6.11.2009

4 KASIM 2009 GEBZE

4 Kasım 2009 günü, yazdan planladığım karakovana arı silkeleme işini yaptık. Asıl hedefim 12. aydı ama ömür olursa seneyede ocakta arı koyarız. Çoktandır doktorumu nasıl çalıştırım diyordum, hışırı duyunca nerdeyse sabahın köründe damladı::))
Hava gündüzün oldukça yağışlıydı ve bir ara yağmur dindi. Bizde hemen gidip arıyı silkeledik. Geçen senede arıyı silkeledikten üç gün sonra petek örülmeye başlamıştı. İlk gün yeni karakovanda petek işi olmuyor, arılar içersini propolist ve mumla kaplıyorlar. Arı ne kadar 3-4 çıta desekte 3 çıta ful ancak gelir. Çok kuvetli arı koyup işi birden bitirtirmek istemiyorum. Sonuçları hep birlikte görecegiz. Bu arada Muhteşem abinin bir sözü vardı, sen 12. ayda arı silkele ben 1. ayda silkelerim diyordu, hodri meydan, bana bir seferde muhalefet etme beyaw. Gerçi suç bende körükçüyü ezmez isen başına böyle püsküllü bela olur. Karakovan işini bitirdikten sonra eve geçiyoruz. Filim nasıl kesilir onu öğretecekmiş hava basacakya, sanki eskiden sinemalarda makinist ti.
eskiden makinistt diye bagırırlardı sinemalarda, olmadık yerleri kırpıp dururdu, ne günlerdi::)))
Yaşlılarla uğraşmak gerçekten zor. Güya bana ders veriyor, filim oynuyor, diyorki sesi sen buradan tekrar kayıt edebilirsin, ve örnekliyor. Ben filimde çıta çekiyorum, baksana bu ne biçim çıta çekiş, böyle kazmalarda arıcı oluyor gibide söylemleri filime yüklüyor.
Devamlıda hışır'a ne zaman gidiyoruz diye somadanda edemiyor.
İki kelam öğretecek burnumdan getirdi desem inanmayacaksınız.
Bereket akşam 8 gibi herkes geldide bu emeklinin nazlarından kurtuldum.


Bu hacıda doktordan aşagı kalır tarafı yok. Çok açmış ve başkalarını bekleyemezmiş ve açlık krizi tutarmış felan. Balık dokunur, domatez dokunur, meşrubat içemez, buda ayrı bir çeşit. Hacıya bu kadar şeyin haricinde birde ben alerji yapmaktayımışım.Tüm misafirler gelmeden tavugun başına kuruldu.
Uzaklardan gelen arkadaşımız için bir akşam toplanalım demiştik.
Birazda ani oldu ve bir çok arıcı hala gurbette, bu nedenle katılım azdı. Fakat telefonlada olsa her tarafı, akşamımıza karıştırdık.
Ben doktoru düşünüyorum aman ekmek yeme diye , diyorki ben ekmek yemeden doymam. Yav sen daha yeni rektefiye oldun, üç beyazdan uzak dur, yok, en sonunda ekmek kabına el koymak zorunda kaldım. Yemekler yenildi çay içmeye çıktık.
Kahvehanede çay içildi. Bu sıradada diplomayı Milas'tan ödünç isteyenler var. Milasta bizim arıcıların birisinin defransiyelde sorun varmıştı, olay birden nasıl olduysa ses tellerine dönüştü. Bazı arıcı arkadaşlar diploma, bazılarıda pansuman sırası bu gün bende diye yarışıyormuş.
Güzel bir akşamdı ve çok güldük.
Hatta birde degişik bir ata sözü daha öğrendim, hekimlerle hakimlere dikat edilecekmiş, çünkü Allah onların eline sizi ne zaman düşürecegini belli etmezmiş::=(((
Saim abi numune bir kavanoz taşımakta. Öyle güzel ambalajlanmışki. Kıvam derseniz baldan daha koyu duruyor.
Artık birazdan kahvehanede kapanacak ve kovulmadan bir resim daha alıyoruz. Bu kış daha kalabalık bir kaç organizazyon düşünüyoruz, uzun ve kısa menzilli olanlarıda var. Hiç umulmadık bir anda baskın yiyenler de olabilir, benden hatırlatması.
Bal şurubu, arıcı oldugumuzdanmı, yoksa başkasıda kavanozu görünce bal dermi bilemiyorum. Kavanoz ve kıvamı görüp etiketi bile okuyacagınızı zannetmiyorum. Birde yazmış emniyet etiketi açıksa almayın diye. Sanki içinde sihirli formül vardı da açılınca bozulacak. Gece 23:30 gibi herkes dagılıyor. İlerde bu beraberliklerin devamını diliyoruz.
Ali Yavaş, Gebze arıcılarından.
Kendisinin 70 kovan arısı varmış ve Kadıllı köyümüzde kışlıyor. Biz Milas'ta gezerken, İzmit arı yetitiricileri birliğinin genel kurulu vardı.
Karamürsel'den arıcı, Adem Yamak bana anaarı kafesi yollamış. Kafesleriniz itinayla test edilir::))
Kendisi hem arıcı hemde anaarı kafesi üretiyor.
Karakovana 4 kasımda arı silkelemiştik, ertesi günkü görüntü bu. Arı salkımda ve tavanı propolistle sıvamaya devam ediyorlardı.
Bu arada Gebze İlçe Tarım Müdürlüğü Arıcılık Kursunu başlattı. Arıcılık belgesi almak isteyenler bizim bölgemizden hemen katılabilir. Katılamayanlar başlayacak gurubun 20 kişi olmasını beklemek zorunda. İlçe tarımdaki arkadaşlar benim bal süzme makinasını ve degişik arıcılık malzemeleri alıp gittiler, egitimde kullanacaklarmış.

8 yorum:

Emrah KARADENİZ dedi ki...

Ali abi yeni oyuncağın hayırlı olsun.Bu doktor abide şaka bir yana gerçekten makinist tipi varya)))...

Zafer ANLAYIŞLI dedi ki...

sayın ali kardeşim dosluklarımızın artarak devam etmesini dilerim.

ya ben bu hışırın yerini bir yerlerden hatırlıyorum be :))

yusuf şimşak dedi ki...

SLM...

Sayın Bakanım.

Hışır mışır bir tarafa,önemli olan muhabbet.Organizasyon ve ev sahipliği için teşekkür ediyorum.Bizim için yediğimizden,içtiğimizden daha önemli olan gülen yüzler.O da fazlasıyla vardı.

SAİM AHMET GÜREL dedi ki...

Ali abicim,
Göstermiş olduğun misafir perverliğinden dolayı çok teşekkür ederiz. Yeniden buluşmak dileğiyle,
Selamlarımla,

ERZİNCANLI ARICI VECDİ dedi ki...

Ali bey,dostlugunuz kesintisiz sürmesi dileğiyle.Karakovanında, kütük karakovan kadar başarılı olmasını dilerim.Saglıcakla kalın.

ALİ TÜRK dedi ki...

Sağ olasın Emrah, kafadan sıkıntılı başladık, kara kovanın anaarısını ön kapağı açmıştım ve kapağı kapatırken anarı ezildi, hemen kafesle anaarı verdim, bu gün kovanı bir açtım, salkım filan yok içersi dar ma duman olmuş, hemen kafese baktım, kafesteki anaarıyı da öldürmüşler. Yeni tecrübeler girmeye devam ediyor. Anasını kaybeden arı bu kaybı anlamadan anaarı verirsen, yolunu bulursa kafesteki anayı da kesiyor.
Bereket makinist buralarda değil, o gelene kadar işi bağlamalıyım. Kesin havasını atacaktır.

Zafer abı sağ olasın, hışırın yerini senin bir yerlerden hatırlamana şaşmamak lazım, kesin rüyanda filan görmüşündür.::((

A.s Yusuf. Evet önemli olan muhabbetti, arı sevgisi bir çok kişiyi bir araya getirebiliyor. Bu gün sadettin abi geldi Bilecik'ten aynı masadaydık ve çayları içtik, İlhami abi bu sefer vardı.

Saim abi ne misafir perverliği gösterdim ki sanki görende bir şey yaptık sanacak. Yapılanların hepsini masadakiler fazlasıyla yapardı. Bu arada salı günü hışırın orada sıra kimdeydi::)))

Vecdi abi sağ olasın, kara kovan bendende hamarat ve başarılı abi, kafadan iki anaarı kaybıyla yola çıktık. Keşke diyorum bu işin başında doktor olmasaydı, gönüllü çalışmadı hışır hışır diye khışırdayıp durdu. İstenmeyerek yapılan işten anaarı ölür işte, son durum vahim.::((

Sende sağlıcakla kal ağabeyciğim.

MUHTEŞEM TURUNÇ dedi ki...

Yav Emrahcım biz dr larda makinist sayılırız tip de bu nedenle zamanla uyum sağlıyor. Ben ordayken karakovanda herşey yolundaydı bu olay benden sonra olmuş. Amaaaa bu senenin rekoru sende şimdiye kadar kimse kapakla ana arı ezmeyi becerememişdi tebrik ederiiiimmm:))

ALİ TÜRK dedi ki...

Muhteşem abi bendeki ölümler egitim zayiyatıdır. Bir sürü araştırma geliştirme ve arge çalışmaları yapılmakta. hatta bir ara kaptanın abisi Oktay demiştiki biz arıcılıga ünüversiteden başladık::))
İlk arılığıma kovan getyidikleri gün larva tranferi dersi görmüşlerdi dört sene öncesi.

Başkaları anaarı öldürür ve ya kestirirse bu onların kazmalıklarından oluyor, çünkü işleri sadece anaarıyı kovana kabul ettirmek, bizimki öylemi kaç işi bir arada yapmaya kalkıyoruz.