17.08.2010

SON YAPILANLARIN BİR TOPARLANMASI

Ağustos ayının biri ve Muhteşem abinin bahçeyi denetliyorum.

Güller süper, harika görünüyor.

Fakat gül seyretmekle karın doymuyor.

Muhteşem abim o keleklere nasıl kıydın desede, keleklerden birisinin yarısını kendisine kendi istegimle ikram etmişim.



Keleklerin akibetini gören Muhteşşem abim olmamış kabak karpuzları gizlemeye çalışıyor.

Merak etme kavunun olmamışı yenirde karpuzun olmamışı yenmez::))

Gidişimizin birinci günü, bahçe denetlemesi ve bal süzülecek deponun ayarlanması filan derken öğlen oldu. Öğleden sonra gidip 20 kovanın ballarını alıp, münübüsle buraya getirip akşama kadar süzdük gece ise petekleri kovanlara geri verdik.


Gece ise ben arıların önünde yattım, yan tarafımız dere sivrilerden bir türlü rahat edemeyip gece yarısı maskeyle uyumaya karar verdim.

Gecede olsa bu sene maske giydim yani::))

Ben arazide kalmaktan hiç bir zaman çekinmem, hacı ise yerde yatamıyor, nedendir bilmiyorum münübüsü ona tahsis ettim.


Kalfalıga yükselen Muhteşem abim gayet neşeli. Hacı ise körükçülüge terfi etti. Bunların kaderleride kader benim gibi melek birine düşmek herkese nasip olmaz.
Allah kimseyi kötülerin eline düşürmesin::))
Allah ne verirse her şeyin hayırlısını versin.

Sagımın birinci günü gayet güzel doktor kontrolündeyiz. Ne yersen ye.

Doktor elinden beslenmek ayrı bir şey.
Sagımın birinci günü akşamı Muhteşem abi birden bizi yazlıgında bırakarak İstanbul'a döndü.

Ertesi gün bahçeden domates filan toplayayım dedim neredeyse hiç bir şey bırakmamış. Bula bula bir kaç domates ve biber bulabildim. İnsan geride bıraktıgı misafirini böylemi davranır?

Bereket genede aç kalmadık ve ikinci günü sagımı bitirip, gece yarısı evimize döndük.

Bir gün sonrası geri dönüş için arabayı ayarlıyorum. Cemil ustamda çoktandır denize girmemiş::))

Kiminin duası kiminin parası hesabına oda yüzmeye geldi.

Gece 5-6 igne yiyince yükleme işine girmedi.

Akşamın olmasını sahilde bekledik. Yıllardır gittiğimiz Trakyada bu sene, deniz suyuna girmek nasip oldu.

Tekirdag, Sultan köyün Muhtarı Kani bey ve köydeki çiftçilerden birisi.

Kani beyinde 10-15 kolonisi var. Bu sene 4 adet karniyol F1 anaarı hediye ettim. Arılarımızın verim ve uysallıgına hayran kaldı.

Karpuzcumuz ise mutsuz üretmiş oldugu karpuzları satamıyor. Tane işi 1 liradan karpuzun yüzüne bakan yok.

Ben 40-50 tane karpuz alıp, hem yedik hemde eşe dosta dagıttık.

5 Ağustos gecesi Gebze'deyiz. Yıllar sonrası arılarımız bu kadar güçlü bir şekilde pürene indi. Güç konusu ise ırk ve kullanmayı bilmeyle alakalı. Geçen sene aynı arılar 20 çıtada çalışıp Trakyada nufusları bitmişti.

Bu sene hem kovan altlarını elek telli yaptık, hemde kuluçkalık bölümü 20 çıtaya çıkardık.

Arılar kendilerine verilen alana göre yavru yapıyor, benim bu seneki gözlemim budur.

8-10 kovan ise 20 çıtada çalışmaktan dolayı, nufuslarını bitirmiş durumda.

Bu bilgileri deneyerek aktarıyorum.
Daha öncede dedim gene diyorum karniyol arısı acemi arısı degil.
Ayrıca kullanma talimatını bilmek gerekiyor.
Hediye gelen polen.
Gönderen ise İzmir Torbalıdan Enarıcı abimiz.
Ülke geneline yüzlerce hadiye karniyol F1 anaarı yolladım.

Bazı arkadaşlarımız pastırma, bazıları çemen, bazıları ceviz, bazıları fındık, bazıları fıstık, bazıları elma armut, hatta kiraz yolladılar.

Arada kahır yollayanlar olmadı degil.

Bir çok kişiye elimdeki karniyolların larvalarından transfer yaptım.

Bazı arkadaşlarımıza, çıtayla arı yumurtası gönderdim.

İlk defa,Bin km lik yola tutturulmuş larva transferleri yolladım, hiç sorun çıkmadan memeleri besleyen koloni adresine ulaşıp, yapmış oldugumuz tranferlerden anaarılar çıktı.

Bir şeylerinizi paylaştıgınızda, bazıları bunu çekemiyor.
Ülke arıcılıgını olumlu yönde etkileyen ender kişilerden birisiyim.

Bazı arkadaşlarım bana derki başka bir ülkede olsaydın, kesinlikle seni devlet teşvik eder, sana imkanlar sunar. Bizde ise bilim camiasındada sorun var, bırakın teşvik etmeyi bu gibi yetenekleri nasıl yok ederiz peşinde.
Arıları ormana bıraktık, yolumuz üzerinde ise bizim taze hacı var.

Bekir Karadeniz, bu sene arılarını seraların arkasına indirdim dedi.

Bekir beyin oğlunun birisi Amerika'da birisi İngiltere'de egitim görüyor. Yanımızdakide birkaç gün sonra başka bir yere gidecek ve biz karı koca kalacaz diyor.

Seracılık çok zor mesleklerden birisi, iş sezon boyu hiç bitmiyor.

Biz seraları gezip, biraz domates topladık. Seranın önünden geçmek bile felaket sanki sauna içine giriyorsun. İçerdeki sıcaklık 50 derece üstüymüş.

Ormana bıraktıgımız arılarımız. Bu arıları bu sene yanılmıyorsam üçüncü görüşümüz, hepside yaşıyor. Bazıları ıslah edilmiş arılar dayanaksız oluyor demekte. Bu arılar kendi hallerinde burada yaşamaya devam ediyor ve bir çok kovan sönerken bunlar hala hayatta.

Tüm kovanlar dalak asmıştı, biz bu görüntüleri arıları getirmeye gitmeden ormana bir bakalım diye gitmişken almıştık.
Temmuz ayı sonunda açan ve geçen püren görmek mümkün. Arılar o gün itibari ile polen alıyordu.
İçerde dalaklar dışarda ise arılar salkım yapmış kovana sıgmıyor. Aylardırda bu kovanlara ne bakan nede çeken var. Hani karniyol arısı dayanıksızmışya ne gariptirki sönmüyor. Benim gözlem kovanlarımda diyebilirim. Bir şeyler yazar iken atmıyoruz yani.
300 metre yan tarafımdaki arıcıyı telefonla aradım, o benden önce getirdi arılarını ormana. Abi arılarım çok zayıf üstünde kat olduguna bakma, katlarda arı yok istersen açıp bakabilirsin dedi ve ekledi ne olursun senin ormandaki 4 kovana kat at bende o kadar güçlü kovan yok, geçenlerde geldim arılar sıkışık katlarıda yok üzüldüm dedi.
Ramazanın ikinci günü ormandaki arılara bir bakalım, fazla katları geçici olarak alalım diye plan yapıp sıgırlık mevkisine gittik.
Arılarn durumu güzel, polen ve nektar geliyordu. Sıcaktan bazı kovanlar dışarı sakal yapmaya başlamışlar.
Niyetimiz çivileri söküp fazlalık katları almaktı. Akşama kadar sadece çivileri zor sökebildik, ne biçim sıcak var felaket.
3-4 kovanın çivisini söküp kaçıyoruz gölgeye, kat falan indirmeye dermanımız kalmadı, sadece çivi söküp akşama haşat vaziyette iftara gelebildik, iftarda ise 6 bardak sıvıyla iftar edince bir şey yiyemedik.
Bir ara bal hasadını ramazanda yaparız diye düşünmüştüm, iyiki Muhteşem abiyi dinleyip hasat işini erken yapmışız.
Yav çivi sökemeyenler nasıl oruçlu hasat yapıp bal sagacaktıkki::))
Sıgırlıktaki arılık 500 metrede genelde 6 kişinin arısı olur bu sene 5 kişi gelmiş birisi hala yok. Arı kuşları geldigindede bir ben degil topluca agırlıyoruz zayiyat bölüşülüyor.
Biz bal gördüğümüzde hasat etmeden duramıyoruz.
Almanyada ise 20 çıtalık kuluçkalıktan bal almıyorlar. Bunu Mehmet Yüksel defalarca söyledi, ama bize bu iş acayip zor geliyor. Hala kuluçkalıga dalmaya devam ediyorum.
Bir kaç kovanı bende Trakya'da hasat etmedim, sonuçlar nasıl olacak görmek istedim,kovanlar ise yerinden kalkmıyor.
Bulundugumuz tepenin hemen eteginde ise yörükler var bizim arıları bakıp gözetirler, gece gündüz mekanları orası.
Hasat etmediğim kovanlardan bir çıta bal çekip yörükleri ziyarete gidiyoruz, hacıyla birazda peynir alacagız.
Arılıktan haşat bir şekilde Gebze'ye dönüyoruz. Bir deprem senesi böyle sıcak olmuştu, her taraf yanmaya devam ediyor.
Hafta içi Şile Kabakoz köyünden gelen misafirlerim var. Hacı amcaya demişler saldırgan olmayan arılar var diye, Ramazan amca demiş ben inanmam.
İnanmıyordu ama nerdeyse çıtanın içine giriyor. Dediki artık inandım. Bizim arılıkta çıta çekip birde orada maskesiz duracaksın ha dedi.
Herkesin derdi anaarı, ben anaarıcı degilim, kendi çapımca üretim yapıyorum, ülkenin her tarafından anaarı isteyenler oluyor, daha öncede bunu yazdım benim kapasitem bırakın beni benim gibi 100 kişinin kapasitesi bu ülkenin anaarı ihtiyacını karşılayamaz.
Hacı amca benden 30 anaarı istedi 10 tane verebildim.
Nedense tüm işler bana gelip düğümleniyor.
Bazıları çamur yapmaya başladı, efendim kaydın varmı kaydım tabiki var, ben hem arı yetiştiricileri birlik üyesiyim hemde bal üreticileri birlik üyesiyim.
Her kavanoz bal satan fatura yada fişmi kesiyor. Dünya kadar arı satan var, kovan kovan arı satanlar fatura ve fişmi kesiyor. Bir sürü kişi kendisine anaarı üretiyor, fazlasınıda başkalarına hediye eder veya para karşılıgı verir, benim işim anaarı üretmek degilki, biraz fazla meraklıyız, fazla merakta iyi olmuyor. İlerde bu işin ticaretini bir düşüneyim bakın o zaman neler olacak. Büyük ihtimal holdink kurarım, bizde bu merak varken, belki holdinkte az bile gelir.::))
Hafta sonu Yusuf Şimşak iftara çagırmıştı. Yav nedendir bilemiyorum milleti kıramıyoruz, aslında iftarda su içsen doyuyorsun ama kalkıp gittik işte.
Yolumuz üzerinde tornacı Nazmi abimiz vardı onunla geçen seneden kalma birde hesap yarım bekleyip duruyor. Kendisine hem çiçek hemde kestane balı götürdüm, Nazmi abi bize çok faydası olan bir abimiz.
Suni tohumlama cihazı yapmaya kalktı ama bitirememişti bu işin heyacanı bir başka. Mikroskoptan bakmamız bile bir çok kişiyi ürkütmeye devam ediyor.
Sonrasında Yusuf'un yazlıga hareket ediyoruz. İftardan sonra gözüm sağı solu görmeye başladı. Tam ızgaralık balıklar var, diyorki bunlar akvaryum balıgı, yav bir kiloluk akvaryum balıgımı olur. Bir tanesi tavaya sıgmaz bunların.
Sonra dalıyoruz bahçeye, geçen senede bu hünnaptan yemek nasip olmadı, bu senede gene yem yeşil, çok kısmetsiz adamız vesselam.
Golden elmalar, teraviden sonra kırmızı yenirmiş.Sanki ikisini birden yesek bir şey olacak.
Bodur kırmızı elmalar.
Ve işin en tatlı tarafı, arıcıya bir şekilde bal satabilmek.
Yusuf Şimşak sabit arıcılık yapan birisi.
Bende sabit arıcıları çok severim, kek ve beslemede kullanmak için 4 tene ayçiçek balı götürdüm.
Güzel bir akşamdı, hem iftar hem ticaret ne gitti bir bilseniz::)))

8 yorum:

EMRAH dedi ki...

Ali abi hayırlı ramazanlar.Bal hasatın bereketli olsun.Ben antramana devam ediyorum yaptığım transferler tutmaya başladı.Karniyol f1 lerden yaptığım 8 transferden 6 tutmuştu.Başarı geldikce insanın kendine olan güvenide artıyor.

Karpuzun kilosu bizim burda 950 kuruş trakyada tanesi 1 tl demişsin bedava valla.

ERZİNCANLI ARICI VECDİ dedi ki...

Ali bey,üzüntün üzüntümüzdür. Ahmet İNCİ beyin bir tespiti vardır.Ülkemiz ana arı ihtiiyacı2.000.000. adettir.Doğru bir tespittir.Ana arı üretimi ise 200.000. adettir.Bu muazzam açığı kapatmanın yollarından biri,ithalat,ithal etsek eko tipi bozacağız diye bayram borusu çalacaklar.İthal etmesek, üretemessek üretim artışı olmayacak.Kendimiz üretsek suç olacak.Allahını seven bir yol göstersin.Bizlere gönderdiğin birkaç hediye ana arı bile fırtına koparıyor.Yazıklar olsun.Saglıcakla kalın.

Mirili dedi ki...

selamünaleküm...
Hayırlı Ramazanlar...
Abi hasadın hayırlı olsun keşke hepimiz senin kadar topluma faydalı olabilsek bak o zaman ülkece nasıl kalkınırız.

ALİ TÜRK dedi ki...

Emrah sağolasın.
Bu sene çok geç kaldın, daha erken başlasaydın civarındaki bir sürü kişiye anaarı verme şansın olurdu.Kışa bol anaarı çiftleştirme kutusu yap.
Sizin memleket serin ve karpuz yetişmez ondan dolayı pahalı, başka yerlerde para etmediği için böyle ucuz oluyor.

Vecdi abi biz arıcılar çiftçiyiz, çiftçide aracı kullanmadan ürettiği balı, poleni, arıyı, anaarıyı satar yasak diye bir şey yok. İşi bilmeyenler kendilerine iş arıyorlar.
Şöyle bir örnek vereyim ben arıcı ve bal üreticiyim, pazara tezhag kurup balımı kavanozlayıp satabilirim. Bal tezgahımın başına ise bir başkasını koyarsam olmaz.Çünkü emanet ettiğim kişi üretici degildir. Yapmış oldugumuz işin boyutu büyüdügünde araya bayiler ve kişiler girerse ticari işletmeciliğe döner. Şu anki olay üretici ürettiğini satıyor. Bu yasaksa, tarladan çıkan domatez biber kavun karpuz vesayir şeylerde satılamaz olmalı. Yada tarladan aldıgın bir kilo domatez için üreticiye diyeceksinki ver fişimi.
Ülke olarak her konuda dışa bağımlı olmaya her geçen gün artıyor. Üretmez isek sonumuz dahada beter olacak.
Kalın sağlıcakla.

yusuf şimşak dedi ki...

SLM...

Sayın Bakanım.

Ne hikmetse biz o karpuzlardan göremedik:)

Seni bahçeye gecenin karanlığında soktum ki fazla birşey göremeyesin.Baktım ki zararsız atlatamıyacağız,4 teneke bal karşılığında bir ka elma vermeye razı oldum:) Afiyet olsun.

SLM ve Muhabbetle...

ALİ TÜRK dedi ki...

Mirili önceki yorumlara cevap yazar iken sen yorum yazmışın.
Seninde ramazan ayın kutlu olsun.
Fayda ve faydasızlık zıt anlamlı kelimeler. Bir çok kişi faydalı olmak ister, bu iş birazda beceri ve yetenek istiyor. Gene bir çok kişi yaptıgı işi izah edemiyor, dolayısı ile ben izah etmekte zorlanmam, bazılarına göre benim satışım iyiymiş::))
Önemli olan bir şeyler yapabilmektir, yazıp çizenlere artık bunu soruyorum, sen ne yaptın?

Yusuf o hünnaplara kafayı taktım, kaç teneke bala mal olsada onlardan yiyecem::))
Karpuzların alındıgı tarih ile ziyaret arasında uzun bir zaman geçtiği için göremedin. Fakat Trakyada bildiğim bir karpuz tarlası var, Dr.Muhteşem beye müracat et.
Kalın sağlıcakla.

MUHTEŞEM TURUNÇ dedi ki...

Yav kahrımdan yorum yazamıyodum. Seni bu senede nereden soktum bahçeye:( Amaa Yusuf abi o hünnapları bu adama koklatma karpuz neymiş bahçe senin olsun:)

Hüseyin ALTINTAŞ dedi ki...

selamünaleyküm
hayırlı ramazanlar
İnşallah şu hediye arılardan
bana da nasip olur
Arı kuşları benim kovanların üzerine konuyor
Zavallılar kovandan dışarı çıkamıyorlar çıkan gidiyor
(Ah keşke bir fotoğraf makinem olsa da çekebilsem. Elden gelenle ancak bukadar oluyor)
Allah'a emanet ol
Kal sağlıcakla