12.12.2010

ARILARDA MELEZLEŞME VE IRKLARIN BOZULMASI


Arı diğer canlılardan çok farlı bir böcek. En ilginç olan olay bana göre bu gün çiftleştiği erkek arı hemen ölür iken, ölen erkek arının spermi, kraliçe arının sperm kesesinde damızlıklar az yumurta attırılsa 5 yıl gibi uzun süre yaşıyor ve hep canlı kalıyor. Kraliçe arının sperm kesesi en az 8–10 erkek arı tarafından doldurulmakta. Burada da hayret edilecek bir karışım var. Yumurtalar anaarının kanalından geçip petek gözüne bırakılırken hiç bir zaman bir erkek arının spermi bitene kadar sonuna kadar aynı erkeğin spermine dokunmayıp, nasıl sıraya konulmuşsa 3–4 tanede bir başka erkeklerin spermine sıra geliyor ve koloni içinde birçok değişik babaya ait işçi kızlar bulunuyor. Bunların çalışması ve huyları farklı oluyor, farklılık ne kadar çoksa kolonide o kadar verimli olmakta.

Hatta sonbahar ve erken ilkbahar anaarıları verimsiz olmakta. Nedeni az erkekle çiftleştikleri için, koloni içindeki farklılıklar azalıyor, bu tür koloniler benim gözlemim yağmalanmaya daha müsaittir.

Arıcılıkta melezlenme o kadar karmaşa bir şey ki, melezlerin saflaştırılması bazı kaynaklara göre imkânsız.

Saf hatları en iyi izole bölge ve suni tohumla ile korursunuz.
Suni tohumlamanın bir başka işe daha yarar ıslah denilen, istediğiniz ırka istediğiniz ırkı monte edebiliyorsunuz. Bunlar acayip uzun zaman alan işler. Arıcılık dışardan bakıldığında kağıt kalemle çok para kazandıracak bir iş gibi olsa da, içinde bir sürü zorlukları olan bir meslek. Çokta karlı bir iş değildir. Bundan dolayı kimse ıslah işine giremiyor. Islahında nasıl yapıldığı belli değil, birçok kişi şöyle yapılır diye atıp tutması, işin icraat bölümüne hiç yansımamıştır


Islah edilmemiş ve doğal olarak çiftleşmiş en iyi kullanma melezine F1 deniliyor. Mesela Papaz arısı kullanma melezidir ama kullanma melezine gelene kadarki bölümde bir sürü işlemden geçip, hibrit arı olarak piyasaya sürülüyor.
Elinde saf arı varsa bundan anaarı üretip doğal ortamda çiftleşene üst resme göre yazıyorum, Karniol F1 deniyor.
Karniyol F1, anası elimizde saf olarak var. Çiftleştiği erkelere bakın, kendisinden bir tane akraba yok, tamamen yabancı ırklarla çiftleşmiş. Kendi akrabaları olsaydı gene F1 özelliği degişmeyecekti.
Buradaki Oranlara bakıldığında anaarının soyu karniyoldu ve %50 si karniyol, değer %50 lik bölüm ise yumurta bırakılacağı zaman hangi sperme denk gelirse o ırkın baba tarafından %50 ni oluşturacaktır.

Bu tabloya göre, anaarı yumurta atarken, sperm sırası gelenle buluşup yeni bir melez oluşturur.
Şimdi bu karniyol F1 arıdan F2 anaarı üretmeye kalktığımız da, bakın ne kadar anacından uzaklaşıyoruz.
F1 üretiminde Karniyolun %50 sine hakimdik. Bu F1 den F2 üretmeye kalktığımızda bakın ne kalıyor anaç arımızdan.
Arılar 32 kromozomlu-dur, bunun 16 kromozomu anadan, 16 kromozom u babadan oluşuyor.
Yani döllenmemiş anaarı yumurtası 16 kromozomlu olarak petek gözüne bırakılırken sırası gelen erkek arı 16 kromozomlu spermle birleşip, 32 kromozomlu olarak petek gözüne bırakıldı (daha önceleri arıların 16 kromozomlu olduğunu öğrenmiştim bu yanlışmış, ana veya baba tarafı tek başına 16 kromozomlu imiş.)






F2 üreteceğimiz larvayı seçiyoruz, anaarının kanalından petek gözüne bırakılırken sıra İtalyan arısının spermine denk gelmiş. F2 üretimde karniol ırkın %25 şi kalıyor elimizde. Diger %25 ise İtalyan erkeğine ve ırkına ait artık. Bu anaarıyı ürettiğimizde oluşan tablo resmin sol tarafıdır.
Birde bu anaarıyı izole olmayan bir ortamda çiftleştiğini var sayıyoruz. Resmin sol tarafı F1 anaarıdan kalan ve İtalyan a dönüşen kısındır. Resmin sağ tarafı ise yeni çiftleştiği erkeklerin bulunduğu yelpazedir.
İki hat sonrası karniyol arısından ne kadar uzaklaşıldı. bir düşünsenize bu işlem yıllarca devam etmiş, ne ırk belli nede soy, elimizde saf hat varken iki turda geldiğimiz nokta kabaca bu.
Ben bilim adamı değilim ama bu melezleşmenin kesinlikle izahlara ihtiyacı var. Arıcılar bu tabloları bilir ise kimse onları kekleyemez. Kimse kimseyi kandıramaz. Yoksa çok sinek gibi anaarıları isimler koyup yutturma devem edilecektir. Arıcılıktaki verim artışı olmayacak. Yüksek verim için arıcılar kesinlikle kaliteli ve bilinen anaarılarla çalışmalı.

8 yorum:

MUHTEŞEM TURUNÇ dedi ki...

Abi bu melezleşme özellikle gezgin arıcılarda önemli bir sorun. Geçen televizyonda bir arıcı ben ülkemin her bölgesinde bal alırım çünkü elimde üç ırka ait koloni var demiş. İşte bizde arıcılık bu durumda. Neden dersen hem bu üç farklı ırk ve hemde diğer arıcıların kolonileri marttan temmuza kadar ana arı üretimi ve oğul döneminde hep bir aradalar. Zira bu dönemde nektar akımının bol olduğu alanlara hep birlikde göç ediyorlar. Bizim gariban arıcıda hala elinde üç farklı ırkdan koloni olduğunu söylüyor. Bu arıcı senin gibi hobicide değil 1000 küsur kolonisi ve 19 çalışanı olan bir arıcı üstelik.

ALİ TÜRK dedi ki...

Muhteşem abi ben bu yayınları onun için yapıyorum zaten. Arıcı arısının nasıl melezleştiğini bilmiyor, melezleştikçe verim düşüklüğünü bilmiyor.
İşin en can alıcı noktası bunu bilim adamıyım diyende bilmiyor. Herkes şaşıracak ama hemde en büyük etiketlisi damızlık işini bilse, arıcılara arınıza sahip çıkın demezdi.
Yabancı ülkelerde tüm ırkların safı ve F1 leri kullanılıyor. Dolayısı ilede tüm ırklar kontrol altına alınmış.
Bizde nasıl oldu ve bilim adamlarımız buna nasıl izin verdiler anlamak mümkün degil. Türkiye genelindeki tüm damızlık arılar Kafkas arısı ve f1 leri.
Türkiyenin her tarafı kafkas arısına uyuyormu.Binlerce kovan kışa girmeden söndü, bunlar kafkas arısıydı. Damızlıkla ilgili bu bölüm TAB ın ana sayfasında var.(http://www.tab.org.tr/index.php?option=com_content&task=blogcategory&id=14&Itemid=27). Bir bakıverin bakalım kazın ayagı nasılmış. Yani kafkas arılar ülke geneline mahkum edilmiş, diğer ırklar yok edilsin diye başka açıklama bulamıyorum. Bununda büyük bir hata oldugunu bir çok bilim adamı söylüyor ama hep icraat bölümünde işler tıkanıyor, laf var icraat yok.

Bu konuları ilşlemeye devam edeceğim bilim adamlarımızında beni ve forumu takip ettiğini biliyorum.
Kal sağlıcakla.

ERZİNCANLI ARICI VECDİ dedi ki...

Ali bey,daire grafiğinde çok güzel anlatmışsın.Bizim insanımız inat ederse karşı çıkmaya kimse inadından döndüremez.Şunu sormak isterim,bu güzel ülkemizde her iklimi yaşarken,her arı ırkına yer varda karniyola yer yok.Babamın dayıları 40 sene küsülü kaldılar,sonra barıştılar,hac vesilesi dolayısıyla.Küsülüyken küçük dayısı temel yıkılıyor bogazına kadar toprakta kalıyor,agbeysi kürekle geliyor kurtarmaya ,toprakta kalan dayı diyorki,söyleyin gitsin,ölüme inat eden karniyola inat etmezmi.Saglıcakla kalın.

ALİ TÜRK dedi ki...

Vecdi abi bu pasta grafigi bir ögrenciye yaptırdım %50 50 olarak kaydettim, sonra içini kafama göre bölüyorum. Grafikle anlatmak daha kolay. Elimizdeki arıları kafkas harici melezliklerinin nereye gittiğini arıcılarımız bir düşün bakalım.

Yıllardır bir bölgeden, her bölgeye kafkas arısı pompalandı, bu tüm ırkları tehtit etmeyip yok etti. Arıcılarımızın isimler koydugu arılar kafkasın ileri veya geri melezleridir.

Söyleminde haklısın, İtalyan arısı bizim arımızmıydı kimse ses etmiyorda karniyol arısına bir gurup karşı çıkıyor.
Yerli ekotiplerin alayı yok oludu, bilim adamlarımız artık çok geç kaldıklarının farkında bile degiller. Hala ıslah lafları duyuyoruz, en son diyeceklerki ıslah edilecek bir şey kalmadıki::))
Kal sağlıcakla.

TUNCAY HADİSE dedi ki...

Ali Abi,
Senin yelpazede sadece saf veya f1 lerle döllenen F0 yada F1 leri örneklemişsin.Millette safı bırak kullanma melezi dediğin f1 bile yok denecek kadar az.Şemadaki 8 erkeğin ayrı ayrı f10 olduğunu varsayarsak sizin şema,360 adet boylam bulunan dünya haritasına benzer herhalde.Acaba bizim yerliler f kaçtır dersin?
Saygı ve selamlar.

ALİ TÜRK dedi ki...

Tuncay belli bir noktadan üç tur gidiyorsun senin saf ırkın %25 kalıyor::))

Bunu tüm arıcılar oturup düşünmeli.
Hani arılıgınızdaki iyi arılardan üretin diyenlerde düşünsün bakalım. Her anaarıdan en az 8-10 çeşit anaarı çıkaracaktır. Fakat damızlıktan üretim yaparsan tüm olumlu yönlerin %50 si elimizde. İsteyen istediği kadar fantezi ve macera peşinde koşabilir, kimseyi tutmuyoruz hodri meydan::))
Arılarada yeni isim koysunlar, ne güzelde iş ilçe arılarına kadar gelmişti haa.::)))

Kal sağlıcakla.

EMRAH dedi ki...

Ali abi verdiğin şemaların benim yöremdeki arıcılar hiç farkında değil.Benim arıcı arkadaşımın iki arı tarifi var biri sarı diğeri siyah kendi diliyle kara arı.Kara arı dedimi akan sular duruyor çok bal yapar balı buldumu,yavruyu keser ,az bal tüketir.Birde bu arkadaş Erzuruma arı götürüyo sonrada ben,m arılarım yerli diyor.Bunu da geçtim bunun arıları köyündeki arıları etkilemiyormu.Çünkü genelde son baharda arı bölüyorlar ve bu ana arılarda sonbaharda çifleşiyor.Bu nasıl yöre arısı olarak kalıyor bende anlamadım gitti.

ALİ TÜRK dedi ki...

Emrah geçmişte avrupa kara arı dediğimiz esmer arı ile çalışıyordu, şu an bakıyorsun vaz geçilmiş. 1970 li yıllarda piyasada 124 ler vardı herkes hastaydı, şimdi niye kimse 124 aramıyor::))

Zaman içinde her şey yerine oturuyor, bunu hep birlikte görecegiz, arıcı degişmeli, ekipman değişmeli, ırklar degişmeli...

Sağlıcakla kal.