25.07.2010

BEYKOZ AKBABA KÖYÜ BAL FESTİVALİ

Beykoz Akbaba köyü, 2010 yılı bal festivali.
Kıymetli dostlarımın davetini kırmamak için o kadar işin arasında bu festivala mecburen katılmak zorunda kaldım.::))
Organizasyon bayagı kapsamlıydı, protoklde bir millet vekili, İstanbul valimiz, Beykoz kaymakamlıgına vekalet eden Şile kaymakamımız, Beykoz ilçe tarım müdürü ve çok sayıda sayamadığım davetli acayipte basın vardı.


Festivale bir gece önce gelen Prof Muhsin Doğaroğlu hocamız, festival başladığında kısa bir konuşma yaptı. Yapmış oldugu konuşmada klasik ve yuvarlak laflar etti.
Bulundugunuz bölgenin arısıyla çalışın, dışardan arı getirmeyin gibi. Aslında söyledikleri doğru, fakat isteyen istediği gibi anlıyor.
Aslında hocamız daha açık konuşmalı, fakat ne şişi nede kebabı yakıyor.
Rahmetli Özal benim memurum işini bilir demişti.
Hocamızda sonuçta memuriyetten emekli. Şimdi deseki doğu karadenizdeki arının güneydoğuda,Akdenizde, Egede, Tarkyada hatta İçanadoluda ne işi var.
Bunları belki özel sohbetlerde diyordur fakat kebap ve şişi yakmamak lazım, geçim dünyası. Yada bir başka açıdan iklimlerimizin neresi dogu karedenize benziyor, bunu herkes kendisine sormalı.
Ben herkes kendi arısı bölümünede katılmıyorum. Hiç kimse oturdugu bölgesinde arıcılık yapmıyor. Son baharda pürene gelenlere bakıyorum, Ordulu var, Adanalı var, sen arıyı gezdiriyorsan, bölgenizin arısının gezerken başı dönmezmi::)))
Gezginci arıcılıkta hızlı gelişen, nektardan nektara geçişlerde bitmeyen arılarla çalışılmalı, bunun başka çaresi yok, apırsanızda köpürsenizde başka izahat mimkün degil.
Ben nasılsa memur degilim, şiş ve kebap umurumda degil.
Festival ilerki yılarda dahada renklenecek gibi, katılım geçen seneye göre çok yüksek diyorlardı.

Bu tür etkinliklere ilgi fazla olmaz, birde hafta sonu bir çok kişi piknik yada tatilde olmasına rağmen çok güzeldi.


Köydeki bazı arıcıların bal ve arı ürünleri stantları.


Bir altıgen karakovan.

Bir başka arıcımızın stanttı.


Adem Erdem İstanbullu arıcılardan.
İbrahim Mumcu, köy ve köylüyü anımsatan bir kıyafet. Zaten hiç bir şey eskisi gibi degil, köylüğde şimdi hazır tüketici oldu. Köylerde zerzevatçı gördükçe deli oluyorum. Köylü domatesi, biber patlıcanı, bakkaldan alıyor. İnek besliyor peynir ve yogurt bakkaldan alınıyor, acayip bir gariplik var.

Saim abinin derlediği arıcılıkla iligikli afişler ve binlerce resim paylaşsanız bile kendi resimlerinizi mutlaka tanıyorsunuz.

Bizim haci gayet mutluydu, Saim Gürel ve bacanagı Türkay bey, benim arıbakanı ve forumun isim işlerini filan ayarlamıştı, bir kaç kez telefonda görüşmüştük bu sefer tanışmak nasip oldu.

Bir çok resim paylaşıyorum ama isimler konusunda Saim beyden yardım almam gerekiyor.
İsimlerin birisini yazıp birisini yazmaz isek kötü oluyor, yeniden düzenleme yapacagım.
Bu arada İstanbul arı yetiştiricikleri birliğinin web sayfası faliyete geçmiş.
Başkan Onur Çilenk, bizim sayfaya gir ve düzenle diyor, bir o kalmıştı zaten::))

Sanaldan bizi takip edenlerden bir arkadaşımız, balcı Yakup.

Afrikalı Cemal abi, kendisi aşçı ve Milas gezimizde yaptıgı yemekleri yemiştim.
Hani haşmet abi gelmedimi dedi, yav birde haşmetmi vardı o kim dedim doktor demezmi.::))
He dedim o benim arılara bakıyor, işi çok gelemedi::)))
Haşmet abin çok çalışkan yakında diploma bekliyorda::)))

Saim abi sen Gebze'de neysen, burada da bu abimiz o dedi, bu ne biçim cümleyse::))

İstanbul Arı yetiştiricileri birlik başkanımız, ve diğer arkadaşlar.


Akbaba köyünün en kıdemli arıcıları kürsüye davet edildi, dedelerden birisi kürsüye çıkamadı, başladı ağlamaya, kızı vardı oda aglıyor, bana ne olduysa bende göz yaşlarımı tutamadım ne biçim iş anlamadım gitti.
Arıcı babanın arıcı oğluymuş böyle yaz dedi::))

Tamda kulak arkasından zehiri gazlamışlar.::))


Çocugun şaftı kaymış be::))
2010 yılı kraliçeleri.


Festivalin renkli simaları.
Saim abiye yaptıgım gözlem kovanı ve kovana mantolama yapılmış.

Sregilerdeki ilgimi çeken degişik malzemeler. Bu tür malzemeleri sürekli şimdiye kadar tüm arıcıların görmesi açısından paylaşmışımdır.

Almadım ama yapacagım, damızlık arıların fazla yumurta atmaması için bu alete ihtiyacım var. Fakat böyle tel çıtalık degil üç çıtalık düşünüyorum. Elimizdeki saf arıları bahardan beri 4-5 sefer bölmek zorunda kaldık.

Anaarı hapsetme için düşünülmüş ama bence gerek yok, zaten anaarılar yumurta atmıyor, hapsedip ne yapacaklar bilmiyorum. Kimseninde hapsettiği filan yok sadece söylemde kalıyor, yeşillik olsun.

Sponsor firmaların birisindeki bal dinlendirme kabı, ısı kontrollü, heralde 3-4 teneke bal alıyor. Sırlanmadan süzülen balların suyunun uçurulmasındada bu alet kullanılır, geçenlerde forumda anlattıgım malzeme buydu.

Anaarı kutularına takılan, istendiğinde sadece havalandırma, bir başka özelliği işçi arı çıkar fakat anaarı çıkamaz, tamemen açıldıgında ise işçi erkek ve anaarının girişine ve çıkışına izin veren aparat.
Bana çok lazımdı, saf karniyol üretiminde suni tohumlama yapılan anaarıların kutu gözlerinden çıkmaması için gerekli.
Bir başka nasıl kullanılır derseniz. Ballık ayda katlara takılıp, erkek arıların çıkışına musade edebilirsiniz. Katlardan kovana havalandırma verirsiniz.

Festivalin sponsorlarından birisi apimaye.


Bir başka sponsor ise Balparmak bal firması. Bazı hediye paketleri dagıttı.
Geçmişte bizimde sponsorlugumuzu yapan Temel petek, bize gelen bayanı aradan 4 sene geçmesine rağmen tanıdım.
Gebze balüreticileri birliğinin paneline sponsor olarak Temel petek gelmişti.

Bir başka sponsor ise Güner Kayral. Hemen hemen tüm etkinliklere katılır, arıcıların ihtiyacı olan ve bir çok bulamadığınız malzemeleri Güner Kayral'dan temin edebilirsiniz.
Bu tür etkinliklerde yük bir kaç kişinin üstüne biner. Bu açıdan sponsorlar çok önemlidir. Düzenlenen etkinliklerin daha faydalı olmasını sağlar, sonuçta ortada bir masraf vardır sponsorlar ve durumu iyi olasnlar bu masrafı pay ederler.

Bal Festivalinin tek erkek arısı::))

Erkek arımız pamuk şekerle beslenirken::))

Saim Ahmet Gürel, festivalde üretmiş oldugu bal birinci seçildi.
Anlatılanlara göre tüm ballar birbirinine çok yakınmış ve birinciyi seçmekte çok zorlanmışlar.

Balı birinci seçilen üreticinin stantında resim çektirme izdihamı vardı, bir ben hariç herkes resim çekindi::))


Çekim bir türlü bitmiyor, en iyisi stanttan ayrılmak::))


Her başarılı ve birinci arıcının arkasındaki, destek hizmetleri, başarı sanki Saim beyin degil::))


Sunuculuk yapan abimiz, tam karadenizli, konuşma sırasında dediki yaşım 64 ve yolun yarısı. Kendisine sordum abi 128 yaşına kadar gitmeyi düşünüyyormusun diye, dediki ben düşünüyorumda Rabbim ne buyurur bilmem::))
Gözlüklü kişi ise bizim Tuncay kaptanın ünüversite hocasıymış. Hocamız seni takip ediyorum yanınıza geleceğim diyor, bulabilirsen gel::))
Resmin en sağındaki kişi Kazım Demir
safranorganikbal.com

Nihayet hacı abi Nimet abiyi yakaladı, sen baharda Muğla'dan başıma saldırgan arıları musallat ettin ver bunun hesabını dedi. Nimet abimde abi şimdi burada hesap işleri olmaz,ayriyeten o işi ben degil Saim yaptı demezmi? dedi. İşi tatlıya bağladık.
Bu arada festivale gitmeden, sabah erken kalkıp, dagıtılacak 50 civarı memeleri dagıttık, festivalden gelincede, 3 kovana larva tranferi yaptım, yarına toplanacak çok sayıda anaarıların yerlerinide belirledik, hacı diyorki yav hem gezik hemde bu kadar işi nasıl yaptık::)))

3 yorum:

SAİM AHMET GÜREL dedi ki...

Sevgili Ali Abi,
Yoğun programının içinde kalkıp gelmen beni gerçekten çok sevindirdi. Elimizden geldiğince bir şeyler yapmaya çalıştık. Fena da olmadı herhalde.
Selamlarımla,

MUHTEŞEM TURUNÇ dedi ki...

Eli abi helal olsun sana arkadaş sen değilmiydin benim arıları bir kontrol et yagmurdan etkılenmışlermı diye göya işin çok gez bakalım:) Unutmadan birincilik olayı şike kokuyor gibi her sene aynı adam birinci oluyor:)

ALİ TÜRK dedi ki...

Saim abi aslında biliyorsun felaket iş yogunlugu var, davetiyeyi bıraktın dedim bu iş yaş::))
Akşam teşlefon edip abi geliyorsunuz değilmi sorusunu sorman beni acayip etkiledi. Lan gezme zamanı ikide bir gidiyorsuya, şimdi lazımsın dedim ve hacıyıda kapıp geldim beyaw:::))
Ben doktormuyum lazım oldugunda arazi olayım::((

Organize güzeldi, böyle etkinlikler gerekli, ilerde dahada iyi olacaktır, bu tür etkinliklerdede mutlaka çatlak sesler çıkar, seneye bende sponsorunuz olacağım, doktorumuzda düşünüyor.

Muhteşem abi ne yapayım, davet var gitmeyelimmi. Sağ olsun sen tarkyadaki arılara bakar iken İsmail doktorumda Gebzedeki arılıkta oğul bekledi, çıkan oğul senin dedim kısmetsiz adam işte oğul yok::))

Şimdi sen taaa Trakya'dan şike filan kokusunu nasıl aldın anlamadım, al sana çatlak bir ses daha::))
Hem şike varsa bile sen yarışmayamı katıldında öküz altında oğlak arıyorsun.
Kalın sağlıcakla.