24.08.2009

BU HAFTA SONUDA BÖYLE GEÇTİ CUMARTESİ / PAZAR

Bu hafta sonu anaarı kutularının meme dagıtım merasimi vardı. Ramazanda çalışmak sıcakta bayagı şaft kaydırıyor. Resimde hacının durum hiç iyi deil. Sıcakta mafolmuşuz. Biz memeleri dagıtırken Mustafa Kabaoğlu hocamızda ormandaki arılarına bakmaya gitmiş, kontrolleri bitirip yanınıza geleceğim dedi. İşlerini bitirip yanımıza gelince kendimizi ofise attık. Zaten hacıda diyorki ne yapacaksan söyle dışarda çalışmayalım. Nasıl çalışacagız abi dedim sırası gelen kutuyu ben ofise getireyim ne yapılacaksa yapalım tekrar yerine koyacakmışız.::))
Mustafa hocanın Rize'den getirdiği 5 Rus anasından 3 tanesi kafeste ölmüş. Kafesilerin tel bölümüne bir plastik takılmış. Ben teflon denilen elek telinden taktım, fakat tek kat taktıklarımı teli kesip anaarıya ulaşanlşar oldu bundan sonra çift elek teli koymaya başladım. Bu rusyadan gelen analardan başkalarıda bizim tanıdıklarımızdan. Tır'dan bir seferde 400 kafes çıkmış. Hepside kapışılmış tabiki.
Bu esnada Mustafa hocamızın acil 5 anaarıya ihtiyacı varmıştı hazır yok dedim ben anlamam dedi. İki tane kutudan üç tanede kovanlardan karniyol F1 anaarı alarak sayıyı tamamladık.
Kafese esnek bir filim gibi parçaya delikler açılmış. Asedatın biraz kalını.
Mustafa hoca, başta karniyol anaarı ve organik hacı ürünü domates biber patlıcanıda alarak arılıktan ayrıldı. Seyithan abiyle bende elimizde dagıtılacak karniyol F1 memeleri dagıttık ben biraz tranfer daha yaptım ve günü tamamladık. Aslında arıların altına yutonk bakacaktım, motoruda eve almamıştım. Bir uzandımki iftara ancak kalkabildim.
İlhami abi pazar günü nerde oldugumu sordu. Dedimki hacı abinin bahçedeyiz. Sıradan bir kontrol ediyorum, bazı kovanlar erkek atmışsa o çıtaları anasızlara taşıyorum. Erkek olmayınca durumlar iyice sakatlaştı. 8/8/09 tarihindeki notlarıma bakıyorum anaarı memeden çıkmış ve not etmişiz anaarı var diye. Hala anaarı notu, anaarı var olarak devam ediyor. Halaçiftleşen yok birde çiftleşmeye gidip geri dönemeyen acayip çogaldı. Git gele git gel, yakışıklı yoksa kuşlar yer seni. Bir bu arada erkekler azaldı kalanlarıda manita araken sanırım kuşlar götürmekte.
Neyse İlhami abi bende arılara gidecegim birlikte gidebiririz deyinca oh be dedim motorlar 35 km.git 35 km. gel 70 km yoldan kurtulmuş oldum. İşlerimi bitirmeden geldi. İki kovanana larva transferi yapılacaktı birlikte yaptık, zaten tranferide görmek istiyordu iyi oldu. İşimizi bitirip ver elini orman. Yukardaki resim ormandaki arılıkta çekildi. Aşagıdaki resimde o resmin yakın çekimi.
Bu resimdeki en dış çıtaya bu kovan bal atıyor. Geçen hafta ramazandan önce bayagı bir yalamıştık, petege doktor fazla dalmışki petek delinmiş::)))
İkinci çıta ise kapalı yavru, üçüncü çıtayıda ben girmiştim arı yavrı yapsın diye. Çıtayı bir çektimki yavru yerine bal yapmış. Hemen başka kovanlara baktım güzel bal geliyor, pürende %5 açık bile degil bu bal nerden geliyor anlamıyorum. Arılara ilaç verecektik akşam üzeri veririz diyerekten benim arılıktan ayrılıp ilhami abinin artılara gidiyoruz.İlhami abilerin arılıga ulaştık ama agzımız damagımız kurudu. Arabayı derede bırakıp bu arılıga 1 km den fazla tırmanmak gerekiyordu.Resimdeki işaretli yer Mustafa hocayla Osmanların arılarının oldugu yer tam karşı karşıyayız. Karşı taraftan buraya araba yolu yok belli bir yerden sonra yaya olarak çıktık.
Hava acayip sıcak ve biraz yatıp dinlenelim dedik.
İlhami abi iki dakkada uyudu. Ben döndüm döndüm uyuyamadım. Sonra kalkıp körüğü yakıp arıların durumlarına bakıyoruz.
Durumlar hiç iç açıcı degil. Kovanda kat var, üç dört çıtaya basan arı. Bazı kovanların ortasına bir kaç çıta birden hemde örülü olmayan çıtalarla kovan bölünmüş.
Bu mevsim olmasına rağmen arının yatacagı alan belli degildi. Sıradan bir toparlama yaptık. Arılar güçsüz olmasına ragmen bir kaç tae genede iğne yedim. Kendi arılarım zaten sakindi birde karniyol arısına geçtim iyice rahatlkadım. Kendi arılıgımızda sokulmuyoruz ama gittigimiz yerde anında öpüyorlar.
Esmer çıtaları bir araya topladım. Daha bir çok kişi temmuz ayından sonra kovana hemde çıta aralarına beyaz petek
veriyor. Münkünse aralara girilecekse esmer petek, çaresiz kalırsanız örülü beyazları en dışa koyabilirsiniz. Yavru arasına beyaz petek verilirse anaarı beyaz petege kadar gelir geriye döner. Bu durum kovanlarda anaarı kaybına bile neden olur.Siz yavrunun arasına beyaz petegi girdiniz, anaarıda beyaz petekten geri döndü, beyaz petegin öbür tarafında kalan arılarda anaarı gelmeyince anasız kaldık diye meme yapar ve degişik sorunlar başlar.Bazı kovanların fazla çıtalarını kenara çekip, yavrulu kısmı daraltıp böldüm. Kovanda 2-3 çıta arı var 10 çıtalık alanı nasıl savunacak nasıl ısıtacak.
Kaltarında indirilmesi lazımdı, kaldıramadık. Neden derseniz aldıgımız katların içindeki çıtalarda ballı olanlar var, yanımızda arabada yok, dışarıyada bırakırsak burası ana baba gününe döner ve civardaki arıların yağmalanmasına bile neden olunur. Arıyı bir tarafa topladım üstüne çuval koydum. katada çıkış verdim ballı çıtaların balını aşagıya çeksin diye. Aslında İlhami abi gibi sorun yaşayan bir çok amatör arıcı arkadaşımız var. Bana bazen sorular sorarlar onlara derimki bir arıcıyla görüş, bu işler soru sormakla cevaplamakla olmuyor. İşi ne kadar bilmesede eski arıcılar bu hatayı yapmazlar. Son baharda beyaz petekler aralara girilmez, örülecek petek girilmez. Birde arıların basmadıgı fazla çıtalar tamamen alınmalıdır.
En son bir resim daha alıp arılıktan ayrılıyoruz.
Yolumuzun üzerinde bir kablumbaga.
Ormanda Mustafa hopcanın arılarını kontrol ediyoruz. Hoca eşek arıları için bal şurubu asmış bir agaca. Bir tane eşek arısı girmemiş ama bir sürü bal arısı şişeye girmeye başlamış. Bu şişe dün asılmıştı.
Arıların bazısı canlıydı. İlhami abi yazık ben şurubu dökecem dedi. Bende dök dedim şişeyi boşalltı.
İlhami abi yangın var dedi bende buluta benziyor dedim. Yok bir yer yanıyor dedi. Durumu akşam eve geldiğimde öğrendim. İzmit'te çıkan yangının dumanıymış benim bulut dediğim.
Mustafa abilere varmadan birisi bir yere arı koymuştu. Baktık bakım yapıyorlar. Yanlarına gittik kovan açık anaarı yok dediler. Nereden anladınızdedim dediki göremedik. Günlük yumurta varmı oda yok dedi. Elindeki çıtayı alıp günlük yumurtayı gösterdim kendilerine ve hemen fazla çıtaları aldım dedim bir çuval getir. Çuval geldi arıyı 3 çıtaya şıkıştırdım, çünkü kovanda arı yok, anaarıda arasıra yumurta atınca işçi gibi küçülür. Onun için yumurtayı kesen anaarıyı bulmak zorlaşır. Gebze de oturuyorlarmış, ilk defa karşılaştık. Kene var diyte ayaklara falan poşet geçirmişler. Bunlarda arıcı olacakta görecegiz::))
Kene savunsun kendisini dimi yani.
Daha sonra benim ormandaki arılara geçtik. Varova mücadelesi genelde akşam üzeri tüm işçiler kovana döndüğünde yapmak en iyisidir. Amitraz içerikli duman verildi. Hemen arılar kapı önüne gelip varava düşürmeye başlamışlardı bile. Kapalı yavru varken ne kadar mücadele edilsede sorun tek seferde çözülmüyor. Şu an tüm kovanlarda kapalı yavru var. Son baharda gelmiş, şimdi mudahale edilmezse kış arılarının büyük bölümü sakat dogacak ve sizi ileride yarı yolda bıracaklar. Onun için sağlıklı kış arıları için mücadele sürdürülüyor. Formik asidede tam geçemedik. Günlük 8-12 miligr buharlaşacak sistem bir an önce kurulmalı, yada bulunmalı. Bu miktarın altındakiler bir işe yaramıyor, üstüne çıkarsakta anaarı kesilebilir.
Zaten varovadan kurtulmakj imkansız. Belli bir sayıda kontrolde tutmaktan başka bir amacımız yok.
Kovanların altına yutonk düşünüyordum. Hacıda dediki bir yere kaldırım taşı atmışlar onları alalım. Ben ormana gidince gidip almış gelmiş. Bunlar çok saglam, anladıgım kadarıyla yapı denetimcilerin beton dökülürken aldıgı numuneler. Boyutu 15x15 gibi. Ben üzerine 5 cm de beşe on koydummu oldu 20 cm. 5 Cm de kovan ayagı var. Kovan muslugu çıktı 25 Cm ye. Şimdi ilk işim 5x10 kalas alıp ormanın yolunu tutmak olacak.
Ormandan ilhami abiyle geri geldikya, İlhami abide bizim kovan altlarına koyacagımız betonlara bayıldı diyebilirim. Hacı neden bu halde derseniz acayip utandı, yav pijamayla resmimi çekme diye ama zorla resim çektim. Daha sonra İlhami abi ayrıldı çünkü iftara yarım saat ancak kalmıştı. Hacıda bana bahçeden domates biber patlıcan toplamış. Dedi o resmi yayınlama ayıp olur, dedim bu kadar domatese bu iş olmaz ve resmi yayınladım gitti.

3 yorum:

MUHTEŞEM TURUNÇ dedi ki...

Yav ne delmesi ben delmişim bide doğru düzgün parmağımız deyse içim yanmayacak. Hacı abiye hakkaten ayıp etmişsin pijama neysede terlikle fotolaman hiç olmamış:)))

ERZİNCANLI ARICI VECDİ dedi ki...

Ali bey hacının durumu iyi gözükmüyor.Ramazan etkilemiş hacıyı.Sıcakların da etkisi var.Rus analar damızlıkmı,iyi pazar oluşmuş.İnşallah yörenin ekotipini bozmaz.Almana savaş açan rusa bakalım ne tepki verecek.Saglıcakla kalın.Güz balınız bol olur inşallah.

ALİ TÜRK dedi ki...

Abi kimin nasıl bal yaladığını ben bilirim. Süzülen balın yalanmasını daha bu sağımda öğrendin, seneyede petekten bal nasıl yalanır öğretecez:::))
Ayrıca hacı abiye bu yazdıklarını iletecem, dost başa düşman terlige bakar diye bir atasözümüz vardı sanırım::))

Vecdi abi hacı bazen kendisini kaybedebiliyor. Trakya sagımındada kasaları tek başına taşımaya kalktı ve sonra belini incitti. Bende derdin ne dedim kimle yarışıyorsun, bir sefer sakatlandınmı ayvayı yersin, bu hacı ölümüne çalışmaya bayılıyor, bunun ölüsü degil dirisi lazım bana. Dirisininde sakat olmayanı.::))

Rus kızları eskidende hep gelip gittikleri için zaten ekotip nataşalar oluştu. Merak etme bir şey olmuyor, bu yeni olay degil, devamlı tekrarlanan bir şeyde kimsenin haberi yok. ::)))
Sende sağlıcakla kal abi.