3.05.2016

ARICILIK VE MAYIS AYINA GİRDİK...

Arılıkta dikkatimi çekmeyen hatta fark bile etmediğim ayrıntıları başka yerleri görünce fark ediyorsunuz.
Yusuf Şimşak kardeşim bu sıralar arılar gelişmiyor deyip durur, gidip yerinde bir göreyim dedim gördük...
Aşağıda ayrıntılara bakarız.


Ana arı işleri devam ediyor henüz bu hafta sonu hasat başlar, ana arıların yavru kapaması beklenmekte...
Facede bir yazı paylaştım, Muzdarip olduğumuz konu diye...
Bir canlı ile çalışıyorsun, bazı şeyler elinde olmuyor, tüm aşamaları geç, memeyi kutuya ver ve memeden ana arı doğsun, çiftleşmeye çıkan ana arıyı arı kuşu mideye indirsin...
Öbür tarafta ana arı için kesin tarih isteyen müşterilerimiz var, kesin tarih nasıl verelim.
Elimde bir liste var ve liste sırasına göre teslimat yapılacak.
1 Ana arı satışı yapmıyorum, artık 2 adet ana arı satışını kaldırmayı düşünüyorum...
1-2 Ana arı isteyenler  bizi çok sıkmaktalar, bu iş karşı tarafı sıkıştırmakla olmuyor, koruk üzüm olmak için kaç ay beklenir, istediğin kadar üzüm asmasını sıkıştır zamanı gelmeden üzüm olmaz.
Adamın 70 ana arı siparişi var o aramıyor 2 ana ana arısı olan bizim analar ne oldu, zaman ver veremem diyorsun tahmini zaman ver diyor...
İnşallah 15 gün sonra bunlar bitecek...
Arılığın her tarafı çiçek ayak altında olan deve dikenlerini biçiyorum.
Bazı sıraların arkasına zor giriliyor...
Orakla temizliyorum gene kapanıyor. Tabi tek işimiz nerede ot var onu temizleyelim değil :)
10 Çıtalık bir arı, neredeyse polen çekmecesini dolduracak kadar polen getirmeye başladı.
Birde bu yıl nisan ayı kurak geçti.
Bu görüntüler Yusuf Şimşak'ın arılığında yoktu.
Ovacıktan aktarılmak için getirilen ruşet pelitliye gelince firen yaptı, bu kadar ot çok ve çiçek demekki yetmiyor. Bu resim 2 nisan pazartesiye ait. alt resimlerde bu ruşete ait, ruşetin içinde 4 plastik yarım çıta var, en sağdaki kapak çıtaları polenle dolu.
Bu retin yavru durumu.
5-6 Çıtalık arının polen stoku...
Polen akımıda bu arada devam ediyor bazen az bazen artıyor sebebi nedir bilmiyorum, belkidegece düşen çiğ...
Çiğ olmadığında bal olmaz, polende olmuyordur.
Bu arı 4 çıta bahara çıkmış, yanına 1 örülü birdeerkek çıtası girilmiş.
Üç gün önce açtığımda yemlik altı çift dalak, birde en dıştaki çıta boydan boya yavruydu hemde kapalı yavru. Arıyı beslemiş olsam bunu görüp gerekenler yapılırdı. Sadece erkek çıtası girdiğimde şurup vermişimdir genelde öyle yaparım, şurup artı kek verip geçerim.

Yusuf haftalık üç yemleme yapıyorum diyor ve arılar gelişmiyor demekte.
Pazar günü hava soğuktu biraz kovan montajı yaptım kek ihtiyacım vardı, temel peteği aradım açığız dedi.
Pazar günü en önemli iş pazartesi gününe 21 ana arı tohumlamaya girecekti, onların bayıltılması gerekiyordu.
Bayıltım fakat ayılma aşamasında kıvrılıp ölenler oldu. Yarı hareketli olanlar vardı bölmelerine verdim sıcak iyi gelir diye...
 Düştüm yola..
Bekir abiye uğradım fide aldım, yan bahçeye burnumuzu soktuk...

Temel petekteyim hazır mumlu çıtalar Zaim abimi aradım, bir ihtiyacın varmı diye kanallı çıta al dedi. Üç paket kanallı çıta aldım ona şimdilik yeter.
Keklerimi alıp Yusuf'a uğrayacağım.
Polennez köyde hararet sona dayanmış,duracak yer yok rampa aşağıya koprosöre bindirdim arabayı...
Bir herde ufak bir yer bulup durdum yanında ev var su istedim.
Üç tur su doldurdum harareti normale getirdim.
Radyatör kapağını kapadım, bakıyorum nereden kaçak var...
Hortumun dibinden fışkırtıyor...
Az asıldım sanki 2-3 cm den kesmiş gibi koptu.
Tornavida istedim kelepçenin vidasını bulamıyorum.
En son kelepçede vida olmadığını anladım. Acayip bir şey özel pensesi olmayınca açılmıyor bir şekilde yerinden çıkarttım ama hortumla yerine takamadım.
Uğraş uğraş olmadı bu sefer pense kerpeten ve tel istedim, sağ olsun temin ettiler hortumu bağladım damlama yaptı birturdaha daha kalın telle sarıp sıktım damlamada kesildi. Öyle berbatbir yerki el girmiyor göz görmüyor, nasıl bu işi yaptığıma hala inanamıyorum, yoksa çekici çağırmam gerekecekti..
Hortumu tutan kelepçe, acayip sert bir yay sistemi ile çalışıyor, pazartesi suni tohumla olduğu için tamirciye gitmedim hala sardığım telle geziyorum bu gün gidip hortumu değiştirmem lazım.
Yusufun iklimi ile bizim iklimi kıyaslamak için benim hünnap ile yusufun hünnap ayrıca sizlerede fikir verecektir.
Benim hünnap yeşillendi çiçek açmak üzere...
Yusufun hünnap henüz uykuda yeniyaprak uçları görünmeye başlamış. Resimde kümesin bu tarafındaki yapraksız ağaç hünnaptır.
Yusufun duvarında biten incir :)
Yazlıkta yeni köpekle tanıştık Kafkas çoban köpeği imiş, acayip sivri dişleri var, arkanızı dönmeye gelmiyor.
Paçamı kaptı şimdide...
Dişler girmedi ama canımı yaktı, Yusuf iyi yakalamış...
Enes tarafından yapılan bal taşıma arabası teslim edildi.
Aynısından bir tanede bana yapmış...
Kovanları inceledik, stok durumları genelde iyi değil, en az kovan başı 5 kilo koyu şuruba ihtiyaç var, dış çıtalar bir dolsun.
Kapak çıtalarında polen aradık, polen bulamadık. Böyle bir ortamda arı nasıl gelişsin.
Şurup verip bala şeker karıştırmak istemiyorum diyor, şurup vermediğinde yağışlı bir hava arıların aç kalmasına ve hasta olmasına neden olur...
Polen ve bal yok ise balın alternatifi var ama polenin alternatifi malisef yok, var diyenler arıcıları kekliyor...

15-20 Kovan açtık kovanların geneli aynındı stoklar az, polen stoku hiç yok...
Biz daha öncede bu sonun kaynağını polensizliğe bağlamıştık, ama olayla ilgisi olmayanların oturdukları yerden arı ırkına,kovana veya başka şeylere bağlamaları ilginç ve bilmedikleri halde bilmişlik yapmaları enterasan...
Bir şeye burada bende varım diye saçma sapan yorum yapılmaz.
Arıların incelenmesinden sonra arı yönetim ofisindeyiz.
Bu nasıl keçi diye masayı gösteriyorum Yusuf bey tavana bakıyor...
Herkes bana keçi konusunda kafayı takmış vaziyette, inşallah bu vartayıda atlatırım, birisi gelin ağa dedi, en iyisi milleti Vize'ye yıkmak, nasılsa emekli maaşınıda hazır ziyafete ayırmış...
Ayrılık vakti Yusufun yeni körükçüsü beklentilerim üstünde biri, arıdan korkmuyor, bende tırsnmış olmalıki abi sen çok sert birisin dedi :(
Harbi kişilere her şey diyorlardır buda sert dedi...
İçimiz neyse dışımız odur Allahın izniyle...
Bana bir fener hediye etti, bu fener larva transferi ve gece çalışmalarında çok işime yarar kırmızı ışık ile kovan veya kutu açarsanız arı size fırlamaz, beyaz ışık olursa suratı nıza yapışırlar :))
Ahmet Bakan teşekürler...
Yusuf beyden yumurta istedim komşu çobanın 15 tavuğu var 8 tanesi gurk, dedim şunların cinsini değiştir, arada üç  beş yumurta yiyoruz gurk oldumu bize yumurta düşmüyor, hem iyilik sevaptır hani babında :))
Bize yumurta lazım olduya, yumurtayla alakasız kişiler yumurtaları göçürmüşler gece kümesten 20 yumurtayı zor bulduk.
Yusuf birde çıta bal verdi, arabada sorun olmasaydı gece yarısını ederdik ama...
Alemdağda gece Ercan'a uğradım dükkanın ışıklar yanıyor, kendileri yok telefon ettim abi 10 dakikaya geliyorum dedi...
Bunun esnaflığınada hastayım, 20 dakika geldi.
Bir kaç maske lazım dedim abi maske yok dedi, maskecide maske yok...
Kırmızı varmış dedim kaç para, kırmızı olunca pahalı olmalı...
Hem kırmızı hemde 10 lira deyince 2 tane alacaktım ver 4 tane dedim :))
Petek aldım tel aldım, şimdilik eksiklikler bitti..
Zaim abi gelip pazartesi çıtalarını aldı.
Pazartesi beni yıkan olay, pazar bayılan 21 ana arıdan 18 tanesinin hala uyumasıydı.
20 Günlük emeklere acımıyorum, zamanı geri getirme şansımız yok.
Bir tur öncesi tohumlanan 13 ana arıdan 8 tanesi 4-5 gün sonrası yumurtaya girdi, bir tanesinin ayak sakat, üç tanesi kayıp, iki taneside irileşmiş.
10 Gün sonrasına tohumlanacak anaları ayarlamam lazım, yeni doğanlardan seçilecekler, 10 gün kayıpla bu işi kurtarmaya çalışıyorum.
Bu hafta izin son, kutu arılandırmak biter ve sadece takip işleri kalır.

3 yorum:

yusuf şimşak dedi ki...

SLM...

Sayın Bakanım.

Elbette tesbitlerin gereği yapılacak ama olası bala şeker karışırsa da günahı vebali senindir bilesin ::))

Polen benim yörenin oldum olası sorunu.Ağustos ve Eylül aylarında bu sıkıntım zaten vardı , şimdi bir de başıma Nisan ayı çıktı.BU ayda polen olmayacaksa ne zaman olacak.


Konteyner içindeki resim güzel.Peşin mal satan esnaf pozisyonu ::))

SLM ve Muhabbetle...

muhteşem turunç dedi ki...

Sevgili ustam,
Ayıptır bu yaptığın. İnsan tanesi 10 liraya maske hemde kırmızısını bulurda bir dört tanede benim için almazmı:(
Yusuf kardeşimin arılığındaki gelişmenin gecikmesindeki nedenleri bulma konusunda güzel çalışmışsın aferim sana. Oda inat etmese ve dahi önümüzdeki sene 3-5 dönüm kanola ekse ve en kötü ihtimalle bizi sustursa rahat edecek ama ne diyelim direniyor.
Gösterdiğin Hünnap ağacı benim orda da yeni yapraklanıyor ama kanola polen nektar geliri olarak arada dağlar var. Bence en önemli sebep kanola.
Aç dönmene sevindim. Belkşm açlığın ne olduğunu böylece anlar ve dahi şu marabalarını bir ziyafete davet edersin diyecem ama sende umitsiz vakasın hiç ummuyorum:(( Hatta Agaya yıkılma fikrini de tutmadım o inek bizi bal sağımına çağırır bir yedirir dört çalıştırır:))
Sonuç olarak sağlıcakla kal.

Ali Türk dedi ki...

SLM Yusuf bey.
Bal geldi sadece şekerin karışmadığı kaldı, arılar karnını doyuramıyor nasıl şekeri bala karıştırsınlar :)
Polen durumun baldanda berbat, hadi balı sen temin ettin polenin alternatifi yok.
Yada koloni başına 2 kilo taze polen alıp işi çözmen gerekir diye düşünüyorum egede polen toptan ucuzdur.
Peşin satan esnaf keçiye gelince balık krakere düşüyor arada bir tutarsızlık var :)

Muhteşem abi kırmızıyı ERcan görmez diyordu, kırmızı maskeyi arı harbiden acayip sarıyor...
Yusufun sorun belli dermanda belli,kendisi bilir istediği kadar inat etsin :)
Niye aç döneyim ba, arabamda emek ve kaşarım vardı, biz her durumda karnımızı doyururuz.
Hazır adam davet etmiş ağayı niye yıkılmayalım ki...
Hazır fırsatı bulmuşuz fırsatın kazası olmaz :)

Sağlıcakla kalın.