2.02.2014

ARICILIK VE GEZİLER, ŞUBAT 2014

Bu gün 2 Şubat 2014, Darıca'da arlar uçmuyordu ama biz her zaman arı açarız ve açtık....
İki hafta sonu mesaiye kalınca bir türlü arılığa gidememiştim. Bu gün bir turladım. İlhami abi bahçedeydi.
Geçenlerde bir ruşeti plastik çıtada çalışmaya başlatmıştık. Tüm ballı ve yavrulu çıtaları alınarak boş örülmüş çıtalar verilmişti. Tabi boş çıtalara çekmeleri için invert şurup vermiştik.
Ruşette 3 çıtada yavru faaliyeti var. Açmışken içerideki yemlik olarak kullanılan pet şişeyi gene invert şurup ile doldurduk.
Hani kışın arıya şurup verilmez diyenler var. Bakın kışın arının her şeyini alıp, invert şurup verdik, sonuç ortada, 3 çıta yavru faaliyeti var, invert şuruba devam, bu şurup arıları zehirliyor bilesiniz :))
Bir ham petek girmiştik, biraz kabartılmış ama havalar soğuduktan sonra arı petek örme işine ara vermiş.Havalar ısındığında zaten bir sürü yeni işçi arı doğmuş olacak ve petek örme işi hızlanacak.
Darıcada bahçelerdeki çiçeklerin ve otların durumu.
 Çekmeceleri her gittiğimde temizlerim, sıvı olan invert şurup, İlhami abi arılar uçarken çıta üstüne şurup püskürtür, fazla şurup yere akıyor, polen tuzağından da çekmeceye..
İşin garip tarafı bir sefer oksalik asit damlatma yaptık, hala varroa düşmeye devam ediyor.
Arıların petek ördüklerini buradan anlıyoruz, üretilen bazı plakaları düşürmüşler.
 Oksalik asit damlatma sisteminin en az 5 hafta etkili olduğuna pek inanasım gelmiyordu :)
Sizde aynısını düşünüyorsanız bir deneyin, gördüklerinize inanmaya başlayacaksınız.
Düşünsenize, Almanya da yazın iki tur formik asit, kışında bir tur oksalik, sezon içinde bir kaç çıta erkek arı yavrusu imha ediyorlar, varroa kontrol altında. Bizde ise arıcıların bir çoğu yıl boyu her türlü kimyasal başta olmak üzere kim ne derse yapıyor varroa kontrol dışında.
İkinci takip ettiğim kovanın çekmecesinde varroa var ama kovanda daha farklı bir çalışma vardı, sırlı ballar sökülmüş ve çıtalarda sanki temizlik var.
 Daha sonra İlhami abi ile Darıcanın sahilinde bulunan Dudayev parkına gittik. Yolda bir ağaç ördüm muhtemelen badem iyice çiçeklenmiş durum.
Sahilde bulunan hurma ağacında bir sürü hurma vardı, havalar soğuyunca olgunlaşamamış ama ağaç çok yüksek, kuşlar hurmaların tadına bakıyordu...
Sahildeki çay faslından sonra, Darıca'dan ayrıldım.

Başka bir arılıktayım, özel kızların durumuna tam bakamadım, çünkü arılar uçamıyor hava soğuk ama buradan görünüşe göre yavru iyice artmış.
Hazır invert şuruptan, kızlara bir ziyafet çektim, şurupluklar dolduruldu. Şurubu isterlerse bir hafta bile çekmeseler bozulma olmaz, bu acayip avantajdır...
 Bazıları için kenarda tuttuğum enginar fideleri. Bu ocakta en az 20 fide var. Kayış atanlara lazım olacaktır...
Bu arada ufaktan bir enginar resmi koyayım, korkmasınlar....
Yarışa devam........
 Gelelim 1 Şubat 2014 tarihine.
Muhteşem abiyi ne zaman havuza çağırsak,abi bir programıma bakayım bu sıralar karışığım yarın haber veririm...
Kesin, hemde %100 kayış attı demektir.
Ertesi gün abi siz gidin ben gelemiyorum....
Bu cumartesi Yusuf Şimşak Yalova'ya gideceğim zamanın varsa gel dedi tamam dedim.
Muhteşem abimde yazlığına gidecekti. Usu len genede bir duyuralım ayıp olmasın dedik. Abi bende sizinle geliyorum dedi, dedim sen yazlığa gidecektin, yarın giderim sorun değil dedi.
İki dakikada tüm programlar satıldı...
Neyse cumartesi günü Gebze'ye geldi. Kahvaltı filan dedik dedi ben yaptım ayrıca diyetteyim. Bende diyorum bu adam bu kadar niye inceldi.
Yav misafirlikte diyet mi olur, kurabiyelerin bir tadına bak hele dememizle, gerisini yazmaya gerek yok resimler anlatsın...

Sen ye abim, kimse ne görür nede duyar, götür....
Gecikmeli olsa Yusuf geldi, geçik me önemli değil, diyetteki adama yazık olacaktı.
Yalova'ya gidiş nedenimizin başında, Yusuf bey birisinden tavuk almış. Öğretmen birisi boş vakitlerinde tavuk işi yapıyormuş tu. Bir sürü emek harcamış, kümesler yapmış, hafta sonları kalabilmek için konteyner koymuş. Birde bahçeye sera kurmuş, hepsi süperde... İşin garip tarafı ise yer kendisinin değil. Yer satışa çıkmış bizim hocaya yol görünmüş.

Yusuf beyin aldığı tavuklar Susek cinsi ve saf hat mış.
Her şeyde olduğu gibi tavukçulukta da saf hatlar çok önemli. Bu hat dünyada en çok yumurta veren sıralamasında en üst sıralarda imiş. Her işin kendi içinde acayip detayları oluyor.
Arazide bize hava atan bir horoz...
Her halde arazinin satıldığından ineğin haberi yok...
 Kümeslerin bir bölümü bıldırcınlara ayrılmış. Minik minik yumurtaları vardı.
 Resmin arka planında olan kahverengi bıldırcın, Japon ırkmış...
 Bizimki ise oturduğu yerden bir avuç toprak almadan kalkmayan cinsten.
 Bereket oturacak yer yoktu, serayı kaldırırdı yoksam...
 Horozların bazısı içeride, ortamda çok horoz olduğunda tavukları rahat bırakmıyormuş. Burada düzen bozulmuş, artık horozlarında durumu vahim, kimisi satılacak, kimisi düdüklüye girecek, dünya işleri....
 Folluğun olduğu bölümde müzik çalıyordu. Şu an resimde 5 yumurta yolda geliyor, durum onu gösteriyor.
 Yusuf Şimşak'ın yeni saf susekleri. Henüz 6 aylık. Önceki sahiplerinden daha iyi bakacak birisine gidiyorlar.
Yusuf bey artık, pleymut ve susek tavuk ırklar ile çalışacakmış. Her iki ırk, mutlu tavuklar serisinden:)
Tavuklar 4 koli olarak mersedesin bagajına dolduruldu.
Sonra yemek vakti....

Sayın hocamız diyette, Allah sonunu hayır eylesin, diyet bitirecek kalfamı ::((
Aylar sonra kursağımıza bir şeyler düştü, ben oldu mu yerim olmadı mı yemem, diyet nedir bilmem...
Şükürler olsun, bunca nimete.
 Yemek üstüne künefe yenirmiş, öğreniyoruz  :))
Bunlar hesap kavgasında, hiç oralı olmadım, bakarsın başımıza iş alırız. Ne halleri varsa görsünler. İhale Muhteşem hocamıza kaldı, kesesine bereket. Belkide diyette olduğunu ve yediklerini yayınla mayayım diye hesap ödedi ama nafile.
 Yemek sonrası fidancıya geçiyoruz. Bu fidancı Yusuf beyin yıllardır çalıştığı Ruhani DOĞAN
Geçmişte bir kaç kez başka yerlere kazıklanmış, düşünün kiraz fidanı alıyorsunuz, bu yıl kiraz verecek, bu yıl kiraz verecek derken geriye bir bakıyorsunuz 5 yıl geçmiş ve yediğiniz kazığa mı, geçen senelere mi yanarsın. Aldığın fidanın piç çıktığına mı yanarsın...
 Her işte olduğu gibi işini düzgün yapmayan fidancılar olduğu gibi işini 4x4 yapanlarda var.
Ruhani beyden alınan fidanlar genelde ekildiği yıl bile meyve veriyormuş veya ne diyorsa tutuyormuş diyeyim.

Şu an önemli bir şeyi inceliyorlar. Ülkemize bal ormanları kurulacakmış. Bal ormanları içinde yurt dışından getirilecek bir bitki var en büyük özelliği ise 12 ay çiçekli kalıyor dedi.

Bitkinin adı Leptospermum video, bizdeki bilinen adı Çay ağacı.

Duyumlarımıza göre çok kıymetli balı oluyormuş. Fidan ithalatını Ruhani bey yapacakmış. Fidanlar geldiğinde bize de haber ver dedik.

Bu bitki bal verdiği için getiriliyor, birde polen verirse....

Lepospermum video

Ruhani bey alınan fidanları ekilecek mi diye sordu, bizimkiler evet dedi, hemen ekilmeyecekse köklere dokunulmuyor.
Bizimkiler donuyor bu arada akşam üzeri nasıl ayaz oldu.
Ben fırsattan istifade edip, Muhteşem abinin bahçeye gittiğimde bazen meyve konusunda sıfır çekebiliyorum. Ara boşlukları dolduracak, meyve fidanları aldırdım. Gelip giden olur, kuşun, kurdun hakları vardır.
Dolayısı ile hünnap oldukça ileri aylarda meyvesi olgunlaşır, birde çikolatalı hurmalardan aldırdım. Bu hurma cinsi sertken yenebiliyor içi siyan ve çekirdekli olur. Normal Trabzon hurması ermeyince yenmez, adamı boğar be...
Yusuf bir limon aldı, üzerindeki limonlara bakın, minicik fide yarım kasa limon, fazlamı attık ki...
Bir hünnapta bana aldılar sanki ekecek yerim var, bari Niğde ye yollayayım, köyüme ekilsin.
Hünnap'ları gözüm tutmadı, parmak kadar bile kalınlıkları yok, orada çalışan bayan söylediklerimi duydu::((
Bunlar kaç sene sonra meyve verecek ki demiştim...
O gördüğün fidanlar bu yıl meyveli ve meyveden yıkılıyordu demez mi, yuh bana az çeneni tut dedim, yada içinden konuş dimi :((
Canım mersedes kamyon gibi, her tarafını dolduruyoruz....
Alınan fidanları koltuk arkası ve aralara koyduk.
Tavuklarda şaşırmıştır, Allah'ım ne günlere kaldık dediler sankim...
Muhteşem abi ise gün boyu diyeti bozmadı. Zayıflığından istifade edip,bir fidanda onun kucağına koyduk, hemde saksılı:))
Bu gün nasıl geçti anlamadım, Gebze'deyiz. Tavuklara bir hava alın diye açtık, üsteki kolinin içinde bir şeymi var diye elimi attımki, bir yumurta. Bu tavuklar ne kadar verimli onuda görmüş oluyoruz, yolda bile yumurta yapmaya başlamışlar, hemen unları folluğa yetiştirin...
Güzel bir gün oldu herkese teşekürler, Allah sizlerden razı olsun, nereden beni buldunuz bilmem ki::))

4 yorum:

muhteşem turunç dedi ki...

Abi hakikaten güzel gündü. Gezdik arıcı sohbetinin tadına vardık. Fidancı büyük bir yer kurmuş yok yok adamda. Bu fidan konusunda benimde ağzım yanıktır ya o nedenle bu adamla niye daha önce tanışmadığıma yanmadım desem yalandır. Yemeklerde güzeldi hani aslında güzel olan kurduğumuz dostluk sizlerde iyiki beni buldunuz ba :))

yusuf şimşak dedi ki...

SLM...

Sayın Bakanım.

Tavuk bahane ,muhabbet şahane.Üçümüz biraya geliriz de , muhabbet tavan yapmaz mı.

Akşam üzeri müthiş bir başağrım olmasına rağmen , gün bitiminde acaip mutluydum.Buna sebep olanlarda siz dostlarım.

İyiki varsınız...

SLM ve Muhabbetle...

Mirili dedi ki...

Abi selamalar;

Tavuğun şaşırdığı kadar var beya hale bak mercedes, mercedes olalı böylesini görmemiştir :)

Yusuf abinin tavuklardan bir kaç tane alaydın mersinde lazım olurdu hem oraya varıncaya kadar karton belkim de dolabilir:)

Hayırlı günler...

Ali Türk dedi ki...

Muhteşem abi akşam nasıl oldu anlayamadık.
Fidancı işi biliyor.Zaten bir işi yaptın mı yok dememek lazım...
Hiç birbirlerini tanımayanların arı sayesinde bir araya gelip dost olabilmeleri ise çok ilginç...

Slm Yusuf bey, aynen dediğin gibi akşama kadar iyi kaynattık, tavan değil, muhabbet atmosfer ötesi yaptı:)

Fatih kolonin hepsine bakamadım, kim bilir altta ne yumurtalar vardı ba:)
Mersinde tavukla ne işimiz olur, dün 6 kiloluk balık çekmişler...

Sağlıcakla kalın.