21.11.2013

KASIM AYIDA BİTİYOR, ARICILIK ADINA KIŞ GELMEDİ...

 Çilek...
Hakim abimin çilekleri kızarmaya başladı::))
Çileklerin kızarmasını beklemek acayip sabır istiyor...
Bekleyen derviş muradına ermiş hesabına döndü bu iş...
Darı sahibinin haberi yok ama çilekleri göçürdüm, göçürdüm yanlış anlaşılabilir budadım diyeyim::))
 Zaim abimin kara kovan kışa hazır diyebiliriz, bu mevcutla seneye devam edecek mi merak ediyorum. Bu kara kovan yazın sıcaklarda petekleri döküldü, dökülme sebepleri arasında eşek arıları var. Eşek arılarına vururken küütüge gelen darbeler, peteklerin dökülmesini sağladı, tekrar toparladık ama mevsim geçti. Dalakların altında kapalı yavru var. Merkezde neler var göremiyoruz, üçüncü invert şurup verildi, birde petekler artık içerideki çıtalara bağlanmış, sarsıntılardan artık fazla etkilenmeyecek.
 Dalakların üstünde ve üstlerdeki açık gözlerde stoklar iyi görünüyor.
 Yavru durumları aşırı verdiğimiz aşırı invert şurup nedeniyle azalıyor. Artık kasım ayının sonuna doğru gidiyoruz, bazı işlerde arıya biz dur diyeceğiz, arı bizi yönetmeyecek biz arıyı yöneteceğiz.
 Şu an itibari ile iki tur daha invert şurup hazır, iki tur daha verdikmi arının yavru alanını iyice azaltmış olacağız.
 Çilek fidesi sanki görüyor gibi kol atmış. Atmış olduğu iki kolda gidip toprağı bulmuş durumda, hayret ettim.
 Canlarım benim yerim sizi, kurdun kuşun kısmeti her yerden çıkıyor.....
 İnvert ile arıları zehirleyip bloke etmek üzereyiz son iki tur kaldı, sonrada zaten kış gelir...
 Sabah işe gidiyordum, bir çiçekçinin önündeki saksılardaki pürenler ilgimi çekti, hayret dedim, nasılda güzel yetiştirmişler...
Saksıyı elime aldım ki...
Ormandan kopartılıp süs olarak saksıya sokmuşlar, yani saksı, vazo...
 Darıcadaki arıların durumu iyi hala iyi polen geliyor, yavru durumları azalıyor, bir tur daha şurup verip kışı bekleyebiliriz...
İşten gelen arılar İlhami abinin üzerine ve ellerine konup harçlık istiyorlar::))
 Polenle gelen işçiler arılar...
 el öpen işçi arı....
İki anasız kovan vardı,  önce anasızları birleştirip, sonra akşam olunca analı kovana kat atarak birleştirdim.
Bu gazete ile birleştirme yöntemidir.
Gazeteyi okuyan arılar, birleşmişler, ana arıdada sorun yok yavruya devam...
 Yüzlerce kestane ekiyorum, hepside tüplü olacak, ormanda ulaşabildiğimiz ayak altı olmayan ara sıra su verebileceğimiz yerlere ekilecekler...
Her pet şişeye bir kestane, üzerine gübre koydum, bahara bakalım neler olacak...

 Aşure ikramlarının kabulü devam ediyor....
Marangoza girmek istemiyorum, geçenlerde bir tanıdık aradı, sana kontra lazım olur mu?
Benim kontrayla ne işim olurki, artık marangoza girmeyeyim desemde, tabiki içimden diyorum bunları...
Hayırdır ne kontrası dedim, ebatları verdi, 120 X 210 boyunda 7 mm kalınlıkta... 
Filan yere gel al git dedi...
Adamın sevabını alalım bari, gittim yükledim, borcum ne abi ne borcu demezmi....
İyi bal vereyim bari dedim.
Kontralar başıma bela oldu ne yapayım ne yapayım derken, arıcı kulübesi yapmaya karar verdim, şimdi 15 kontra bu işe yetmeyecek, al başına iş.....

 Hafta içi çarşamba gün akşamı Ümraniye'de havuz sefasına başladık...

OKYANUS Sports Center

İzmir'den hobi arıcı misafirimiz var. Oktay bey , nasıl hobici ise, 15 günde bir bal hasadı yapıyormuş..
 Havuzda fazla kalori harcadık, portakal suyu ile harcadıklarımız telafi ediliyor....
 Bone sıkıntısı vardı, Saim abi ben pembe bone giymem diye diretti. Yav giysen ne olacak ki, bak ben giyinip birde poz verdim neyim eksildi dimi::))
 Oktay bey yüzme hocamız, ikide bir havuzda hocamızı kaybediyorduk,i dedim sen şu pembeyi giy, gidip başkasına tosluyoruz ayıp oluyor...
Bayağı bir yüzme tekniği aldık bakalım nasıl uygulayacağız, az çok yüzme biliyorduk, şimdi bildiklerimizi unutmaz isek iyidir.
 Çok güzel bir akşam oldu, acayip arıcılık muhabbeti....
 Acayip efor sarf ettik, kilometrelerce yüzmek bizi mafetti...
 Oktay bey uçak biletimi alın ben size her hafta yüzme dersi vereyim, para filan istemem dedi...
 Havuzdan çıktık bu seferde çay faslı başladı, sohbet tantana gırgır, özlemişiz, Oktay bey ile çoktan beri görüşmüyorduk.
Muhabbet iyide daha ben Gebze'ye gideceğim. Trafik beni mahvediyor, bir helikopter mi yapsak diyorum. Davetimize bizi kırmayıp icabet eden Oktay ve Saim abilere teşekür ediyorum, bu arada İzmir'e davet edildik... ::))

Not: Hafta sonu Cumartesi günü harbiyedeki arıcılık etkinliğinde olacağız. Cumartesi gününe Yusuf Şimşak ile anlaştık, pazar gününe ise Muhteşem abiyle anlaştık, yani hafta sonum gene yollarda geçecek.....
Ayrıca il dışından geleceklerin içinde hem cumartesi gelecek olanlar var, hemde pazar günü etkinliğe katılanlar var, benim orada ne gün olacağımı merak ediyorlardı, iki gün oradayız::))

17.11.2013

ARI VE ARI ÜRÜNLERİ FESTİVALİ, KARTAL EKOLOJİK PAZAR

Geçen hafta içi cumartesi günü Kartaldaki arı ürünleri festivaline katılmaya bir kaç arkadaş karar vermiştik.
Öncelikle bu etkinliğin tanıtımı ve reklamı yapılmadı.Kendi aramızda bunu tartıştık, aslında Onur başkanın medya ile arası iyiydi, geçtiğimiz yıl defalarca televizyona çıktı. Asıl çıkması gereken yerde çıkmadı. Burada üretici ile tüketici birleştirildi, bir kaç gün sönük geçmesinin asıl nedeni ise pazar günleri burası dolup taşarmış. Bu etkinlik belediyeler izin verdiğinde tüm ilçelere yapılacakmış bu arıcılarımız adına çok iyi bir haber, Onur başkanı tebrik ediyorum.
Bu tür etkinlikleri yapmak oldukça zordur, onuda belirtmeden geçmeyelim.

 Gelelim arı ve arı ürünleri festivaline. Arı evi sahibi Ercan Bektaş, malzemelerini diziyordu.
 Bizimki çocuklar gibi şendi, artık kalfalarda akıllı telefon kullanıyor... Tabiki çekemiyorum, çekebilsem bunu niye dillendireyimki :((...
 Engin abi Onur başkan ve Muhteşem abim, başkanımız hoş geldiniz dedi.
 Festival alanında bizi farketmeyen biri vardı onu enseledik, Raşit abimiz, Zaim abinin yazlıktan::))
Bizden habersiz buralarda ne gezersin beya dedik...
 Sakarya arı yetiştiricileri birliğinin balları.
 Erzincan dedikmi aklımıza Vecdi abimiz gelir, hemen gidip Erzincan Refahiyeli arıcılarla biraz sohbet ettik.
 Erzincan yöresine ait ballar...
 Şile Yeni köylü Recep Selak, Şile yöresinin kestane balların standında satışa sunmuştu.
 Şile kestane balı...
 Bir başka arıcı abimiz, bal tescili alıp belgesiyle satış yapıyordu.
 Kara kovan meraklılarına kara kovan imalatı yapan bir arıcının  standı.
 Bizim kalfanın kara kovan içindeki petekler ilgisini çekti, bende onu çektim::))
 Bu kara kovana arı konulmuş, ufak bir oğul olduğu için olsa gerek devamı gelmemiş...
 İlgimizi çeken bir başka kovan vardı, kanatlı kovan::)) Beslemesi kovanı açmadan arkadan yapılıyor.
 Kovanı açtık içi bal doluydu::))
Kanatlara ana arı ızgarası konulmuş, arı sıkıştığında kanatlara taşacak ve kara kovan balı yapacak.
 Muhteşem abim ise dıştan yemliğe kafayı taktı,sıcak soğuk önemli değil kışın bile şurup verilebilir diyor, soğuklarda kovanı herkes açamıyor...
 Yusuf Şimşak piyasada yok, dedi ki bana konumu atıver. Bir sefer iki sene öncesi bir konum paylaşmıştım ama bir türlü yapamadım. Dedim bari Ercan bu işlerden anlar, buda tam anlıyor ya,dedi ki abi sen ara, ben konumu ona anlatayım::))
Konumu anlatarak paylaştık anlayacağınız....
 Raşit abi kendisine uygun bir maske buldu, bir deneyişi vardı, eğiliyor, karate ve kungfu hareketleri yapıyor,kasılıyor.
 Sonuçta maskeyi parçalayamadı ve almak zorunda kaldı, hayırlı olsun.
 Yozgat yöresinden olması lazım bir bal standı daha.
 Kekçi Mustafa abim, artık kek işini oğluma devrettim dedi, bol bol geziyormuş arılarıda azaltmış.Yatırım yapıyorum dedi, bir kuran kursu varmış, Allah gönlüne göre versin. Bizim kalfayı da gözüne kestirdi gibime geliyor...
 Bir ara sunum başladı, konu güvenli gıda, sunumu dinlerken Yusuf ben sahilde kayboldum neredesiniz diye yeniden aradı. Ercan'ın konum anlatması bu kadar olurdu zaten.
Ben kaybolan arkadaşa yol tarif etmeye dışarı çıktım, çıkış o çıkış, bir ara baktım sunum bitmiş. Hocamız dışarıya çıkınca bir sigara yaktı....
Güvenli beslenmeyi anlamış oldum.
 Kartal belediye başkanı festival alanını gezdi, Onur başkanla görüşmeler yapıp sunum dinlemeye gitti.
Oda ne biri festival alanına düştü.
 Yusuf Şimşak ta nihayet bize katıldı. Soruyor ekip nerede dedim sunumdalar, diyor ki git onları çıkart...
 Yusuf'a dedim bak bizim başkan burada, Kadir beymi dedi evet dedim. Ekibi sonra toplarız biraz gıda konusunda aydınlansınlar..
 Arı Evi standının önünde uzun süre sohbet ettik, bu Ercan'da şeytan tüyü var, gelen oradan ayrılmıyor sanki::))
 Kadir başkanın Muğla'dan bir misafiri var.Akay Atay gözünü sepetlere dikti. Muğla yöresinde sepet yokmuş.
 Eğeye iki sepet yolladık.
 Bol bol oğul alırsınız...
 Gebze Bal üreticileri Birlik Başkanımız Kadir Gürkan. Ülkemizin değişik yörelerine ait balların tadına baktık.
 Çankırı'dan gelen bir arıcı vardı, bize çam balı diye bir bal tattırdı acayip püren balı vardı içinde. Püren balı diye çok rahat satılır. Birazda balı fazla yiyince kaç kavanoz alacaksınız demesine hem güldüm hemde üzüldüm.Bizde arıcıyız dedim. İnşallah pazar günü tüm balları satıp bitirirsiniz.
 Çankırılı arıcının üç çeşit balı vardı hepsininde farklı aromaları vardı. Çam, çam püren karışı, birde Çankırı yayla balı.
 Erzurum'dan gelen bir balcının balları...
 Bizim başkan çok iyi bal analizi yapıyor.
 Bingöl'den gelmiş kara kovan balları.
 Geçen hafta resimlerini yayınladığım arı ekmeği polen. Petek gözlerine arıların depolayıp işlemden geçirdiği polenleri peteklerden çıkartık satışa sunmuşlar. Bu ürün kesinlikle serin yerde saklanmalı.Yada dondurulduktan sonra açıkta kalsa da bir şey olmaz.
 Bingöllü arıcı festivaldeki en ilginç tezgahtı diyebilirim.
Bir kaç çeşit baharatlı bal karışımı vardı, ben hiç birisinin tadına bakmadım.
 Kadir başkan ile Onur başkan.Konu sizede yer verelim gelin balınızı satına geldi.
 Kadir beyde benim üyelerimin elinde kalmış balı yok dedi.
 Bingöllü arıcının ikramları devam ediyor.
 Bir kara kovan balı...
 Zannedersem bir ruşete kat atılmış. Arılarda kafasına göre takılmışlar.
 Bu arada sunum bitti, biz festival alanındaki kapalı mekana geçtik. Ne kadar bal yesem de üşüdüm be.
Bol bol çay eşliğinde sohbet edildi.
 Ne zaman akşam olur anlamıyorum, gene akşam ezanı başladı, biz hala kaynatmaya devam ediyoruz. Elimde çok önemli bilgiler var, sağ olsun Engin abi gerekli bilgileri farkında olmadan bana aktarmış oldu::))
Düzce de ne kestane bahçeleri varmış haberimiz yok...

Bu kalfa başıma iş açtı, sohbetin arasında ikide birtelefonu eline alıp soru sormasına hasta oldum desem ne dersiniz....
Nasrettin hocanın bir komşusu varmıştı. Bir gün koşa koşa hocaya gelmiş demişki bu gün sorunsuz biruyku çekecektim, uykularım kaçtı. Hoca demiş ki hayırdır derdin ne, adam diyorki benim komşunun eşeği kuyruksuz sıpa doğurdu uykularım kaçtı::))
Allah ne virise hayırlısını virsin.
Bana bu dünyada rahat yok mu arkadaş....
Sorunsuz bir günüm olmayacak mı?
Bizim kalfa akıllı telefon almış, uyku dünek kalmadı ::((