu, sizin orayı demekki teget geçti.

Çuvallı kovan bir kaç gün sonra görürsün, cillop gibi olacak::))
Kalfayı bekliyoruz dedikya.
Hacının kampa girecek hali kalmadı geçenlerde yanına gittim, sobanın üstündeki gügümü gösterip üç gündür kaynar dedi, en son çay demlemiş. Durumu öğrenen Muhteşem abi başka seçenek? vardı dedi::))
Kalın sağlıcakla.

ERZİNCANLI ARICI VECDİ dedi ki...

Ali bey,Hacının durumu ne oldu.Kayseri bir pazarını kaybetmek üzere Muhteşem abi.Bahar yavrusu gibi maşallah yavru var,agustos böceği ırklar baharı bekliyor,ne frensiz arıymış ,arıcıya rahatlık yokmu.Saglıcakla kalın.

ALİ TÜRK dedi ki...

Vecdi abi hacının durumu düşündüğümüzden iyi. Aldıgı arabayı geri verdi, önceki trafik cezası üzerinden bir yıl geçtiği için yeniden 600 lira yazmışlar, yoksa 1200 lira ceza alacaktı.

Abi arı frensiz degil ormanda hava soguyunca hemen yavruyu kesti. Freni olmayanlar işi bilmeyip laf yapanlardır. Çok frenli arılarda kış gelemden sönüp gidiyor, arıcılıkta yeni bir kavram daha çıkıyor, "kışın gezginci arıcılık" olacak durumlar onu gösteriyor::))
Belaya kaldık.
Kal sağlıcakla.

Mustafa Yılmaz dedi ki...

ali abi arıları köyde bıraktım durumları iyi icind ne ararsan var varova hariç kapalısı acıgı yvrusu vard bal sıtogu iyidi kışa böldüm arılar daha güclü girdi ruşetin merkezi nde arı ve yavrusu kışlıga girdile abi.duramadım hadım köyden arı aldım hava izinde verdi kurcaladım en düşük arı 8 cıtada bakalım bahara ne olacak köyle kıyaslayacm burasımı köymü

tabi birden omayacak.selamlar.saygılar enerji bakanım







































































syın ali abi