12.08.2010

KÜTAHYA, ÇİNİ ŞEHRİ VE ASKER OCAGI

Yıllar sonra kışladayız, sabahın köründe içeri girmek için sıraya girdik. Askerlik gene bildiğiniz gibi hep kulagı terten tutmak gibi bir şey işte. Kolay işleri nasıl zorlaştırırız sanatıda olabilir. Birde tabela vardı dikkat tren geçebilir diye, dedim acaba espirimi ama biz sıra beklerken 4 sefer tren geçti::))
Espiri degilmiş.
5-6 bin acemi askerin yakınları yemin töreninde, asker sayısından kesinlikle fazla ziyaretçi vardı.
Bu iş başlı başına sektör olmuş, eskiden nerde görecektin acemiyken yakınlarını::))

Gebze'den gece 3 gibi yola düştük.
İzmit civarında birisi beni solladı sonra yavaşlayıp geriye kaldı, sonra tekrar sellektör yapıp tekrar sollayıp önüme geçti. Allah allah hayırdır gecenin ortasında acaba arabadamı bir şey varki?
kafanızda bir sürü soru işareti.
Bizde durduk tabi, öndeki araçtan inen ise bizim geçenlerde arılıgı ailece ziyaret eden Nuh abimiz.
Gebzeden geçer iken aklıma gelmişti Ali abi yollara düşmüştür diye, plakayı görünce bu Ali'dir demiş::))
Kütahya'ya kadar peş peşine yolculuk yaptık, molalarda birlikteydik.
Nuh abinin oğluda aynı tugayda, kısmete bakın nerelerde buluştuk.
Zar zor içeri girdik.
Tören alanına otobüslerle gidilecek bekleyin dediler.
Bol bol bekliyoruz.
Binlerde kişi, konuşmaları dinlemek çok güzel, her türlü şive var.
Sonra yaşlı va yürüyemeyenler otobüsle gidecek siz şu yolu takip edin dediler. Tören alanına gidiyoruz, biz alanda yemin etmiştik, gittiğimiz yer ise salon ve türübün çıktı.

İçeri girmek için beklerken birisini gözüm ısırdı, yav bu Emin abiye ne kadar benziyor, acaba omu ama aramızda bir sürü insan var o ilerde ben çok gerideyim.
İçerde telefon ettim, Emin abi nerdesin diye diyorki Kütahya'dayım.
İyi dedim bende oradayım, girişteki çeşmeye gel.
Emin abide şaşırdı, oğlu emin abinin dagıtım oldu, Kayseri'ye gidiyor.
Tugayda kimi yemin ediyor, kimisi dagıtıma gidiyor, kimiside teskereye gidiyor, iç içe bir sürü birlik hepsininde tarihleri farklı.
Emin abiyle bizim oğlanın birlikler farklı ayrılıyoruz.
Binlerce kişi oğlunu veya sevdiğini yemin töreninde görmek için hızlı adımlarla tören yapılacak yere yarışırcasına hucum ediyor.

İlginç karelerden birisi, babasının kucagında bir bebek ve burası asker ocağı.
Bazılarını gördüm, yeni doğmuş babası yeni görecek diyorlardı.
Askerimizin ise eli sarılı ne olduysa artık fakat mutluluğu görüyorsunuz.
Tören alanı salonmuş.
İçeri giriyoruz, bölüklere göre oturuyorsunuz.

Biz yerlerimize oturduktan sonra askerlerimiz sırayla yerlerini aldı. Arkadan gelen ışık askerlerin yüzünü görmemizi ve seçmemizi engelliyor.

Tek tek herkes yakınını arıyor gözleriyle sıralarda.
Ben Enes'i buldum, o bizi göremiyor.
Hareket etmeyeceksiniz demişler.
Hepside çakı gibi asker olmuşlar her şey nizami.
Tören bitiyor ve herkes bölüğünün önünde yata çıkacaklar evraklarını alıp otellere geçilecek.

Kısa sürede izinleri alıp birlikten çıkacağız.

Bu sırada teskereye almış askerlerimizden birisi.
Arkadaşları evraklarını vermiyor, 20 şinav çek verelim dediler.
20 Şinav çekti bu seferde nizami olmadı diye çamur yapıldı::))

Sonrasında çarşıdayız.
Bir manava gittim dedimki buranın en meşur lokantası neresidir.
Abi dedi Kütahya'ya özğü bir şeyimiz yok.
Dedimki meşur şeyleri nelerdir.
Dediki, çinisi, suyu birde delisi çok meşur.
Hadi çiniyle suyu anladıkta deliyi şimdiye kadar ben nasıl duymadım diye itiraz ettim.
Benim bildiğim üç türlü deli vardır, adı üstünde deli, zırdeli, birde Niğdeli vardır.
Güldük, hatta Niğdeli deliler ötesi bir şey dedim::))


Çarşıda bir heykel, kim olduguna dair bir yazıt yoktu tanıyamadık.

İlginç yapılı bir cami.
Kütahya saat kulesi.

Çinicileri gezer iken özlü sözler vardı. Şeyh Ahmet Kuddusi tarafından söylenmiş, kendisinin türbesi Bor ilçemizdedir.
Kapanır ise bir kapı ne kapılar açar mevla.Tevvekkül et yeme kaygı, işini hoş yapar mevla.
Ahmet Kuddusi Mevlana ile aynı dönemde yaşamış islam alimlerindendir, Mevlana Kuddusinin divanını mutlaka okuyun diye tavsiye etmiş, fakat eserleri okusanız bile anlamak bu günki dille çok zor.
Benim en çok merak ettiğim ise Kuddusinin şiirlerinin birisinde çok ileri bir tarihe dikkat çekmesi taa "1450 de ne olacagın muhal". Biz şimdilik hicrri olarak 1419 yılındayız, 1450 de nemi olacak bilmiyorum, merakta etmeye devam ediyorum.
El emegi göz nuru el sanatları olan çini ve süsler.
Bayanların çok ilgisini çekiyor, bizim için süs o kadar önemlki degil. Olsada olur olmasada.

Allah ve Muhammet yazıları, degişik tarzda süslenmiş.
Çiniye işlenmiş Muhammed, Osmanlı turası turada aynı zamanda besmele yazılıdır bunu bir çok kişi bilmez tugranın içinde ve Allah ismi.


Nostalcik bir telefon, bunu sevdim ama bayagı bir para. Çalışır vaziyette seramikmi çinimi bilmiyorum ama eskileri anımsatan bir telefon.


Fukan Emre'ye dedimki bu eşyalara yaklaşma, başımıza iş almayalım.
Bazı takımlar binliradan fazla.
İlginç duvar yazıları, hiç düşmanım yok. Çünkü kimseye iyilik yapmadım::))

Kalleş dostum olmaktansa, Delikanlı düşmanım ol.
Dikkat bayan şöför sizide bayabilir.
Buzdolap süsleri ve yazıları.


Otelde en çok bozuldugum ise çay parası oldu.
İlk gün gittiğimizde çay 50 kuruştu, akşama bir lira ödedik. Bir gün sonrası üç çay istedik 6 lira ödeyince, bu nasıl iş dedim. Garson diyorki abi bizle alakası yok, patron devamlı degiştiriyor.
Bu konuda Kütahya belediyesi ve valiligine şikayet için mail atacagım.
Asker aileleri yolunacak kazmı diye.
Ben bir iki çayla kesilecek birisi degilim, sallama çayda olmuyor.
Hemen ketılda çay nasıl demlenir düşündüm ve doya doya çayımı içtim.
Bakkaldan aldıgım çay ve soda şişeleride demlik. Kuru çayı şişeye doldurup, kaynar suyu şişeye doldurdugunuzda demlik 10 dakka sonra hazır.
Ketılda çaydanlık vazifesi görmekte.

Doktor kontröllü olunca bir şey yiyemiyorsunuz::))
Sabah kahvaltısına bakın.
Otellerde dünya kadar yiyecek tabaklarda çöpe gidiyor.

Çiniçileri gezer iken bu tabloyu gördüm. Biz kahvaltıda bile neleri çöpe atar iken bize bu vatanı bırakanlar açlıktan neler çekmiş.
En çokta yazın yerlere dökülen dudları gördüğümde aklıma afrikadaki insanlar gelir, bırakın dudu, bulsalar agacı kesin yerler.
O kadar çok nimetin içinde yaşıyoruzki, nimet bol oldumu kıymetide bilinmiyor.

Babalar ve oğulları adlı tablo.
Yaş ilerledikçe tecrübe katmerleniyor.
Gençlik ise ayrı bir şey.

Bir sürü elektirikli süs, en güzeli su degirmeniydi.

Degişik ve hareketli süsler Furkan Emre'nin çok hoşuna gitti.

Kütahya evleri yavaş yavaş yerini beton arme binalara diger adıyla beton yıgınlarına bırakmaya başlamış.
Bazı evler artık bitmiş vaziyette, ya onarılacak yada yıkılıp yok olacak. Bu ev biraz şanssız. Garibanlık herkez için geçerli bu evde gariban kalmışlardan.

Garibanlıgın terside bu, varlıklı ve bakımlı olamak. Restore edilmiş kütahya tarihi evleri. Askerlik şubesi civarlarından görüntüler.

Kütahya merkezindeki vazo, dışardan gelenlerin resimler çekindiği bir yer.
Kütahya kalesi, kalede birde döner gazine var. 8-10 metre yükseklikte iki katı ve üst katında balkonu bulunan bir mekan. Balkon sabit ortadaki direkte sabit, balkonla direk arasındaki bölme yavaş yavaş dönüyor.
Döner gazinoda yemeklerimizi bekler iken kütahyanın kuş bakışı resimleri. Bu resim Kütahyanın doğusu ve askeri tugayın bulundugu yer var.

Bu resmin merkezi vilayetinde merkezidir.
Valilik, meydandaki vazo, askerlik şubesi, askeri garnizon ve saat kulesi bu resmin ortasındadır.
Resmin merkezinde İstanbul yönüne çıkış olan, Eskişehir, bilecik Adapazarı yolu var.
Resmin bize yakın yerleri hala eski kütahya evleri hakim.

Bu resmin solunda Tavşanlı ve Balıkesiryolu var.
Biraz geri plandaki büyük bina hastaneymiş.
Taa ileri uç noktada ise ünüversite var, 55 bin öğrencisi varmış.
Kütahya'nın kuzey batı resimlerinden birisi, gene bu resimde devlet hastanesi tam merkezde.

Kütahyanın en son batı resmi, yada bana batı geldi. Soldan saga şehri resimlemeye çalıştım. Panoroma diye bir resim programı var bu resimleri yan yana birleştirip tek resim yapabiliyor.
Döner gazinodan son resimler alınıyor.
3 Gün ne çabuk geçti.
Tekrar Enes Emin'i birligine teslim ediyoruz.
Yeniden mekana yolculuk başlıyor.
Hanım çok üzgün, Furkan ise annesine bakıp oda başlıyor ağlamaya.
Yaklaşık 100 km sonra benim arka lastik gümlüyor.
İstepne var, fakat kiriko ve bijon anahtarını hacı almıştı ve yerine koymaması çok zoruma gitti.
Bereket yüz metre ilerdeki Tünel restoran sahibi Cengiz beyin kiriko ve bijon anahtarını alıp lastigi degiştirdim.
Kiriko ve bijon anahtarı isteyince, bana istepnen varmı demesi acayip koydu::))
Bundan sonra kimseye kiriko ve bijon anahtarı vermek yok.
Arabanın altındaki lastikler tam 10 yıllıkmış, şu an hepsini degiştirdim, inşallah bundan sonra böyle olmusuzluklar yaşamam.
Ülke genelinde çok büyük bir yol yapım çalışması var, bunu seyahat edenler kesinlikle fark edeceklerdir.
Hemen hemen tüm şehirler arası yollar duble yol yapım çalışmalarının bitimine gelmiş durumda.



Kütahya 1990 na 2 tertipler 1.2.3.4. bölüklerin yemin töreni
Yükleyen Ali_Turk. - TV dizilerini ve programlarını online izleyin.

Binlerce asker yurdun her tarafından aynı çatı altında. Ne kavga var nede gürültü. Nedense bazı bölgelerimizde körüklenen bizi birbirimize düşüren dış ve iç mihrakların oyunlarına gelmeye devam ediyoruz.
Dünyadaki en karışık ülke ise Amerikadır, her türlü millet kavgasız orada nasıl yaşıyor, hiç merak ettinizmi.?

14 yorum:

Mustafa Yılmaz dedi ki...

abi nemutlu sana cakı gibi askerinvar vidyoyu izledim iyi yakalamışsın

MUHTEŞEM TURUNÇ dedi ki...

sen gez gez bakalım. Hiç sorma körükcünü.... Pardon ya kalfanı diyecekdim. Balını sağdımı hali nicedir. Neyse dönüyom artık sana rahatlık yok.

yusuf şimşak dedi ki...

SLM...

Sayın Bakanım.

Allah kavuştursun.Çakı gibi maşallah.Askerin civciv sporlarıda hoşuma gitti.Bende mi alsam acaba.

Anadoluyu 3 yıl önce gezmemey çıktığım zaman Erzurum haric,diğerlerinin seni yolunacak kaz gibi gördüğünü yaşayarak tecrübe etmiştim.Üzüldüm ama elden birşey gelmiyor.Günümüze kapitalizmin sert rüzgarları hakim.Rüzgara kapılmayan çok az.

SLM ve Muhabbetle...

yalovalı arıcı dedi ki...

Ali abi askerimizi Allah sizlere bağışlasın hayırlısı ile aranıza dönmeyi nasip etsin videoyu bi tıklayayım dedim baştan sona bitene kadar tüylerim diken diken oldu birden gurur bastı
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE ......

kadıoğlu dedi ki...

selamun aleyküm bakanım yeğenime şimdiden inşallah güzel bir yere dağıtım olmayı nasip eder vede hayırlı teskereler dilerim paylaşımların için çok çok teşekkürler sayende geçmişi yaşamış oldum asker babası olmak çok çok güzel bir duygu ya taaaa türkiyenin bir ucunda da doktor kontrolunda olnurmu ya seni kontrolu altına aldıda kendini görmüyormu balkon 1 metre önde gidiyor.

ERZİNCANLI ARICI VECDİ dedi ki...

Ali bey,hayırlısı ile askerliğini bititrmesi dileklerimle,saglıcakla kalın.

ALİ TÜRK dedi ki...

Mustafa arka taraftan ışık olmasa daha iyi çekim olurdu. Oturdugumuz yerden bu kadar video oldu.

Muhteşem abi, sen artıkın kalfasın, kalfa demek ustadan sonraki makamdır.Gerçi kıdemli veye kıdemli üst kalfalık makamlarım hala boşya::))
Anlayacagın kalfa arıcılıkta her işte başının çaresine bakar demektir.Sen adalarda gez bakalım, yakında İstanbul'a düşersin.

Yusuf askerlik böyle bir şey işte ister istemez havaya kapılırsın. Bu gençler 30 gün öncesi analarının kuzusuydu, şimdi nizami asker oldular. Enes diyorki, yav her şeyin nizamisi olmadımı olmuyor::)) Yat nizami, çök nizami, yat nizami::))

Asım abi dagıtım konusu geçtiğinde Enes kütahya çok soguk ben burda kalmam diyordu. Dagıtımı Erzuruma çıktı, içimden dedim haa şimdi ebeni gördün, sıcacık yere düştün dedim::))

Vecdi abi her şeyin hayırlısı olur inşallah.
Kalın sağlıcakla.

ENARICI dedi ki...

Tez zamanda allah sağlıklı olarak kavuşturur inşallah adaşım.

SAİM AHMET GÜREL dedi ki...

Sevgili ali abi,
Emin Enes maşallah çakı gibi olmuş. Hayirlisiyla dağıtım olur ve yeni birliğinden tezkeresini insallah. Bu arada en fazla anneler etkileniyor böyle ayrılıklardan. Ama bunlar gurur verici olaylar. Ömrümüz yeterse Furkan'inda askerliğini görürüz hayirliyisla.
Selamlarimla,

Trakya dedi ki...

ALLAH tüm anne babalara oğullarının asker olduğunu ve torunlarını görmeyi nasip eder İNŞALLAH selamlar.

ALİ TÜRK dedi ki...

Ali abi duan için inşallah demekten başka bir şey yok.
Saim abi daha Furkan'a 10 yıl var yav::)) Sanada inşallah diyorum.

Şenolum inşallah, keşke torununun torununuda görmek nasip et deseydin::))
Bu arada hoş geldin, çoktan beri yoktun, balları bol buluncamı ortaya çıkmak aklına geldi.
Kalın sağlıcakla.

ALİ ŞEKERLİ dedi ki...

Hadi , hadi iyisin gene ...
Bir kaç ay sonrada Erzurum'da görürüz seni , dadaşların arasından haber yaparsın.

salih arıcı dedi ki...

ALİ BEY;

Memleketimiz dünyada eşi benzeri olmayan bir cennet vatan,bu vatana yan bakanların gözü kör olsun.

Ayrıca senin oğlanda çakı gibi asker olmuş maşallah,allah kavuştursun,iyi bir dağıtım kur'ası çeker inşallah ,sevgi ve selamlarımla.

ARICILIK FİLİMLERİ dedi ki...

Şekerli abim aslında doğru diyosun, bir daha Erzuruma nasıl gidilir. Hazır bahanemiz varken bir fırsat bulup oralarada bir uzanmak lazım.

Salih abi memleketimiz her yeri gerçekten çok farklı, iklim olsun, el sanatları olsun tarihi mekanları olsun, yemek kültürü olsun, ırklarımız olsun hepsi birbirinden farklı, belkide daha sayamadıgımız bir sürü farklılık vardır.
Askerimiz inşallah hayırlısıyla vatani görevini bittirip yuvasına döner.
Kalın sağlıcakla.