21.03.2016

CÜCÜ, NİĞDE BOR İLÇESİNİN KAYI BOYU KÖYLERİNDEN BİRİ VE CÜCÜ SÖZLÜĞÜ, DERLEYEN TURAN ÖZDEN...

Turan Özden.

CÜCÜ SÖZLÜGÜ
A
ABARUGG : Çok şaşırmak..aynı zamanda çok demek
ABA : Anne ana
ABULOBUT : Çok fazla yiyen
ACEP : aceba
ACUR : bi çeşit kelek, süngü
AGMA : yükün bi tarafa kayması
AĞI : Zehir
AGIL : Etrafı taşla çevrili üstü açık davar evi
AGILLAMAK : Kuzuyu koyundan ayırmak
AGIZ : İnegin dogum yaptıktan sonraki ilk sütü
AGZINI AYIRMA : Oyalanma
AHİZAR : Bıktırmak
ALACEBİT : Yarım yamalak
ALAF : Sıcak,sıcak vurması
ALAŞA : Çok konuşma,yalakalanma
ALAYI : Hepsi
ALAZ : Hafif alevlenme..Yeni tutuşma,sinirlenme
ALEMEŞKERE : İnkar etme
ALIÇ : Bir çeşit küçük meyve
ALLEK : Uyanık,tülek ve kalleş kimse
ALMAZLIK :Yavrusunu emzirmeyen koyuna kuzusunun zorla emzirildigi yer
ANADUT : Çiftçilikte kullanılan agaçtan yapılma 3 tırnaklı alet
ANDAVAL : Saf,kafası çalışmayan uyanık olmayan
ANGABUT : Karabasan
ANARAT : Aleni,,ap açık,gizli olmayan
ANDAL : tarlanın bir bölümü
ANGUT : Ahmak, sersem, akılsız,
ANNAÇ : Alın ön
ANNISAKAR : Alnında küçük bir beyazlık bulunması..inek ve atlarda olur
APDESLİK : Eski taş evlerdeki banyoluk
ARALAŞTIRMA : Kavgayı ayırma
ARAYI GİTME : Telef olma boşa gitme
ARKAÇ : Davarların açıkta toplu olarak yattıkları yer, düz dağ sırtları
ARSIZ : Yaramaz yaramaz çocuga denir
AŞGAL : Yüz,surat,durum hal
AŞLIK : Bulgur
ATE : Hala
AHTİMŞAH : Eskiden kalma
ATMAK : Ulak yada örme ile 2 ye ayrılmış Bir götürümlük yük.
AVCARSIZ : 1. Gelişigüzel. 2. Abuk sabuk. 3 dussuz
AVKİTME : Susturma..teselli etme..inandırma
AV GALDIRMA : Gaza getirme..Doldurma..dolduruşa getirme
AVŞARLAMA : Bir işi üstün körü yapma
AVUT : Yanak
AYAGI SEKİLİ : Ayaginda beyazlık olan hayvan
AYKIRI : Yamaç, yan. 2. Karşı. 3. Düz yol, kestirme yol.
AYRIK : Çayır otu,Bir çeşit ot
AZAYSIZ : Arsız
AZIK : Yol yemegi yolluk
B
BABACCA :Papatya çiçegi
BABAL : Günah vebal
BADIL : Yok etme,geçersiz kılma
BAĞCAK : Bağlamada kullanılacak ip
BAGDAŞ : bacakları çapraz şekle getirerek oturma şekli
BAHA : Bir iş karşılıgı verilen ödül para yiyecek vs
BALDIRCAN : Patlıcan
BALEMİT : Palamut agacının meyvesi...Şişman kişiler için kullanılır
BALLIK : Yenen bir ot çeşidi
BANDIKMA : Terlemek, bunalmak
BANDIRMA : Tatlı sucuk ta denen bor ilçemizin meşhur tatlısı
BANMA : Bir yiyecege ekmek batırma.
BANNAKCAK : Derme çatma kapı,,,Bıhçı ile bişey yolarken parmakları kesmemek için parmaga takılan tahta parmaklık
BAREY : Abartı, Abartma
BARUU : Çok anlamında,korkma, şaşırma
BASDA : İçinde Kavun karpuz satılan sergi
BASDIRMA : Tavugu kuluçkaya yatırma,,,Pasdırma
BAŞŞAK : Sahibi topladıktan sonra arta kalan meyve sebze yiyecek
BAŞTAN ATMA : Çocogu üzmeden başından savma
BATDI ÇIKTI : Su kanallarında altından su geçen küçük köprücük
BATMAN : 8 kğ degerinde agırlık ölçü birimi
BAYEM : Badem
BAYRAKLI : Attıgı her adımdan herkesin haberi olan kimse.gizlisi olmayan
BAZAR EKMEGİ : Bordan alınan ekmek somun ,çörek
BAZI : Ekmek yapılırken hamurun yuvarlak hale getirilmesi
BEBİLLEMEK : El üstünde tutmak
BEHDEMSİZ : Elinden iş gelmeyen ,çönge
BEKERE : İplik eğiren çıkrık iğlerine geçirilmiş olup, iğin süratle döndürülmesini temin eden, boynuzdan yapılmış dişli makara
BELEŞ : İddia....2.. bedava
BELETME : gözünü ayırarak bakma
BELLEME : Bir işi ögrenme...bahce belleme
BENNIKLENME : Buyuklenme
BENT : Tarla suvarırken suya yön vermek için yapılan engel
BEŞERİK : Beceri.behdem eli uzluk
BESDİRME : Kapıyı sürgüleme
BEYİT : Keklik tuzagı
BEYTAMBAL : Sahipsiz mal..Ortada kalmış
BEYZİR YAGI : Vazel
BIBIK : Çelik çomakla oynanan bir tür oyun
BIDIK : Ufak tefen insan
BINGILDAK : Gırtlak bogaz
BITDI : Pekmez salça vs kaynatmaya yarayan orta boy bakır kap
BİCİK : Inek yada koyun memesinin her biri
BİDİMİNEK : Bir çeşit bitki
BİL : Genellikle kazmada kullanılan kürek
BİLYE : Misket
BİŞİRGEÇ : Ekmek pişirirken kullanılan agaçtan yapılmış sopa
BİŞİRİK : Damlarda topraktan önceki konan agaç parçaları
BİYNAMAZ : Yüzü yıkanmamış kimse...namaz kılmayan kimse
BİZĞİN : Usanmış hayatından bıkmış.yaşama sevinci kalmamış kimse
BOCUT : Küçük su testisi
BOLAMADIYA : Çokca bolca
BOLUN : Bugday ambarı
BOSİ :Kısa boylu
BOŞANMA : Eşegin zincirinden kurtulup kaçması
BOYDAN : Tam boy Bayan elbisesi
BÖGÜR : Böbrek,böbreklerin oldugu bölge
BÖGÜRME : inek sesi
BÖYCÜ : Her türlü küçük mahlukat
BUHAYLİ : Ekmek yapılan evlerdeki tandırın bacası
BUKÜM : Yufka ekmegin bükülerek sogutulmuş hali
BULAMA : İnegin dogum yaptıktan sonraki ilk sütü ile normal sütün karıştırılarak pişirilip elde edilen yiyecek
BULUP BUŞURMA : saglama,arayıp bulma temin etme
BUNAGISMA : Fırsattan istifade.İşe yaradıgı halde işe yaramama
BUNEK : Danayı inegin ayagına baglamak için kullanılan ip
BUNELEK : Bir çeşit sinek
BUTURAK : (Adanadan yünün içinde dedem İbrahim Özden in getirdigi söylenen bitki) Çoban çökeren..Çakıl dikeni
BUZALAMA : İnegin dogum yapması
BÜZEYDEN : Pekmezin aşırı kaynatılmış hali
C
CAAZ : Adet tane
CANCIKMA : Üzülme..üzüntüden canı sıkılma
CARSE : bir tür kaygan kumaş
CAVLAK : Soyulmuş ceviz,veya fazla traş edilmiş kafa
CAVURDAMA : Konuşma, çok konuşmak
CAVZUTMA : Ateş alacak gibi gelip gitme
CAYDAK : Kuru yavan kurucalı boş
CAYIRDAK : Ekmeksiz yenen katık yiyecek
CAYIRTI :Gürültü..beklenmedik aşırı gürültü
CAZGIR : Çok konuşan bir türlü susmayan belalı kadın
CEHİNDEMİN AGI : Uzak demek.Aslında cehennem zehri demek
CEHRİ :Yeşile çalan bir renk
CENGARİ : Koyu lacivert renk
CEREME : Bir şeyin kötülügü,zorlugu,kötü ödül
CENK ALMA : Bir yiyecegin bakır kap tan zehir alması.
CIFITLIK : Hile yapan düzenbazlık yapan...2..ara bozan oyun bozan
CIKCANLI : Aceleci
CIMÇIKLA : suya çıkma
CILBIR : Su yogurt ve yumurta ile yapılan yemek türü
CILK : İçinden yavru çıkmayan yumurta
CINGIL : Koparılmış üzüm parçası
CINGIR : Bozuk para
CINNAK : Tırnak
CINCIK ŞEKER : Akide şekeri,sorma şeker
CIRBA : Üzüm posası.
CIRKIDIK : Aşırı ezilmiş
CIRTIK : Şımarık lüzumsuz
CILGA : İnce yol
CINCIK : Cam kırıgı,parlak güzel
CINGI : kıvılcım ateş parçası
CILLIK : Oyun bozan,
CIRADAN : Bir şeyin aniden hızlı akması
CIRCIR : ishal
CITCIT : Bir çesit böcek geceleri cıt cıt diye öter
CIPDANTI : Üzüm posasından damlayan şıra
CIZBÜZÜK : Çok çabuk küsen kimse
CIZI : Traktörle tarlaya açılan ark,,su yolu
CIZLAGAN : ısırgan otu
CİBİT : Aşırı ıslanmış
CİDAVLI : Kirli yagırlı
CİMCİK : 1. Çimdik. 2. bir tutam
CİNATLIK : Hır gür kavga dövüş
CİNAZ : Ortalıgı karıştırma... hır çıkarma
CİNGİL : Küçük helki..aynı zamanda akan sümük
CİTCİLİBACİ : Bir tür küçük kuş..takkalı kuş
COBUKLANMA : Ohlazlanma..övünme
CORUKSUZ : Çok israf eden
COZUTMA : Sapıtma...Yoldan çıkma
CUKGA : Para kesesi
CULLUK : Hindi
CURKADAN : Bir şeyin hızlı ve kolay şekilde bogazdan geçmesi inmesi
CURUN : Şarapananın tahliye deligi
CÜLÜK : Kanatlı hayvanların yavrusu
Ç
ÇAGŞAK :1: koyunlarda dışkının yünün yada derinin bir bölümüne toplanmış hali 2: Taşlık alan
ÇAKIL : Taş yıgını
ÇAKMAK BÖYCÜSÜ : Ugur böcegi
ÇALÇOP : Bir işi hızlı ve üstün körü yapma
ÇALKAMA : Ayrana ekmek katılarak yapılan yiyecek
ÇALMA : Toparlama...
ÇALIDUDU : Bögürtlen
ÇANAK : Bez parçalarından top yapılarak Küp parçalarıyla oynanan bir çocuk oyunu
ÇAPCI : Üç kagıtcı yalancı,dolapcı
ÇAPIT : Bez parçası
ÇATMA : Gölgelik
ÇAVDIRMA : Çok uzun kavak.ince uzun kavak
ÇEBİÇ : Genç keçi
ÇEGMEL : Ucu oval çoban sopası
ÇEKİNTİ : Kürekle tarlaya yapılan geçici ark su yolu
ÇELERME : Bir çeşit hayvan hastalıgı
ÇELLAV : Hırçın yapılı,,köpek ismide oluyor
ÇEMKİRME : yüze karşı bagırarak karşı gelme
ÇENET : 2 ye ayrılmış cevizin herbir bölümü
ÇENİLEME : Köpegin acı duyunca çıkardıgı ses
ÇENTME : Bıçagın düz tarafıyla ve dua okuyarak iyileştirme şekli
ÇERÇİ : Eşekle köylerde satış yapan seyyar satıcı
ÇERKEZ : Bir tür agaç.Artık köyümüzde fıstık aşılandı bu agaçlara
ÇEVİRME : Üzerine ekmek konulan hasırdan yapılmış yuvarlak nesne
ÇEVLİK : Yayladaki hayvan agılı
ÇEVRE :Mendil büyük mendil
ÇIĞIN : Omuz
ÇIĞIRMA : Seslenme çagırma söyleme
ÇIKIN : İçine erzak yada malzeme konulan bez parçası
ÇIKLA : Aynı benzer
ÇIKRIK : Yün eğirme aracı
ÇINGIRAK : Çan,zil
ÇINIÇITLIK : Bir çeşit ot,yenilebilir bir ot
ÇINILAMA : Kulakta duyulan ses, çınlama sesi
ÇIRPMA :Sobayı ve borularını temizleme,halı silkeleme
ÇITIGIN DİLKİSİ : Genelde sarı veya boz insanlara denir
ÇİGİT : Yarım kalmış sabun sabun,
ÇİLİNTİ : Hafiften yagmış yagmur
ÇİLTE : Çil çilte,eski bezlerden dikilmiş örtü
ÇİMME : Yıkanma
ÇİNERME : Gözünü beletme.sert sert bakma
ÇİNİ : Bir göz rengi
ÇİNKAV : Emaye kaplı tas tabak
ÇİKMİ : Yaş ince sopa
ÇİRKEF : Bulaşık bela kimse
ÇİTLEME : Sulanmış ekmegi katlama
ÇOKRAMA : Canı kaynama
ÇOLPA : Behdemsiz,elinden iş gelmez.beceriksiz
ÇOM : El veya ayak parmagı olmayan yada eksik olan
ÇONA : Çocuk
ÇONTAK : Agacın bir parçası
ÇONUR : Çalının dikeni
ÇOPUR : Kayalık yamaç yer
ÇOTANAK : Cevizin 2 li büyümüş hali 2 tane birden ceviz
ÇÖĞZÜRME: küçük abdest,işeme,İdrar yapma
ÇÖMÇE : Yemek konulan kepçe
ÇÖMME : Çökme egilme
ÇÖNGE : behtemsiz çolpa,beceriksiz uyuşuk
ÇÖRDÜK : Çok zayıf kişi...aynı zamanda bir çesit ot
ÇÖREK : Somun ekmek. bazar ekmegi
ÇÖRTEN : damlarda yagmur ve kar suyunun yere akmasını saglayan sac
ÇUKUR : hindibağı bitkisi
ÇUL : Semerin altına serilen eski bezlerden dikilmiş parça
ÇULLU : Kötü ve çok fazla giyinmiş kimse
ÇULTA : Eski kumaşlardan dikilmiş.battaniye gibi kullanılan bez
ÇULTALI : Bağ yapragı ve bulgurla yapılan bir yemek
D
DABIKLAMA : Oldugu yerde uyuklama.sızma
DADANMA : Alışma
DAGDAGAN : Kızlar yemişi de denen nohut büyüklügünde meyvesi olan bir çeşit bitki
DAGIM CINGI : Darmadagin paramparca
DAH : Eşegi sürmek için kullanılan kelime
DAL : Sırt
DALAMA : ısırmak.haşlamak
DALAŞMA : Bulaşma
DAM TANASI : 7 .8 aylık dana
DANDAN : Akşama doğru çıkan bir tür böcek
DANDIN : Yufka yaparken oklava dizilen takoz
DANGIRDAMA : Gereksiz konuşma,çok konuşma boş konuşma
DASTALLANMA : Bayanların tülbent örtünme şekli
DAŞEGRİSİ : Yaramaz arsız çocuk
DATDİRİ : Kısa giyinen...2. Şalvar
DAVŞAN EKMEGİ : Bir tür bitki
DAYLAK : Sakalı, bıyığı çıkmamış delikanlı...İnce uzun boylu kimse.
DAYLI : dert..Büyük çıban.yara
DEBELLEŞME : Uğraşma.Çabalama.boguşma
DELALET : İz işaret..alamet
DELBEK : Darbuka
DENE : 1 tane..2 Hoşafın içindeki yiyecekler .3 bugday
DEPİK : Tekme
DEPİŞME : At ve eşeklerin kavgası, tekmeleşmesi
DEPME : At veya eşegin insana ayagıyla vurması
DESTİ : Topraktan yapılmış geniş gövdeli dar bogazlı su kabı
DEVLİSİ GÜN : Yarın degil öbür gün...yani bugün salıysa perşembe
DEVRİLEGALMA : İnsanın Oturdugu yerde canının kesilip yan dönmesi
DEVŞİRME : Toplama
DEVRE : Aksi
DEVRİLECCE : Ölesice...
DEYNEK : Sopa
DEYRANBER : Ay çiçegi
DIĞRAMA : Hastalıktan iyileşme
DIKAÇLI : Burnundan konuşan
DIKIŞTIRMA : Alel acele karnını doyurma..atıştırma
DIMMA : Az bişey uyuma
DINARMA : Soguktan çok üşüme
DINIRGAMA : Dinleme
DIMGIRMA : Yari uyur bi halde oturma
DIMDIZLAK : Bomboş
DITMIK : Hasattan sonra kalan ekinleri toplamaya yarayan ucu dişli demir parçası
DİPİTATARİ : Saglıklı insan.güçlü kuvvetli hızlı
DİDİNME : Çok ugraş verme,ugraşma
DİLİK : Dilinmiş,dogranmış
DİKİLME : Ayakta durma..domuşma
DİNEK : adet gelenek görenek
DİNELME : Ayakta durma
DİNİZLEME : Rahatlama,rahata erme,ferahlama
DİRELME : Hastalıktan iyileşme.canlanma
DİRENEGALMA : Eli kolu tutulma,yıgılıp kalma
DİRİ : Pazartesi.....,canlı
DİŞİRME : Toplama
DİYNEME : Toplama
DOGUŞTAMA : bir bakma şekli..yeni uyanmış çocugun bakması
DOLAŞMA : gezme gezinme
DOLYAMBAZAR : Götürü...kabala..gabal
DOMA : Bir mevkii,hafif yüksek yer
DOMUŞMA : Ayakta durma
DONCAK : Pantolonsuz,,,,çıplak
DONNUK : Yük iplerinde bulunan tahta parça.
DÖK AGACI : Egrilmiş ipin gelep haline getirildigi ucu büyük çivili tahta
DÖKÜLE GALMA : Öle kalma..ölme.uzun yaşa
DÖKÜNTÜ : Davar kırkarken Düşen yün parçaları
DÖLEK : Yokuştan sonraki düz yer,,
DÖLEK DUR : Dogru dur.düzgün dur.yaramazlık yapma
DÖLENDİRME : Düzeltme
DÖŞ : Bağır
DÖŞEK : Yatak
DÖYNEME : Sürekli.devamlı
DÖYÜS : Deyyüs
DUBARA : oyun. alavere dalavere
DUDUMİLİ : İnce yapılı narin
DULDA : Rüzgar veya yagmur değmeyen yer ıhdı
DUMACIK : aşırı rahatsızlığa yol açan bir tür sinek
DURMAÇ : Surat
DUT AGACI : Sıcak Tencere tava tutmak bezden yapılmaş tutacak
DURUKMA : Atılan yere ilginç bi şekilde durma..yavaşlayıp durma
DUSSUZ : Gereksiz şeyler konuşan,agzında yarım mercimek ıslanmayan
DUZBUZ : Paramparca darmadagin un ufak
DUZU GURU : Durumu iyi hali vakti yerinde
DÜGLEME : Dügümleme...İstemdışı dügüm atma
DÜNEME : Kuş yada tavugun agaçta yada tünekte durması uyuması
DÜNÜR : Hısım...Oglu ve kızı birbiriyle evli olan aileler
DÜNÜRCÜ : Kız istemeye giden grup
E
EBESİ : 5 küçük taş ile oynanan bir oyun
EGLENME : Biriyle kafa bulma..dalga geçme
EĞSİKLİ : Kadın bayan
EĞRİDOMA : Bir yere yada dama yapılan duvar
EHNEZİME : Agrısı hafifleme
EL GALEM : Çıt kırıldım
ELETİRİK......el lambası
ELİCEK : Çıkrık kolu....bıhcı ile ot yolarken parmaga takılan tahta parça
ELMAYUVARLAYAN : B.k Böcegi
EME YARAMA : İşe yara,işe yarama
EMİSME :Kuzunun yada dananin annesini emmesi yada emzirilme
EMLİK : Küçük yavru.süt kuzusu.annesini emen
ENDERME : Boca etme..aniden boşaltma
ENDEZE : Alet edevat
ENEK :Sermaye
ENGEL : tarladaki buğday, arpa ....bir miktarı
EPİTME : Biraz atma..azıcık epeleme
ERBEYEM : beceriksiz..becerisi olmayan
ERİNME : Bir işi yapmaya üşenme
ESBAP : Çamaşır
ESGİ : Bayan elbisesi
EŞGANE : ambar kiler
EŞGİLİ ŞEPE : Kırmanas ve altunhisara özgü küçük yuvarlak ekmek
EŞGİLİ MANTI :Kaynamış mantıya.yag yakılıp sirke dökülerek yapılan yemek
EVDİNME : Oyalanma
EVGİN : Aceleci,,acele eden
EVİŞTİRME : İşleri yoluna koyma
EVLEK : Bir ev yapılabilecek kadar arsa
EVŞİRLEME : Bir iş acele yapma,üstün körü geçme
EVTİK : Oyalanacak malzeme
EZA : Cenaze
F
FALDIRAMA : Titreme.aşırı titreme
FARIÇ : Keklik yavrusu
FASIL : Fasulyeye benzer bir bitki meyveleri yenir
FAŞE : Genellikle idrarını tutamayan veya idrarını yapmış çocuk
FEHİM : Önem
FELFENE : Beraber yenen yemege edilen masraf..paylaşılan ücret
FERMANA : Uzun kadın yelegi
FIKARE : Fakir..gariban kimse
FILDIRMA : Hızlıca atma
FIRGALAYDI : Hızlıca dönme
FIRILDAK : Topaç
FIŞGI : Genellikle idrarını tutamayan veya idrarını yapmış kız çocuk
FISGIL : bir tutam
FITDIRMA : Aşırı sinirlenme
FITLIK : Çok ekşi
FİĞ : Hayvan yemi yapılan bir bitki
FİLASE : Sözün özü,,,sözün kısası.lafın kısası
FİLİNTA : Küçük namlulu tüfek....güzel yakışıklı kimse
FİREZ : Ekinin başaksız hali
FİRİK : Genç tavuk
FİŞAN : Agaç sürgünü
FİŞGENE : Salyangoz sümüklü böcek
FİRİK : Genç tavuk
FİRS : Aşırı hırs
FİZAN : Uzak .Çok uzak
FİZAY : Agrı
FLORAS : Uzun beyaz lamba
FOCCUKLAMA : Kurcalama,karıştırma
FOLU : Tavukların yumurtlaması için kümese konulan kandırma yumurtası
FORAKLAMA : Alıp atma gıcıtma
FOS : İçi boş olan...boş
FOSGULAK : Mantara benzer içi boş bir tür mantar
FOTAKLAMA : Alıp atma fırlatma
FOTLAK : Sümük
FOTUK : yeşil renkli burun akıntısı
FOTULAMA :1 Suyun tanzikli akması..2.sinirli hareketlerde bulunma
FRENGİ : Eski kapıların kilitleme düzenegi
G,,,,Ğ
GABAL : Bir işi götürü alma.rasgele
GABINA GOYMA : Yorma, ugraştırma,canına doyurma
GABIŞ : Saçını fazla kesmiş,saçsız, tüysüz
GABİYET : Kabahat kusur
GAÇIL : Çekil..kenara çekil
GADAK : Bardak
GADE : Kardeş
GADIBUDU : Yuvarlak uzun karpuz
GAFAKAGIDI : kimlik,nüfus cüzdanı
GAĞIŞ : Bir tür yakacak,kermenin ufalanmışı
GAHANMA : Özenme,imrenme,,bir şeyi canı çok çekme
GAKLIK : Taşların oyukları..içine yagmur suyu biriken oyuk
GALEE : Önemsememe.mesmeneye almama durumu
GALGÖTÜRÜM : Evi darma duman etme.dagıtma
GALGIMA : Zıplama.tepinme.gürültü çıkarma
ĞALIÇ : Küçük orak...oragın küçügü
GALİYET : Dügünlerde atılan hediye
GALENGUŞ : Kırlangıç kuşu
GANAAT : gözü doyma,yeterli görme..2.İnanma
GANARA : buda göpülle aynı anlamda çok yiyen doymak bilmeyen
GANAYAKLI : zavallı kız kadın bayan
GANIRAK : balgam
GANI ILIK : Sıcak kanlı
GANNAPA : Çok yiyen
GANNIYIN AGRISI : Çagrıya cevap verme şekli,,,bir beddua
GANİYETSİZ : Aç gözlü ,gözü doymaz
GAMGA : Ele batan tahta parçası
GAPALI PAZAR : Pazar günü
GAPGACAK : Tencere tava
GAPMA : Köpek ısırması
GAR GATMASI : Pekmezle kar ın karışımı
GARAMAÇA : Esmer insanlara söylenen bir kelime
GARAMET : Suçlama..suç atma..haksız yere suçlama
GARARADERT : Bir beddua şekli,agır bir beddua
GARAGIŞ : Kışın en soguk zamanları
GARGABİYNİ : Pekmez ile yogurt un katması
GARIK : Bagın bölümü
GARLANGOP : Cumbul cemaat. Herkes
GARSAMBA : eşya, kalabalık eşya, gereksiz eşya kalabalıgı
GARSAMBAÇ : Pekmez ile kar ın karışımı
GASALAK : Kendini begenmiş,ukala övüncek
GASPANEK : Zıgarma ...karşı gelme
GATIKSIZ : Sade ekmek
GATIK : Ekmegin içine konulan yiyecek
GAVDUDU : Eski taş degirmende çekilen bulgurun kenara düşmüş kabukları ile pekmezin karışımı
GAVLUK : Yılanın soyundugu derisi
GAVRANMA : Bir yeri agrıyınca veya birşey kaybedinceki kapınma
GAVUMSAK : Kanı ılık sıcak kanlı insancıl
GAVURGA : Buğdayı soba yada sac d kavurarak yapılan bi çeşit yiyecek
GAVURLUK : Bilerek yapılan kötülük,
GAYFE : Kıraathane,kahvehane
GAYGANA :Yumurta ve pekmezle yapılan bir yemek
GAYIL : Razı
GAYIRMA : Kollama.adam ayırma.
GAYIT : Yiyecek
GAYNATA : kayınbaba
GAYNAYYOR : aşırı çok
GEBELEK : Genelde ineklere musallat olan bir tür böcek
GEBERYATLIK : Yatmadan önce yenen yemek örü, de denir
GEDİK : 2 Duvar arasındaki geçilebilecek yer
GELENİ : Gelincik
GELEP : Yün egirildikten sonra dök agacında dökülmüş hali
GELİN ABLA : Gelin
GENAZ : Sanırım,Gumanım
GEN DEYZE : yenge
GENNEŞME : Yorulunca veya uykudan uyanınca yapılan gerinme hareketi
GETLEK : Gırtlak
GETLEME : Yabani marul,bi çeşit ot
GEVREK : Yufka ekmegin sulanmamış hali
GIBAL : Sima
GICILAMA :Aşırı Hızlı hareket etme, 2 öfkeli hareket etme
GICITMA : Aşırı hızlı atma
GIFADAN : Habersizce, gizlice
GIĞ : Keçi koyun dışkısı...Gübre ve yakacak olarak kullanılır
GIKLIK : Davar kırkılan alet
GIMÇITMA : Az bişey söyleme,agzından kaçırma
GIMILTI : kıpırdama...gıpranma
GINCIRAT : Salıngaç
GIRAANLI : Bir sürü, çok
GIRAN : Ölet,..telef olma.toplu ölüm
GIREDE : Başkasına sinirlenmiş kimse
GIRKMA : Saçı veya koyunun yününü kısaltma kesme
GIRMA :1 tarlanın bir bölümü....2.işlem görmüş hayvan yemi.3...av tüfegi
GIT : 1 Az bulunan,az 2 Çelik oyununda çalınmaması gereken yer
GIRPINTI : dokumacılıkta halı iplerinin kesilmiş hali
GITEL : Katil
GITIR : Ara bozma,ara bozuculuk
GIPÇI : Çikmi,Agaçtan yaş çubuk
GIPDI : Cimri,eli sıkı
GIPIRDAMA : Hareket etme
GILÇIK : Bazı otların sararmış parçalarının çoraba takılmış hali
GINNAŞIK : ütüsüz..buruşuk..
GINNAP ÇALISI : İt çalısı...Bulaşık insan
GISKA : Küçük sogan
GISSILMA : Dar bi yere sıgmaya çalışma...büzüşüp sıkışma
GIVRAK : 1 Çok hareketli 2 sözünden dönen kıvıran
GIVRANMA : 1 Aşırı agrıdan yerinde duramama, 2 dolaşma
GIVRATMA : Yuvarlak
GIVRIŞIK : Dolanmis dolaşık
GIY : Kenar
GIYKIMSIZ : İşini hesaplamadan yapan kimse. üstünkörü
GIYLAMA : Kenara çekme..tek duruma getirme
GIZINMA : Isınma
GIZIŞMA : Birine sürekli sinirlenme.kızma
GİCİMİKLİ : Bulaşık,
GİDİŞME : Kaşınma bir yeri kaşınma
GOANMA : Gasalma..Övünme
GOCAYUMAK : Gocaogmak da denir.peynir ve ekmek ufagı hafif ıslatılarak yapılan yiyecek türü
GOCUK : Palto
GODAAL : Bırak gel
GODAZ : Kasalak.kendini begenmiş.ukala
GOLUCAK : Kola takılan bez yada deri parça
GOLAN : semer yada palanı eşege baglamak için kullanılan ipten örülme kemer
GONUR : Bir renk
GONURSU : Bir tür koku
GOPMA : koşma,Koşarak gelme
GORUCAK : Pekmez kaynatirken pekmezin icine dusen dal kül çöp benzeri yabanci maddeler
GORUK : Üzümün olmamış hali
GOSA : tırpan
GOŞAM : Bir tutan
GOYUN CİBİ : İç cep
GOYUYURMA : Bırakma,salıverme
GÖCEK : göceklenme, genelde köklenme, bir tane atılıp bir kaç tane olması
GÖDELEK : Şişman,kiloluca
GÖDEN : Karın
GÖDERME : Büyüme,genellikle karın ın büyümesi
GÖĞ : Bir renk,yeşile çalar bir renk
GÖĞERME : Yeşerme
GÖLEK : Su birikintisi
GÖLERME : Altını ıslatma
GÖLÜK : Merkep... Yüklü eşek
GÖMÜK : Yarı çamurlu su bataklık
GÖNEN : Bir çeşit ıslatma şekli..ıslak bayagı ıslak
GÖNLÜNDEN KOPMA : İçinden gelme
GÖPCÜME : İçinden gelme,,Gönlünden kopma
GÖPME : Çok fazla yeme,
GÖPÜL : çok yiyen karnı doymak bilmeyen
GÖREMEZ : Çig süte gevrek kırılarak yapılan yemek
GÖRENEKSİZ : Terbiyesiz,bir şey ögretilmemiş,aile terbiyesi almamış
GÖRESİ GELME : Özleme
GÖYNEK : gömlek
GÖZER : Büyük elek
GÖZLE : Bakar ol..takip et.. bekle
GÖZ DEGMESİ : Nazarı degme,Nazar
GUBARMA : Kuş yada tavugun tüyünü kabartması..insanında kabarması
GUBUZ : Böbürlenme
GUBÜR : Hayvan gübresi
GUCÜN : Zorlayarak,zoru zoruna
GUĞLEMPE : Yüksek, yüksekten
GULAKASMA : İnanma İtibar etme
GULEK : Bugday fasulye vs ölçüsü birimi...ortalama 33 kğ
GUMANIM : galiba,sanırım,genaz
GUANMA : Köpek kedi at ve eşegin yavrulaması
GUNNAYICI : hamile hayvan
GURAKSAMA : Bir yiyecege karşı aşırı özlem
GURDAMA : Karıştırma..kurdalama
GURK : Yavru çıkartmak isteyen veya yavrulamış tavuk
GURPEDEN : Birine aniden ve habersiz vurma
GURSAK : Mide
GURUCALI : Yavan katıksız
GURUBOŞUNA : Boşu boşuna
GUSKUN : Semer eşeğin sırtında iken öne kaymasını önleyen, hayvanın kuyruğu altından geçen kayış, urgan.
GUŞ LASTİGİ : Sapan
GUŞLUKLAYIN : Sabah karşı
GUYRUK ÖLÜSÜ : Bir tür zehirli böcek
GUZAY : Kuzey
GUZLAMA : Tavuk yumurtlamasi koyunun kuzulamasi
GUZUOGLAK : Ekşi bir ot.kuzukulagı
GÜCÜBELA : Çok zor...zorla..zorunan
GÜĞÜM : Aliminyum ve bakırdan yapılmış su kabı
GÜLBÜNDÜ :Kuş burnu
GÜLLAP : Kapı sürgüsü, menteşe.
GÜME GİTME : Arayı gitme.kim vurduya gitme.boştan yere telef olma
GÜNÜLEME : Kıskanma
GÜRDÜKME : Coşma...kudurma
GÜTME : İnek yada koyun otlatma.2 Takip etme
GÜVE : Halı veya giyecekleri yiyen bir tür böcek
GÜVEYİ : Damat
H
HACAT : Alet edevat..kullanılan malzeme.işe yarar parça
HACET : gereksinim..ihtiyaç
HAFTAN : Ahır hayvanlarının toplu şekilde yem yemesi için agaçtan yapılan yemleme kabı
HAK : Çobanın yılboyu otlattıgı koyunlardan 10/1 oranında aldıgı koyun
HAKKIRDAMA : Yüksek sesle gülme
HAKLAMA : Dayak atma.dövme
HALBİYSE : halbuki
HALKALI : Kötü çirkef insan..köpege benzetilen çirkin insan
HALLİTME : İşini görme.işi bitirme
HALVETER : un ve pekmez pişirilerek yapılan tatlı yiyecek
HAMAMLIK :Bonyoluk
HAMIRSAMAK : Uzun süredir yenmemiş bir şeyi canın çekmesi
HAMUT : Atı at arabasına baglamak için atın boynuna takılan deri oval büyük parça
HANGIRA :Neresi
HANGIRDA :Nerde
HANGIRDAMA :Çirkin bir şekilde Gülme
HAPPE : Çizgilerle oynanan bir oyunun taş parçası düz taş
HARAR : Büyük çuval
HAIM : Harman yeri
HASSEK : Hastalıklı veya gelişmemiş koyun
HASSIR YASSIR : Darmadagın olma
HAŞGAŞ : Yenilen kötü dayaktan sonraki vaziyet hal . Darmadagın
HAVI : Halveter,pekmez ve unla yapılan bir tatlı türü
HAVLİ : Avlu
HAYALLI : Kendi kendine hayaller kuran hayalle yaşayan
HAZAL :Kurumuş yaprak...gazel de deniyor
HAZLANMA : Hoşlanma
HEĞ : İçinde üzüm çekilen büyük sepet
HELEŞEM : Kalabalıkla yapılan Eglence
HERENİ : büyük yayvan bakır kazan
HELİK : Küçük taş parçaları
HELKİ : İnek sağmaya yarayan küçük kap
HEYEDEN YOGADAN KESİLME : Aşırı yorulma,yorgunluk
HIKSUMAK : İpe un serme...Kem küm
HILLI : dogru düzgün
HINAZA : Sinsi kötü niyetli
HINDIKMA : Kendi içinde üzülme strese girme
HIMBIL :Pısırık...
HIMKESTİ : İçinden pazarlıklı,karnı dar
HIR : Kavga gürültü
HIRBEŞER : Sagı solu belli olmamak..bir anı bir anını tutmamak
HIRTIBI : Tamamen
HIRTIL : Havuç
HIRTIŞLAMA : Kesmek için sürtme..Bıçagı aşagı yukarı sürme
HISIM : Dünür
HIŞ : Çok aşırı çok
HIŞLAN : Sarı..sap sarı
HIZMAT : Birine bir işi düşmesi,,yada birinin size işi düşmesi
HİNCİK : Şimdi
HİYERİ : Be beyav yahu
HİZEN : Evlerin damında kullanılan kalın agaç
HOHAA : İnek sürerken kullanılan kelime
HOMAK : Avuçlama.bir avucun alabildigi kadar
HONÇA : Koyunun kuzuladigini haber veren cobana verilen pekmezli helvali dürüm
HONDEVE : deve gibi uzun boylu
HONNUK : Bahçeye suyun giriş yaptıgı yer
HOPBEYZİR : Omuza alma,çocugu iki omuza oturtma şekli
HORÇ HEYBESİ : Çobanın azık koydugu heybe
HORHÖBELEK : Ortalıgın karışması
HOŞGİŞİ : Yalakalık. yaranmaya çalışma
HOYDANA : Kavak gibi uzun kimse
HOYDUR : Biçimsiz şekilde uzamış kimse
HOYMİNA: Uzun boylu (mumgecesi dedigimiz gün yaktıgımız kandille bu kelimeyi kullanırdık ) ( hoyminamina mina )
HÖA : Bakale.bak şuna.hala yapmıyor.veya yapıyor,gibi hafif kızma şekli
HÖĞELME : Diklenme,karşı gelme,kendinden büyüge direnme
HÖBEK : Yıgın,yakacak yıgını
HÖDÜKLENME : Huylanma,şüphelenme
HÖKKEM : Gasalak ,kendini begenmiş,ukala
HÖREKE : Halı tezgahı
HÖSDÜR: Uzun boylu,iyice uzamış
HÖST : Bir at sürme kelimesi
HÜSUSÜ : Kasten..Bilerek Özel
HÜLÜK : Tatlık kurmak için evin içine eşilen eşik
HÜNGÜRDEME : Aglama
I
IGRALAMA : Sallama
IGŞALAMA : Çırpma sallama
IHDI : Dulda,kuytu,rüzgar yagmur degmez yer
IHMANLI : Maharetli becerikli
IKMA: Çömelme..oturma
ILDIR ILDIR : Işıl ışıl.aydınlık
ILIŞLAMA : Karıştırma Sıcaga sogugu kötüye iyiyi katma
IMIK : Ilık, hafif sıcak
IMIRSIK : İşini yavaş yapan,mızıklı
IRBIK : İbrik plastikten su kabı genellikle abdest almada kullanılır
IRGAT : İşci.
IRIM GIRIM : Biri bi tarafta biri diger tarafta,birbirine uzak
IRIŞGAN : Birine karşı,kasten,bilerek,hüsusi
ISTAR : halı
İ
İBİBİK : Çavuş kuşu ..übbük de deniyor
İBİKLEME : Kurcalama,Voccuklama
İFRİT : Kötü koku
İKİCANLI : Hamile kadın
İGLEME : Aşırı usanma,bıkma
İHİYA : İşte burada
İLAĞENÇE : Legen
İL EKMEGİ : Sahur
İLEŞ : Kötü kokan hayvan ölüsü
İL İYİSİ : Başkalarına iyilik yapıp kendi ailesini önemsemeyen
İLİK : dügme dügme deligi de deniyor bazen
İMRENME : Bir şeyi görür görmez çok begenme,canı isteme,aşırı hoş
İN : bel.kayvanın kulagına konulan sahiplik işareti
İNCE SIZI : İnceden inceye çaktırmadan kötülük yapan kimse
İNCİRLEME : Oyunda ebeyi belirlemek için sayma
İNNELEME : Laf vurma,çok inceleme
İLBİZ : Ag örümcek agı
İLAŞİ : Ele karşı yapılan iş
İNGİL : Dananın boynuna baglanan ip
İNEME : Kulak kesip bel koyma..
İNİ : Kayın, kayınço
iPDA : Önce,evvel
İPİY : Bayagı
İREZLE : asma kilit baglanan demir toka
İSGEMİ : Tatlık kurmak için konulan masa
İSSIRAN : Spatula
İŞDA : İşte burda,burada
İŞGİLİK : Sucuk
İŞGİLLENME : Şüphelenme,iştahı kaçma
İŞDONU : İç çamaşırı,kilot
İŞLİK : Pijama gecedonu
İŞMAR : İşaret.işaret ederek harekete geçirme
İTEĞİ : Büyükçe savan,geniş örtü
İT BONCUGU : Eskiden nazar boncugu yerine çocuklara takılan deniz canlısı kemigi, ortası somun ekmek gibi yarık kemik
İVME : Acele etme
İYRETİ: Emaneten..saglam olmayan
İZBANDUT : İri yarı,kocaman kişi
İZBET : Zayıf, hastalıklı, sürüden ayırdedilmiş koyun vb. hayvanlar.
İZOZ : Kendini begenen kimse
J
K
KAKLAMA : Dograma.küçültme
KEK : elma armutun kesilerek kurutulmuşu
KARAOVLUK : Yenilebilen bir çeşit ot
KARDEN GELME : Gurbetten para kazanıp gelme
KAKİL : saç a şekil verme.saç şekli tarama şekli
KAKIRDAK : Hayvanın yaglarından yapılan kıkırdak yiyecek
KANAATİN OLSUN : İnan,güven,kanaaat et
KECİRE : İp sarmak için ipin takıldıgı agaç parça
KEÇENİŞ : Bir şeyin yumuşama hali
KEKRE : Bag ve tarlalarda biten bir ot
KELE : Uyuz..uyuzu çıkmış hayvan
KELER : Magara,in
KELİK : Ayakkabı
KEMÇİKLEME : Oyalanma.bir işi üstünkörü yapma
KENDİR : Ulak örme halat büyük ip.saglam urgan
KENNAY : inadına yapma
KELP : Çok yiyen doymak bilmeyen
KES : Samanın inek yedikten sonraki arta kalan kısmı
KERATA : Küçüklere sevgi ile söylenen bir sitem sözü:
KELP : bostanlarda her bir bölüm
KEREM İT : İnsaf et
KERME : katmanlaşmış, parçalara bölünmüş hayvan dışkısı
KERMEN : Elde yün egirmeye yarayan tahta alet
KERTİŞKELE : Kertenkele
KESGAAN : İyi kesen bıçak.. yırtıcı aşırı saldırgan köpek
KESİRİNDEN GELME : İnat yapma..damarına basma
KESSEK : Bag ve tarlalardaki elma büyüklügünde toprak
KESTELLİK : Halı dokuma işi bittiginde kutlamak için yapılan yiyecek
KETLEK : Gırtlak
KEŞ : bir tür peynir
KEŞLİ : Patavatsız..saçma sapan konuşan
KETLEZ : Hastalıklı kız çocugu
KETTİRİ : Zayıf işe yaramaz kız
KEVEN : Bir çeşit dikenli bitki.yakacak olarak kullanılır
KEVGİR : Sıvıları süzmek için kullanılan, delikli, genellikle yuvarlak biçimli mutfak kabı, süzgeç.
KEVKE : 2 Ye bölünmüş cevizin herbir bölümü
KIRI : Genç eşek
KISIR : Bulgur ve yeşillikle yapılan bir tür yemek
KİŞŞİK : İmece, ortaklaşa yapılan iş,bir işi beraber yapma genelde ekmek yapmak
KİPE : Hayvan midesi
KİRİŞ : Halı çizilen ip,,,taş evlerde aralara konulan agaç
KİRTERME : Soguktan donma, dişleri birbirine sürtme
KİRTİŞ : Çok,bayagı kalabalık,sık,
KİŞE: Tavuk kovalama kelimesi
KİŞNİŞ : Küçük taneli üzüm
KİTİLEME : Aşırı sinirlenme.burnundan soluma
KOKANA : Yaşlanmış gözden düşmüş
KONAK : Kepek
KÖFERE : Arının içine bal yagtıgı balmumu
KÖFTER : Pekmez ve unla yapılan bir çeşit tatlı
KÖKEN : Kavun karpuzun fasulyenin otu
KÖMELTİ : Karartı,doma
KÖMÜS : Kuyu ve sulama sularına bakan görevli
KÖPÜRME : Sinirden çatlama,aşırı sinirlenme
KÖREKEN : damat
KÖSSEGİ : Ocak karıştırılan siyahlaşmış sopa deynek
KÖSSÜKÖME : Köstebek
KÖSTEME : Hayvanların ayaklarını kaçmaması için birbirine baglama
KÖTEN : Pulluk
KULÜK : Küçük balyoz
KUSSÜK : Manivela
KUYMAK: Mısır unu tereyag ve penırle yapılan bir yiyecek türü
KÜLLE : Tandırın hava alması için açılan büyük delik
KÜLLEME : Üzümün hastalıklı hali
KÜLLÜ : İçine su konulan büyük küp
KÜLLÜK : Kül dökülen yer
KÜLLÜM : Tamamen, Tamamı
KÜNCÜ : Susam
KÜNDEKİ : Her günkü
KÜPECİK : Küçük küp
KÜREKGE : Gelberi,bir çeşit kar küregi
KÜRELEME : Kovalama,kovma
KÜREM : Bir tutam,,2. çok,kalabalık
KÜT: Eli veya ayagı olmayan.yada kesilmiş olan
L
LAF EBESİ : Hazır cevap,altta kalmayan,cevabı yapıştıran
LAMBUR LUMBUR : Dengesiz yürüme şekli.. dengesiz konuşma
LAVGAR : Geveze, boşboğaz.her söze karışan kişi
LEF : Çok pişmiş
LENGERİ : Geniş yayvan tabak
LODA : Höbek gibi,depo,yakacak koyma yeri,erzak koyma yeri
LÖKÜS : Eski tip aydınlatıcı
LÖLÜBOGAZ: Goca bogaz..Bir şeyi hızlı ve biçimsiz yiyen
LÖMP : Agır çekimde yürüyormuş gibi bir çeşit yürüme lömp lömp
LÖYLÜM : Portakal
M
MAARİMSE : Megerse
MACAR : Yikanmamis yuzdeki kir.yuz kiri
MACCA : Pasak kir
MAĞSUZ : Hususi..bilerek..kasten 2.. yalancıktan
MAK TANASI : Fazla gelişmemiş dana,sürekli bir insana bakar
MALTIZ : Bacalı mangal
MALA : Bulaşık bezi
MAL GELİNİ : gelincik
MAN : şaşırma ünlemi
MANE VERME : Bahane verme,begenmeme
MANKAFA : Kalın kafalı laf anlamaz beynine laf girmez
MANTI : Sapsız eski bıçak
MATAK : Kendini naza çekme.magrurlanma
MAVAL : Yalan
MAVZER : Kırıkkale olarak bilinen tüfek
MAVZER YAGI : Vazelin
MAYDA : Yiyeceklerin tümü..yemek
MAYHA : Rezil
MAYIL MAYIL : Bir bakma şekli,masum bir bakış
MAZARAT : Zararlı..yaramaz cocuk
MAZI: Meşe ağacı ve meyvesi.
MAZLIM: Mülayim.yaramazlık yapmayan
MELLEŞ : Yorgunluktan uğuşma
MERKEP : Eşek
MESME : Önemsememe,galeye almama
MEST : Çorabın üstüne ayakkabının içine giyilen deriden çorap
MEŞKEF : Pasak kir
MET : Çelik çomak oyununda çeligin altına konulan her bir taş
METEL : Masal
MEVGI : Mevki,bölge
MEYDURAN : Merdiven
MEYMENETSİZ : Suratsız..surat asan. suratı asık
MEZELENME : Söylenen bir şeyi alaycı bir şekilde tekrarlama
MEZURA : Bez metre
MIHLI : Büyürken hastalık kapmış kavun karpuz
MIK : Mıh çivi
MIKLANMA : Uyuma
MIMBAL : ucu demirli tahta genelde eşek sürmede kullanılır.
MINGIR : Para
MIRIK : Surat cehre...... tarla topragının sel ile giden çamuru
MISIRGA : Hindi culluk
MISMIL : Helal kesilmiş hayvan
MIŞK ETME : Heves etme.heveslenme özenme
MITDIRDAMA : Ortada iş yapmadan dolaşan avare
MITIR : Cimri
MITMIT : Aceleci yerinde duramayan
MIYMINTI : İnsanın sabrını tüketecek derecede yavaş iş gören
MIYMIY : Mızmız sinekli kimse
MIZIKLANMA : Oyalanma..işi agırdan alma
MIZMIZ : Yavaş..pısırık
MİLİZ : Bal arısı
MİLLENME : Uyuma
MİLLEMİCİR : Evin dagınık olma hali,darmadagın
MİNTAN : Gömlek
MİSKİN : Aciz zavallı garip uyuşuk gibi anlamları var
MİTİL : Yatak yorgan
MUCUK : Küçük yuvarlak, taşla ve düz taşla oynanan bi çeşit oyun
MUDARA : Muhtaç olma.muhtaçlık
MUKAAT : Sahip olma.sahip çıkma
MUŞGULA : sümeydiye.kabala.boşu boşuna
MUŞGÜL : İşi düşme
MUŞULAMA :Bir şey yerken yada nefes alırken çıkarılan yogun ses
MUSALLAT : Basa bela.bas belasi
MUSAKKA : Karpuz kabugundan yapılan yemek
MUZAYKA : üzüntü sıkıntı.
MUZU : Başa bela.baş belası:sürekli bela
MÜNACAAT : Müracaat.bir işi düşme muşkül
MÜRDÜMÜNE : Boşu boşuna. beyhude
MÜS : Agaçların dalında ve dibinde türeyen yapışkan sakız türü madde
MÜZÜMSÜZ : Gereksiz işler yapan.gereksiz konuşan
N
NAAKIT : Ne zaman
NALÇI : kullanılabilir Düz taş
NANE MULLA : Süs biberi, sosyetik
NARGINA İRME : Bozma.hallitme.
NAŞTAHLI : İştahlı neşeli kimse
NAVRIYAZ : Kökü yenen daglarda yetişen bir çeşit bitki
NEBİYİM : Nerden bileyim.bilmiyorum
NECASET : Pislik...inatcı çirkef çocuklarada denir
NEZANIM : Güzelim.kaliteli iyi
NİKAH : Yufka ekmek yazma işi bitince yazıcıların her birine verilen 5 er adet bükülmüş yufka ekmek
NİKBET : Necaset,Bulaşık kimse
NOGRÜN : Napıyorsun
NOGRÜYÜM : Napıyım
O
OĞ : Bir seslenme ünlemi
OHLAZ : Kasalak.hökkem.kendini begenmiş.ukala
OHMATSIZ : gözü doymayan.çok yiyen
OKCE : Topuk
OK İTME: İyi yapmışsın
ONDAN GİLLİ : Sonra
OSKİSLEME : Bir köpege saldırması için verilen komut
OVMA: Hamur ve sütle yapılan bir çorba
OYULGAMA : İğne iplik ile elde dikme,dikiş şekli
Ö
ÖDÜ SITMA : Korkma çok korkma
ÖĞENDİRE : Uzun sopalı mimbal
ÖĞREK : Grup...keklik sürüsü...sürü
ÖGÜME : Kusmaya çalışma
ÖGÜRSEK : Kızgınlaşmış inek
ÖĞKELENME : Kızma.kızarak fırçalama
ÖLEĞ : Bataklık yer
ÖLET : Gıran....toplu ölümlere sebep olan hastalık
ÖLLÜYÜN KÖRÜ : Öfkelenince söylenen bir kelime.
ÖNESE: Avlanmak için saklanılan yer
ÖNMEK : Nişan almak.takip etmek
ÖNNEK : 1 surat. 2..marifet...
ÖREN : Yıkık viran
ÖRME : Elde örülmüş kalın ip
ÖRMEZ : Bir çeşit dikenli bitki.eskiden damlara konurdu
ÖRÜ : Genelde davarcıların koyunları gece yemlemeleri.gece yemegi
ÖRÜLME : Birine yada bi yere sıkıca sarılma
ÖŞÜR EŞŞEGİ : Kalabalık Gelme
ÖTEBERİ : Gar garsamba.alet edevat..malzeme..mal mülk.yiyecek
ÖZENME : Bir şeyi canı isteme..imrenme hoşuna gitme
ÖYCELEME : Elleri birbirine sürtme...bir masaj şekli
P
PAKLA : Fasulye
PAKIRCAK : Topraktan yapılmış yemek tenceresi
PALAN : Eşegi semeri
PALANLI : Çok giyinen.üst üste çirkin bir şekilde giyinen
PALASPANDIRAS : Alel acele
PALAZ : Bezlerden dokunma halı
PALAZIMA : Dengesiz koşma
PALAZLANMA : Durumu düzeltme.biti kanlanma..paralanma
PALİ : Köpek bakımsız sokak köpegi
PANAVUE EŞEGİ : Panayır eşegi
PANGURUT : Para
PANUS : Eşek yük eşegi
PARÇ : Maşrapa
PARÇAPİNÇİK : Param parca darmadagin
PARPILAMA : Koyunları kısırlaştırma işlemi
PAPARA : Köyümüzün en meşhur yemeklerinden biri.domates sogan ve yumurta ile yapılır
PASAKLI : pis kirli
PAVKURMA : Ateş püskürme...çok sinirlenme. sinirden saga sola çatma
PAZEN : Bir çeşit kumaş
PEL PEL : Bir bakma şekli...garip garip bakma
PELEZİME : Sakarca koşma şekli
PENES : Altın..yuvarlak altın
PENS : Çivinin ıslak zemine saplanmasıyla oynanan bir oyun şekli
PERAĞANTE : Aynı çobana davar katan yayla ahalisi veya halkı
PESTİL : Yorgunluktan yıgılıp kalma...aşırı yorulma
PIRADAN : Bir kuşun aniden uçması. Ani olan sey
PIRTI : Kumaş örtü, düğünden önce kız ve oğlan evinin yaptığı alışveriş
PISMA : Korkup saklanma
PISIRIK : Çekingen.utangaç
PİLME PİRİŞAN : Perişan olma durumu....evi dagıtma.ortalıgı dagıtma
PİNDAR : Bir seyi begenmeme Seçici olma. (Yemek secme gibi)
PİRŞEMBE : Yenen bir tür bitki daglardan toplanır
PİŞKİR : Havlu
PİYGAM : Haber salma..söylemek istedigi lafı başka biriyle yollama
PİYNİLLEME : Emzikli bebegin kusması
PÖKÜS : Yumruk
PORUK : Bir tür dikenli bitki
PÖÇ : Kuyruk sokumu
PÖRSÜME : Kurumaya dönme..suyu çekilme
PÖRÜŞME : Kurumaya dönme..suyu çekilme
POSUTMA : Sigara içip dumanını savurma
PÖTLEK : Bir göz şekli.....
PUNDUNA GETİRME : Ortamını bulma...tongaya düşürme..denk getirme
PUNNAT : Bir avuç
PUNTAK : Agacın küçük dalları
PUSGÜT : Bisküvi
PÜR : Ocak soba veya tandir yakarrken kullanilan tuutturacak
PÜRÇEK : saçın yazmanın altından çıkan bir bölümü, kakil
PÜTLEK : Yükün bir bölümünün ortadan istem dışı çıkması
S
SABISI : Sahibi
SADEYAG : Hakiki tereyagı
SAÇAKLI :Dagınık ,derli toplu olmayan kimse
SAÇGI : Tandır yada ocakta yakılan yakacak..hayvan gübresinden elde edilen küçük yakacak
SAHIN : İçinde yemek yenen bakır,aliminyüm,yda porselen kap
SAKAMETLİK: Aksilik terslik..zararlık..kaza çıkarma
SAKIRGA : Kenenin küçügü
SAKI : Ceket
SALAVATSIZ : Tipsiz,suratsız .yakışıksız
SALIK : Haber
SATLICAN : Üşüyünce yakalanılan bir tür hastalık
SAMARIK : Hastalıklı gibi, yorgun bitkin gibi.kandırılmaya elverişli
SAMIRDANMA : Uykuda konuşma....Agzının içinden konuşma
SAN : Su kaplarının içine yosun tutması
SANITMA : Sessiz durma agzını ayırma smile ifade simgesi boş boş bekleme
SARKITMA : Bir yiyecegi başka birine göstere göstere yeme
SAÇMA : Bir yakacak türü.inke gübresinden yakacak
SAVADINI SALLAMA : Morali bozulma.iştahı kaçma
SAVAK : Aptal, şaşkın. 2.Sakar.salak
SAVAN : Büyük yayvan örtü
SAVMA : Baştan atma,yollama gönderme
SAVRAN : Beceriksiz, dağınık, savruk.
SAVSATA : Saf,safca,safca hareket eden
SAVURMA : Atma
SAVUŞTURMA : Ugurlama
SEĞİT : Koş Koşma
SEĞLİ : Şap
SEĞRİME : Gözün titremesi
SEHİM : Pay.üleş
SEKMEK : Merdiven
SEKTE : Yufka ekmek yaparken tahtanın altına konulan eski yastık
SELEVİR : İçinde toprak gübre vs taşınan,hasır
SIDIRMA : Yumurta kırma
SIKINMA : Eşkili şepe ile dürüm dürünme
SINAR : Akran arkadaş yaren
SINDI : Halı kesme makası....bitkinin büyürken bir yere tutundugu kolu
SINIKCI : Kırık saran kimse
SINNAŞMA : Yamrışma bulaşma yakınlaşma
SIRACALI : Yaramaz çocuk
SIRÇA : 2 Kulplu küpten küçük küpecik
SIRÇANTÜYÜ : Bir tür renk..griye yakın renk
SITKINI SIYIRMA : Soguma.artık sevmeme
SIYIRMA : Genellikle eşeklere yedirilen dikenli bir tür bitki
SIZGIT : Kıkırdagın eritilip sogutulmuşu
SIZMA : yüksek yerlerde bir aralıktan akan su.içme suyu,kaynak suyu
SİLİK : Kişiliksiz,kendine güveni olmayan kimse
SİNATLIK : Yemek sinisini yükseltmek için altına konan agaç veya demirden yapılmış madde
SİNCE :Yüz surat
SİNECEN : İçinden pazarlıklı,karnı dar kimse Hilekar.düzenbaz.3 kagıtcı
SİNEKLENME : Oyalanma vakit gecirme
SİNEKLİ : Bir işi çok geç yapan,mızıklı kimse
SİNGİL : Sinsi.
SİNME : Saklanma
SİTİL : domates biber bitkisinin küçük hali
SİPLEME : Çiviyi isabetli şekilde batırma
SİVSİ : Düdük yapmaya yarayan agaç dalı
SİVTİNME : Vakit geçirme amaçlı oyalanma
SİY : Çizgi
SOGULMA : Sütten kesilme
SOKUM : Lokma
SOKRANMA : Söylenme
SOMRUK : Kuru üzümün yazmaya sarılarak bebeklere emzik olarak verilmesi...bunu emen çocuklar pekmezi çok sever
SOKURDANMA : Agzının içinden söylenme,sitem etme
SOMURMA : İştahlı bir şekilde su içme.İçe çekme..2..öpme şekli
SOMUTMA : Suratını asıp oturma..surat asma
SOYKA : Ölü elbisesi
SÖĞME : Küfr etme
SÖGÜRME : Bir tür yemek.et ile yapılan bir tür yemek türü Niğde nin
SÖĞÜŞLEME : Kandırarark parayı alma.çarpma.tokatlama
SÖKÜN : Bir yere hücum etme.orada birikme.toplanma oraya gitme
SÖMEK : Çıkrıkta egirilmiş ip yumagı.
SÖVE : Kapı kenarlarına çamurdan yapılan sıva
SÖYPÜME : Uzama gelişme.boy atma
SUÇUKMA : Suclanma. Sucunu anlayip pısıkma. Sinme
SUGDU : Sinci.karnından pazarlıklı insan
SUSA : Asfalt yol
SUVARMA : Sulama su verme
SÜDE ÇALACAK : Bir kaşık yogurt...maya olarak kullanmak amaçlı yogurt
SÜMEYDİYE : Gabala.boş.boşuna
SÜMKÜRME : Kuvvetli bir şekilde burnunu silme
SÜNAALMA : Uyuya kalma.istem dışı yorgunluktan uyuma
SÜNEPE : Halsiz..cansız cılız boş gezen
SÜNGÜ : Bir çeşit kelek acur
SÜNME : Uzama.boylanma
SÜPRÜNTÜ : Zibil pislik
SÜREKSİZ : akılsız
SÜRGÜN : Uzamış Agaç dalı
SÜTLEGEN : Bazı bitkileri kesince çıkan süt
SÜYME : Çıkrıkla egrilmek için sarılarak hazırlanmış yün
Ş
ŞAABI : Bir üzüm türü
ŞABLA : Yakacak olarakda kullanılan bir çeşit bitki
ŞALAK : Olmaya yakın karpuz
ŞAPILAMA : Koşma,aniden hızlı koşma dengesiz koşma
ŞAPIRDAMA : Birşey yerken yada sudan geçerken çıkarılan ses
ŞAPLAK : Tokat
ŞARAPANA : İçinde üzüm çiynenen büyükçe tahta havuz
ŞAŞINMA : Umursamadan oyalanma
ŞATAF : Bagların bozulma vakti gelmesine ragmen olgunlaşmamış üzüm
ŞATAFAT : Gösteriş fiyaka
ŞATAFLAMA : Övme, ballandırma
ŞELEK : keven sıyırma bugday vs nin taşınabilecek kadarı.İnsan yükü
ŞELPENEK : Etin ince zarolan bölümü..
ŞEPE : Yufka ekmegin küçügü dürümlük olanı
ŞERBET : Nişan..
ŞIRA : Üzüm suyu
ŞIRK İTME : Sanki yapmış gibi bir durum.aslında yapamama
ŞİFEYDEN : Gizli gizli
ŞİKİRSİZ : Sevimsiz, kılıksız, yakışıksız.çirkin
ŞİRAZEDEN ÇIKARMA : sinirlendirme, Çileden çıkarma
ŞİR : bitkilere düşen bir çeşit böcekli hastalık
ŞİP ŞİP : Bir tür çocuk ayakkabısı
ŞİPCİ : Bir şeyi yemeden içmeden başkasına söyleme, yetiştirme
ŞİPİDİK : Terlik smile ifade simgesi
ŞİPLEME : Anında laf taşıma,yetiştirme hemen deme
ŞİRİT : Bir çeşit parazit
ŞİŞEK :Genç koyun
ŞİŞGİN : Sonradan görüp gerinme...zenginlikten dolayı kendini begenme
ŞİYİTME : Bişey yapma
ŞU GEÇE : Yan, taraf
ŞU YANNI : Buda yann taraf
T
TABANSIZ : temelsiz..çürük...2.. korkak
TAKKE : Halk oyununda başa takılan halka
TALBA : İçinde bazı götürülen demir tepsi.2. def...3..seyyar araba
TALVAR : Bir agacın etrafını çevreleyen.agaçtan bannakcak
TAĞADAN : Sonuna kadar açık.
TANDIR : Üzerine sac konarak ekmek yapılan büyükce ocak
TAPADAN : Aniden
TAPAN : Tarla düzeltmek için traktörün arkasına baglanan kalas
TAPILDAMA : Hoşuna gitmeyen bir durum karşısında yürüme şekli
TAPIŞLAMA : Tokatlama.dövme.dayak atma
TASLAMA : Gözetleme
TAS : Peş.peşimden,peşinden
TATAR : Asbuzunun ekmegi
TATAVI : Eli ayagı birbirine karışan
TATİŞ :Kekeme
TATLIK : Evin ortasında ısınma yeri
TAVATIR : güzel..iyi..hoş
TAVŞILTI : Kuru gürültü
TAZE ÇOCUK : Yeni dogmuş çocuk
TEBELLEŞ : Baş belası..muzu.birine sürekli sıkıntı verm
TEBERİK : Atadan kalma,Aileden kalan miraz harici eşya Vs
TECEME : İdareten tamir etme..uydurup ayarlama
TEÇ : Dana sürme şekli
TEHLE : Dikkat et,,kolla..bir bölgeni koruma
TELEME : Az pişmiş yumurta.rafadan
TELİS : Torba..içine sogan patates konulan naylon ipten yapılan torba
TELLAL : Anons ilan.
TERS : Gübre
TETİR : Cevizin yeşil kabgunun verdigi renk
TEVEK : Yeni çıkmış taze bag yapragı,bag yapragının ucu tazesi
TEVĞE : Dengesiz.sakar dikkatsiz
TEYDAA : Aha.işte orada
TEZEK : İnek dışkısından elde edilen yakacak
TIĞADAN : Bir şeyin hızlıca geçmesi.
TINLAMA : Önemsememe
TIGINA SAYMAMA : Duymamazlıktan gelme.önem vermeme.aldırış etmeme
TIK DOLU : Agzına kadar dolu
TIKI : Yaşı büyük, bedeni az gelişmiş, akıllı çocuk
TIPIŞLAMA :Övme,,,Övme gaz verme anlamında yavaş yavaş vurma..Çocugun gaz çıkarması için yavaşca vurma
TIRIP : Çok.aşırı çok
TIRTIKLAMA : Öyle böyle kendine geçirme.aşırma çalma
TISBIK : Baş parmak ile orta parmak ile vurma şekli
TISBIKLI : Özenli giyinen, titiz, temiz
TIZIK :Koş
TİNGİLDEME : Koşmayla yürüme arası,
TİNTİN : Dinç, canlı, hızlı, aceleci, çabuk sinirlenen
TİKİ :Sıkı.sıkıca baglama anlamında..tikile
TİRKİ : Derin bakır tepsi.bakır legen
TOKLU : Genç koyun
TOKUÇ : çamaşır yıkarken çamaşıra vurulan kalın agaç parçası
TOKUŞMA : Kafaların çarpışması
TOL : Tarlaların arasındaki küçük ince yol
TOMBULCAK : Gelincik çiçegi.bir çeşit ot
TONGA : Tuzak
TOMAİL : Araba
TOSBAGI : Kaplumbagı tosbagı
TÖNGE : Tırpancıların ekini ayaklarıyla toplarken kullandıkları çapraz şekilde baglanmış ot
TÖNGÜLDEK : Büyük koyun çan ı
TUMAN : Pantolon....kıspet
TUTURUK : Kömürü yada sobayı ocagı tutuşturmaya yarayan agaç parçacıkları
TÜLEK : Uyanık gözü açık
TÜTSÜ : Nazarı savması için yapılan duman
U
UÇKUR : Donun bele bağlanmasını sağlayan ip yada lastik
UGUNMA : Şiddetli agrı karşısında kıvranma şekli
UĞRA : Yufka ekmek yazarken yufkaya atılan un
UĞRUN :Saklı gizli
ULAK : Halat.örme.urgan kalın ip
ULGUN : Salkım sacak giyinen,,deli gibi gezen kimse
URGAN : Halat.örme.ulak kalın ip
ULU BAZAR : Salı
ULUMA : 1. Köpegin ezan okunurken çıkardıgı ses.2 kurt sesi
UMMA : Verilmesi beklenen birşey..canı isteyerek bekleme.'2 şaşırma
URBA : Elbise
URUP : Tarımda ölçü birimi yaklaşık 8 kğ
USUL : Yavaş
UŞKUREVİ : Don ya da şalvarın bele gelen kısmına lastik geçirmek için yapılan yer
UYKU SEMESİ : Uykudan yeni uyanmış insan hali
UYUŞUK : Çönge..agır çok yavaş.behtemsiz kimse
Ü
ÜGRÜNME : Topragın azar azar kayma şekli
ÜLEŞME : paylaşma
ÜLÜSÜN : Gelenek görenek adet
ÜMÜGÜ ÖTME: Yokluktan açlıktan perişan olmak
ÜMMÜK : Gırtlak bogaz
ÜPBÜK : İbibik kuşu
ÜRTME : Kandırararak alma.Yada oyunda kazanıp alma
ÜSDE : Degiş tokuşta fazladan verilen mal yada para
ÜSDELEME : ısrar etme
ÜYÜTLEME : İçinden seçme..iyilerini alıverme
ÜZLÜK :Topraktan yapılma küçük küpecik içinde yemek pişirilir
ÜZÜMLÜ : Üzümle yapılan et yemegi..dügün yemegi
V
VAKDIKAN : Zamanı iken,tam zamanındayken
VALLI : Durumu iyi zengin
VANVAY : 9 Tabaklı tohum ekme aracı
VELESBİT : Bisiklet
VELLEYLİ : İşin özü...işin aslı
VELVELE : Ortaligi ayaga kaldirma.
VESAİT : Araba Taşıt araç
VICIRIK : Çok var..çok fazla var
VICITMA : Hızlı atma. fıldırma
VITDIRIVIZIK : Olmadık yere.yalandan
VIZIKVILI : Muhallebi
Y
YABA : Büyük dirgen.ucu tırnaklı saman yükleme aleti
YADIRGAMA : Tuhafına gitme garip bir durum
YAĞAR : Sakar insan
YAGIR : Kir pislik
YAGLI : Yufka ekmegin yaglanmış hali
YAGLI UFAK : Köy ekmeginin yagda kızartılarak yumurta ile karışımı ymk
YAHİYAREDEN : Yarabbim..bir hındıkma şekli
YALAK : ahırlarda hayvanların yem yemesi için duvarın içine dogru yapılan yer
YALLUS : Obur ne bulursa yiyen,aç gözlü
YAMALIK : Yama,genellikle giysilerin yırtıklarına yapılan ek
YAMRILMA : Yan gelme,yana dönme rahat oturma
YANAL : Olgunlaşmaya yakın elma
YANAŞIK : Ortak
YANGABAZ : Yaramaz çocuk
YANIKMA : Derdini dökme
YANTİRİ : Egri,yan yürüyen kişi
YAPIŞMA : Tutunma...sıkıca tutma
YAPMA : inek dışkısının taşta kurutulmasıyla elde edilen yakacak
YAR : Uçurum
YASAN : Kastettigim sensin.kastım,niyetimdeki
YASLAMA : Dövme dayak atma,bir yere kıstırma
YASSI : yatık.yanlamasına düz
YASSIR : Küçük kene
YAV :Yahu
YAVAN: Kuru, katıksız boş
YAVSI : Kene yavrusu
YAYMA : Serme
YAYNIKMA : Yerinden yuvasından uzaklaşma...soguma...tedirgin olma
YAYILMA : Geniş şekilde yatma
YAZAR : Genaz gümanım.galiba heralde yani
YAZMA : Tülbent örtü kadınların başına örttügü örtü
YIGILAGALMA : Yorgunluktan bitap düşme
YIKIK : Yıkılmış yer virane
YILGIN : Usanmış..2. tüfek sesinden korkmuş köpek
YILIKGAN : gevşek.yalama olmuş
YİL ELEGİ : Aceleci,yerinde durmayan
YİMLİK : Yenilebilen bir çeşit ot
YİNLİ :Hafif
YİNLİ TEZEK : Uçarı uçar akıllı,Oturaklı olmayan kişi
YİRİK : Yilinmiş.diklemesine bölünmüş.insan vücudundaki yarık
YOBAZ : Görgüsüz
YOGA : Anne babaya asi.itaatsiz kimse
YONGA : Kesilen, yontulan veya rendelenen bir şeyden çıkan parça, kamga:
YORDAM : Yol yordam.iş bilirlik.
YORGUN : Erincek,,iş yapmayan.daha iş yapmadan yorulmuş kimse
YOLAK : patika yol...dag yolu
YOLUK : Parasız,züğürt
YOZ SIGIRI : Verimsiz inek
YÖNDEMSİZ :Çirkin,fiziki çirkinlik
YÖNNEŞTİRME : Bayagı yoluna koyma,Eviştirme
YÖRÜKGEN : İyi yürüyen at veya eşek
YUUGGGG : Seslenme ünlemi
YUKA : İnce
YUMA : Yıkama
YUMUŞ : Buyruk emir verme.iş buyurma
YUNAK : Hamam..banyo
YÜKLÜK : Yatak yorgan konan yer
YÜGRÜK : şişkinlikle beliren bir hastalık.
YÜKLÜ : Hamile kadın ,,ıkı canlı kadın
YÜZ DAİM : Sürekli her zaman
YÜZE DURMA : Olsa verirdim,olsa yok demezdim
YÜZELLİK : Kokusu hoş bir bitki
YÜZÜNGUYLU : Yüz üstü
Z
ZAAR : Galiba.sanırım
ZALIM : Güzelim.nezanım
ZANNIMCA : Sanırım, sanırsam
ZARİNNE : Çatal iğne
ZEBELLAH : Çok büyük,,iri dev gibi insan adam
ZELZELE : deprem
ZEMBEREK : Köy kapılarında kapatma açma düzenegi
ZEMHERİ : Karakış...aşırı soguklar
ZERADEN : Çok küçük..zerre parçası kadar.. azıcık
ZIGARMA : Karşı gelme..itiraz etme
ZIBARMA : Uyuma
ZIKKIMIN PERKİ : Zehir ..beddua şekli..zehirin katı yeri
ZIKKIMLANMA : Yeme,karnını doyurma
ZIKLANMA : yeme,karnını doyurma
ZINK ALMA : Bir yere yada bir şeye arkası boş iken vurma
ZIMBIK : Yumruk
ZIPPIRDAMA : Genellikle damda ayakla yapılan gürültü..gürültülü oyun
ZIRINCIMA : Acıkma
ZIRKADAN : Genellikle sırtta vurulunca çıkan bir ses
ZIRTAPOZ : Cahil..
ZIVANADAN ÇIKMA : Çok sinirlenme
ZIYKIR : Takı,,kolye türü takı
ZIYMA : Kayma kayak yapma,ayagı kayma
ZIYRINCAK : Kayma yeri kızak
ZİBİL : süprüntü pislik
ZİFİRİ KARANLIK : Aşırı karanlık çok karanlık göz gözü görmüyor
ZİYANLIK : Zarar verme, zarar
ZİYÇELİN KÖSTEGİ : Baştan atma..baştan savma
ZOLLU : İyi, güzel, çok iyi süper
ZOMP : Küçük balyoz
ZORUNSUMA : Bir işi yapmaya üşenme,gücüne gitme
ZÖBER : Büyük
ZÖHÜR : İl ekmeği,sahur
ZÖLLEME : Sesin gelişmesi,erkek sesi
ZUĞMA :Zuvakla damın topragını pekiştirme akmasını engelleme
ZUVAK : Dam topragını sıkıştırmak için damda gezdirilen taştan yapılma agır silindir

Hiç yorum yok: