2.01.2009

01.01.2009 YILI KÜTÜGÜ AÇTIM



Yeni yılın ilk günü saat 11.30 filan,bilgisayarı açtım haberlere bakıyorum.Bir ara perdeyi kaldırıp bir balkona göz attım.İnanılır gibi değil, kütük kovan arısı uçuyor,hemen motoroloji tahminini tıkladım, sıcaklık 3,9 yazıyor.Bir yanlışlık olmasın diye Kocaeliyi tıkladım 5 falan yazıyor.Bu işte bir terslik var,arı uçmaması lazım bu derecelerde.Soğuk havalarda zaten ölüleri bile arılar kovan dışına bırakır giderler,uçabilseler uçacaklarda soğukta mecburiyetten fazla uğraşmayıp ölüleri dışarıya taşımaları yeterli görüyorlar.Kar resimlerindeki arılar uçarken dışarıda soğuk yakalamış yada çarpılmış arılardır.Ölü atacak olsalar kovanların çıkışında düşmeye başlar ölüler.Resmi inceliyorum yakında düşen bir tane arı yok,arı fırlamış ve sogukta işi bitmiş ve yere çakılmış.Tabi bu arada herkes kendisine göre yorum yapacaktır ve yapmaktada serbestir.Gelelim bizim balkona,arının uçmasına akıl erdiremedim,acaba tahminmi yanlış derken hemen hassas dereceyi getirdim.Oda içinde açtım 17 derece.Dışarıya bıraktım camın önündeki mermere ve biraz bekleyip dereceyi açtım.O kadar dışarda degişken bir hava varki,derece iniyor çıkıyor. Resmin sağında gölgem var ve kütüğün girişindeki arı kovana havalandırma yapmakta.
Balkon güneş alan bir yer,güneşin önüne gelen az bir bulut bile dereceyi bikaç derece aşağıya çekiyor.elimle gölge yapıyorum inişli çıkışlı bir sıcaklık.Bir ara 11.3 kadar çıktı.
Bende madem arılar uçuyor hemen gidip invert şurubu getirdim açmışken vereyim diye.Son şurubu doldurup,yenisini yedekleyip bidona doldurdum.
Yaklaşık 10 dakiika içindeki degişken ısılar bunlar.
Ben işlerimi bitirip,marangoza gidecektim,arıların uçmasıda kesildi, dereceyi tekrar açtım 7 ve altına gidip geliyordu saat 12 civarında.Şİmdi düşünelim hava birden ısınsada birden soğuyor,arı sıcaga aldanıp dışarı çıkar birazda fazla uzaklaşırsa ayvayı yedi,ölüm kaçınılmaz,kim bilir böyle kaç arı kovandan çıkıp geriye dönmüyordur.Heralde bunun içindirki yurt dışında kovanların altlarını açıp kovanların bu durumlarda ani gelişen ısılardan etkilenmesini ortadan kaldırıyorlar.Bunları anlamamızda zaman alıyor,sıkıştırdığımız arılarımızın yağmalanma olayları geçtikten sonra en azından musluk girişleri sonuna kadar açılmalı.
Gelelim kütügün içine,en son verdiğim şurup bitmiş vearı son şuruptan sonraki resim altta gelecek, gene ben beyaz petek örmeye devam etmiş.Bu arı petek örmeye bu sene doyamadı bakalım 2009 da nereye petek örecek.Bu esnada sökülmüş bir yavruyu dışarı atamamışlardı.Resmin alt köşesinde duruyor. Arıda iyice sıkışmış durmda eski resimlerden eser yok.
Ben kütügü açınca iki işçi arı direk,sökülmüş yavruya doğru hareket etti ve ilk etapta kaldıramadılar,daha sonra biri kovanın arkasına üç hamlede getirmeyi başardı.
Buradan dışarıya bıraktı.
Bu esnada yerde bir varoa ölüsü vardı.İşçi arılarsa sökülmüş yavruyla güreşmeye devam ediyorlar.Arılar ise eskiye oranla geriye çekilmişler ve salkımdalar uçanların oranı zaten çok düşüktü.Sıcaklık 7 cıvarına düşünce zaten uçmada kesildi.
Son verdiğim invert şurupile beslenen kütük kovan, şurup kabını peteklere yapıştırmasınlar diye uzağa koymuştum,gene patak örmüşler.Bir alttaki resim 15.12.2008 tarihinde çekildi,bu resim ise 1.1.2009 da çekildi,farka bakın.
Daha önce ki resimdeki bozukluk,şurupluğun petege dayanmasından kaynaklanmıştı.
Bu arada nihayet bu sene sele zeytinini tutturabildim.İlk aldığım posta nedense olmadı.Tekrar zeytin alıp denedim tadı şu an şahane.
Bende sele ve telis tabir edilen malzemeler yok.Onun için poşette bile sele zeytini yapabiliyorum.Poşetin içine zeytini ve iri tuzları karıştırıp koyuyorum,bir hafta sonra yenilebilir duruma geliyorlar.İki üç günde bir poşeti veya pet şişeyi sallamalı yada ters düz etmeliyiz.
KOVANIN ÖNEMİ VARMI
Hep deginecem diyorum kaynayıp gidiyor,bu konudada çok soru alan biriyim.Yüksek verim almak için ilk olarak yüksek mevcutlu arılara ihtiyacımız var.Arınız zayıf olduktan sonra altından veya gümüşten kovan yapsanız ne yazar.
Bana göre arıların verimlerinin yüksek olmasında kovan cinsinin önemi yoktur.Önemli olan mevcutlarının yüksek olmasıdır.Bazıları meil atıyor bazıları telefon ediyor, demekki bir çok kişinin kafası bu konuda karışık.Öncelikle şunu belirteyim,plastik kovan doğal degil,ikincisi organik arıcılıkta plastik kovan ve çıta kullanılması yasak.Birde size plastik kovan tavsiye edenlerin kovanlarının kaçı ağaç kovan ve dünyada kaç yerde plastik kovan kullanılıyor kendinize bunu sorun ve sonra ne kullanacaksanız kullanın karar sizindir.

7 yorum:

BOZÜYÜKLÜ ARICI dedi ki...

bakanım sen bu balkon
sosyetesıne sıkıştırma uygulamadın
bahara kadar,kovan içi tamamen petek olacak,yaza yapacak iş kalmıyacak,gebzenın her tarafı ogul olur ona göre...doktorumun,ilacından boş kovanlara sür,yabancıya gıtmesin ogullar.

ALİ TÜRK dedi ki...

Sadettin abi aslında karakovanda sıkışır,daha önce bu konuyu yazdımmı bilmiyorum.Karakovanın sıkıştırlmasıda peteklere kadar çuval basmaktır.Ben bu arıya dedimki verdiğimi depeolayacak kadar petek yapar,ama bu kovan petek örmeden duramıyor.En alttaki resim sen geldiğinde çekildi sanırım,o günden sonra gene petek ördü.

Abi karakovanda oğul kontrolü olmaz.

Fakat kovanlarına hakim olanlar fenni kovanda oğul verdirmezler.Gözden kaçan çok kovanda bir iki olabilir.Bol oğulun oldugu yerde işler çıgırından çıkmış demektir,zaten arıcılar bunu bildikleri için kovanlarına hakim olmak zorundalar.

Karakovanı belki baharda doktora devrederim,benim değilde aceminin kovanından oğul çıkmış sayılır o zaman::)))

d.m.t dedi ki...

Ali bey sormadan geçemiyecem! Daha önce şu yazıdaki resimlerde
http://arivedoga.blogspot.com/2008/12/invert-urup-ve-yazik-olan-arilar.html
Kütük kovanınızın arısız kısmında yeşil tahta küfü olduğunu gördüm. Bununla ilgili bir yazı yazacaktım ama; bugün yine yukarıdaki resimde kütük kovanda mavi küfleri görünce size yazayım dedim.

Bu mavi küflerden nefret ediyorum.Küflerin sporunu solumakta çok zararlı!(doktor daha iyi bilir)
Genelde; biçimden sonra tam kurumamış olan tahtalara yapışıyorlar ve bir daha ne yaz ne kış ölmüyorlar. Tek çözüm tahtayı çok iyi kurutmak ondan sonra kullanmaya geçmek.

Kiremit altına kullanılacak olan çamlarda yeşil küfleri gördüm ve pek çok yöntemle öldürmeyi denedim.Ölmüyorlar. En son çamaşır suyu kullandım!Bilmiyorum öldüler mi?
Pürmüzle yakarak ölürler belki! Ama sizin kovan pürmüzlenmez de;

Bu küfleri neyle öldürmeyi düşünüyorsunuz? Bildiğiniz bir püf noktası varsa öğrenmek isterim.
Selamlar.

ALİ TÜRK dedi ki...

Demet kardeşim bu kovana ilk arı koyduğum ilk zamanlardı, kovanın dıştan hiç izolesi yok sadece pinoteks çekili.Bir gece şiddetli bir yağmurda kaldı,ağaçta köknar ve acayip yağmur suyu çekmiş.O yağmurdan sonra kovanın üstüne naylon ve onun üstünede naylon uçmasın diye battane örttüm.

O gün bu gündür arıların olmadıgı yerde bu küf oluştu ve ben bunu gidermeye hiç çalışmadım.Arı işledigi yeri izole ederek geriye geliyor ve küf kalmıyor.Arının izelasyon maddesi bildigimiz kadarıyla propolistir.

Kovan boyanmış bile olsaydı bir gecede bu hale gelmezdi sanırım.Çünkü çok kuru bir ağaçtan yapmıştım kütük kovanı.

Şimdiye kadar kovandaki küfü elimle gidermeye çalışmamıştım ama şimdi artık kafama takıldı, ne yapılabilir düşünürüm artık.Bu aradada küfün düşmanlarını bulmak lazım.En büyük düşmanıda güneştir.Güneşi kovanın içinede uygulama imkanımız yok.

Dediğin gibi en iyisi topu doktora atmak::))

Bizde diploma yok::))

MUHTEŞEM TURUNÇ dedi ki...

Ali ağabey yanlışmı duydum bi daha desene karakovanı banamı verecen canım ustam benim be :))Yav demet kardeş sağol sayende her bir şeyi biliyorum hissine kapıldım bir an için ne güzel bir duygu:))

ALİ TÜRK dedi ki...

Muhteşem abi hayırdır,durup duruken bu sıcak ilgiyi pek çözemedim.Ayrıca yukardaki yazıda kesin bir şey dememişim iyi oku belki diyorum,belki::)))

Olasılık oranı ise meçhul::))

Mehmet Gündoğdu dedi ki...

ali bey önce ağaçlarımızı bitirelimde plastik kovana ozaman sıra gelir ağaçda bitmeyeceğine göre ağaç kovana devam
küfünde düşmanı havalandırmak kovana hava deliği açmak arı üşür diye aklınıza gelmesin kolay gelsin