25.08.2010

AĞUSTOS AYI PAYLAŞIMLARI

Artık anaarı kabul sorunumuz kalmadı. Hiç bir zaman işçi arılara seçenek ve anaarı memesi yapacakları şansı vermemek başlıca kural.
Güle güle git yolun açık olsun, nazar degmesin diye bu mavi numaralı::))
Yeni aparatımız, altan sürgülü, erkek arı kafesi.
Sürgüyü çekip hiç dışarı bırakılmayan damızlıkların üstüne koydugunuzda tüm erkekler koca kafese uçarak çıkıyor.
Fransız arıcılar bu kafesi kullanıyorlar.
Sürgüyü kapat hepsi elinizin altında.

Benim azimli gençlerim, aslında bu yaştan sonra bişi yapacakları yok be::)) sadece mikroskoptan bakıyorlar merak etmeyin bir şey yapamazlar.
Hacıda gözlüklerini takıp, bu işlere merak salmaya başladı.
Alete son balans ayarları verildi gibi, her bakmamızda abi şurası şöyle olsaydı daha rahat ederdik dedimmi, Sadri abi götürüp sorunu halledip getiriyor.
Çok yakında seri üretim olabilir, aletin meraklıları belkide orjinalinin yarı fiyatına bunu temin edecek.
Havalar çok sıcak, varroa mücadeleside bazı kovanlarda acilen yapılmalı, havalar sıcak formik veremiyorum.
Saim abiye bana acil laktik asit getirmesini söyledim, 5 tane geldi. İlk gün İlhami abide arılıktaydı bir tanesini götürdü bize kaldı 4 tane.
Bal hasadı yapılmayacaksa her dönem kullanılacak asitlerden birisi ve en tehlikesizi bu laktik asittir.
Zor yanı 4 gün ararla en az 3 tur tüm çıtalara püskürtülmeli. Kapalı erkek yavruların oldugu dönemde tur sayısı 4 gün arayla 4 tur olmalı.
Tüm filim ve ayrıntılar bu linkte var.

http://www.aribakani.com/forum/index.php?topic=86.0


Muhteşem abi bu sıra canı sıkıldıkça Gebze'ye geliyor derdi nedir bir türlü anlayamadım.

İşin garibi elindeki kafese bakıp gülmesine hayret ediyorum, gülecek ne var bir türlü anlamadım gitti.
Üretmiş oldugu anaarıların bazılarını kutularıyla birlikte bizim arılıga getirdi. Bizde saf erkek çokmuş, Aziz nesin'di galiba memelekette ne saflar var demişti.
Bizim erkekler aptaldı senin getirdiklerine gitsin::))

Zannedersem bana kızıp hıncını hacının bahçeden çıkartmaya çalışmakta. Sanki bahçeye dal yazıyor:)))

Bu poşeti begenmiyor, yok kasa verelim.

Hacı boş kaldığında torunlarına bakıyor. Torunlarıyla oynuyor.
Onu izlemek çok güzel, ben dedelerimin ikisinide göremedim.
Anaarı çiftleştirme kutularında sorun çıkıyor. Bazı kapalı yavruların altında ağ kurdu oluşuyor. Ağ kurdu petek gözlerinden hareket ederken geçtiği yola ağ döşüyor. Döşediği yerdede daha doğmamış işçi arılar oluyor ve bunlar zamanı gelsede doğamıyor. Bende o bölgeleri çiviyle kurtarma yapıyorum.
Dolayısı ile çıtadaki petek bozuluyor. Bozuk olan kısmı maket bıçagıyla kesip çıtayı onarım için güçlü metro kovanlara veriyorum.
Mevsim itibari ile arılarımız artık beyaz peteklere nedendir anlamıyorum bakmıyorlar.
Sanki özel bir neden var ve açık renk peteklere yavru koymuyor koyu renk petek varsa bal koymuyor ve hatta işçi arılar üzerinde dahi gezmiyor.
Bu hadise temmuz ayından sonra başlıyor.
Resimdeki çıtada bunlardan biri yogun bal şerbetiyle çıtalara yükleme yapılıyor, koyu renk petek doldurulup sırlanmış, tamir edilen beyaz kısımda bal yok, bir kaç tane yumurta atan anaaarı tamamınada yumurta atmamış.
Bunu daha öncede belirttik, kovanlardaki beyaz petekler dışarı alınmalı, koloniye son baharda koyu renk en az iki posta yavru çıkmış petekler verilmeli.
Yavru arasına ise kesinlikle gene kabarmış beyaz petek verilmemeli bu anaarı kaybına neden oluyor.
Beyaz petekle kovanı ikiye bölersiniz.
Bir tarafta anaarı var, digerdekiler anaarı yok diye meme yapar ve eski anaarıyı kaybedersiniz.
Bu defalarca arıcılarımızın başına gelmiştir.
Koloninin petek ihtiyacı varsa koyu renk petegi en son yavrulu çıta sonuna koymalı.
Ramazanda hiç bir iş yapamıyoruz.
Zorunlu işleri halletmek bile herkesi bitiriyor.
Ormandaki kovanlardan birisinde anaarı yoktu. Bir hafta sonra anaarı götürebildim.
Anaarı verdiğimiz kovana bir iki kovandan yavrulu çıta verdim, gözlemim ise ormanda boş çıtalara bal çekmişler, püren açmak üzere bekliyor iyice ağarmış durumda.
Arılarımız gücü bu sene yerinde, istediğimiz gibi olmasada başkalarıyla karşılatırdıgımızda bu nufus bal toplamak için yeterli.
Zaten yavru durumu iyiydi, polende geliyor kek vermemiştik. Kovanlarımızda bal ve boş alan mevcut.
Fakat kısa sürede komşu arılıklardan açtıgım kovanlara yagmaya geldiler. Çok kısa mesafede 500 kovan var. Bunların birbirine yakınlıgı bana en uzagı 300 metre yok.
Yörüklerin çadırının dibindeki arılık, yaklaşık 100 kovan var.
Çerkeşli köyünden Mitat abinin arılar, ve birlikte hareket ettikleri bir hocanın arılıgı bana 50 metre uzaklıkta. Resimin ortasındaki işaretli yerdede benim arılar var.



Bizim başkan Kadir Gürkan'nın iki senedir arı koydugu yere İzmit'ten yüklü miktarda arı getirilmiş.

Sagdaki tepenin üstündede bölgemizdeki radarı görüyorsunuz.

Bu radar bazı entrikalara sebep olmuştu.

Arılıga araçla girip çıktık, sahiplerinden kimse yoktu, arılıkta çadır ve baraka kurulu.

Hemen yan tarafındaki ormanda, orman işletmesine çalışan Denizli köyünden işçiler vardı onlarla görüştüm. Arıların sahibi Trabzon'lu birisiymiş, denk gelirse bayramdan sonra bol vakit bulur isek tanışırız.

2 yorum:

ERZİNCANLI ARICI VECDİ dedi ki...

Ali bey,Muhteşem abi her hafta Gebze ye gelmesi iyiye alamettir.Saglıcakla kalın.

MUHTEŞEM TURUNÇ dedi ki...

Yav gordünmü bak Vecdi abi bile dedi benim sana gelmem iyiye alamettir. Tabi aynı şey senin bana gelmen için söylenemez:/)Sen birde ramazanda bal sağacakdın he yaa bak büyüksözü dinle büyüklerin behçesine girme demiş atalarımız:( neyse uymadı galiba ama sağlıcakla kal..