5.10.2015

ARICILIK EYLÜLDEN KALANLAR...

2015 Yılı nikah defterini çoktan kapamıştık, Giritli arıcı Manolis'in antrenman yapma isteği vardı, kıramadık...
Manos'u yıllardır tanıyoruz, bizlere değer veren biri.
Bir Selamun Aleyküm abi deyişi var ki görmelisiniz.
Monos bu yılda bizi ziyaret etti.
Her ne kadar dil konusunda sorun yaşasak ta anlaşıyoruz.
Bazı şeyleri daha iyi anlamamı sağlıyor, Yunanistan'da ekonomik durum bozuk ve her geçen gün kötüye gidiyorlar.
Bankadaki hazır paranızı bile çekemiyorsunuz, bu günlerde günlük 50 avro para çekme hakkınız var.
Daha öncede dikkatimi çekmişti, Yunanistan'dan gelen arıcıların telefonlarına bakıyorum bizde kullanılmayan veya bizim yıllar öncesi kullandığımız telefonları kullanıyorlar.
Ülkemizde ise en lüks akıllı telefonlar daha çıkar çıkmaz kapışılıyor. Basit bir mukayese ile iki ülke arasındaki durumu değerlendirmeye çalışayım dedim.


Zaman suni tohumlama yapma için uygun değildi.
Genede nikah masasını kurdum.
Aslında aleti ara sıra kurmak lazım hem temizlik açısından hemde melekelerin tekrarı açısından çok önemli. Aylarca çalışma yapmayınca ayarlarımız bozuluyor.
Manosun ana arının iğnesini tutamaması sırasında kıvranması ve kendisine kızmasını izlerken sanki kendi ilk zamanlarım gözümün önüne geldi, bir şeyler diyordu ama kime sektiriyor du bilmem :)
İğneyi tuttuğunuzda genelde işin büyük bölümü bitmiştir. Ben bir kaç kez iğneyi bıraktırıp yeniden tutmasını söyledim her seferinde daha hızlandı.
En son iş bitiminde eli cımbıza çarptı ana arının iğnesi koptu.
Ana arı belkide yarım saat narkozda kaldı, kesin ölür demiştim.
Bayramın 4.Günü Niğde'ye gittim. Dönüşte kutuları kontrol ederken Manosun antrenman yaptığı kraliçeye bir bakayım dedim, ana arı hala ölmemiş yaşıyor ama yumurta yok. Zaten yumurta atsada saf ana arı olmayacak.
Genede kanadını kesip kutusuna geri vermiştim.
Kanat kesik, kareye bir sarıca birde varroa girmiş :)
Eylül ayının zannedersem sonlarıydı, Gebze'mizin meşhur Veteriner hekimi Basri Öz ile komşunun koyun ve kuzuları birlikte aşıladık.
Basri bey saha çalışmalarında başarılı birisi.
Havada sıcaktı, kuzularda işlem kolay ama koyunlarda tek tek yakalayıp aşılananların başka bölmelere geçirilmesi oldukça zormuş. Arada aşıdan kaçanların hemen yakalanıp aşılanması gerekiyor.
Basri bey bu gün üç kez üstümü değiştim dedi. Sahada çalışmak böyle olur, adamdan ter çıkmalı...
Hafta içi misafirlerimiz vardı, İzmit  Kartepe'den Sadettin arılarını Ovacık mahallemize pürene getirdi.
Sadettin çok şanslıydı benimde ilk defa yediğim bir av ızgarasına denk geldi, kısmet işte...

Kutuda yumurtaya başlayan ana arıların kanatlarını kesiyorum böylece terk etmeleri önleniyor.
Vermemem gereken hazır ana arıları kıramadığımız kişilere verince, kutular birleşmeli ve elimizde hazır ana arı kalmadı.
Bir tur daha aşılama yapmak zorunda kaldım.
Erkek arılar kutulara sığınıyor, zaten anasız kovanlarda barınırlar.


Püren poleni.
Püren Pelitli'de az olmasına rağmen ilaç gibi olmuş. Ana arı kutuları bile petek gözlerine polen depolamış.
Bazı kutuları birleştirirken çıtayı silkeleyince bal döküldü, kokusu pürendi..
Küçücük kutu çıtasını bloke ediyorsa. Kovan veya bölmelerde durumlar daha katmerli diye düşünüyorum.
Bayramdan önce bir bölmeyi eşek arıları söndürmüştü. Kovanı bir açtım içerisi eşek arısı dolu hemen kapadım, maskesiz bir sararlar ise adamı hastanelik ederler.
Bende kovanı kapadım köye gittim, geldiğimde hemen arkadaki ruşeti istila etmişler, keşke kovanı kapamasaydık dedim.
Balık kepçesi ile ilk gün 70 eşek arısı öldürdüm.
İkinci gün 40-50 daha öldürdüm...
Ruşeti kapamıyorum buraya gelip sığınan çok eşek arısı var, kapasam başka yerlere sataşacaklar.
Bu iş çözüm sürecine döndü...
Bir kaç gün daha bu hızla çalışırsam kökleri kazınır...
Erkek arıların son durumu, bu resimleri 4 ekimde çektim.
Erkekler ve kraliçe arı...
Bazıları hakkımda erkek diye diye öldün diyorlar :))
Pelitlide bir bölmede yavru durumu, bölme zayıf ve sarabildiği alana yavruyu basmış.
Kuvvetli arılarda baştan sona yavru durumları var.

Bostanı bozdum, kökenler kavrulmuş.
Köken diye kavun karpuz fidesine deriz.
Eylül ayının 27-28 de doğan kraliçe arılar.
Gününden 2-3 gün önce memeleri dağıtmıştım, 43 memeden 41 tanesi doğmuş. Kaçı çiftleşir geri gelir bilmem, 90 civarı kutuda f2 doğan analar vardı onlara da dokunmadım. 90 Kutudan en az 50 bölme çıkartmayı hedefliyorum hayırlısı bakalım.
Yazın verdiğimiz fireleri sonbaharda vermiyoruz bu işi bir türlü anlamadım. Bakalım 80-90 ana arıdan kaç tanesi kayıp olacak.

Ana arı kutularının olduğu yer iyice seyrekleşti. Sürekli piyasadan dolar çekiyorum gibi oldu. Sürekli kutuları birleştirip azaltmaya devam ediyorum.
Bayramın son günü memlekete gittim biraz kafa dileyip gerekli işleri yapıp Ekim ayının 3. günü Gebze'deydim. O paylaşımları bir sonraki yayınım da olacak inşallah.

2 yorum:

yusuf şimşak dedi ki...

SLM...

Sayın Bakanım.

Hayırdır inşallah , büyük eşekleri damızlık mı kullanacaksın da strafor kovanda beslemeye aldın:::)))

Erkek aradığını söyleyen yalan mı söylüyor...bak sezon sona erdi sen hala erkek diye çıldırırsın:::))

SLM ve MUhabbetle...

Ali Türk dedi ki...

Slm Yusuf kardeşim.
Eşekleri bir türlü incelemeye alamadım. Gelip yamanıp duruyorlar...
Erkek her sezon işe yarar beya...
Sağlıcakla kalın.