27.09.2016

ARICILIK VE SONBAHAR, 2016 EYLÜLDE BİTİYOR...

Arıcılık ve zorlu bir kış bizi bekliyor.
Yıllardır gözlem yaparım bu yılki kadar  arıların birbirine sataştığını bu kadar aşırI yağmalama faaliyeti görmedim.
Ana arı kutusu açıyorsun arılar peşinde geziyor...
Bayramda memlekete gittik dönüşte 5 tane damızlık yağmalanmış, ikisi ruşette, 3 tanesi de ana arı kutusundan kayıp, ruşetler yağmalanmış kutulardaki kayıplar terkle alakalı. Sonuçta tüm bu olumsuzluklar sert bir kış olacağını sanki arılar biliyor. Balı olan arılar bile yayam gibi bal arıyor.
Geçtiğmiz hafta benim Gebze de hiç bir şeyden haberim yok aşırı fırtına olmuş. Kuzeydoğudan esen sert rüzgar boş kutuları sabitlenmiş olmasına rağmen yan yatırmış bereket arılarda bir şey yok, çobanın anlatmasına göre rüzgar o kadar sert esti ki koyunları 100 metre ilerideki kapalı mekana alamadım dedi.
Kutuları birleştirmeye devam ediyorum, ramazan bayramından sonra üretim durduruldu kutulardan ana arıyı aldım, kutu kendisine f2 ana arı üretti, çoğunun kanadını kestim ama kesik olmayanlar kutuyu terk ediyorlar, ortalık karışıyor, terkler tüm arılığı etkiliyor. Resimdeki 12 kutu bu ruşete toplanacak.
Etrafta kutu kalmayınca civardaki arılar ruşete toplanıyor, böylede yol yapıyorum kısa sürede herkes ruşette.
Kutular ortalıktan kalktıktan sonraki durum. Bir kaç gün böyle durduktan sonra ruşetleri Darıcaya alıyoruz.
Geçtiğimiz yıl bu çıtaları oluşturduğumuz bölmelerde değerlendiriyorduk zaten bir sürü kutudan gelen arılar içeride parçalanıyordu, bu sene bu çıtaları kovanlara verip, arının saracağı yavru alıyorum, sistemi biraz daha geliştirmiş olduk.
Mehmet Kaymak, pazarlamacı, köylüm olur, geçerken uğradı hiç bal yiyecek tip var mı :)
Geçmişte invert şurup savaşları vardı herkes bize cephe almıştı.
Savundukları şey şurup invert edilmemeli, en iyi şurup şekerden yapılan şurup idi.
Gelinen nokta ise fabrika bile invert şurup çıkartmaya başladı, bu havlayan kitlede kuzu kuzu şimdilerde invert şurup alıp kullanmaya başladı.
Zaim abide invert şurubu kendisi yapıyor. Oldukça iyi arıcı oldu, bazen kendisine güvenmeyip bana illede senin bir görmen lazım dese de işi bundan sonra kendisi götürecek görünüyor.
Hafta içi 3 gün izin aldım, işleri bitireyim diye, cumartesi pazarla 5 gün arılıktaydım ama soğuk yağmur peşimizi bırakmadı, arada birde Zaim abini arıları elden geçirdik.
Ovacıkta püren açmış ve yavru durumları süperdi.
Zaim abinin havalar 1500 :))
Bazı bölmeler bloke olmuş, yavrusu çok olanla bu çıtaların yerleri değiştirmekte fayda var. Ballı çıta ile yavrulu çıtalar kovanlar arasında takas edildi.
Baharda yabani muşmula ya iri muşmula aşılamıştım, bir meyve haricinde öbür meyveleri döktü.
Hiçte özenmemiştim aşıya ama tuttu.
Hain keçiler bu hafta ormandan geçerken aşıların tepesini uçurmuşlar...
Ağustos ayında mürdüm eriği meyveleri toplandıktan sonra yapraklarını döktü, bende yaprak döküldüyse bu kışa girmiştir diye düşünüp yarma kalem aşısı yaptım birisi tuttu, şu anki durum bu.
Baktım tutuyor Eylül ayının üçünde başka aşılar yaptım onlarda tutmaya başladı.
Demek ki yazın yarma kalem aşısı yapılabiliyor :)
Bir kaç sene önce Aydıncıkta arkadaşımın babası badem aşılıyordu, aşılanan bademlere filizlenmiş kalemler vurup kurumaması için üzerine poşet giydiriyordu. Babadan görme usulde baharın ve uykudaki kalemler aşılanır deniyor ama bu hadiselerden sonra yarma aşı her dönem yapılabilir diyorum...
Baharda erkek incirlere kalem aşısı yapmıştım. Bilgisayarım çöktü, videoları da gümledi.
Bilgileri kurtarmaya 500 lira istediler vereyim dedim, geriye dönmediler.
Miller metodu için yaptığım çekimlerde gümledi.

Yukarıdaki aşılardan birde göz alıp yaprak aşısı yaptım onlarda bayağı bir sürgün verdiler.
İncir göz aşılarımdan biri.
Şurup dağıtırken bu böğürtleğen dikeni dikkatimi çekti, ormanda gidecek yer bulamamış...
Orman dar mı geldi sana diye sormak lazım...
Arılıkta kutu terkleri tüm arılığı olumsuz yönde etkiliyor. Bu kovan yağmalanıyordu, terkler gelip bu kovana sardı.
Kovan altına salkım yaptılar.
Bir ana arıda ben kafesleyip musluk üzerine bıraktım arıların tamamını kovana çektim ağzını kapattım başka yere götürüp üçe böldüm. Bulduğum ana arıları öldürdüm elimde kendime ayırdığım hala kovana verilmemiş F1 ana arılarım var. Ben burada uğraşırken biraz ileride bir terk daha vardı.
Bu terkte iki ana arı vardı ikisinide öldürdüm, gittim yavrulu bir çıta aldım hafif üzerindeki arıları silkeledim, kalan arıların üzerine bunları silkeleyip arılıktan çıkarttım.
Böyle giderse 10-15 güne kadar kutular kendi kendine bitecekler.

Değinmeden geçemeyeceğim, hafta içi bir akademisyen bana ulaşmaya çalıştı, daha önce feste listemdeydi, yaklaşık iki yıl durdu, suya sabuna dokunmadı, dedim bu adamın benim listemde ne işi var deyip listemden çıkarttım. Bir kaç gün önce yeniden istek olladı sildim sam işaretledim bir daha istek yapamasın diye, başka hesaptan istek yolladı, onuda silip engelledim. Sonrasında çevremdeki yakın dostlarımla görüşüp her birisine farklı şeyler söylemiş. İlk aradığı kişiye uluslar arası bir proje var, Ali Tür ile görüşmem gerekiyor diyor. Sonra bir sürü unvan yazıp, sizinle görüşmemiz lazım diye mail atmış. Sonrasında telefonuma sizi FAO arıyor diye mesaj attı, yetmedi bir dostuma onun bir videosunu kullanacağım diyor, yetmedi bir başka dostuma onun resimlerini kullanmam gerekiyor demiş. 
Böyle kelli felli adamların bizim gibi cahil kişiler ile ne işi olur.
Ben ana arı satışında bile telefon ile görüşmeyi kaldırdım, arıcıların derdi bitmiyor.
Soru üstüne soru ve istekler ne önerirsiniz, benim arımın ırkı nedir soruları.

Peygamberimiz, gereksiz ve çok soru sormayı yaşadığı devirde yasaklamıştır.
Sorulan soruların çoğunun benimle alakalı değil, ben arıya bakıp ırkını nasıl söyleyeyim ben morfoloğmuyum.
Ben hoca değilim ki başkalarına önerim olsun. Ben yaptıklarını günlüğünde paylaşan cahil birisiyim. Hatta bazılarına göre geri zekalı, bazılarına göre deli bazılarına göre salak birisiyiz.
Sorularınızı bir sürü unvanı olup, uluslar arası makalesi olmayan, buluşları ve icatları,olmayan , benim akademik kariyerim var diye övünen  bir sürü hoca var onlara sorun, bir işe yarasınlar bari.
Arıcılık ile ilğili soruların hemen hepsinin cevabı arı bakanı forumda var. Kimse okumadan araştırmadan iş olsun diye karşı tarafı soru yağmuruna tutuyor. Listemizde binlerce kişi var soru sorana cevap verdiğinde, konu kapanmıyor tekrar başka sorular geliyor onun için soru soranlara cevap vermiyorum, sorunu olan arı bakanı foruma ismiyle kayıt olur sorusunu orada sorar, yıllardır nikle üye olmayın diyoruz isim ve soy isim olmaz ise forumada kabul etmiyorum...

İnsanlarımızda tuhaflık var bazıları listemde ne kadar adam var diye övünür, bende listemden adam atarım, birileri bana istek yolladığında 40-50 kişi oldu mu sıradan onaylarım. Bir kaç gün sonra soru hastaları çıkar hemen engellerim gider. Ben listemde çok kişi olsun diye çalışmam, zaten face, arıbakanı face ve forumda toplamda 10 bin kişi var. Bu kadar kişinin isteği ve sorusu biter mi? bitmez bende engelleme moduna geçiyorum. Bazıları benim için kibirli demekte kibir başkalarını küçük görük büyüklük taslamaktır, kimseyi küçük görüp dalga geçmiyorum onları ezmiyorum, cevap vermiyorum, baktım hala ısrar ediyorsa engelliyorum olay bitiyor. 
Ben hiç bir yerde bana sorularını sorun diye bir beyanım var mı? yok.
Benden öneri isteyin diye bir beyanatım var mı, yok, varsa neredeyse bileyim o beyanatımı kaldırayım.
Sizler beni tanıyorsunuz, ben sizi tanıyormuyum, yok.

Biz kendi işlerimize yetişemiyoruz birde bu meseleler ile uğraşmaktayız. Olayı tek kişi bazında ele almayın binlerce kişinin birisine odaklanmasını bir düşünün...
Artık telefonu çantaya koyup akşamdan akşama  bakıyorum, kayıtlı kişi varsa bir şekilde yeniden görüşüyorum, kayıtlı numara değilse benim için önemi yok, son iki yılki müşterilerim kayıtlı.
Bunları yazmayayım diyorum ama bu kadar yazmama rağmen millete derdimizi anlatamıyoruz.

Varroa mücadelesi için aparat hazırlamak için damlalık aldım, son aldığım damlalıklar ölçekli, 1 ml alıyor.
Flumetrin ölçmek için oldukça ideal bir damlalık.
Hafta için İstanbul Soğanlık'taydık.
Birader uzun süredir araştırıp duruyordu dik matkap ararken mini fireze ve torna tezgahı buldu.

Uç takılı kafa dereceli olarak sola dönüyor, karşısına ayna bağlayıp mini torna olarak kullanılabiliyormuş, bu aleti almaya bir tornacı götürdük inceledi ve sorunsuz dedi. Dört kademeli, (vites).
Birader dipçik yapımında delme ve kademeli oymalarda daha kısa sürede işi halledecek.
Böyle bir aletin elimizin altında bulunması bizimde işimize yarayacaktır. Alman malı fireze.
İlhami abim ziyaretime geldi, üzüm getirmiş. Bu yıl İlhami abi fabrikadan mesaiden mesaiye koşuyor pek görüşemiyoruz.
Üzüm salkımlarından biri maşallah iki kilo gelirdi.

4 yorum:

osmannurieroglu dedi ki...

Sizi invert konusunda kötüleyen Tekirdağ'dan bir hoca şimdi şirket kurmuş invert şurup üretip satmaya başlamış.

muhteşem turunç dedi ki...

Sevgili ustam
Ben bu sene hazır invert şurup kullanıyorum.
Şeker pancarından imal edilmiş. Malum koloni sayım 30 lu civarlarda ve senin gibi arılığım burnumun dibinde değil hafta sonları gidebiliyorum kaynatmakla baş edilirmi. Sonbaharın ortasındayız. Geçen seneyle kıyaslıyorum yaşlandın sen haberin olsun hala kutuları ortadan kaldıramadın. Çokda vaktin kalmadı hızlansan iyi olacak sanki.
Sağlıcakla kal.

Ali Türk dedi ki...

Osman bey, Allah kimseyi tükürdüğünü yalatmasın diyeceğim ama işi hocalık olmayıp, her fırsatta ben nasıl para kazanırım diye çalışırsan olacağı buydu. Geçmişte bazı arkadaşlar bahsettiğiniz hocadan suni tohumlama konusunda yardım istemişlerdi verdiği cevap çok ilginçti, siz bu işten para kazanacaksınız benim çıkarım ne olacak deyip yardım etmemişti...
Bu şuna benzer, siz doktorluk okursunuz hocanız ileride siz ünlü olursanız benim payım nerede size doktorluğu öğretmiyorum demek gibi bir şey...
Hocanın parasını ise devlet ödüyor böyle şeyleri aklına bile getirmemesi gerekirdi ama gerçek hocaysa...
Bu hocalarla biz çağı yakalayıp, başka ülkeleri sollamayı umuyoruz...
Gene nereden girdik bu konulara ?
Büyüklerimiz Allah ne virirse her şiyin hayırlısını virsin diye boşuna dua etmemişler.

Muhteşem abi acil şurup yapımlarında bende invert kullanmıyorum, hemen hazırlar veririm ama baharda ana arı üretimine acayip şurup lazım oluyor o zaman invert yapıp stokluyorum rahatlık oluyor, işin garip tarafı bir türlü arılara zarar veremedik...
İşler konusunda haksızsın, geçen yıl yardıma gelmiştiniz Sadri abimle, bu yıl türbinden konuşuyorsun, inşallah hafta sonu cumartesi kalan kutuları toparlarım. Yaşlılık konusunda hala senden geriden geliyorum haberin olsun.

Sağlıcakla kalın.

Mirili Arıcı dedi ki...

Abi s.a.

Her yıl yaşamadığımız ne varsa gördük tamam deriz çok şükür bu yılda tecrübe hanemize bilgiler eklendi.
Geçen gün dertlenen bir arıcı sürekli arı terkleri yaşıyorum demişti sanırım bu yıl kutuların terkine kolonilerde eklendi ne oluyoru bilmem.

İnsanlar yaptıkları işin sonucuna soru sorarak varıyor olsa idi bambaşka bir yerde ve ortamda yaşıyor olurduk.

Hayırlı günler...