28.12.2015

ARICILIK 2015 BİTTİ, KIŞA GİRİYORUZ...

 Kahraman abim Erzurum'dan Gebze'ye gelmiş.
2015 İlkbaharında kendisine bir ruşet arı vermiştim. Arıyı öve öve bitiremedi, tam bizim oranın arısı diyor, bende gülüyorum.Polen toplaması bile çok farklıymış, bizim oranın arıları bir kaşı polen topluyorsa bu bir çay bardağı polen topluyormuş. Arıcı olmak gözlemler yapabilmek, arıyı yönetmek herkesin işi değil ne diyem başka. Banada bir kavanoz bal ikram etti seneye ana arıları nasıl değiştiririz onun peşinde, bal getirdin ya kolay :))
 Hafta içi rahatlık battı çok şükür bu vartayı da atlattık. Dostlarım bana yıkılma peşindeydi, önce Fatih'e sonra Yusuf'a nasipmiş :)
Sevabına yedik içtik...
Bizim pinti hoca bildiğiniz gibi izin kağıdını bir türlü tam imzalatama sürekli rapor vermekten ...
 Düştüğü durumlar ortada.
Yav bir seferde taş fırın erkeği gibi izin almadan gel.
Ah Muhteşem hocam ah....
 Yusuf beyin mekanındayız limoni kafe...
Patatesi önce kumpir, sonrada Afyon keçisi diye bize yedirdi,istersen yeme...
İşin garip tarafı 5 kişiyiz, 2 kişi bu sohbete Bursa'dan geldi, birde Fatihin üzerine oynamıştım, Fatih gelmez ise bende gelmem dedim, adam kalkıp 2 kişi geldi, Serdar'ım sende hoş geldin. Allah hepimize akıl fikir virsin...
Hoca kıvrana kıvrana en sonunda geç oldu filan sanki Bursa dan gelen oydu, hadi git dedik...
Güzel bir sohbet ve çok önemli konular vardı, tecrübe ve birikimler kişilere göre çok farklı, bazen ters köşelere yata biliyorsunuz...
Şaka bir yana, sohbet gerçekten çok verimli oldu...
Yusuf bey kesenize Allah Halil İbrahim bereketi versin tabi tüm sohbettekilere de...
 2015 Yılı baharında Antep fıstığı fidanı bulamadım. Kimi aradıysam satışın sezon sonu yapıldığı bahara fidan kalmadığı yönündeydi. Bazı yerlerde var çok pahalı bir fidana 250 lira diyenler vardı,inadına alıyorum dedim buyurun gelin dediler. Kargoya ver olmaz, 7 yıllık fidanmış kargoda zarar görür diyorlardı...
Peki ne zaman bu fidanlar satılıyor dedim, her yılın sonbaharında fidanlar satılıyor, en son 15 aralıktan önce bu iş bitiyor dediler.
Yazdan bir kaç yeri aradım, devlet kurumları fidan satmıyoruz dedi.
En son birisiyle irtibat kurup 10 tane Antep fıstığı fidanı siparişi verdim. Aylar öncesinden ödemesini yaptım gene seneyi pas geçmeyelim diye.
Tüplü konuşmuştuk, açık köklü geldi, bir yerlerde bir şeyler oldu anlamadım gitti, buna da şükür demek zorunda kalıyorsunuz.
Fidan piyasası acayip, herkes arıcılıkta olduğu gibi ötekine iyi demiyor, genelde o bizden alıp satıyor diyorlar.
 Hedefim ise bir kaç tane fidanı evimizin önündeki bahçeye dikmek. Neden evin önündeki derseniz, bölgemiz çok kurak, bağlardaki Antep fıstıkları bir karış sürgün veriyor, aşı gözü alamıyoruz, yada aldığımız gözler meyve gözü oluyor filiz beklerken Antep fıstığı salkımı çıkıyor. Aşı için sürgünün alttaki bir kaç gözünü, uç kısımdaki kemikleşmemiş bölümdeki gözleri de kullanmayın. İyide bizdeki sürgünlerde zaten 5 göz var, altını kullanma üstünü kullanma ortadakiyse meyve çıktı.
Evin önündeki bahçede bol sulama ile fidan boy atacak bende gittiğimde aşı gözü aramak zorunda kalmayacağım, hedef bu, inşallah tutarlar.

 Melengiç ağacına yaptığım antep fıstığı aşısı, benim kaderim midir nedir? gidip hep meyve gözlerini bulmuşuz...
Aşıları yaptık işimize geri döndük, anneme telefonda soruyorum aşılar tuttu mu diye annemde tuttu mısır gibi sürgün verdi diyor, bende bilmiş bilmiş anne onlar fıstığın filizi dal olacak diyordum :((
Bağ bozumuna gittiğimde birde ne göreyim, filiz yerine Antep fıstığı salkımları vardı. :(
 Yalova'daki fidancı tanıdığıma durumu ilettim, seneye meyve gözü olan yerden filiz verir dedi, görmeden inanasım gelmiyor.
Bu aşıda acayip sinirimi bozuyor, sap gibi bir tane meyveyi nasıl bulduysam :)
Al sana filiz der, gibi bir ifade var  :(

Tecrübe başka şey, bunca olumsuzluktan sonra Antep fıstığı filizlerini incelemeye aldım, alttaki daldaki filiz, üsteki göz meyve, pahalı bir öğrenim yaşadım.
Devamlı köyde kalsak sorun yok, tutmadı bir daha aşılarsın, iki günlüğüne bu işe gidip ertesi seneyi beklemek acayip zor geliyor, bir sürü yabani ağaç boşu boşuna bağımızda yatıyor, vaktim olursa komşulara da aşı yapmak var içimde ama...
 3 yaşındaki çögürlere yapılmış aşılarmış bunlar. Aşılı fidanlar 7. yıl meyve verirlermiş her sene meyve artarak yıllarca sürecek inşallah.
Bir fidanda aşı tutmamış, birde o fideye Antep fıstığı etiketi takmışlar, yarına fidancıyı arayıp durumu bildireyim bakalım ne diyecek.
(Bu gün fidancıyı aradım, cevap erkek fidandır dedi. Yav ben erkek fidan istemedim ki, erkekse niye üzerinde tutmamış aşı izi var...)
Bir başka seçenek ise aynı benim meyve aşısına benziyor, aşıdan meyve çıkmış ve salkım düşünce görüntü böyle oluyordu.
Sonuç Antep fıstığı fidanlarıma kavuştum, mutluyum.
Bir yerden kestane fidanı gelecekti, hemde aşılı ve tüplü...
Beklemekten ağaç olduk, fidan işiyle uğraşanlar bir iki taşla ölmüyor, mübarekler ne yedisi kırk canlılar...
Köyüme fernor ceviz, hünnap, muşmula ve defne fideleri götürüyorum, bahçemiz köyde olmayan bitkilerden oluşuyor, aşılı ceviz götürüp dağıtmıştım kimseye veremedik verdiklerimiz kıymet bilmedi, şimdi sizin cevizlerin fidanından nerede buluruz diyenler çoğaldı...
Bu arada yeni yılda Niğde Bor Balcı köyümde biraz kafa dinlemek istiyorum.
2011 Yılında bu belge ne işe yarar nedir bilmediğimden Aydına arı almak için yola çıkmışım, arabada ruşet kovanlar yüklü.
Trafik polisi bizi kantara soktu ve görevliler K belgesi sordular bende bunlar dalga geçiyor diyorum.
Neyse 2400 Tl ceza yazıldı. Aydından arıları aldık, dönüşe geçildi, Balıkesir'de gene kantardayız bir 2400 daha ceza yazıldı.
Ruhsatında kamyonet yazan tüm araçlar bu belge yoksa ceza yiyebilir. 
Kanun öyle yuvarlak bir kelime bulmuş ki, taşıma faaliyeti...
Daplo, Kango, Kedi, minibüsünüz var, Eve veya arkadaşa bir şeyler lazım nalburdan bir şeyler alayım dediniz arabanızla taşıyamazsınız, nakliyeci çağırmalısınız. Bir çevirmede taşıma yapıyorsunuz K belgenizi verin derlerse ayvayı yediniz.
Taşımayı ticari olarak yapanlar 3.5 Tona kadarki arabalarda K2 belgesi gerekiyor.
Gene ticari bir aracınız var yani ruhsatında kamyonet yazıyor, herhangi bir işyeriniz yok ama benim gibi arılarınız var, bağınız bahçeniz var, gidip gelirken bir şeyler götürüp getiriyorsunuz yani kendi işlerinizde taşıma yapılıyor o zaman Yıldızlı K2* belgesi alınıyor.

Yukarıdaki iki ceza için itiraz ettim, mahkeme birisine haklısın diyerek cezayı kaldırdı, birisine de haksızsın diye cezayı ödemem gerektiğine karar verdi.
Cezayı kaldıran kararda gerekçe sen bal polen taşısaydı bu ticarete girerdi, sen ticari iş yapmıyorsun diyor ve ceza kalkıyor.
Öbür mahkeme ise sen taşıma yapıyorsun haksızsın dedi ve cezayı öde dedi :)
Gene bir kaç sene önce bir yerden arı almıştım ana yoldan gelsem 30 dakika ama kantar var :)
Dağ yolundan 2.5 saatte geldim Gebze'ye...
Artık hepsi geride kaldı diyelim...
Gitsin...
Aldık yani...

 Hafta sonu hava soğuktu arılar salkıma girmiş durumda, yıl sonuna da tam kışla tanışıyoruz inşallah.Pelitli bayağı toparlandı, hala ortalıkta bir şeyler vardır ama yeter dedim. Çalış çalış bitmeyen iş.
 Bölmelerin büyük bölümünde sorun yok. İnşallah yeni yıl içinde bir kaç sefer 15 derece üstünde sıcaklar yakaladık mı, hemen şurup vermem gerekir, hangisi aç hangisi tok bakma şansımız yok, bir iki kovan olsa zaman ve sıcaklık olsa sorun değil hepsini inceleriz ama kışın bu imkanlar zor yakalanır.
Pelitliye revire gelen ruşetler vardı, onları hafta içi tekrar Darıca'ya aldım. Elimizde kenarda çıta ballar vardı, götürdüğüm ruşetlerin ağırlığına göre gece açıp çıta bal girdim. Kenarda duracağına bölmede bir işe yarasın ballar.
Pazar günü ise av bahanesi ile gezmelerdeyim.

 2 Aylık Draahter yavruları...
 Gezerken güzel manzaralar gördüm resim hastalığımızda var.
 Manzaralar süper...
Dağda çay, kuru kuruyada olsa süperdir...

4 yorum:

muhteşem turunç dedi ki...

Sayın Ali Türk bey;
Fotoğraflara bakan kim kazak kim yelek anlıyor. Benim kendimi kimseye anlatmama gerek yok. Herkes beni bilir:))
Dünkü gazetelerden birinde "arıcılık sektöründeki ustalar utançlarından sokağa çıkamaz olmuşlar" şeklinde bir haber vardı:)) bakanlığa dilekçe yağıyormuş, bundan sonra ustalık belgesi birlikler tarafından verilsin, kalfa ve çıraklarını ele güne muhtaç edenlere ustalık verilmesin, şeklinde yazılıyormuş:))
Gelelim aşı işine sen bu işi bence bırak:)) yaptığın aşı ya kiraz veriyor yada fıstık sürgün vereni daha görülmedi:))o gelen fidanlarıda oki parayla almışın bana hediye et meyvesini yerken gölgesinde yatarken sana dua ederim:))ayrıca dualarım kabul olurmu bize bunca ettiklerinden sonra bilemem:))
Hadi itiraf edeyim çay kesin çok güzel olmuştur.
Sağlıcakla kal.

Ali Türk dedi ki...

Sayın Muhteşem hocam biz sizi, herkesten daha iyi biliriz...
Hayal aleminde gazeteler yayınlayıp onları kendine göre okuman süper olmuş, arıcıların ustalık dertlerinden başka dertleri kalmamış demek ki :)
Aşı işini niye bırakayım, ağaç filiz verecek sonra meyve bekleyeceğine yaptığım aşı sayesinde hemen meyveye ulaşılıyor :))
Fidanları niye sana vereyim, dua edeceksen şimdide bana dua edebilirsin, ille ağaç altına yatıp dua etmen gerekmez.
dağda bayırda çay süper oluyor, bir gün buyur gel, çok iyi avcı olduğunu biliyorum bizlere yardımcı ol kuru çay içmeyelim :v

Sağlıcakla kal.

yusuf şimşak dedi ki...

SLM...

Sayın Bakanım.

Balın zekatını vermedin , götürmedin bizeki tadına varalım::))

Geçen hafta bugün süper birgündü.Bursadan kalkıpta elbette afyon keçisine gelmediler.Keçiye tadını veren muhabbetimiz::))

BU saatten sonra artık uzun zaman kovanın kapağı açılıpta ana aranmaz::))

Son resime üzüldüm.

Üzerinde gem göz var gibime geliyor ::))

SLM ve MUhabbetle...

Ali Türk dedi ki...

SLM.

Yusuf bey garibana bir kavanoz bal gelmiş, gözünüzü ona diktiniz...
Geçen hafta süper oldu, senden sonra birde karacaahmet mezarlığına gittik :))
Evet artık kış geldi ve uzun süre kovan açılmaya bilir bakacağız...
Son resime üzülme be, olmadımı olmuyor, menzilim de ördekler vardı çok rahat alınır, nedense patlama olmadı, fişek değiştirdim gene olmadı, bizim pinti hocanın kem gözü vardır, başkasının değil.
Kuru ekmeği bulamayanlarda var, şükürler olsun markete yanaşıp poşeti doldurduk.


Sağlıcakla kal.