24.10.2009

24 EKİMDEN İZLENİMLER VE KARAKOVAN FALİYETE GEÇİYOR

Bilindiği gibi geçen hafta bir Ege turu yapınca, arıların genel bakımlarını bu haftaya bırakmak zorunda kalmıştım. Bu hafta ise bir gün öncede İlhami abi ben yarın istersen yardıma gelebilirim dedi. Bende gel abi dedim ve sığırlık mevkisindeki arılıgımıza gitmek için benim düldülle saat 10 gibi yola çıkıldı.
Yolumuzun üzerinde Cemalttin abiyi bal satarken gördük, mis gibi semaverde çay demleniyordu ama işimiz oldugu için çaya kalmadık. Cemalettin abi baharda bir çok arı söndüren Gebze'li arıcılardan birisi, baharda bir avuç arılara kek vermişti ve sağlam kalan arılarında ipini çekmişti. Bu sene baharda bir sürü arı almak zorunda kalan birisi. Daha sonra kendisiyle görüşüp, gerekli bilgilri verdim, bu kışa benim dediğim gibi arıları sıkıştırıp sokacak bakalım sonuç ne olur. Kendisi Belediye emeklisi.
Arılıga vardıgımızda saat 11 filandı ve sanki yazdan bir gün vardı. Pürenler büyük ölçüde yanmış olmasına rağmen öğleden sonra bile arılar polen getiriyordu.
Bu kovan 10/10/09 da filimlenen kovandı. Bir çok kişinin garibine gitmişti araya çıta girmem. Bu gün tekrar bu kovanın filmini ilhami abiyle çektik.(filim çözünürlügü fazla onunca yükleyemedim, pazartesi dr.abimden filim kesme dersi alıyorum) Arı ilk filimde 6 çıtada çalışıyordu, duvar çıtasına bile yavru atılmıştı. Bu günkü görüntü ise 9 çıtaya bal atılmıştı, girdigim çıtada fule yakın bal atılmış, hatta bazı yerini sırlamış. Ben kovanı o haliyle bıraksam bu kovan yavru çıkan yere bal basıp yatacaktı, şu an hem yavru devam ediyor, hemde arının bal koyabilecegi alanı var.
Kocayemişten nektar gelmeye devam ediyor her taraf tekrar kocayemiş çiçegi olmuş. Yavru faliyetinde azalma var, zaten 14 gün öncesi belirtmiştim, bu günlerde ne kadar yavru attırırsak kar diye. Geceler soguyunca yavrulamada azalmış durumda. İnşallah hiç kış yüklemesi yapmadan arıları kışa sokacagım.
Her kovandan 2-3 çıta bal alıp sagım yapmayı ben istemiyorum. Ayrıca bunuda hasat olarak görmüyorum, belki 60 kovandn 8-10 tene bal çıkacak ama tekrar geri yüklemek ve arıların düzenini bozmak ta işime gelmiyor. Yani her kovandan şu an bir kaç çıta bal alınabilir.

Arılarımızın çalışırken alanları olup olmadıgını kontrol ettik, bir kaç kovana kapalı yavru verdim. 60 kovanın içinde bir kaç kovanı adam etmek çok kolaydır, hatta 15-20 günde zayıf kovanı arılıgın en güçlüsü yaparsınız.
Arılıkta işimizi bitirip, yemek için kaynak suyu çıkan yere gittik. Suyumuzu doldurup sofraya oturduk.
Menüde bir sürü yiyecek, mevcut başta kuru soğan olmak üzere.
Yola çıkarken hışırın yerine gidip, balık siparişi verdik, daha başlamadık deselerde, dedimki salata ve ekmek istemiyoruz, pişir ve paketle. İlhami abinin çantasındada domates, elma, mandalina çıktı. Bende evden çıkarken Vecdi abimin yoladıgı armutlardan almıştım. Hepsini götürdük. Buz gibi suyuda üstüne yuvarladık gitti.
İşimizi bitirdik, etraftaki komşulara baktık, yörük Mehmet abinin ağılın yanına bir posta yeni arı indirmişler gene. O resimleri yüklerken atlamışım.
Sonrasında Osman Ünal'ların arılarına gittik. Geçen hafta arası gittiğimde ugrayamamıştım. Arılıkta olumsuz bir şey yoktu. Benim en korktugum arıların kapaklarının uçmasıdır. Bir kovan yagmalanırsa yangın gibi tüm kovanlara yayılır ve tüm kovanlar birbirine girer.
Osman'ların arılara bakarken İlhami abi kocayemişlerden götürüyordu.
Kocayemiş çiçeklerinde bir çok arı vardı.
Bu resimde bir başka çiçek var, bu bölgede pamukleyen diyorlar, bizim memlekette olmaz. Bu çiçek mayıs ta olur haziran sonu filan biterdi, buda şaşırmışlardan, aşka gelip açmış, Muğla milas'dada iki yerde açıgını gördüm bu çiçegin.
Havaları sıcak gidiyor. Kocayemişten tüm çıtalarımız dolacak inşallah.
Dönüşte taze hacıya ugradık. Seraya bir girdik aman Allahım, sanki sauna. İki dakkada öyle terledimki. İlhami abi zaten geç kalmıştı, fazla duramadık ve ayrıca kendisini çlıştıgı fabrikaya kadar götürdüm. Birde Darıca yaptık yani.
Bu arada Vira Bismilah diyerekten hafta arası, Cemil ustanın dükkandaki balık sezonunu açtık.
Vecdi abimin yolladıgı karakovanda yavaş yavaş iskeleye doğru yanaşıyor. Karakovan aceleyle yapılıp yollanmıştı, ve kapakları yaş tahtadan oldugu için çarpıldı. Bende kapaklarını söküp elimizdeki kuru tahtalarla degiştirmişim. Vecdi Küçükyılmaz bir çok kişiye bu kovanları hediye yolladı. Kendisi ne diyeyim bir acayip biri işte. Kendisine teşekürde edemiyorum, yoksa başka bişi yollar::)))
Hatırlarsanız geçen sene bir kütügümüz vardı. Bir çok kişiyi feci şekilde öpmüştü, hatta birisi dibine kadar öpülmüşki geçenlerde mırıldanıp duruyordu. Bu seneki seçtiğim öpücü ise karakovan.
Arılıkta bir kovan belirleyip, şu sıralarda bir iki çıta kapalı verdim, yaklaşık 4-5 çıta olarak önümüzdeki ay silkelenecek. İlk etapta 10 kg. şeker ve 10 litre suyla yaptıgım inverti verecegim, sonuçlar her zamanki gibi devamlı bildirilecek. Hadi hayırlısı olsun bakalım.





Memleket ne kadar ilginç dimi. O kadar bilimcimiz var, hiç kimse ortaya çıkamıyor, bu diplomalar ne işe yarar diye sormaktayım kendime. Geçen sene invert şurup nasıl yapılır kek nasıl yapılır bunları yeni öğrenmiştik. İnvert zararlıysa ilk arıları öldürürdü, arılar ölmedi ama birileri ölmekten beter olmuş durumdalar. Kışın kek satışları düştü, hatta ilerde tamamen bitecek, buda bir çok kişinin nemalanma ve geçim kaynagına dayanıyor. Millet sağlıgını düşünenler, aynı yeşiller gurubu gibi, ülke yararınada olsa bir yerden bunları yönlendirirler hep hayır derler, hayvan hakları savunucuları vardır, sokatan evine bir köpek bile götürmeyip sov yaparlar. Bizim bilimcilerde ne hikmetse artık şovda yapamıyor, öyle bir ikilende kaldılarki, kendileri araştırma yapamıyor, çevirilerde hep ikilemde, Almanya gibi bir çok ülkede invert şurup tankerlerle arılıklara veriliyor, orada insanların sağlıgını hiç düşünen yok. Diploma sahipleri ülkeye yön vermeli, nerde o günler, bir ara yazmıştım cuma suresinin 5. ayeti vardı. Orada derki "Azimüşşan’da ilmiyle amel etmeyen kimseler “kitap yüklü eşeklere” benzetilmektedir. Malisef bizdeki diplomalar........ anladınız degilmmi. Allah diplomalı cahillerden bizi korusun.

5 yorum:

ERZİNCANLI ARICI VECDİ dedi ki...

Ali bey,sizde yavaş yavaş sezonun sonuna geliyorsunuz.Ülke çapında bal sezonu iyi geçmedi.Çam balı hariç.Benim tek ticaretim şekersiz bal almak,satma problemim yok.Kek ve hazır invert şurup satanların satış problemleri,bu aleme ısmarlama tercüme ile yeniden ısıtılıp sunuldu.İsteyen evde isteyen hazırını alır.Keşke hazırın evde yaptığımız invert şurubun fiyatının az üzerinde olsa.Bizde bu zahmetlere katlanmasak.Birde hazır invertin ve evde yapılanın invert şurubun fiyatları tercüme edilse.Bizler arkadaşlarımızın içten karşılıksız paylaşımlarını paylaşıyoruz.Halen 6 aydır american arıcılık dergisinin tercümesi yapılamadı.6 aylık bu dergiler tercüme eden her arkadaşın,benden küçükte olsa ellerinden öperdim.Dogruyu paylaşan herkesin yolu açık olsun.Kalın saglıcakla.

MUHTEŞEM TURUNÇ dedi ki...

Yav yemediğin gün yok. Hışırın çalışanları deli muamelesi yapmadılarmı sabahın köründe kızarmış balık isteyince:)

ALİ TÜRK dedi ki...

Vecdi abi sezon bitti gibi, geceleri sogudu ve yavru olsada arılar yavruyu azaltmaya başladılar. Gende 4-5-6 kadar geriye giden arıların güzel yavru atıp istedigim kadar olmasada ortalama olarak 7-8 çıtaya ulaştılar ve böylece kışa girecekler.
Vecdi abi bende yıllık kovan başı 2 kilo şeker vermiyorumdur, şimdi arılar ballarını depoladı, bu arılara bahara kadar bir şey gerekmiyor, bahardada erken gelirse tekrar nektar gelecek. Vermiş oldugumuz kek yazın gerekiyor, kurak dönemde arı geriye giderse bir daha toparlayamıyor, bunu daha önce yazmıştım gene yazacagım, 2 çıta arı, 25 gün sonra 3 çıta olur, buda en iyi senaryo, çünkü üç çıtalık bir arının ancak bir çıtasına yavru atan anaarı bu çıtaya 4 günde yavru atsa, bu yavruların çıkması için 16 gün yatacak ve boşalan yere tekrar yumuta koyacak, bu süreç az arıda hep devam ediyor. 6 çıtalık bir yavrulama alanı olan kovan 21 günde atılan yavruların çımya başlamasına kadar anaarı hiç yatmayıp, ilk başladığı yere gelip yumurtaya devam edecek. 25-30 günde 10 çıtalara çıkar, bu kaba taslak bir hesaplamadır ve bunun çok iyi hesabı çıkarılmalı, arılarımızın kurakta geri gitmesini yazın kekle önlemeliyiz yoksa bu zayıf ve geriye gitmişlik bir sonraki yıl ve sezona yansıyor. Bizde kek daha niçin verilir henüz çözemedik, zamanla hepsi hallolacak.
Kek ve hazır şurupçular ne yaparsa yapsın, bizim açımızadan olay kapandı ve o kadar çok kişi şekeri invert edip kullanıyorki, yazıp çizenler istedigi kadar yazsınlar. Asıl mevzu şu, ırk konusundada bunları yaşadık, bizim bilimciler ne der en iyi arı kendi arınız, yabancılardan öyle öğrenmişler, yabancılarda önemli ırkların saflarını oluşturup, peşinden kaç kuşak sonrası verimli arılar buluyorlar, onlar bilmiyor dimi en iyi arı kendi arıları oldugunu ve bedavaya o kadar ıslahla ugraşıyorlar. Dedimya ırklar gündeme geldi, bazıları bir ırk arıdan başka arı tanımazken, tüm ırklara karşı, sen bahsedilen ırkı tanırmısın kullandınmı yok, ama karşıyım, yolun açık olsun, karşı çıkmaya devam et.
İnvert Avrupa ve Amerikada 40 yıl öncesi yapılmış ve bu güne gelinmiş, biz daha geçen sene öğrenmedik mi. Yazıp çizenlerin hiç birisi beni bağlamıyor, çünkü onlar bunu kullanıp denemediler,ayrıcada yazıp çizmeyede hakları yok. Ben bir kış kütüge petek ördürmüşüm, yaz boyuda arılıgımda anaarı üretiminde kullanmışım, saf karniyol damızlıklarıma bile invert vermekteyim ve benim konuşma hakkım var. Bilim adamı bile çıkıp zararlı dese onlara bile söyleyeceklerim var, zararlıysa sen kardeşim Alman'lardan dahamı çok halk saglıgını düşünüyorsun, orada bunlar tankerlerle servis ediliyor arılıklara, ve ben bu kadar süre kullanmışım, madem zararlı neden arılarım ölmedi, madem bilim adamısın açıkla bunları.

Bazıları geri plana düştü ve gündeme gelmeye çalışıyorlar, bu sefer kendilerini ön plana atmayıp maşa kullanmayı akıl ettiler. İstediğin kadar suni şekilde gündeme gel, sonunda kimse bunları yemeyecek, daha önce de yemedi zaten.
Yok efendim evdeydi, yok fabrikaydı bölümüde saçma. O zaman kimse evinde pekmez ve reçel yapmayacak, hatta yemek fabrikalarında yapılan yemekleri yemeliyiz, kimse yemekte yapmasın.

Muhteşem abi sen degilmiydin ye, can bogazdan gelir diyen be:::)))

Ne yapayım yiyecekleri zaimi edelim yemeyip te.

yusuf şimşak dedi ki...

SLM...

Sayın Bakanım.

Bu yıl püren bakımından oldukça verimli bir yıl geçirdiniz.Baksana sağacak vaziyete bile gelmişsiniz.

Yine bir invettir gidiyor.Lakin dediğin gibi bende kullandım ve yararını gördüm.Hala neyi savunuyorlar.Boş ver gitsin.

ALİ TÜRK dedi ki...

Yusuf püren ve kocayemiş çok güzelde bu senede püren uçup gitti. Eskiden bunları hiç dert etmiyorduk, şimdi geldiğimiz konuma baksana. Trakyadan sonra arılar çok geriye gitti, toparlanmamızda çok zor oldu ve sezoonu bitirdik. Bir katlı arım vardı, 7-8 çıta balı var, İlhami abide gördü. Demekki güçlü girebilseydik, tüm kovanlar bal yapacaktı. Ben bulundugum konumdan menmun olmasamda başkalarına baktıgımızda o kadar arı bileştirenler, ruşet kovanlarda kışa giriyor. Bu kadar kısa sürede arılarımın toparlamasınıda karniyol ırkına buluyorum. Bahara elimde kalan tüm başka arıları bitirecegim. Öldürmeye kıyamadım, iki tana şampiyonun kızı var, 36 numaram var, 42 var, yaklaşık 8-10 tane karniyol olamayan anaarı kaldı.Baharı bekleyip, baharda o anaları birilerine verecegim. Arıların geriye gitmesinin nedeni kovanlardaki az polene bağlıyorum, seneye tüm kovanlarda 20 çıtada kuluçkalık düşünmekteyim.

İnvert te gidip gelecek bir şey kalmadı, ezikler ve çizikler kaşınıyor başka işleri olmayanlar böyle iş araryıp gündeme gelecekler işte.